28 ŞUBAT HATIRASI

28 Şubat 1997.

Bu tarihler bizim jenerasyonumuzun 10 yaşlarında olduğu döneme denk geliyor. Yani baktığınızda konuyla ilgisi olmayan kesim olarak gözüküyor. Bende öyle sanıyordum ancak geçtiğimiz günlerde gerçekleşen bir arkadaş toplantısına kadar. 

Evet ilk başta bende öyle düşündüm. 10 yaşındaki çocuğun 28 Şubat tarihinde yaşananlarla ne alakası olur diye. Ama o arkadaşım,” Ben de 28 Şubat mağduruyum” diyerek o günlerde yaşadıklarını anlatınca hak verdim. 

28 Şubat 1997’de Ankara Sincan’da henüz ilkokul sıralarında eğitim gören o arkadaşımın anlattıklarını siz okuyucularımızla paylaşmak istedim. 

O tarihler bizim 10 yaşlarında olduğumuz zamanlar. Arkadaşımda tam o gün 28 Şubat 1997’de 10 yaşında, ilkokulda öğrenim gören bir öğrenci. Sincan’da bir okulda okuma yazmayı öğrenmiş, matematiğini geliştirmeye çalışan bir çocuk. 

Şimdi o çocuk aradan geçen 16 yılın sonunda o günleri anlattığında aynen şu cümleleri kullanıyor,” Ben de 28 Şubat mağduruyum” diyor. 

Normal bir arkadaş buluşmasıydı karşılıklı sohbet içerisinde devam eden bir görüşmeydi. Arkada açık olan televizyonda ise 28 Şubat süreci konuşuluyordu. Televizyondaki hararetli tartışmadan etkilenmiş olacağız ki bizim sohbetimizin konusu da 28 Şubat’ta yaşananlar olmaya başladı. 

Nasıl başladı, neden oldu, şimdi ne olacak? derken bir anda herkes hayretler içerisinde kaldı. İlköğrenimini Ankara Sincan’da geçiren bir arkadaşımız o döneme ilişkin hatıralarının olduğunu söyledi. Ankara’nın o soğuk kış aylarında 28 Şubat kararlarından dolayı zorluklar yaşadığını anlattı. 

28 Şubat kararlarının ardından Sincan’da yürüyen tanklara alkış tutturulduğunu anlatınca söyleyecek söz bulamadım. Ankara’nın soğuk kış ayında henüz 10 yaşındaki bir öğrencinin, öğretmenleri tarafından sınıftan dışarı çıkarılarak, o buz gibi havada tanklara alkış tutturulduğunu anlatması son noktaydı. “Ben de 28 Şubat mağduruyum” demesine ise hak vermemek elde değildi.

O günlerde yaşadıkları sadece dışarıda tankları alkışlamakla sınırlı kalsaydı yine iyiydi. Anlattıklarının devamı daha da enteresandı. Hafızama kazınan şu cümleleri kullandı:” Kışın o buz gibi havada bizi dışarı çıkarttılar. Tanklar geçiyordu bize de alkışlayın diyorlardı. Bir de elimize bayrak verdiler, tanklara bayrak salladık. Okul müdürü, öğretmenler falanda yoldan geçen tanklara asker selamı veriyorlardı. Saatlerce soğukta dışarıda bekledik, ben ve arkadaşlarım hasta olduk” dedi.

Hayretler içerisinde dinlediğim ve yazmakta dahi zorlandığım bu 28 Şubat hatırasının sözün bittiği yer olduğunu düşünüyorum. Belki de söyleyecek çok sözü olan, anlatacak birçok hatırası olanlar vardır ama 10 yaşındaki bir öğrencinin bunları yaşamasının öneminin farklı olduğuna inanıyorum.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri