28 Şubat

MEHMET ERDAL

28 Şubat 1997 Türkiye’nin kara günlerinden biri olarak, tarih sayfalarındaki yerini almıştır. Halk iradesi ile iş başına gelen Başbakan Necmettin Erbakan, DYP lideri Tansu Çiller Refah-Yol hükümetini kurdular. 11 ay gibi kısa bir süre hükümetin ilk icraatı Havuz Sistemini kurmak olmuştu. G-7’lere karşı D-8 Ekonomik İşbirliği Teşkilatı kuruldu. Memura, emekliye, asgari ücrete beklenin üzerinde zam yaparak milletin ekonomisine katkı yapıldı. Çiftçiye üreticiye destek verilerek ülkenin kalkınmasına, üreticiye desteklenmesi sağlandı.

Ülkedeki bu olumlu hava Anadolu Arslanların kükremesine yol açtı. Anadolu insanının gözü açıldı, sermaye güçlerine karşı milli ve manevi değerler ön plana çıktı.

Fakat karanlık eller boş durmadı, ülkede bir kargaşa ortamı meydana getirmek için her yol denendi. “İrtica hortluyor” çığırtkanlığı yaparak Ankara sokaklarında tanklar yürütülmüş, askeri hareketliliklerle hükümete göz dağı verilmek istenmişti. O dönem basın da bu olayların körüklenmesinde kullanılmış, halkın idaresi yok sayılarak, askerin tedirginliği kamuoyuna aktarılmaya çalışılmıştır.

Üniversiteler baş örtülü kız öğrencilere kapatılmış, binlerce öğrencinin eğitim hakkı elinden alınmıştı. İkna odaları kurulmuş, şantaj ve tehditler gırla gidiyordu.

Hükümet “Milli ve Yerli üretim” dedikçe şer güçlerinin işine gelmiyordu. Halkın üzerinde baskılar kalksın, eğitim, çalışma, ifade, inanç hürriyeti olsun isteniyor, fakat şer güçler basın yoluyla “İrticayı horlatıyorlar” diyerek kamuoyuna hükümetin devam etmesine izin verilmeyeceğini empoze ediyorlardı. Hükümet Güneydoğuda bölücü terörle mücadele ederken, Milli Güvenlik Kurulu İrtica faaliyetlerini terör sorununun önünde görüyordu.

54. Refah-Yol hükümeti 11 aylık kısa bir dönemde büyük icraatlara imza attılar. 28 Şubat post-modern darbesi ile iktidardan uzaklaştırıldı. Vurguncuların, soyguncuların işine böyle bir hükümet gelmiyordu. Oysa ki Refah-Yol Hükümeti rantiyecilerin, faizcilerin ülkeye sömürerek elde ettiği paraları, çiftçiye, köylüye, memura, işçiye, esnafa, emekliye vererek tüm milletin yüzünü güldürmüştü. Mesele irtica değil, Anadolu insanına ekonomik dorboğaza sokma hamlesiydi. Anadolu insanı büyümesin, güçlenmesin, sadece Beyaz Türkler’e hizmet etsin isteniyordu. 28 Şubat Anadolu’ya yapılmış ekonomik darbe olarak geçti tarihimizde.

Merhum Başbakan Necmettin Erbakan hocaya etmediğini bırakmayan bir takım siyasi oluşumların 28 Şubat destekçi zihniyetiyle bugün flört halinde olmaları son derece manidar. Milli görüşün temsilcisi olduğunu iddia eden Saadet Partisi bunlardan biri. Yine İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e hitaben dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir’in “Söyleyin o kadına ayağını denk alsın, yoksa İçişleri Bakanlığı önünde yağlı kazığa oturturuz” sözlerinin unutulması vahim bir durum.

Yüce Türk Milleti 28 Şubat’ı atlattı ama, yediği ayazı unutmadı. 28 Şubatçılara yıllar içerisinde dersini verdi. Destekçilerini sandığa gömdü, kamuoyundan sildi.

Mevlâ bu millete bir daha kara günleri göstermesin.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.