• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • Bilecik 15 °C

'BENİ ISMARLAMA RAPORLA TSK'DAN ATTILAR'

'BENİ ISMARLAMA RAPORLA TSK'DAN ATTILAR'

Kara Harp Okulundan atılan hemşerimiz ile röportajlarımız devam ediyor. Fetöcülerden çekmediği eziyet, görmediği zulüm kalmayan H.K. Eğitim adı altında işkence gördüğünü, psikolojik baskıların ardından fiziksel şiddet, işkence gibi eziyetler ile okuldan ayrılmaya çalıştıklarını anlatmıştı. H.K. Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı Salih Zeki Çolak’ın önüne 11.Mayıs 2013 tarihinde atladığını “Komutanım Okulda örgüt var” dediğini yazmıştık.

“O dönem komutanlığımı yapanların hepsi vatan haini çıktı” diyen H.K.  ısmarlama raporlar ile kendisini Kara Harp Okulundan atıldığını anlattı. BİMER başvurularını da gazetemize anlatan H.K’nın ibret dolu röportajını okuyabilirsiniz.

'ABİ KELİMESİ HER ŞEYİ ORTAYA ÇIKARIYOR ZATEN'

Ben doktorun yanından çıkar çıkmaz o üsteğmen hemen elimden raporu aldı. Baktı böyle ana avrat sövdü. Sonra cebinden telefonunu çıkarıp birini aradı. Abi istediğimiz raporu alamadık ne yapacağız dedi. Ben sadece onu duydum. Oradaki abi kelimesi her şeyi ortaya çıkardı zaten. Bu adam abi dediğine göre büyük bir insan. Askeriyede kendinden büyük bir insan komutanıdır ama niye komutanım demiyor. Abi, gardaş, birader olmaz. 

Ben dedim ki yandık sonra yanıma geldi ve cebinden çıkardığı kurşun kalemle benim raporun üstüne Binbaşı Murat Erdem yazdı. Bu savcılıkça kriminal labrotuara gönderildiği zaman bu adamın yazısı olduğu tespit edilecek. Ben bu raporu şahsi dosya sorumulusu öğrenci arkadaşıma verip dosyaya koymasını istemem gerekiyordu fakat yapmadım. 

Ben bu adamların hain olduğunu bildiğim için iyi niyet içerisinde olmadıklarını, hain olduklarını biliyorum ama nereye bağlı olduklarını daha bilmiyorum. Hep FETÖ'cü olduklarından işgilleniyorum ama emin değilim. Eminliğimi bir sene sonra Salih Zeki Çolak'ın oraya gittiğim zaman demiştim. Bu adamlar FETÖ'cü diye. 

Bu raporu ben fotokopisini verdim şahsi dosya sorumlusuna çünkü oraya evrak vermem gerekiyor ve ben bu raporu 4 sene boyunca sakladım. Daha sonra demişti ya doktor bir sonraki form ile gönderilmesi uygundur 9 gün sonra yazıyor burda 10.04.2012. tekrar beni kendi aracıyla GATA'ya götürdü. 

'BİR AN ÖNCE BENDEN KURTULMAYA ÇALIŞIYORLAR'

Bu rapor Nisan'ın 2'si bu rapor Nisan'ın 11'i 9 gün sonra bak 1 ay bile değil bir an önce benden kurtulmaya çalışıyorlar. Beni tekrar arabasına götürdü tabi o süreçte ayarlamışlar. Üst teğmen Yasin Göker benimle ilgili kanaatini yazmış. Harbiyeli hakkında ayrı işlevsellik formu ile tabib kanaati oluşması faydalı olacağı hastane sonrasında tekrar gönderilmesi tekrar gönderilmesi uygun görülmüştür. Hastanede kontrol edilir bir şey yapılır çocuk ne durumda kontrol edilir gerek olursa gönderirsin ama adam kesin kanaat. Yani adam geldiğinde bir daha gönderin, geri gelirse bir daha gönderin diyor yani. 

Bunu okuldan gönderin diyor ihanet içerisindeler. Adamlar büyük bir ihanet içerisindeler. 9 gün sonra rehberlikçi bunu yazıyor. Rehberlik bunu neye binaen yazıyor? Benim bölük komutanım hapiste POLAT ıslak imzalı bunu da ödünç aldım ve ona da fotokopisini bıraktım. 

Anket formu 16 sorudan oluşan bir ankettir. Birinci soruda astıma karşı tutumu nasıldır diyor astım yoktur, ikinci soruda arkadaşlara karşı tutumu nasıldır sorusuna soğuktur ve kavgacıdır cevabını vermiş. Bunu ben değil benim komutanım kurmay yüzbaşı Serkan POLAT dolduruyor. Üçüncü soruda amirlerine karşı tutumu nasıldır diyor ani çıkışlar ve mesnetsiz komplo teorileri yapar yani yani bu çocuğun söyledikleri yalan dedirtmek için böyle bir şey yazıyorlar. 

Dörtte işteki titizliği itirazı nasıldır yazdığı tek normal olan şey budur herhalde sıkı kontrol edildiğinde iş yapar yazmış. Yani 16 sorudan sadece bir normal var pek olumlu sayılmaz da yani işi yaparken kontrol edilirse iş yapar ama kontrol etmezsen işten kaçıyor anlamına gelir. 

Beşinci soruda ahlaki durumu nasıldır diye sormuş oraya çizik atmış onunla ilgili bir yorum yapmış. En olumlu yanıt altıncı soru ailesi ile durumu nasıldır diye sorulmuş ailesi ile bir sıkıntısı yoktur yazmış. 

Ailem nasıl bir çocuk yetiştirdiklerini bildikleri için hep arkamda durdular.

Ailemle ilgili gerçekten bir sıkıntım yok ailem nasıl bir çocuk yetiştirdiklerini bildikleri için hep arkamda durdular. Allah razı olsun annemden babamdan. Mahkeme ve disiplin suçları almış mıdır denmiş yine çizik hiç bir şeye karışmadım. 

Sekizde davranışları samimi midir diye sormuş samimilikten uzaktır kolayca yalan söyler yazmış. Bu adam darbeye karıştı benim hakkımda yazdıkları şeylere bak. 

Dokuz lüzumsuz şüpheleri var mıdır evet demiş sorumluluklarını aramaz ve dışarıdan lüzumsuz şüpheler bulur demiş. Söylediklerimin kanıtlanmaması için çabalıyor. Şimdiye kadar kendisine zarar vermeye öldürmeye yönelik teşebbüs olmuş mudur boş, yapmadım çünkü. 

Almış olduğu sıhhi kurul kararı var mıdır yok. Ders durumu nasıldır ders çalışmada başarısız bir öğrencidir diye yazmış. Kıta tabibinin hasta hakkında kanaati nedir diye sormuş buna ne çizik atılmış bu boş bunun sebebini de anlatacağım. Rehberlik ve danışma merkez amirliğinin personelin yapmış olduğu danışmanlık ve anket sonucunda karar verme aşamasında yardımcı olabileceği bilgiler vasıtasıyla bu konunun kısa açıklaması.

Rehberlik subayının görüşü nedir, okula uyum sorunları devam etmektedir terkinleriyle ciddi davranış göstermeyen sözünde durmayan bir tutum sergilemektedir ben bu adamı hayatımda bir iki kere gördüm ve bununla ilgili bir şey söylemedim. 

'BU ADAM DARBE GİRİŞİMCİSİ'

Kimsin bana bunu yazıyorsun hayatımla oynuyorsun ya. Öğrencinin başka özellik arz eden başka konular var mıdır, öğrencilik yapıp yapamayacağı hakkında kanaatiniz nedir ikisini birleştirmiş soruların, patlamalar yaşamaktadır, askeri öğrencilik yapabilecek nitelikte değildir demiş Kurmay Yüzbaşı Serkan POLAT. Bu adam darbe girişimcisi. Aslında bu formda istediklerini yazmış. Kendisi çok iyi bir askermiş gibi benimde asker olamayacağıma dair rapor yazmış. Asıl bu işi hak eden benim bu şerefsizler orduda asker üniformalı teröristler diyorum ben bunlara. 

Bak bu adamlar PKK'dan daha tehlikelidir. PKK'nın ne yaptığını bilirsin ve yeri belli ayrıyeten çok fazlada gizlemiyorlar ama bunları tespit edemezsin bu adamlar asker üniforması giyiyorlar. 9 gün sonra beni GATA'ya götürürken araya geçittiriyorlar. Zaten yazıya bakarsak aynı kalemle doldurulmuş. 

Mücahid ERDAL: GATA bunun üzerine ne işlem yaptı? 

H.K. : GATA bunun üzerine hastaneye yatırdırlar bir haftadan uzun bir süre 1 hafta-10 gün. Beni hastaneye götürdüklerinde Murat ERDEM beni bu adama götürdüler. Bu adam beni başka doktor adına kayıt açtı. Beni hastaneye yatırdı. Hastaneye yattığım sürede Mehmet KOÇER komutanımız baktı bana. Bana 10 gün istirhat verdi sağolsun. Hiç kötü bir şey yazmadı, sadece uyum bozukluğu yazdı yani biraz istirhat etsin dedi. İlk seneyi ben psikiyatriden bu şekilde yırttım. ilk sene benim psikiyatri maceram bu kadar. İkinci sene ben korgeneralin önünü kestim ya beni ışık hızıyla GATA'ya yatırdılar ve GATA'da raporda 2 aylık hava değişimi sonra 4 aylık hava değişimi ve nihayi rapor. 

'BAŞKA DOKTOR ADINA KAYIT AÇTI'

Nihayi raporda Mehmet Koçer'in hakkımdaki bulgularını okuyorum. Ayakta, çevresine ilgisi normal, giyinişine ve tuvaletine özeni normal, sosyabiltesi saygılı, jest ve mimikleri sıkıntılı ama ben çoğu dertlerimi anlatıyorum, bilinç açık yönelim tam, algı tabi arada gözlemlediğini yazmış ve olaylara yoğunlaşıyor yazmış tabiki ben bu olaylara yoğunlaşacağım. Bu olayları yaşadıktan sonra yoğunlaşmam mı? Nesnel ve öznel yargı tam, zeka normal, duygular sıkıntı tarzında bozulmuş o dönemlerde sürekli eziyet altında olduğum için. 

Mücahid ERDAL: Aslında normal bir kişi ama biraz sıkıntılar çekmiş ve bu sıkıntıyı da bize açmaya çalışıyor. Bu raporun özeti budur. 

H.K. : Raporun tarihi 17 Mayıs 2012. Şimdi nihai raporu açıyorum, Nihai raporu veren binbaşı Murat Erdem. Daha deminden kağıdın arkasında ismi yazılı olan adam. Tarih 25.11.2013 diğer Mayıs bu Kasım bu raporu verip okuldan ayırdıktan 3 hafta sonra 17-25 aralık ihanetini yaptılar. Bu raporda yazdıklarını söylüyorum şimdi ve bir kısmı aynı ve alt taraflar asıl ihaneti ortaya koyuyor. 

Ayakta, çevresine ilgisi artmış, giyiniş ve tuvaletine özeni vasat, sosyalitesi savunucu, konuşma ve ses tonu normal, jest ve mimikleri zamanla öfkeyi doğurur, hareketleri normal, bilinç tam, güven tabi, düşünce akışı ayrıntıcılık şeklinde bozulmuş olup amacına varmakta zorlanıyor, dikkat tehdit algılarına yönelik artmış, bellek normal, öznel ve nesnel yargılama bozulmuş, zeka klinik olarak yeterli, duyguları hafif kısıtlı, zaman zaman öfkeli ve ağlamakta, davranışları hastalık süreci ile gözleme göre hastalık süreci ile uyumlu olup sosyel işlevselliği azalmış olarak değerlendirmiş öyküsüne göre lise yıllarından itibaren dönem dönem sıkıntılar yaşadığı ve kötülük görme şüphecilik şeklinde düşüncelerinin yoğunlaştığı son dönemde şikayetçi olma, evrak biriktirme şeklinde davranış sorunlarının olduğu, ders notlarının düştüğü kliniğe yatırılarak takip edildiği piskotik bozukluklarından dolayı hava değişimi verildiği tedavinin kısmen fayda gördüğü hava değişimi sonrası kontrol maksadıyla sevkinin yapıldığı anlaşılmaktadır. 

'DEVAM EDEMEZ DEYİP İMZA ATTILAR'

Sen benim arkamdan bunları yazdıktan sonra bir bak bana ne rapor vermelerini bekliyorsun? Adam benim bulgulara bunu yazınca dolayısıyla sağlık kurulu da psikolojik protip bozukluğundan askeri okula devam edemeyeceğini yazıp imzayı attılar. Bu kısma kadar doktor yazıyor bunları ve buna da ısmarlama rapor diyebiliriz. Beni bu ısmarlama rapor ile silahlı kuvvetlerin dışarısında bıraktılar. 

Mücahid ERDAL: Uzun mücadeleler neticesinde Seni hakaretle, eziyetle, bıktırmayla, baskıyla ruhsal baskı ile, fiziksel baskı ile yapamadıklarını en sonunda diplomatik yol ile, rapor ile hallettiler öyle mi? 

H.K. Evet. Ben askeri okulda değilim artık. Beni ayırdılar oradan. Benim mücadelem bitti mi? Hayır. Ne dedik? Her Türk asker doğar. Benim asker olmam için 2006 yılında Askeri Lise'ye girmeme gerek var mıydı? Ayrıldım hala askerim. Mücadeleme hala devam ediyorum. 

'HARP OKULU'NDA AYRILDIM'

Asıl bölüme geliyorum. Harp Okulu'ndan ayrıldım. Tazminat ödemedim. Çünkü raporda sağlığımın elverişli olmadığına dair bir rapor verdiler. Normal şartlarda bu nasıldır? Eğer sistem gerçekten ihtiyaç sahibine göre çalışsaydı düzgün çalışan bir sisteme göre konuşuyorum. Öğrenci girmiş okula, subay olmak istemiş, öğrenim görmeye başlamış, bir şekilde sağlığı bozulmuş, bunda ne çocuğun suçu var, ne ailenin suçu var. Biz bu çocuğa tazminat ödeyemeyiz ki. Bu çocuğun sağlığı elvermemiş. Zaten sağlığı bozulmuş ne parası alacağız bu çocuktan? 

Bana 4 aylık hava değişimi raporu verildiği zaman ben anladım ki benim ilişiğimi kesecekler. Ben de artık dışarıdaki hayatıma atılmaya çalıştım. Dershaneye gitmem gerekiyordu. Üniversite sınavına hazırlanabilmek için. Ben bilerek ve isteyerek bu fetullahçıların dershanelerine yazıldım. Ne karıştırdıklarını öğrenebilmek için.

'MÜCADELEME DEVAM ETTİM'

Bozüyük'te fem dershanesine yazıldım. Gerekli yerlere raporlar verdim. Benim askerliğim bitmedi. Mücadeleme devam ettim. Bozüyük fem dershanesine gittim. Evlerine, yurtlarına girmedim. Ben zaten askeri okulda 7 sene öğrenim görmüşüm. Daha beni nereye kandıracaklar. Beni okuldan atmışlar. Benim beynimi yıkayabilirler mi? Ben bu adamları kontrol edebilmek için aralarına sızıyorum. O dönemde zaten 17-25 Aralık olmuştu. 

'AK PARTİ'YE OY VERENLERİ ALLAH AFFETMEYECEK DEDİLER'

Ağustos'ta girdim ben dershaneye. Kasım ayında bu nihai raporunu verdiler. O süreçte bir GATA'ya gittim geldim. Benim ilişiğimi komple kestiler. Bir ay sonra bu 17-25 Aralık olaylarını yaptılar. Zaten dershanelerin hükümetle araları bozuk, üç ay sonra da 30 Mart seçimlerini yaptılar bu ihaneti. Öğrencilerin velilerini dershanelere çağırıp Ak Parti’ye oy verenleri Allah affetmeyecek dediler. 

Siz kimsiniz de Allah'ın adına konuşuyorsunuz? Bunlar vatanı yiyip bitirdiler, bunlara oy vermeyin dediler. Ben bu dönemde emniyete girdiklerini biliyorum, hukuk dairelerine girdiklerini biliyorum. Bunun raporunu ben o dönemde benim aklımca verebileceğim tek yere verdim. Bozüyük Ak Parti ilçe teşkilatına verdim. Yazılı olarak değil sürekli anlattım. 

Onlara bu hocalar şu öğrencileri odasına çağırıyor haberiniz olsun bu adamlar öğrencileri kışkırtacaklar, oyları düşürecekler. Başkanım bu adamlar şu evde toplanıp şurada beyinlerini yıkıyorlar. Ben polisin emniyet müdürümün cemaatçi olmadığını nerden bileyim? İfade vereceğim polisin cemaatçi olmadığını nerden bileyim? Zaten bir 17-25 Aralık süreci geçirilmiş. Ben hepsini Ak Parti İlçe teşkilatına anlattım. Elimden geleni de yaptım. Yapmak zorundaydım. 

'ISRARLA ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMEK İSTEDİM'

Orgeneral Salih Zeki ÇOLAK'ın önüne çıkmışımda sonuç alamamışım. Benim için emniyet, askeriye bitti. Benim ifade verebileceğim, benim derdimi anlatabileceğim AK Parti kaldı. Bayram ziyaretlerinde bunların dershanelerine gelip hocaların bayramlarını kutlayan askeri öğrencileri gördüm. Ben bu adamları hep paylaştım. Bu adamlar sızmış haberiniz olsun diye. 

Tabii BİMER'e de yazıyorum bu süreçte. askeriyenin içinde yapılanma var. Kendilerinden olmayanları atıyorlar. Harp okulunun başlarında Kurmay Albay Ali SALNUR'dur, Kurmay Yarbay Faruk Yiğit ihanet içindedir. Bunların hepsini anlattım. Birçok isim var da yazsam bitmeyecek. Yaz yaz bitmeyeceği için mesela Özkan ÖZGENÇ'i yazdığım zaman Hakan EROL'u da yazmam lazım. Daha bir sürü isimler. 

'BİMER BAZILARINA CEVAP VERMEDİ'

BİMER bazılarına cevap verdi, bazılarına cevap vermedi. Ben ısrarla o dönemde Başbakan olan Recep Tayyip ERDOĞAN bey ile görüşmek istedim. Kaçıncı başvurumdan sonra cevap verdiler bilmiyorum. Başbakanımızın yoğun randevu nedeniyle size randevu veremem dediler. Başbakan olmayınca bende başbakanımızın danışmanlarından randevu vermelerini istedim, vermediler. Ben gittim kapısına. Başbakanımızın danışmanı Sayın Yalçın Akdoğan'a -Ankara Milletvekili'dir- ben telefonumdan kendimi oraya bağlattırdım. Tabii telefona çıkıp da milletvekili konuşacak değil. Sayın Fevzi Bey ile görüştüm. Randevu istedim, ben harp okulundan ayrıldım dedim. Benim anlatmak istediğim çok özel, çok gizli olaylar var. Bu olaylar ileride sıkıntı olacak size dedim. 

Bana randevu verdi. Ben görüşmeye diye gittim. O dönemde miting vb. şeyler oldu ben Yalçın Akdoğan ile görüşemedim. Fevzi Bey ile görüştüm. Bu olayları anlattım. İsimler verdim görüştüm, çabaladım, uğraştım. Geri döndüm. Telefon numaramı, ismimi falan verdim ama bir cevap gelmedi. 

Sonra yine 30 Mart seçimleri Bozüyük'te otogar açılacak. Sayın Fatih BAKICI'nın hizmetleri doğrultusunda ilçemize bir otogar yapıldı. Otogar açılışını hükümet sözcüsü Sayın Bülent ARINÇ geldi. Bülent ARINÇ'ın cemaate yakın olduğunu hep haberlerden, basından duyardım. Biz asker olduğumuz için her türlü basın yayım organlarını kullanmak zorundayız. Bir bilgi birikimine sahip oluyoruz. Tek taraflı bilgi alırsan sen o tarafa yakınlaşırsın. Her tarafta gözün kulağın olacak. 

'BÜLENT ARINÇ'A MEKTUP HAZIRLADIM'

Bülent ARINÇ Beye ben bir mektup hazırlamıştım ve kendisine verip vermemekte kararsızdım. Kendisi 17-25 Aralık sürecinden sonra hala hükümet sözcüsü görevine devam ettiği için vermem gerektiğini düşündüm ama yakınlığını duyduğum için tereddütteydim. 

BİMER BAŞVURUSU

bimer1.jpg

Başvuru Metni: Sayın BİMER yetkilileri... Benim sizden sayın Başbakanımıza iletmenizi istediğim bir durum var. Ben 1 sene öncesine kadar Ankara Kara Harp Okulu’nda okuyan bir öğrenciydim. Ve silahlı kuvvetlere sızan "paralel yapılanma" ve hain işbirlikçileri tarafından düzenlenen belgelerle okulumdan gönderildim. Ben ne ilk kurbanım, ne de sonuncusu olucam. Kara harp okulu şu anda kontrolü cemaatin elinde olan bu paralel yapılanma ile yönetiliyor.

Benimle 2 sene boyunca uğraştılar. Sınavlarda notlarımı sildiler, işlemediğim suçlardan cezalar verdiler. Aylarca çarşı iznine çıkarmadılar. Buna rağmen yaptıklarına dayandığımı gördüklerinde Ankara Gülhane askeri Tıp Akademisinden gerçeği yansıtmayan bir psikoloji raporu çıkarttırıp, sağlık durumum okula devam etmeme engelmiş gibi göstererek okulla ilişiğimi kestiler. Şu anda ilişiğim tam olarak kesilmedi. Askeri kimliğim hala bende fakat kısa bir süre içinde işlemler tamamlanacak. Ben ilişiğim kesilmeden bana yardım etmenizi ve bu hain oyunu bozmanızı istiyorum. Sayın Başbakanım. Ben de size bu yapılanma içinde olan subayların ve öğrencilerin isimlerini tek tek vericem, hatta gerekirse onların bu hainliklerini onlara nasıl ödetebileceğimizi bile bir bir anlatıcam sizlere. 

Zaten beni, onlara karşı olduğum için ve açıklarını bildiğim için çabucak gönderdiler. Bu hain yapılanma benden hayatımı alıp götürdü, verdiğim emekleri, senelerimi alıp götürdü. Bende bundan sonra onlarla mücadele etmek için varımı yoğumu ortaya koyucam. Yeter ki siz bana yardım edin, bende tek tek o kişileri size deşifre edicem. Yardımlarınızı bekliyorum. Allahaısmarladık.

2 GÜN SONRAKİ BİMER BAŞVURUSU

bimer2.jpg

Başvuru Metni: Sayın BİMER yetkilileri, size 2 gün önce 08.01.2014 tarihinde 22737 başvuru numarasıyla "paralel yapılanma ve cemaatin kara harp okulundaki öğrenci tasfiyesi"  ile ilgili, Sayın Başbakan’ımıza iletmeniz isteği ile bir başvuruda(ihbarda) bulunmuştum. Neticesinde ertesi günü sistemde başvurumun www.turkiye.gov.tr’den BİMER’e,BİMER’den Mili Savuma Bakanlığı’na,  Milli Savunma Bakalığı’ndan Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’ndan Personel Başkanlığı’na, Personel Başkanlığı’ndan da Tayin Daire Başkanlığı’na gittiği görünmektedir. 

Öncelikle bu paralel yapılanmanın silahlı kuvvetlerde ilk olarak tayin daire başkanlığında yapıldığını ve bu yapılanmaya mensup kişileri istedikleri şekilde, istedikleri yerlere tayin ederek oralarda kendi çıkar ve isteklerine göre hizmet ettirdiklerini belirtmek isterim. Yani benim başvurum Tayin Daire Başkanlığı’na ulaştıysa bu yapılanmanın, aleyhlerinde bu şekilde bir ihbar yapıldığından haberleri olacaktır.(kimlik bilgilerimin BİMER tarafından saklı tutulacağı belirtiliyor, eğer kimlik bilgilerim de başvurumla birlikte gönderildiyse, kim olduğumu da biliyorlardır.) Bu bir strateji savaşıdır ve bu yapılanmaya karşı, bu savaşı kazanmak istiyorsak, benim yetkili bir kişi ile hatta mümkünse Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la görüşmem gerekmektedir.

Danışmanları ya da bu işle ilgilenen birinden bu konu ile ilgili Sayın Başbakanımız ile görüşmek üzere bir randevu talep ediyorum. O zaman bende size onları kendi silahları nasıl tasfiye edeceğimizi gösterebilirim. Bu başvurumu da belirli birimlere göndermeden önce tedbirli davranarak nerelere güveneceğinizi, tekrardan düşünerek işlem yapmanızı tavsiye eder, hayırlı günler dilerim. İletişim bilgilerim e-devlette yani www.turkiye.gov.tr ‘de mevcuttur.

 

Kaynak: Aysun YILDIZ
Bu haber toplam 2891 defa okunmuştur
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • BAŞKAN YAMAN, KARAYOLLARINA SESLENDİ15 Aralık 2017 Cuma 11:27
  • BİLECİK'TEN TÜRKİYE'YE ÖRNEK PROJE15 Aralık 2017 Cuma 09:55
  • BİLECİK BELEDİYESİ'NDEN BİR İLK15 Aralık 2017 Cuma 09:35
  • KUDÜS BARIŞ VE ESENLİK YURDU OLMALIDIR15 Aralık 2017 Cuma 08:30
  • ALIŞVERİŞ GÜNLERİNE YOĞUN İLGİ14 Aralık 2017 Perşembe 18:30
  • BAŞHEKİM DEĞİŞTİ14 Aralık 2017 Perşembe 17:08
  • ‘KARARI TANIMIYORUZ'14 Aralık 2017 Perşembe 13:23
  • ZABITADAN EKMEK DENETİMİ14 Aralık 2017 Perşembe 13:13
  • ‘KAPIMIZ VE GÖNLÜMÜZ AÇIK’14 Aralık 2017 Perşembe 13:04
  • MANTARDAN ZEHİRLENDİ14 Aralık 2017 Perşembe 12:48
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Bilecik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 228 212 40 29 Faks : 0 228 212 40 29