Tarpak Belediye Başkanı Mustafa Çotak, belediye başkanı sıfatı olmasa da Tarpak için çalışmalarına devam edeceğini söyledi.
Ahmet MEŞE
Nüfusu 2000'in altında kalarak, beldeliği düşürülen Tarpak Belediyesi önümüzdeki seçimlere katılamayacak. Tarpak'ta sadece muhtarlık seçimi yapılacak. Mevcut belediye başkanı Mustafa Çotak, 30 Mart'tan sonra düşecek olan belediye başkanlık sıfatı olmadan da Tarpak için çalışmalarına devam edeceğini belirtti. Hayata geçirmek istediği ve planladığı projeleri olduğunu kaydeden Çotak, bu projelerin hayata geçmesi için Tarpaklı bir vatandaş olarak girişimlerde bulunacağını bildirdi.
ÇALIŞMALARINI ANLATTI
Gazetemize gerçekleştirdiği ziyarette başkanlığı döneminde Tarpak’a yapılan çalışmalardan bahseden Çotak, Tarpak’ın beldeliğinin düşmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını söyledi. Tarpak’a yapılan hizmetlerde beldeliğin büyük önemi olduğunu dile getiren Çotak, Tarpak ile ilgili çok önemli çalışmalar yaptıklarının altını çizdi.
Tarpak’a gölet kazandırılması noktasında önemli gelişmelerin yaşandığını belirten Çotak şöyle devam etti:
“Göletle ilgili çalışmalar yaptım. Sulama bölgenin en önemli sorunuydu. Bu sorunu çözdük. Şu anda gölet etütlenen proje ihalesiyle birlikte yapıldı. Gölcük projesi kapsamında 23 Haziran’da doluyor. İnşallah bu sene inşaat ihalesi yapılarak oraya 51 metre yüksekliğinde baraj niteliğinde bir gölet yapılacak. Bunlar o bölgedeki sulamadaki elektrik masrafını tamamen ortadan kaldıracak.
Kapalı devre sulama sistemi olacak. Onun dışında bir baktık arazinin orman kadastrosu geçmiş, ters bir uygulama yapılmış. Araziler ormana geçmiş. Ama neticede kültür alanları kalmış. Bu seralan dediğimiz o kültür alanlarıyla ilgili kadastro çalışmasını da gerçekleştirdik. 1300 dönümlük kadastro işlemi bu sene gerçekleşti. Tapularını da vatandaşlarımıza verdik. Sonra Orman müdürlüğü ile iş birliği yaparak orman yolları, gölet yolları, tarımsal arazilerdeki yolları gerçekleştirdik.
AĞAÇLANDIRMA ÇALIŞMASI
Özel İdareyle iş birliği yaparak kirazlıkta yaptığımız yolu deredeki yolla bağladık, oralara orman yolunu dahil ettirdik onarıma soktuk. Netice itibarı ile ayrıca Orman Müdürlüğü ile ağaçlandırma noktasında özellikle ormanın 2B’nin tersi işlemi sonucunda orman arazisi olarak tescil edilen yazılan yerlerde ağaçlandırma çalışmasını Orman Bölge Müdürlüğüne bildirdik. 1500 kök ceviz ve badem ekildi. Onun dışında yöreye uygun ekşi nar olayını da orman ağaçlandırması içerisinde popülasyon yapacağız büyük ihtimalle. Çünkü onların şu anda köklendirme çalışmaları devam ediyor. Büyük ihtimalle de bir dahaki senenin içerisinde yaklaşık bin dönüm daha ağaçlandırma var burada. 3-5 sene sonra büyük ihtimalle yemyeşil bir bölge noktasına gelecek. Şu anda giden nüfus geri gelme noktasında. Çünkü mevcut arazi bölünmüş arazi, bölünmüş yollar vasıtasıyla küçülmüş ekonomik olmaktan çıkmış artık.
SERA PROJESİ
İnhisar Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yanında ayrıca bir sera projesi gerçekleştiriyoruz. Şu anda üniversitemizin yapmış olduğu çalışma ve bizim yapmış olduğumuz çalışmayla bağlantılı olarak ilerliyor. Bunlar yüksek seralar. Yaklaşık 3 metre, havalandırması üstten olan daha mükemmel kaynaklı sera değil de daha çok modüler sistem seralar bölgemize daha yeni yeni giriyor biraz pahalı ama vatandaşlarımız yararını daha sonra görecekler. Bunun uygulamasını yapıyoruz. Yine aynı şekilde paketleme tesisi onlara da kafa yorduk çok. Kuzey-güney aksında Sarıcabey-Nallahan yoluna paralel ikinci bir yolda Bilecik sınırına yakın bir yerden tünelli bir yol olarak Eskişehir’e 15 dakikalık bir yol yapılması konusunda bir ağırlığımız var ama bunları tabi zaman içerisinde gerçekleşecek şeyler.
ESKİŞEHİR’İN YAZINI DOKUZ AYA ÇIKARTMA PROJESİ
Bursa-Ankara otoban yolu projesi belli oldu. Bu proje dahilinde uygun bir yerden giriş yapıp ta 3km'lik bir tünel ile yapılırsa "Eskişehir’in yazını dokuz aya çıkartma" projesi olarak değerlendiriyoruz biz. Bunun neticesinde Eskişehir’den Sakarya deresine 15-20 dk'lık bir yolla vatandaşların artık mesire alanı olacak burası, hobi bahçeleri oluşturacak, işte oradaki canlılık kendiliğinden artacak. Eskişehir canlandıracak orayı.
TURİZM PROJESİ
3. bir projemiz var en önemli projemiz. Benim düşündüğüm projelerden bir tanesi Bolu, Abant, Gölcük'den başlamak üzere Mudurnu, Göynük, Taraklı, Nallahan, Beypazarı, Ayaş konaklama. Dönüş; Beypazarı, Nallahan, Sarıcakaya, Sakarya vadisi, Söğüt yine konaklama Osmanlı tarihi ve Osmanlı kültürü üzerine. Dursun Fakıh, Şeyh Edebali türbeleri üzerine Bilecik bu konaklamanın içerisinde. Sonra Vezirhan, Osmaneli, İznik yani bunun sonucunda yine konaklamalı Bursa. Böyle bir turizm güzergahını paylaşacağım nasip olursa eğer. Bu çalışmada ne yapabiliriz 2023 hedeflerine neyi koyabiliriz. Bölgeyi turizm yolu ile kalkındırma yani kültür, tarih ve doğa turizmi üzerine bir proje geliştirip bu projeyi eğer hayata geçirebilirsek 2023 yılına kadar. Bunun içinde Türsab olacak, Bölgesel kalkınma ajansı olacak, Turizm müdürlükleri olacak, Karayolları olacak, yerel yönetimler olacak. Böyle bir çalışmanın içerisinde bölge parçalanmış küçük araziye sahip olduğu için ve bu doğal güzellikleri ve tarihi ağırlığı da fazla olduğu için bölgenin ekonomik olarak canlanması bu yoldan geçer diye düşünüyorum.
BÖLEGEDE 30 MİLYON İNSAN
Çünkü biz otuz milyon nüfusun içerisinde yaşıyoruz. Otuz milyon insan var bölgemizde. Otuz milyonluk nüfusun içerisinde üç günlük dört günlük programlar halinde insanları bu bölgede aradığı özellikleri koyabilirsek insanlar buralara gelir ve turizm gelişir. Hafta içi stresini atmak için insanları bu ortama sokarsan hem tarihini yaşamış olur hem kültürünü yaşatmış olur, hem de bu arada doğal güzellikleri görmüş olur ve en önemlisi de stersini gidermiş olur. Çok yüksek pahalı ücretler yapmayacaksın buraları. Yani bugün Beypazarı’ndaki kültürü, Osmaneli’ndeki kültürü Söğütteki kültürü, Sakarya vadisindeki doğal güzelliği, Bolu'nun o güzelim göletlerini, doğasını, tarihini bir arada yaşamak çok önemli. Üstüne Ayaş ve Kızılcahamam kaplıcalarını koyuyorsun. Ve gerçekten benim en çok üzerinde durduğum konulardan bir tanesi bu ama bununla ilgili daha henüz bir sinerji oluşturamadık.
BELEDİYE KAPANSA DA ÇALIŞACAĞIM
Belediye kapansa da ben bununla ilgili çalışmalarımı yapacağım. Akademik olarak yüksek lisans yaptım. Ben kendi özel çalışmam olarak değerlendiririm bunu. Kendi özel çalışmam olarak ilgili kuruluşlarla irtibatta bulunurum. Bizim amacımız kuruluşları harekete geçirmek. Belediye olarak değil. Bu yaptığımız vatandaş bazında yapılması gereken bir çalışma olarak görüyorum ben artık bundan sonraki aşamayı. Bu tür çalışmalarla ilgili gerekli noktalarda gerekli kişilerle görüşerek bu işin yapılması noktasında elimden gelen gayreti göstereceğim. İnşallah fırsat bulurum. Bu önemli bir şey ve ben Söğüt'ü senede bir günü hatırlanır olmaktan çıkarıp senenin her noktasında hatırlanır olma noktasına getireceksin.
İNSAN OSMANLI’YI YAŞAYACAK
Neden Söğüt’te bir kültür, tarih alanı yok diyorum ben. Olması lazım yani Söğüt’ün o bölgesinin hatta o anatolia seramiği veya o Meslek Yüksek Okulu olduğu alanı oraları bana göre tarih noktasında değerlendirmek lazım. Askeriyeyi mesela o alan ileride küçük gelecek oraya. Sen oraya bir panaromik müze koyacaksın veya Minia Osmanlıyı koyacaksın. Yani bütün bu Osmanlı eserlerinin tanıtımı diye yapacaksın. Vatandaşa geldiği zaman Osmanlı ve Osmanlıyı yaşatacak şeyleri koyacaksın. Osmanlıyı yaşayacak insan. Yalnız Söğüt derken; Söğüt’ü, Küre’yi ve Bilecik’i bir bütün olarak kapsayacak artık. Dursun Fakıh’a kadar olan bir bölüm var orada. Burası bir turizm bölgesi olarak ilan edilmiş olsa ve turizmle ilgili alt yapıyı yapsan gayet güzel olur.
ORGANİZE SERA BÖLGESİ
Sakarya deresine yapılacak en önemli şeylerden bir tanesi bölgesel hal, ikincisi de organize sera bölgesi. Organize tarım bölgesi değil yalnız organize sera bölgesi. Bunun içinde en uygun yerlerden bir tanesi de İnhisar bölgesi. Bölge hem Sarıcakaya’yı kapsıyor hem bu tarafı kapsıyor tam orta yerde. Bir bölgesel hal kuracaksın halin içerisine hal kanununa uygun paketleme tesisi, soğuk hava tesisi, ilaçlama laboratuvarı, toprak analiz laboratuvarı bir sürü şeyler oluyor zaten. Bu hal orada kurulduğunda orda üretilen ürünlerdeki bedelde bögede ki yönetimlere gelir parası. Bu yok şu anda. Bu kimle yapılabilir oradaki yerel yönetim, Özel idare, Tarım İl Müdürlükleri kanalı ile yapılabilir ki yapılması lazım. İkincisi organize sera bölgesi daha nitelikli seraların oraya gelebilmesi ve alt yapısının oluşturulabilmesi için hem o parçalı arazilerin daha düzgün ve uygun bir imar yapılarak yapılabilirse o zaman DSİ'ye düşen işleri DSİ.
Bence işleri büyük düşünerek bu noktaya getirmemiz lazım. Biz hep böyle küçük kaldık ikinci planda kaldık. Ama sesimizi duyurmaya çalıştık. Duyurduğumuz yerde kalıyor. Bunun için arkanda güç olması gerekiyor” dedi.