ASIRLIK HİZMET ÇINARI

Sinan Önce

Türk Ocaklarının 100. kuruluş yılı dolayısıyla, Bilecik Türk Ocakları Şubesi Atatürk anıtına çelenk bıraktı.

Cumhuriyet Meydanında düzenlenen çelenk sunma töreninin ardından gazetemize açıklama yapan Türk Ocakları Bilecik Şube Başkanı Ahmet İşlek, 12 Mart 1912 de kurulan Türk Ocakları'nın bu yıl 100.ncü yılını kutladığını ifade ederek: "Kuruluşundaki amaç ve ilkelerini, çalışma tarzını, fikir ve düşünce çizgisini 100 yıl süresince özenle koruyarak “asırlık hizmet çınarı” olmak tarihi bir başarıdır. Ülkemizde bunun bir başka örneği olmadığı gibi, dünyada da bir elin parmakları sayısını geçmez." dedi.

Türk Ocağı’nın kurulmasının, Osmanlı Devleti’nin içeriden ve dışarıdan kuşatıldığı, dağılma sürecinin yaşandığı, milli varlığımızın ciddi tehditlerle karşı karşıya bulunduğu çok kritik bir döneme rastladığını ifade eden İşlek: "Türk milliyetçiliğinin fikri bir tercih, edebiyat ve tarih konusu olmaktan çıkarak, siyaset ve toplum hayatını birinci derecede etkiler duruma gelmesi yaşanan şartların doğal sonucudur. Bu nedenle Türk Ocağı kuruluşundan itibaren milli şuur sahibi aydınlar ve gençler arasında büyük ilgi gördü.

Kurulduğu 1912 yılından başlayarak, İstanbul’u işgal eden İngilizler tarafından kapatıldığı 1920 yılına kadar siyasi, sosyal ve kültürel gelişmeleri önemli ölçüde etkileyip yönlendirdi.

Türk Ocakları’nın kuruluş amacı ilk nizamnamesinde (tüzüğünde) açıkça belirtildiği gibi, milli kültürümüze hizmet etmek, milli şuur sahibi aydınların yetişmesine yardımcı olmak, tarihimizin anlatılıp öğretilmesini sağlamak, kısacası Gökalp’in ifadesiyle “kültür milliyetçiliği” nin yapıldığı bir “millî mektep” olmaktır. Bu açıdan Türk Ocakları’nın 100 yıldır temsil ettiği Türk milliyetçiliği fikri doğrudan kendi tarihi ve kültürel kaynaklarımızdan, toplumsal ve siyasal şartlarımızdan doğan yerli ve millî bir nitelik taşır." dedi.

Türk milliyetçiliğinin, Avrupa’nın Nazizim, Faşizim gibi hastalıklı, ırkçı, saldırgan milliyetçiliklerle benzerleştirilemez olduğunu ifade eden İşlek: "Bizim milliyetçiliğimiz ötekileştirici, itici, dışlayıcı değildir. Varlığımızı koruma ihtiyacından doğan, Anadolu mayasıyla, tevhid inancıyla yoğrulan, sevgiye, hoşgörüye dayanan birleştirici, kucaklayıcı bir millet anlayışının ürünüdür.

Balkan savaşında feci bir mağlubiyete uğrayıp zehil duruma düşen orduyu, iki yıl sonra diriltip ayağa kaldıran, Şark projesini geçersiz kılan, millî mücadeleyi gerçekleştiren bu imandır, azim ve iradedir. Millî devletin kurulması Türk milliyetçiliğinin en büyük başarısıdır. Türk Ocağı bunun fikrî ve felsefî zemininin oluştuğu en etkili mekândır." dedi.

Aradan geçen 100 yıl zarfında Türkiye’de ve Dünya’da baş döndürücü gelişmeler yaşandığını anlatan İşlek: "Yirmi yıl önce soğuk savaş sona erip Sovyetler Birliği dağılırken, Avrasya’da yeni bir siyasî atlas oluştu. Böylelikle 5 Türk Cumhuriyeti kurulurken, Türk Ocağı’nın 100 yıl boyunca savunduğu görüşlerden birisi hakikat oldu. Türk Dünyası kimsenin inkar edemeyeceği bir tablo olarak ortaya çıktı." dedi.

Türkiye’nin günümüzdeki küresel rekabet ve güç yarışında sorunlarının bulunmasının doğal olduğunu ifade eden İşlek: "Ancak bunlar ortak akıl inşa edilerek, rasyonel politikalar oluşturularak, ortaklaşa çözümler bulunacak nitelikte konulardır. Bu anlayış ve işbirliğinin bir an önce sağlanarak Türkiye’nin 21.nci yüzyılda hak ettiği konuma getirilmesi, siyasî merkezlerimizin millî çıkar ve ülküler çerçevesinde işbirliği halinde bulunmaları en büyük dileğimizdir.

13 yıl sonra millî devletimizin kuruluşunun 100.ncü yılını kutlarken, sorunlarımızın büyük bölümünü halletmiş olarak, küresel arenada kendimize en üst düzeyde bir yer sağlayarak 100 yıla damgamızı vurmayı diliyorum." dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri