“20 yıllık muhtarım veremeyeceğim hesap yok!”
Ahmet MEŞE
HES projesinden dolayı arazilerini sulayamadıklarını, su kuyularının kuruduğunu ileri sürerek protesto yürüyüşü yapan Deresakarı halkı, hak arayışı yüzünden neredeyse işitmediği laf kalmıyor.
Deresakarı Köyü Muhtarı İsmail Çam gazetemize yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:” Ben köyümü temsil ediyorum. Su kuyularımızın kuyuları kayboldu, yani aşağıya çekildi. Halkımız Sakarya Nehri üzerine kurulan HES projesinden kaynaklandığına inanıyor. Mahsullerin sulanamaması nedeniyle yüksek meblağlar tutacak zararlara uğradık. Bu durum ilgililere defalarca anlatıldı. Sayın Milletvekili Fahrettin Poyraz’a da telefon ederek anlatmak istedim. Toplantıda olduğunu belirterek arayacağını söyledi. İki ay geçti hala aramış değil. Şirket, köy halkının boruları biraz daha derine indirmesi için 15 bin TL para verdi. Bu paralar mağdur halkımıza dağıtıldı. Halkımızın kanunları vermiş olduğu hakkı kullanarak yapmış olduğu protesto yürüyüşünün sebeplerinin ortadan kaldırılması ve zararın giderilmesi yönünde çalışmalar yerine bir daha hak aramaya kalkmayın dercesine uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz. Sanırım halkın yanında olmamdan dolayı muhtarlık defterlerim incelemeye alındı. Sayın Milletvekili yaptığı konuşmada,” Çiftçinin problemi varsa sorunu varsa bizden kaynaklanıyorsa biz yardımcı olalım diye taahhütte bulunmuşlar muhtarada 15 bin lirada para verilmiş, kimlere verildiyse imzasıda alınmış ama o arkadaşlara verilip verilmediğini araştıracağız. O para nerede şimdi? Gerçekten o kuyuları uzatmak için o çiftçi arkadaşlarımıza verildi mi, verilmedi mi bu para? Buna bir bakacağız. Bir diğer husus şu yiğidi öldür hakkını yeme diyelim” diyor. Bu ifadeler beni çok üzdü. Kamuoyunda bana karşı şüphe uyandıran ifadeler. 20 yıllık muhtarım veremeyeceğim hesabım yok. Keşke Sayın Milletvekili köye gelseydi de köy halkıyla konuşsaydı da bu açıklamaları öyle yapsaydı.
HES projesine karşı değiliz ama üreticide mağdur olmak istemiyor. Bu projeye onay verilirken,” Tarımsal sulama, içme ve kullanma suyu miktarları ve diğer kullanım hakları hariç olmak üzere” ifadeleri kullanılarak izin verilmişti. Biz bize verilen hakkın yerine getirilmesini istiyoruz” dedi.
Milletvekili Fahrettin Poyraz’ın bahsettiği 15 bin liralık paranın akıbeti ile ilgili söylenenleri kendisine atılmış bir iftira olarak nitelendiren Muhtar Çam, paranın kullanımına ve dağıtımına ait belgelerin var olduğuna dikkat çekti. Çam şöyle devam etti:” 20-25 sene muhtarlık dönemimde daima köylümün hizmetinde görev yaptım, kimseyi kırmadım, kötü söz söylemedim, daima köylüme iyi davrandım. Huzur ve sükunet içerisinde geçinip gidiyorduk ancak elektrik santrali geldi. Köyümün huzuru kalmadı. Santral yapılmaya, Sakarı yatağı oyulmaya başlandı. Köylümün bahçelerindeki su boruları su çekmez oldu. Köy muhtarı olarak bana şikayetler gelmeye başladı. Bende bunun üzerine santrale gittim. Buranın şefi Ali Bey ile görüştüm ve durumu kendisine anlattım. Bunun üzerine ben dedi yetkili olan müteahhit Burhan Bey'e durumu iletirim dedi. Aradan birkaç gün geçti tekrar gittim. Sakarı yatağını ne kadar indireceksiniz dedim. Bana verilen cevap 1,50- 2- metre dedi ve su borularını 2-3- metre indirmemizi söyledi. Bunun için 10 bin lira verebileceklerini söyledi. Ben bunun üzerine azalarımla ve köylülerimle görüşeyim dedim ve oradan ayrıldım. Azalarımla görüştükten sonra bu paranın kuyulara yetmeyeceğini söylediler. Bu arada kepçeler devamlı Sakarı yatağını aşağıya indiriyorlar. Aradan 3 veya 4 gün sonra tekrar Ali Bey ile görüştüm bana 5 bin lira daha artırarak 15 bin lirayı aldım. Köye geldim. Bu paranın yine yetmeyeceğini söylediler ve parayı geri verelim dediler. Önce parayı verirken benden köylülerden imzalı kağıt getir öyle vereyim dedi. Ben köylüden imza topladım ve parayı aldım. Tekrar bu 15 bin lirayı geri götürdüm. Bende ki imzalı kağıdı Ankara'ya gönderdim dedi. Parayı almadı. Tekrar köye geldim. 15 bin lirayı Aza İlyaş Yanık ile Halk Bankası’na yatırdık ve borucu aramaya başladık. Afyonlu Halil isminde bir arkadaş metresi 35 liradan çakmaya başladı. 4-5 boru çaktı ve bıraktı. 1.200 TL para verdim sonra tekrar başka borucu geldi ona çaktırmaya başladık. Bayağı boru çaktı bu arada boru çaktıranlara para vermeye başladı, oda bırakıp gitti. Osmaneli’nden İsmail isminde borucu geldi ona boru çaktırmaya başlandı ve 15 bin lirayı boru çaktıranların hepsine dağıttım. Ben kimsenin parasına tenezzül etmedim. Suçlamaları da kabul etmiyorum yani köylüm için uğraştıysam suç mu köyümde? Ben muhtar İsmail Çam’ım, köyüm için gereken ne ise yaparım” dedi.