"Altına endeksli borçlanma, millete kesilen ağır faturadır"

Anahtar Parti Bilecik İl Başkanı M. Serkan Kısacık, hükümetin altına endeksli borçlanma yaptığını ifade ederek, "Altına endeksli borçlanma, millete kesilen ağır faturadır" dedi.

Türkiye ekonomisinin yanlış tercihler nedeniyle derin bir borç sarmalına sürüklendiğini, yüksek enflasyon, düşen üretim ve artan borçlanma maliyetlerinin, ekonomi yönetimindeki ciddi zaafları ortaya koyduğunu belirten İl Başkanı M. Serkan Kısacık, açıklamasında, şunları kaydetti:

"Sanayi üretimi 2025 yılında yüzde 2,1 daralmış; özellikle yüksek teknoloji üretimindeki yüzde 24,9’luk düşüş, ülkenin rekabet gücünün zayıfladığını göstermiştir. Buna rağmen Hükümet, üretimi artırmak yerine borçlanmayı tercih etmiş; üstelik bunu altına endeksli son derece maliyetli bir yöntemle yapmıştır.

2024’ten 26 Ocak 2026’ya kadar ihraç edilen altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikalarının toplamı 204 tonu aştı. Bu borçlanmalardan yaklaşık 649 milyar TL gelir elde edilirken, itfa maliyetinin 1 trilyon 738 milyar TL’ye ulaşacağı öngörülmektedir. Aradaki fark 1 trilyon 89 milyar TL’dir.Aynı borçlanma DİBS yoluyla yapılsaydı, Hazine’nin kasasından 726 milyar TL daha az çıkacaktı. Bu fark, eğitim, sağlık ve yatırım harcamalarıyla kıyaslanamayacak kadar büyük bir kaynaktır.

Açıkça ifade ediyoruz: Altın fiyatlarının tarihi zirvede olduğu bir dönemde altına endeksli borçlanmaya yönelmek, kamu maliyesini bile isteye riske atmaktır. Bu tercih, KKM’de olduğu gibi sınırlı bir kesime servet transferi anlamına gelmekte; bedelini ise tüm toplum ödemektedir.

Anahtar Parti olarak Türk Milleti adına soruyoruz:

Gelecek nesilleri ipotek altına alan bu borçlanma modelinin dünyada başka bir örneği var mıdır? Bu tercihinin arka planı nedir? Kamu oyununun merakını giderecek bir açıklamanız var mıdır?

Altına endeksli borçlanmayla iki yıl içinde vatandaşın sırtına yüklenen 726 milyar TL’lik ek maliyetin izahı nedir? İktidarınızda “borçlanarak yaşamak” vazgeçemediğiniz bir yönteme mi dönüştü?

Yüksek enflasyonist süreçte açıklar büyüdükçe borçlanmanın büyüyeceğini, faizlerin artacağını bildiğinize göre, altın tahvili ya da altına dayalı kira sertifikası ihracı yangına körük tutma anlamına gelmez mi?

Seçim popülizmine yönelirken, harcamaları kontrolsüz bir şekilde artırırken, itibardan tasarruf olmaz derken, enflasyonun kontrolden çıkacağını, açıkları yüksek faizle finanse etmenin borçlandırmayı daha da artıracağını, yüksek maliyetle borçlanmanın bu milletin sırtına kalıcı bir yük getireceğini öngöremediniz mi?

Yönetilemeyen ekonomi millete maliyettir. Bu anlayışı reddediyoruz.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilecik Haber Haberleri