Artık işler böyle gelip böyle gitmeyecek

MİSAFİR KALEMLER

Biz de çembersiz kalmayalım

Japon şirketlerin başarı öyküleri kısa sürede tüm dünyayı bir baştan bir başa sarmış, başarının sembolü haline gelen kalite çemberleri işletmelerin birer parçası haline gelmişti. Bu arada Japonların başarısının sadece kalite çemberleri ile sağlandığını zanneden şirketlerimiz “biz de çembersiz kalmayalım” diyerek hızla kalite çemberleri modasına uymuşlar, daha sonra ise yöneticilerimiz çember toplantılarına katılmanın yerine daha ciddi işleri olduğunu hatırlayarak! vakit kaybı olmaması için çemberleri rafa kaldırmışlardır. Kalite çemberlerinin aslında kurumsal ve yönetimsel düşünce değişiminin uzantısı olduğunu anlamak yerine kısa yoldan nimetlerinden faydalanmaya çalışmanın sonucu olarak kalite çemberleri daha ne olduğu anlaşılamadan ülkemizde iflas etmiştir.

Toyota, Sony, Mitsubishi gibi çekik gözlü Japon süper starların dünya pazarlarına egemen olmaları karşısında kendilerini sigaya çekerek “biz nerede hata yaptık” özeleştirisini yapan batılı ve Amerikalı şirketler ile toparlanarak kaybettikleri mevzileri almak üzere karşı saldırıya geçmişlerdir.

Artık Japon mucizesini anlatan toplam kalite öyküleri yerini yavaş yavaş başka batılı şirketlerin öykülerine bırakmaktadır. Rüzgar tersten esmeye başlamış ve yönetim dünyası iyi bir medya pazarlama stratejisi ile tamamen bir kısmı şişirilmiş batılı guruların egemenliğine geçmiştir. Yönetim dünyasına sıkı bir şekilde lanse edilen gurular sözleşmişçesine hala Amerikalı ve Avrupalı dev şirketlerin öykülerini tekrar tekrar pişirip sunmaktadır.

Artık işler böyle gelip böyle gitmeyecek

Çünkü global rekabet sadece güçlülerin ayakta kalmasına müsaade edecek, diğerleri ise yok olacak.

Günümüze kadar geçen sürede yönetim dünyasındaki tüm söylemlerde en çok dikkatimizi çeken şey, geçmişin analizi ile oluşturulan geleceğe ilişkin senaryolar ışığında şirketlerin geleceğe nasıl taşınacaklarıdır. Sonuçta bizler için çıkan ders; iş dünyasının her gün değişen formatı içerisinde gelecek vizyonunun şekillendirilmesi, tüm çalışanların bu vizyon şemsiyesi altında belirlenen hedeflere yöneltilmesi önemlidir. Şirketler, iç müşterisi olan insan kaynaklarına yatırım yaparak problemlere daha duyarlı bir yönetim anlayışı ile yol almak durumundadır.

Finansal yeteneklerin artması, değişimlerin hızlı algılanmasını sağlayan sistemlerin oluşması, kalitenin bir yaşam tarzı haline gelmesi, rekabet şartlarının sağlanması şirketlerin yaşam süresini uzatma avantajı sağlayacak faktörlerdir. Kısacası, herşeyin değiştiği ve yönetmenin bir profesyonel meslek haline geldiği günümüzde kullandığımız mevcut yöntemlerimiz mükemmel olsalar dahi sürekli gözden geçirilmediği zaman eskimekte ve uzaklara bakmakta yeterli olmamaktadır.

Sonuç olarak; iş dünyası bir kurtlar sofrası. Kurtlar sofrasında yem olmamak için sürekli uyanık olmak gerek. Uyuyanlara, birazcık kestirenlere, gözünü açmayanlara geleceğin iş dünyasında hiç yer yok.

Artık şirketlerin işinin gelecek dönemde geçmiş dönemde olduğundan daha zor olacağı kesin. Çünkü geçmişte yaşanan transformasyon (değişim) şimdi katlanarak artmakta.

Ve bu şirketleri yönetenler. Hem şirketlerini azgın dalgalar arasında iyi yönetecekler, hem de sonraki jenerasyonlara şirketlerini taşıyacaklar.

---

İsmail Hakkı Kavurmacı  ismailhakki@kavurmaci.net

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.