• BIST 115.147
  • Altın 163,118
  • Dolar 3,8058
  • Euro 4,6547
  • Bilecik 5 °C

KUDÜS, MÜSLÜMANLAR, YAHUDİ HASTALIĞI

KUDÜS, MÜSLÜMANLAR, YAHUDİ HASTALIĞI

Âsaf Er Tuğrul - KÖŞE YAZISI

Allah-u Teâla Hazretleri, kelâmı olan Kur’an-ı Keriminde geçmiş ümmetlerden, özelliklede Yahudilerden sıklıkla bahsetmektedir. Bunun bir hikmeti olsa gerektir. Yoksa bu târihi hikayeler, o kavimlerin aşağılık hallerine lânet okumak için olmasa gerektir. Belki onlar bu hataya düştü siz aynı hataya düşmeyin demektir. Biz buna, Kur’an’ın ifadesiyle, ibret almak, öğüt almak diyoruz. Sizlere Mâide suresinde geçen, Kudüs ve çevresinde alakalı bir hadiseyi aktarmak istiyorum.

Allah, Mâide suresi 21. âyetinde şöyle buyuruyor; “Musa (as) kavmine “Ey kavmim! Allah’ın sizin (yerleşmeniz) için yazdığı mukaddes yere girin, geri dönmeyin, sonra (dünya ve âhirette) zarara uğrayıp perişan olursunuz.”” dediğinde, bir sonraki (Maide 22) ayette geçtiği üzere “Onlar: “Ey Musa! Doğrusu orada zorba olan (azgın) bir topluluk var. Ve biz, onlar oradan çıkıncaya kadar oraya girmeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa biz de elbette gireriz.” dediler.”

Din-i İslâm’ın Mekke ve Medîne’den sonra, en kutsal yeri olan Kudüs bugün yanmakta, oradaki Müslümanlar büyük bir zulme maruz kalmaktadır. Son bir asırdır Milletimiz ve İslâm Âlemi en karanlık zamanlarını yaşıyor ve dünya her keçen yıl daha da karanlığa batıyor. Bugün Kudüs’te yaşananlar karşısında İslâm âlemi, yüz yıllık uykularına devam etmekte ve üç maymunu oynamaktadır. İslâm dünyasında en çok sesi çıkan ülke ise Türkiye…

Peki Yahudiler sonra ne yapmışlar? “(Maide 23) ‘Allah’ın emirlerine uymamaktan korkanlar’ arasından (korkmadan görevini yapan ve) Allah’ın lütufta bulunduğu iki adam (casus olarak oraya gidip gelince): “Onların üzerine (şehre girilen) kapıdan girin. Eğer oradan girerseniz, şüphesiz siz galipsiniz. İnanan kimseler iseniz, yalnız Allah’a güvenip dayanın!” dedi.” İşte filmin koptuğu yer burası “İnanan kimseler iseniz, yalnız Allah’a güvenip dayanın!”

Hemen aklıma gelen bir hadisi buradan aktarayım; “Hz. Sevban (r.a.) anlatıyor: Rasûlüllah (sav) Efendimiz şöyle buyurdular: “Yabancı kavimlerin, yiyicilerin birbirlerini sofralarına dâvet ettiği gibi, birbirlerini sizin üzerinize çullanmaya çağıracakları zaman yakındır.” Orada bulunanlardan biri: “O gün sayıca azlığımızdan dolayı mı bu durum başımıza gelecek?” diye sordu. Allah Rasûlü (sav): “Hayır bilakis o gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan kimseler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize vehn atacak!” buyurdular. “Vehn de nedir ey Allah’ın Rasûlü?” diye soruldu. Efendimiz (sav): “dünya sevgisi ve ölüm korkusudur”” (Ebu Davut, Melahim 5/4296; Ahmet, V, 278)

Bu hadis ne kadar da günümüzü anlatıyor. Ortadoğu’da yaşanan şu savaşa bakın, koalisyon güçleri birbirini Suriye’ye Irak’a çağırıyor, kendi ürettikleri (İsrail istihbaratı ile kol kola olan) DAİŞ bahanesiyle. Bu bölge adeta sofra olmuş, yedikleri, haçlı seferlerinde yaptıkları gibi, Müslüman çocuklarının eti, içtikleri doğal gazlı petrol… Sıranın bir gün kendimize de geleceğini bilmemize rağmen Müslümanların hali …

Şu an bizden istenen nedir? Orayı ziyâret etmemiz, normal kapılardan turist olarak girmemiz ve burası bizim, ziyarete geldik deyip sahip çıkmamızdır. Ne can isteniyor nede mal. Sadece tatilimizi Kudüs’te yapmamız…

Tekrar Maide suresine dönecek olursak, 24. ayette “(İsrâiloğulları da:) “Ey Musa! Onlar orada oldukları müddetçe biz oraya asla giremeyiz. Artık sen Rabbin’le git. (O zorbalarla) ikiniz harbedin; biz burada oturacağız.” dediler.

Acaba bugün biz Müslümanlar! kime “sen Rabbin’le git, ikiniz harbedin, biz yatımızdan, katımızdan, malımızdan, rahatımızdan vaz geçemeyiz, ya başımıza bir şey, en korkutucu ölüm gelirse” mi diyoruz? Bunu tüm ümmet için söylüyorum, eğer o gelecekse kimse engel olamaz. “İnanan kimseler iseniz, yalnız Allah’a güvenip dayanın!”

Peki İsrail Oğulları bu yaptıklarından dolayı hangi cezaya çarptırıldı? Devam eden âyetlerde beyân edildiği üzere, kırk yıl boyunca çöllerde şaşkın şaşkın yaşamaya mahkûm edildiler. Kudüs’e sessiz kalan Müslümanlar! ya bu Yahudi hastalığından kurtulalım ya da çöllerde sefil bir yaşama hazırlanalım.

 

Bu haber toplam 515 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Bilecik Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 228 212 40 29 Faks : 0 228 212 40 29