Türker ÇOBAN
Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreterliği tarafından, "Organ bağışı ve önemi" konulu panel gerçekleştirildi.
28 Ağustos Çarşamba saat 12.30'da yapılan panele konuşmacı olarak Müftü Vekili Ahmet Tokgöz, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Arif Kapuağası, Bursa Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Yavuz Selim Çınar ve Bursa Özel Acıbadem Hastanesi'nden Prof.Dr. Remzi Emiroğlu katıldı.
Bilecik Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı salonunda yapılan panel, Kamu hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz'ın açılış konuşmasıyla başladı. Panele destek veren kurumlara teşekkür ederek konuşmasına başlayan Genel Sekreter Yılmaz, Şeyh Edebali'nin sözlerine değinerek "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" sözünün organ bağışı paneline ışık tutacak bir söz olduğunu ifade etti. " Yaratılmışların en şereflisine hizmet etmek, onun yaşamasına vesile olabilmek çok kıymetli bir görev. Onun için sağlık çalışanlarının vermiş oldukları hizmetler çok değerli." dedi. Genel Sekreter Mustafa Yılmaz, "Allah hizmet edebilmeyi hepimize nasip etsin diyerek sözlerini tamamladı.
Kamu hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr. Mustafa Yılmaz'ın konuşmasının ardından Organ nakli ile hayata tutunan, Hatice Sevgi ve Necati Şirin duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.
"Organ bağışı caiz ancak koşulları yerine getirilmeli"
Panelin devamında; organ bağışında, bağışçıların en çok kafasını karıştıran konu olan, "Organ bağışının dini boyutu" konusu İl Müftü Vekili Ahmet Tokgöz tarafından açıklığa kavuşturuldu. Müftü Vekili Tokgöz; "Dinimizde insana hayat veren de ölmü veren de Allah'tır. " diyerek başladığı konuşmasında doğumla ölüm arasında geçen sürenin kutsal olduğunu ifade etti. Yaşamın kutsal olduğu kadar ölen bedenin de kutsal olduğunu belirten Müftü Vekili Tokgöz, "İnsanın ölüsü de kutsaldır. Öldükten sonra bir de dirilme olayı var. Biz öldükten sonra tekrara azalarımızla dirileceğiz. Şu anki organlarımızla beraber dirileceğiz. Bu organlarımızı başkasına vermiş olsak bile bize geri gelecek. Bizim elimiz yine bizim, kalbimiz yine bizim kalbimiz" dedi.
Bazı dini kesimlerde organ nakliyle ilgili bazı şüphe ve tereddütlerin olduğunu belirten Tokgöz, organ bağışı yapmayı düşünen bir kişinin, organını verdiği kişiyle ilgili, "Benim organımla yaşayacak, iyilik de kötülük de yapabilir ben bundan mesul olmak istemiyorum." şeklinde düşünceleri olduğunu kaydetti. Bu tereddütlerin kısmen haklı gibi görünse de öldükten sonra insanların Allah'a hesap verme durumunun sadece aza ile değil, beyin şuur ve irade ile bir bütün olduğunu belirten Tokgöz, "Bu tereddütlerin fazla önem arzetmediği kabul edilmektedir " dedi. 1950 yılından beri organ bağışı meselelerinin Diyanet İşleri Başkanlığı'na sorulmakta olduğunu, ilk tereddütün kan nakliyle başladığını belirten Müftü Vekili Tokgöz, bağış yapılan kimsenin günahkar olabileceği, gayrimüslim olabileceği gibi düşüncelerin var olduğuna dikkat çekti. Müftü Vekili Tokgöz, Kur'an-ı Kerim'den ayetler okuyarak, yardım edilmesi gereken insanın sadece "İnsan" olması gerektiğini, din, dil, ırk ayrımının yapılmasının doğru olmadığını belirtti. Tokgöz, bir insanın yaşamını sonlandıranın tüm insanlığa son verdiği, bir insanı yaşatmanın da tüm insanlığı yaşatmak anlamına geldiğini ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışı konusunda olumlu görüş bildirdiğini belirten Tokgöz, belli koşulları yerine getirmek koşuluyla organ bağışının caiz olduğunu sözlerine ekledi. Organ nakli konusunun özellikle 1980 yılından itibaren oldukça konuşulduğunu ve o tarihlerde Diyanet İşleri tarafından açıklama yapıldığını belirten Tokgöz; "Orada da olumlu görüş vardır fakat koşullara dikkat etmek gerekiyor. Ölüden organ nakli yapmanın koşulları, canlıdan organ nakli yapmanın koşulları ve kişinin kendinden yine kendisinin başka bir bölümüne nakil yapmanın koşulları var" dedi. Müftü Vekili Tokgöz, genel anlamda nakil yapılması için, doktorlar tarafından zaruriyetin tespiti, nakil yapıldığında hastanın durumunun iyi olacağı konusunda bir inanç olması, kişinin ölümünden önce aksi bir beyanının olmaması, beyanı yok ise mirasçılarının rızasının alınması, tıbbi ve hukuki ölümün kesinleşmiş olması, organın bir ticarete, alışverişe konu olmaması gibi şartlar arandığını söyledi. "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi" diyen Müftü Vekili Tokgöz, sağlıklı bir yaşamın herşeyden önemli olduğunu sözlerine ekledi.
"23bin insan organ nakli için bekliyor"
İl Müftü Vekili Ahmet Tokgöz'ün konuşmasının ardından söz alan, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdür Yardımcısı Uzm. Dr. Arif Kapuağası "Türkiye'de organ nakli" temasını işledi.
Uzm. Dr. Arif Kapuağası, Türkiye'de organ nakli bekleyen 23 bin insan olduğunu ve her yıl 4 bin kişiye nakil yapılabildiğinden bu sayının artmakta olduğunu belirtti. "Organ nakli bir ekip işidir" diyen Kapuağası, üst yönetim olarak destek verdiklerini belirtirken Türkiye'nin organ nakli konusunda önemli başarılara imza attığını belirtti. Ulusal ve bölgesel koordinasyon merkezlerinin organ bağışı olduğu anda seferber olduklarını belirten Kapuağası, sağlık hizmetlerinde kullanılan uçak, jet ve helikopter ambulansların sayesinde organların hızlı bir şekilde sahiplerine iletildiğini belirtti. Organ naklinin yapılacağı kişi için fakir, zengin ayrımı dil, din, ırk ayrımlarının yapılmadığını otomatik bir sistemle ihtiyaca ve uyuma göre belirlendiğini belirten Uzm. Dr. Arif Kapuağası, "dini olarak söylenen herşey de mevzuatımıza işlenmiştir. Hem kanunumuzda hem de alt mevzuatlarımızda tereddütlerin tamamı eklenmiştir" dedi. Kişinin rızası olduğu, 2 kişi huzurunda vasiyet verdiği halde ölen kişinin ailesinin de rızasını alarak organ nakli yaptıklarını belirten Uzm. Dr. Arif Kapuağası organ nakli çalışmalarını detaylarıyla anlattı.
Uzm. Dr. Arif Kapuağası'nın ardından Bursa Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Yavuz Selim "Bölgemizde organ nakli" konusunu anlattı. Dr. Selim; Organ bağışı konusunda Bursa'da önemli çalışmalar yapıldığını, geçtiğimiz yıl Türkiye birincisi olduklarını belirtti.
Son olarak kürsüde yerini alan Bursa Özel Acıbadem Hastanesi'nden Prof.Dr. Remzi Emiroğlu "Organ nakli ile yeni bir hayat" başlığı altında organ bağışının önemini anlattı. Organ nakil ekibinin çalışma koşullarını, organ nakli yapılan kişilerin yaşamlarını anlatan Emiroğlu, gerçek organ kaynağının kadavralar olduğunu belirterek herkesi organ bağışında bulunmaya davet etti.