• BIST 98.027
  • Altın 143,450
  • Dolar 3,5698
  • Euro 3,9928
  • Bilecik 12 °C

KARAR VEREBİLMEK YA DA KARARSIZ KALMAK

DİDEM UÇAK

Kararsızlığın dayanılmaz ağırlığı mı var? Yoksa kararsızlığın dayanılmaz hafifliği mi var? Kararsız mısın? Peki hangi konularda kararsızsın? Kıyafet seçerken? Yemek yeme yerini seçerken? Tatil mekanı seçerken? Ev seçerken? Araba seçerken? Meslek seçerken? Hatta ve hatta yaşadığımız şu yıllarda partner seçerken de mi kararsız kalıyorsun? Kararsızlık gün geçtikçe insanlarımız için fenomen bir konu olmuş durumda. Karar verebilenleri biliyoruz peki ya kararsızlar? Hayat boyu hepimiz işimiz, kıyafetimiz, yeme içme yerimiz gibi bir çoğu durum karşısında kararlar almak zorundayız. Yetişkin insanlar olarak kararlar almamız ve verdiğimiz kararlar üzerine bunların bedelini ödememiz bizi çocuklarımızdan ayıran en önemli bilişsel (zihinsel) kabiliyetlerimizden biridir. Kararsızlık bireylerin düşünce, duygu, durum, kişiler ya da istekler arasında seçim yapabilme güçlüğüdür. Kararsızlık hem doğuştan getirilen bir eğilim hem de bir öğrenmedir. Kararsızlık durumunu hepimiz dönem dönem yaşayabiliriz fakat burada önemli olan nokta kararsızlığı ne kadar sıklıkta yaşadığımızdır. Eğer bu kararsızlık sorunumuz hayatımızın bir çoğu noktasında engeller yaratıyorsa bizim için kötü bir durum söz konusu olabilir. Sürekli kararsız kalmamız ise zamanla alışkanlık haline dönüşebilir. Kararsızlık beraberinde bir konformizmi (toplumun değer yargılarına saygı duyma, toplumun geleneklerine karşı çıkmamayı) getirir. Kararsızlığın kronik bir rahatsızlık halini almasına ise ‘’abulia’’ denir. Kişi bu noktaya vardığı an, kararsızlık artık kişi için bir yaşam halini alır.
Her insan biriciktir. Hepimizin zevkleri, istekleri, hedefleri farklıdır. Şu an verdiğimiz kararlarda önceki öğretilerimiz, deneyimlerimiz, hissettiklerimiz, karakterimiz etken roldür. Yapılması gereken şey bir karar alınıyorsa bu kararın arkasında sağlam bir şekilde durmaktır. Aldığımız karar sonucunda başkaları ne der bilemeyiz, ya da eleştirilebiliriz sonuç ne olursa olsun bu benım tercihim, bu benım zevkim gibi cümlelerle kararımızın arkasında sıkı bir şekilde durmalıyız.
Peki insanlar neden kararsız kalırlar?
Beyin şeması (yanlış bilgi üretmek), model alma (öğrenme), ne istediğini bilmemek, üşengeç kişilik, bahane üretmek ve olayın ciddiyetini önemsememek, yeterli bilgi beceri deneyiminin olmaması, gelecekten korkma, bedel ödemekten korkma (sonuçla yüzleşme endişesi), sorumluluktan kaçma, kararı karşısındaki kişinin almasını beklemek, hayır diyememe, bağımlı kişilik, özgüven eksikliği, karşısındaki kişinin baskın tutumu.
Öneriler;
Kararı kendin al seni senden daha iyi kimse tanımıyor. Başkasına sorma başkasına sorduğun an onun kararıyla tercih yapıyor olacaksın.
Ne istediğini biliyormusun? Ne istediğini bilmeyen kişiler hedefleri belli olmadığı için kararsız kalıyorlar.
Yeterince bilgi, beceri, deneyimin var mı? Eğer yeterli bilgi, beceri, deneyimin yoksa bu konu da harekete geç, öğren ve deneyimle.
Acele etme elinde bir sürü bilgi/ kanıt oluştuktan sonra karar ver.
Stres anındayken ve stresli ortamlarda karar alma. Stres anındayken ve stresli ortamdayken yanlış karar alabilme olasılığı çok yüksektir.
Kısa ve uzun vade için hesap yap. Alacağın bu karar sana kısa vade de mı yarar sağlayacak yoksa uzun vadede mi yarar sağlayacak.
Küçük şeylerden başlayarak kararlar alınabilir. Daha sonra büyük kararlar almak için adımlar atılabilir.
Unutma; Kararsızlık depresyonun sebeplerindendir. Kararsızlık sorunun bir de depresyona kapı açmasın.
Herhangi bir sebepten dolayı kararsızlık sorunun yaşam kaliteni bozuyorsa psikoterapistten destek alarak bu sorununu çözebilirsin. Yoksa psikoterapistten destek almak noktasında da mı kararsızsın ? J O zaman hemen harekete geç ve psikoterapistten destek al, belki düşündüklerin gerçek değildir.
KARAR VERMEK KAYBETTİRMEZ, GECİKMİŞ KARAR VERMEK KAYBETTİRİR.

 

Bu yazı toplam 674 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Bilecik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 212 40 29 Faks : 0 228 212 40 29