Altın Dokunuşun İzleri Bilecik'te mi?

Bilecik’teki Karaağaç Tümülüsü’nde bulunan görkemli mezar eşyaları, Frigya Kralı Midas’ın ailesinden birine ait olabilecek seçkin bir gömüt ihtimalini güçlendirdi. Keşif, Frig siyasi yapısına dair ezberleri de sarsıyor.

Bilecik’teki Karaağaç Tümülüsü’nde bulunan görkemli mezar eşyaları, Frigya Kralı Midas’ın ailesinden birine ait olabilecek seçkin bir gömüt ihtimalini güçlendirdi. Keşif, Frig siyasi yapısına dair ezberleri de sarsıyor.

Midas’a uzanan güçlü ihtimal

Bilecik’in Bozüyük ilçesinde yer alan Karaağaç Tümülüsü, Frigya Krallığı’nın en dikkat çekici arkeolojik buluntularından biri olarak yeniden gündemde. MÖ 8. yüzyıla tarihlenen tümülüsün, efsanevi “altın dokunuş” mitiyle tanınan Frig Kralı Midas’ın ailesinden bir kişiye ait olabileceği değerlendiriliyor.

Tümülüste ele geçen bronz kaplar, seramikler ve özellikle situla adı verilen süslü metal kaplar, mezarın sıradan bir yerel yöneticiye değil, kraliyet çevresiyle doğrudan bağlantılı seçkin bir figüre ait olabileceğini gösteriyor.

Başkentten 160 kilometre uzakta kraliyet izi

Frigya Krallığı’nın başkenti Gordion’a yaklaşık 160 kilometre uzaklıkta bulunan bu anıtsal mezar, Frig siyasal yapısının sanılandan daha dağınık ve yerel güç odaklarına dayalı olduğunu ortaya koyuyor.

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nden arkeolog Hüseyin Erpehlivan’a göre bu durum, Frigya’nın Assur ya da Urartu gibi katı merkeziyetçi bir devlet olmadığını düşündürüyor. Erpehlivan, “Bu kadar uzak bir bölgede kraliyet düzeyinde bir mezarın bulunması, siyasi gücün yalnızca Gordion’da toplanmadığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Gordion’daki Midas Tümülüsü ile güçlü benzerlik

Karaağaç Tümülüsü’ndeki ahşap odalı mezar mimarisi ve mezar hediyeleri, Gordion’daki kraliyet gömütleriyle büyük benzerlik taşıyor. Özellikle situla buluntuları dikkat çekiyor. Daha önce bu tür kapların yalnızca Gordion’daki ve büyük olasılıkla Midas’ın babası Gordias’a ait olduğu düşünülen ünlü tümülüste bulunduğu biliniyordu.

Bu durum, Bilecik’teki mezarın Midas hanedanıyla doğrudan bağ kuran ilk taşra kraliyet gömütlerinden biri olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Frigce isimli çömlekler ve zengin hediyeler

Kazılarda çok sayıda seramik kap, Frigce bir isim taşıyan çömlekler ve özenle işlenmiş bronz eşyalar gün yüzüne çıkarıldı. Buluntular, mezarın MÖ 740–690 yılları arasına tarihlendirilmesini sağlıyor; bu dönem, Midas’ın hüküm sürdüğü yıllarla örtüşüyor.

Üç bin yıla yayılan mezarlık

Araştırmacılar, tümülüs içinde farklı dönemlere ait insan kalıntılarına da ulaştı. Ancak bu kemiklerin büyük kısmının, tümülüs inşa edilmeden önce bölgede bulunan eski bir mezarlığa ya da daha sonraki dönem gömülerine ait olduğu düşünülüyor.

Pennsylvania Üniversitesi’nden arkeolog Brian Rose, Karaağaç Tümülüsü’nün neredeyse üç bin yıllık bir zaman dilimine yayılan gömüleri barındırması bakımından benzersiz olduğunu vurguluyor. Rose’a göre buluntuların Midas dönemine denk gelmesi, Frig tarihi açısından son derece kritik.

Midas’ın mezarı hâlâ gizemini koruyor

Gordion çevresinde bugüne kadar 120’den fazla Frig tümülüsü tespit edildi. Bunların yaklaşık yarısı kazılmış olsa da, Kral Midas’ın mezarı hâlâ bulunabilmiş değil. Bilecik’teki bu keşif ise, Midas hanedanının izlerinin sanılandan çok daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını ortaya koyuyor.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilecik Haber Haberleri