Sinan Önce Anadolu Basın Yayın Birliği "Basın Masası" programı devam ediyor. Basın Masasının bu ayki konuğu Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı oldu. Bilecik Belediyesinin projeleriyle ilgili soruları yanıtlayan Başkan Yağcı, gündeme ilişkin konulara da değindi. Yaklaşık iki saat süren programda Başkan Yağcı, Anadolu Basın Yayın Birliği Başkanı Şadi Erdal ile üyeler Mücahid Erdal, Cafer Elmas ve Ramazan Çay'ın sorularını yanıtladı.
Otel Belekoma'da düzenlenen programda Başkan Yağcı'ya ilk soruyu Yarın Gazetesi Haber Müdürü Cafer Elmas yöneltti. Elmas Başkan Yağcı'ya, şehir içi taşımacılığın durumunun ne olacağını çözüm olarak neler düşündüğünü sordu. Başkan Yağcı'da minibüs ihalesi sürecinden bahsederek; "Biz arkadaşlarımızla beraber ortak bir noktada buluşmak için çaba harcadık ama 130 tane minibüsçü arkadaşımızı bir noktaya toplayamadık. En sonunda meclisimizden 70 tane araç kararı aldık. Ama sonra arkadaşlar dediler ki 70 tane olursa biz kırılırız 130 tane olsun. Sonra biz meclisi olağanüstü topladık ihaleyi 130 yaptık. 130 tane olduktan sonra arkadaşlar biz girip alıcaz dediler ve sonuçta 122 kişi hak sahibi oldu" dedi.
Eski minibüsçülerin kazanılmış hakkımız var diye dava açabileceklerini anlatan Başkan Yağcı; "Hatta ben dava işleri gündeme geldiğinde kooperatif yöneticilerini çağırdım dedim ki çok haklısınız kazanılmış hak sebebiyle dava açın hatta dilekçenizi de ben yazayım. Varsa kazanılmış hakkınız ben engel olmak istemem, benim hukuki görüşüme göre kazanılmış hak yok. Ama buna ilişkin olarak ihalenin şekli sebeplerine yönelik dava açmayalım. Açılırsa mevcut bir ihale yapıldı bu olay herkese zarar verir. Bir kaos ortamı çıkar sıkıntı olur dedim. Ya başkanım biz ona açmıyoruz dediler, eğer bizim hakkımız geri gelmeyecekse öbür ihalenin iptali bize bir şey kazandırmaz dediler. Özellikle 1 nolular buna yakın şahittir." Yağcı açıklamasının devamında mahkeme kararına değinerek; "Şehir içi ulaşım hakkı belediyeye aittir. Belediye dışında bunu kimse kullanamaz. Eski minibüsçülerin kazanılmış hakkı yoktur. Bu iki maddeyi oy birliğiyle karara bağladı mahkeme. Ancak GPRS cihazının fiyatı belli değil, ikincisi de ihalede güzergah izin belgesi var. Aylık olarak. Yasa diyor ki belediye ücretlerini belediye her yıl belirler diyor. Biz de dedik ki ücret belirleme yetkisi her yıl belediyeye aittir. Çünkü 10 yıllık bir ihale. Ben gelecek meclisin de iradesine ipotek koyamam ki! Dolayısıyla belediye meclisi şartlara göre belirler. İki sebepten dolayı ihalenin iptaline yönelik ikiye bir mahkeme başkanı demiş ki ihale bu sebeplerden dolayı iptal edilmez ihale geçerlidir. İki tane üye arkadaşımız bu sebeplerden ihalenin iptali demiş." dedi.
"İhalenin iptalini uyguluyoruz" diyen Başkan Yağcı; "Bunun karşılığında da meclisimizden yetki aldık geçici ruhsatla bununda sonucunu mahkeme kararı kesinleşinceye kadar yetki aldık. Bu bir kamu görevidir insanlarımızın taşınması lazım. Ama şöyle deseydik ya kardeşim mahkeme karar vermiş herkesin hali neyse görsün deseydik ertesi gün burada ciddi bir sıkıntı oluşurdu. Ama biz belediye olarak geçici ruhsatı mevzuat ve yasaya uygun olarak yaptık. Bu görev yapılacak, şehri boş bırakamazsınız. İlk aşamada 86 minibüsçü arkadaşımız müracaat etmiş ve bu arkadaşlar bu görevi şuan da yapıyorlar." dedi.
Mahkemece çıkabilecek kararları değerlendiren Başkan Yağcı; "Şuan da iki pozisyon var. Birincisi yürütmenin durdurma kararı bizim talebimiz üzerine verilirse eski minibüsçüler bu yürütmenin durdurma talebine bağlı olarak yine hatlarına devam ederler. Mahkeme kesinleşinceye kadar. Yürütmenin durdurma talebi red edilirse bizim geçici yetkili olanlar karar kesinleşinceye kadar geçici yetki belgesi çerçevesince uygulamaya devam edecekler. Karar bu anlamda onaylanırsa danıştay tarafından biz meclis olarak toplanacağız. Biz arkadaşların dediğini yaptık her zaman ama arkadaşlar bizden yakınıyorlar. Para kazanamıyoruz falan diyorlar. Para kazanamıyor musunuz, gelin o zaman Bilecik'in hakkı nedir? 90 minibüs. Arkadaşların da paraları neyse ödeyeceğiz. 90 tane ile ihaleye çıkacağız, o zaman 100-150 bin neyse Bilecik Belediyesi bunun ihalesini yapacak. Bunun uygulamasına da böylece devam edeceğiz.
Bu mahkeme M plakayı iptal edipte eskilere siz bu işi yapın diye bir şey değil. Arkadaşlar buradan dolayı yanılıyorlar. Öyle bir yetki yok öyle bir şey yok. Onlar fırsattan faydalanmak istiyorlar. Kendilerini de üzdüler, toplumu da sıkıntıya soktular.
Mahkemeyi kazandık falan diyorlar da bu mahkeme kararının iki tane önemli tespiti var. İhale yapmak zor değil. Mahkeme kesinleştiğinde bu arkadaşlara bedelleri ödenir yeni ihale yapılır belki de belediye 2 kat para kazanır. Ama önemli olan mahkemenin bu yetki belediyeye ait denmesidir ve eski minibüsçülerin kazanmış hakkı yoktur demesidir. Mahkeme bunu da oy birliği ile diyor. Danıştay da bunu tasdik edecek. Belki burada ihalenin iptali ama ihalede geçerlidir çıkma ihtimali de bana kalırsa çok yüksek" dedi.
Minibüsçülerin Avukatı Hüseyin Öztürk'ün "Hukukçu başkan hukuku katletti" sözüne de değinen Başkan Yağcı; "Arkadaşımızın tavrı ve tarzı. Herkes kendi karakterinin kendi seviyesinin gereğini yapar. Ben hukuki yönden verilen her karara saygı duyarım. Ak Parti'den de aday adayı olduğunu biliyordum. Aday olamadı, olamaz da. Bu anlamda olamaz da. Ama ifadeler şık değil. Bir hukukçunun kullanacağı lisan değil. O siyasetçi değil toplumu karıştırmak yönlendirmek noktasında olacak iş değil. Hukukçu hukuk dili ile konuşur. Ama o farklı uslüpları kullanıp minibüsçü esnafını yanlış yönlendiriyor." dedi.
Şehir içi ulaşımın belediyenin görevi olduğunu ifade eden Başkan Yağcı; "Kamu yararı var burada. Ulaşımı engellemek, kamu görevini engellemek demektir. Aynı zaman da 1-2 yıl arasında cezası var. Arkadaşlarımıza o kadar ifade ettik anlamıyorlar ama bu defa bu anlamda olan herkesle ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Kamu görevini yapanları o gün engellediler. Madem bir mutabakat sağlanmadı, toplum sağlığı açısından hukuki süreci beklemek dışında yapılacak bir şey yok. Şuan da da 86 minibüsle sistem tıkır tıkır işliyor. Hata yapanlara da ceza işlemlerimiz devam ediyor. Biz milleti mağdur etmeme konumundayız." dedi.
Anadolu Ajansı Muhabiri Ramazan Çay'ın Edebalı vadisi ile ilgili çalışmaların ne durumda olduğu sorusunu yanıtlayan Başkan Yağcı şöyle konuştu; "Hedeflerimizden birisi Edebalı vadisini canlandırmaktı. Eski tarihi Bilecik'i canlandırma projesiydi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı ile çok ciddi çalışmalar da yaptık. 7 kişilik ekip 18 ay boyunca burada çok ciddi bir proje ortaya koydu. Temel projenin prensibi şuydu. Buralar arkeolojik sit alanı. Arkeolojik sitte kazı yapmadan kentsel site dönüştürelim ve 4 tip Bilecik ev tipi oluşturuldu. Bu Safronbolu gibi o bölgede bir yapı adaları oluşsun ve Emirler Camii etrafında Karacalar Camii Süleyman Paşa Hamamının etrafında beşli onlu evler olsun. Bunlar hem günlük ihtiyaçların teşhir edildiği mekanlar olsun, hem böyle pansiyon tipi güzel mini tarihi semt olması için bir proje hazırlattık. Fakat kurul dedi ki buranın baştan arkeolojik kazısının yapılması lazım dedi. Arkeolojik kazı yapılmadan buranın derinliklerine girilmeden ben buranın kentsel sit dönüşümüne onay vermem dedi. Bu dediğimiz alanın arkeolojik kazısı ne kadar sürer dediğimizde 100 yıl sürer dediler. Bizim bu anlamda bu işe girmemiz mümkün değil." dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanı iken ilimizi ziyareti esnasında Edebalı Vadisi ile ilgili projeyi gösterdiklerini anlatan aşkan Yağcı; "Buralara yeni yapılar yapmak yerine mevcut zeminin bulunup burada yaşanan Yunan mezalimini bu anlamda yaşatılabilirse tarihe daha ibretlik bir vaka olunur noktasında ifadede bulundu. En sonunda biz buradaki camilerin olduğu yer hamamın olduğu yer belirgin yerleri vakıflara ait alanlar. Bu alanların zemini bulunup aralarına yollar yapılarak bir teşhir alanı şeklinde dönüştü. Arkeolojik kazı yapılarak buranın kentsel site dönüşümünü başaramadık. Oradaki gerekli onayları alamadık.
Vakıfların yapacağı proje ile bizim tasavvurumuz Edebalı Türbesi meydan düzenlemesi ve artık yönümüzü Edebalı türbesinden Hamsu köprüsüne kadar yukarı alanı programa aldık. Bildiğiniz gibi hamsu vadisi projesinin de ilk etabını yaptık. Orası inşallah bu yaz ayları içinde halkımızın tercih edeceği mekanlardan olacak. Belki oraya bir buz pateni pisti koyacağız. Bebka'dan gelen Osmanlı El Sanatları merkezinden gelen projenin bir tanesini oraya yapacağız. Kültür vadisi şekline getireceğiz, çocuk koyları olacak. Adrenalin parkları oluşacak ve önümüzdeki yıl Hamsu köprüsünden yürüyerek girerek Edebalı türbesine Orhangazi Camiine gidebilecekler. Dere ıslahı çalışmaları yapılıyor.
Edebalı Türbesi proje çalışması kuruldan geçti. Bu aylarda ihalesi yapılacak. Edebalı türbesi merdivenden başlanarak komple yenilenecek. Yürüyen merdiven, ışıklandırmalar yapılacak. Edebalı'ye giden 3 tane yol var. Bu yolları yenileyeceğiz. Türbe meydan yollarını yenileyeceğiz. Oradaki hemşerilerimize tekliflerde bulunarak çadırların arkasında bulunan evi kamulaştırarak orayı güzel bir müze vb iş mekanı yaparak biraz daha o alanı genişletmek istiyoruz. Orada bir abimiz var yıllarını orada geçirmiş orayı vermek istemiyor ama biz kendisine daire müstakil ev vermeyi makul şartlarda olmak şartıyla teklif ediyoruz. İnşallah uzlaşır ve orayı değerlendiririz." dedi.
Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mücahid Erdal'ın ilimize duble yoldan bağlanan bağlantı yollarıyla ilgili neler yapılacağı şeklindeki sorusunu yanıtlayan Başkan Yağcı şöyle konuştu; "Bilecik'in en önemli gündem maddesi bu konu. 3 yıldır derdim olan bir konu ama bu zamana kadar önemli adımlar atamadık. Konu başbakanımız dahil devlet tarafından bilinen bir konu. Şu aşamada yeni bölge müdürü gelmesiyle de bir aktif çalışma yapılamıyor.
Projeyi ilk gördüğümde de endişelerim vardı. 2009 seçimlerinde Ulaştırma Bakanımız geldiğinde de yeni bir bağlantı yolu yapmamız gerektiğini söylemiştim. Bana kendileri duble yolu bitirdikten sonra yaparız dediler. Duble yol bitince de biz hemen kendilerine gittik. Bir proje hazırlattık ve olumlu karşıladı. Daha sonra kendisi karayolları genel müdürüne telefon açtı Bilecik'e bağlantı yolu çalışması var bunun üzerinde durun dedi. Fakat bu zamana kadar bir aktif bir şey oluşmadı.
Genel müdürlüğümüz bunun mevcut yol kapsamında yapılmasının uygun olmayacağını yeni bir ihale ile daha şık olacağı görüşü oluştu. Çünkü bu 30-50 trilyon arasında olacak bir olay.
Bu bağlantı yolu Söğüt kavşağından bir 400 metre ileride Erenköy yol ayrımının olduğu noktalarda hatta biz bu o konuşmalardan aldığımız güvenle orada 300 dönümlük bir alanı da kamulaştırma alanı ilan ettik. Hedefimiz oraya bir kavşak konulması o kavşaktan çıkan yolun hızlı tren garına gelmesi, ordanda çıkarak Çoban Faik Çeşmesinin oradan TOKİ'yide saracak şekilde proje hazırladık. Ama şuana kadar biraz farklı sıkıntılarda oluştu. Yeni bölge müdürümüz de yeni bir çalışma başlattılar. O çerçevede devam ediyoruz. Geçen hafta yeni bakanımızla görüşecektik ama görüşemedik farklı işlerinden dolayı. Şehir planımızı bağlantı yoluna endeksli olarak yaptık. Bilecik'in gelişimi açısından da önemli bir konu." dedi. Yağcı konuşmasının devamında ise Vezirhan girişinden Küplü çıkışına kadar yollar genişleterek sıcak asfalt çalışması yapılacağını ifade etti.
Yazı İşleri Müdürü Erdal'ın Küçük Sanayi Sitesi önünde bulunan kavşakla ilgili sorusunu da cevaplayan Başkan Yağcı, yeni bir proje ürettiklerini anlatarak şöyle konuştu; "Kültür kongre merkezi yaptığımız yer var. Orada belediyeye ait arsalar var. Orta refuju sığınma gibi yaparak Kültür Kongre Merkezinin yanındaki yola oradan 2. nizamiyeye geçişleri hem de Bahçelievlere geçişleri sağlamak amacındayız. Ama orda bir çok alternatif denedik sorunlar çıktı. Ama bu konuda Karayolları ve Trafikle ilgili anlaşmaya vardık uygun denildi. Hem ekonomik hem de kullanım anlamında çok kullanışlı olacak.
İstanbul tarafından gelen trafik duramazsa diye endişeler var ama bunun da çözümü için çalışacağız. Fakat Hürriyet ve Bahçelievler Mahallelerini birleştirmek için bizim bütçelerimizde başka çözüm yok. Bu kazanımı daha kolay olan bir olay.Bu asfaltlama ile birlikte karayolları ile bu düzenlemeyi yapacağız." dedi.
Sakarya Gazetesi sahibi Şadi Erdal'ın; "Kültür ve Kongre Merkezi yapacağınız yer aynı kapalı pazar gibi dere yatağı. Kapalı pazarda yaşanan sıkıntılar orada da yaşanır mı? Kapalı Pazar'da bundan sonra sel yaşanır mı? Kapalı Pazar'da otopark sıkıntısı çözülecek mi? Hürriyet Mahallesinde kaldırım ve parke döşeme çalışmaları var. Bu çalışmalar yapılırken bütün sokaklar kazılıyor. Halbuki tek tek kazılsa sokaklar, vatandaşa da bir alternatif sokak bırakılsa daha iyi olur. Çalışmalarla ilgili bir çözüm düşünüyor musunuz?" sorularına Başkan Yağcı şu şekilde cevap verdi; " Her olayı kendi şartlarında değerlendirmek lazım. Tabi ki vatandaşımız çarşıya pazarın en yakın olması yönünde arzu ediyor. O noktada düşünüldüğünde merkez içinde en geniş alanı nerede bulabiliriz? Ne yapmak lazım? Pazar olacak yerin 20 dönüm 25 dönüm olması gerekiyor. Bizim burası 27 dönüm. Biz aynı zamanda her mahalleye bir imkan tanımak istiyoruz. Her mahallenin kendine özgü bir misyonu ve özelliği olsun. Yeni kurulan mahalleler varoş gibi olmasın. Pazarı olsun okulu olsun diye düşündük. Mesela SGK'yı Bahçelievlere, Kapalı Pazarı Hürriyet Mahallesine, okulları Beşiktaş Mahallesine koyduk. Şehircilik noktasında da önemsediğimiz bir olay. Bizim şartlarımız içinde 10 dönüm 20 dönüm alanlar olup da oralarda siz durun ben burayı kullanmayayım diyerek geçtiği başka bir alan yok. Yapılan pazar uygulamalarında düz ayak pazarların tercih edildiği, çok katlı pazarların tercih edilmediği vatandaş tarafından ön plana geldiğini düşünürsek biz şartlar içinde en uygun yerin bu alan olduğu noktasında kanaat oldu.
Bu yer kot olarak düşük bir yer. Ama biraz da şöyle düşünelim. Bilecik'te kapalı pazar yapma anlayışına sahip bir yönetim olmasaydı ve o gün o yağmur da vatandaşımızın tezgahı yağmurda olsaydı hiç kimsenin tezgahı önünde kalabilir miydi? Hiç kimse açıkta durabilir miydi? Hayır. Bunu da geçtik yaptık mı iyisini yapmak zorundayız ama biz kapalı pazarın altına 1300'lük hatlar koyduk. Bilecik'in yağmur kanal sistemi şu aşamada Pelitözü'ne kadar su dolsa dahil o kapalı pazarın üstündeki sistem onu tahliye edecek durumda. Ama şu aşamada geçen ki ilk sel felaketinde bizde tedbirsiz davrandık. O zaman Küçük sanayi sitesindeki yağmur kanallarından birisinin üzeri örtülmüş, devre dışı kalmış. Mazgalların üstü de kapalı olduğundan sizin oraya logar koymanızın da pek anlamı kalmıyor. Sıkıntımız ise karayolu çalışması var karayolu üzerindeki tüm mazgallar devre dışı, aynı şekilde mahallelerde yol çalışmaları var yağmur kanal hatlarının hiç biri aktif değil. Bugün ekstra bir yağmur olsa şu şartlar devam ettiği sürece buna ilişkin yeniden sıkıntı olabilir. Bizim sistemimiz normale döndüğünde yağmur kanal hatları açıldığında inşallah Bilecik'te kapalı pazarda böyle sıkıntı olacağını düşünmüyorum. Başka bölgelerde de sıkıntı olacağını sanmıyorum. Ekstra yeniden bir sistem düşünüyoruz. Yukarıdan bir bypass sistemi daha düşünüyoruz. Kapalı pazarın içine girmeden aşağı dereye atılacak bir sistem. Alttan 500 lük bir sistemle bypass sistemi yapılacak.
Kültür Kongre merkezi noktasında bazı arkadaşlarımız fotoğraf çekiyor, burası su doldu diyor. Yağmur yağıyor orası da çukur olunca su doluyor. Bu başka bir yerden gelen su değil ki. Buna ilişkin olarak gerekli etütler yapılıyor. Diğer yerlerden gelen yağmurlara ilişkin altta diğer mazgallar projede yer alıyor. Yani teknolojinin şartları ile doğadaki eksikleri gidermek zorundayız. Yoksa şehirlerde hizmeti üretecek mekan bulmakta zorluk çekiyoruz. Burda geçmişte idarecilik yapanlara bu şehrin geleceğini hesap etmediniz mi diye sormak lazım. Biz elimizde olanları kullanmak için çaba harcıyoruz. Mutlaka burada da eksik olanlar vardır ama bunları da telafi etmeye çalışıyoruz. Ama eldeki imkanlara bakmak lazım. Halkımıza vaat ettiğimiz Kültür Kongre Merkezi yeri Migros'un karşısındaki yerdi. Ama dedik ki Bilecik üniversite şehri oluyor. Bilecik'e bin metrelik kültür kongre merkezi ne işe yarar? Biz bunu büyütelim dedik projeyi büyüttük. 3 trilyona yapacağımı merkezi 10 trilyona çektik, 2400 m2'lik bir alana yaydık yaklaşık 15 bin m2lik kapalı alanı ile devasa Bilecik'in bugününü yarını karşılayacak bir proje yaptık." dedi. Kültür Kongre merkeziyle ilgili müteahhitler tarafından karşılıklı açılan davalar olduğunu ifade eden Başkan Yağcı; "Biz burayı 11.11.2011 de açmak istiyorduk. Normal şartlarda oranın kabası bitmesi lazım. Bu süreç kabayı bitirmemize izin vermedi. Gelecek müteahhidi de zorlayabildiğimiz kadar zorlayacağız şu anda 11.11.2011 yılında bitirmemiz çok zorlaştı. Bu itirazlar yasaların getirdiği bir şey. Para yatıran birisi ihaleye çok rahat itiraz edebiliyor. Bu süreci de bir itiraza cevap karar verilmesi 45 günü kapsıyor. Bu olayları aksatıyor." dedi. "Bundan sonra artık belediye olarak ihale süreçlerini en az 6 ay tutuyoruz" diyen Yağcı; "Planımızı böyle koyuyoruz. Bunu koymazsak bizi yanıltıyor iş. İtiraz edilmezse sıkıntı çıkmazsa tamam. Ama yeni dönem içinde kamu ihale yasasında da ciddi bir değişiklik yapılacak. Kamu ihale kurumu yargı gibi bir kurum. İktidar Belediye başkanı olarak kurula bir sirayet şansım yok." dedi.
Kapalı Pazardaki otopark sorununa da değinen Yağcı; "Kapalı pazardaki parkla ilgili kullanım noktasında biraz sıkıntılar var. Özellikle esnafımıza ayrılan parka araçlarını hepsi çekmiyorlar. Vatandaşımız pazarın mutlaka kapısı önünde inip orada işini bitirmek istiyor. Park etme sorunundan ziyade, pazarın önünde duraklama sorunu daha fazla. Yani esas sıkıntı orada bu. Eskiden vatandaş çarşıdan alıp tuhafiyeye yürüyordu oradan da Tepebaşı'ndaki arabasına kadar tekrar yürüyordu. Ama şimdi 50-60 metre gidemiyoruz. İsteniyor ki kapı önünden alınsın vatandaş. Aslında minibüsleri yukarıya koysak, 60-70 metre mesafeye tahammül edebilse iyi olacak. Ama biraz kullanımla kaynaklanan normal şartlarda o pazarın hacmine yetecek otopark alanımız var. Biraz onu kullandırtamıyoruz zabıta ve bizim eksikliğimiz var. Yavaş yavaş bu aşamaları da geçeceğiz. Bir sıkıntı var kabul ediyorum. Ama işin içinden çıkılmaz bir sorun olduğunu düşünmüyorum." dedi.