İsmet CEP
Bozüyük’te Belediye Başkanı Ahmet Berberoğlu’nun görevden alınmasıyla başlayan hareketlilik karşılıklı açıklamalarla devam ediyor. Gündüz Ahmet Berberoğlu’nun düzenlediği basın açıklamasının ardından akşam saatlerinde de Milletvekili Fahrettin Poyraz bir açıklama yaptı. Fahrettin Poyraz bundan sonra ki süreçle ilgili olarak,”Berberoğlu’nun duasının kabulünü yaşayacağını” söyledi. Poyraz, Berberoğlu’nun ben eğer yolsuzluk yapmış olsaydım, hırsızlık yapmış olsaydım, namussuzluk yapmış olsaydım yukarı da Allah var. Cenab-ı Allah beni bu millete rezil rüsva eder diyerek yaptığı açıklamayı hatırlatarak “Başkan’ın duası kabul olacak” dedi. Ayrıca Berberoğlu’nun şahsı ile alakalı iddiaları ile ilgili olarak da “çıksın ispat etsin milletvekilliğini bırakırım” dedi. Berberoğlu’nun görevden alınmasıyla ilgili de süreç hakkında bilgiler verdi.
Poyraz açıklamasında, “Bozüyük Belediyesinde iddia edilen bir takım hususlarla ilgili olarak gerek Valilik gerek Cumhuriyet Savcılığı gerekse İç İşleri Bakanlığına ve tabi ki il teşkilatı ve genel merkezimize iletilen yazılı dilekçeler üzerine farklı yönleriyle inceleme ve soruşturmalar başlatılmıştı. Bunların bir tanesi Valilik tarafından yapıldı. Bir tanesi İç İşleri Bakanlığı tarafından yapıldı. Bir diğer boyutu da parti tarafından yapıldı. İç İşleri Bakanlığından ilk gelen kontrolör arkadaşımız sayın başkan ve bir kısım arkadaşlarla ilgili 5 konuyla ilgili olarak savcılığa bildirimde bulunulması ve dava açılması noktasında Bakanlığa teklifte bulundu. Bakan beyde bunu onayladı. Şu anda bu konu ilgililerin açığa alınan belediye başkanı ve diğer arkadaşlarımızın Danıştay’a itiraz aşamasında. Sayın Başkan ve bir kısım yetkili yetkisiz arkadaşların yaptıkları açıklamalarda kendileriyle ilgili herhangi bir incelemenin olmadığını defaatle söylüyorlar. Öncelikle bunu söyleyeyim. Arkasından 2 tane kontrolör arkadaşımız geldi. Bu iki kontrolör arkadaşımız da sayın başkanla ilgili olarak da doğrudan doğruya Cumhuriyet Savcılığı tarafından bir soruşturma başlatılması gerektiği düşüncesiyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundular. Bu arada tabiî ki bizim genel merkezimizin yürüttüğü Konya Milletvekilimiz Mustafa Baloğlu’nun yürüterek hazırladığı rapor merkez yürütme kurulunda görüşüldü. Sayın Başbakanımız bilgilendirildi. 2 hafta öncede bu karara bağlanarak tedbirli olarak ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevki gerçekleştirildi. Bu süreci bu şekilde yaşadık.
“Süreçte yaşanılanlar söylediklerimizi doğruladı”
Cumhuriyet savcılığına doğrudan doğruya suç duyurusunda bulunan 2 mali değerler kontrolörü aynı zamanda da soruşturmanın selameti açısından sağlıklı yürümesi açısından Belediye Başkanının açığa alınması teklifinde bulundu. Bu teklife bağlı olarak da İç İşleri Bakanlığı da Bozüyük Belediye Başkanını kanunun kendine verdiği yetki kapsamında açığa aldı. Yerine de bildiğiniz gibi belediye de ki meclis başkan vekili arkadaşımız Mehmet Doğan Tunç vekalet ediyor. Burada yeri gelmişken şunu da söyleyeyim. Ben Bilecik’te 10 yılı aşkın bir süredir milletvekilliği yapıyorum. Burada halkımızın karşısına çıkıp konuştuğumuz zaman bilerek hiçbir zaman aldatıcı beyanda bulunmadım. Bugüne kadar ne söylediysek sözümüzün arkasında durduk ve gerçekleri halkımızla paylaşmaya çalıştık. Fakat bir takım arkadaşlarımız kamuoyuna bir takım yalan yanlış bilgilendirmelerde bulunarak bizim söylediklerimizin yanlış olduğu ve yalan söylediğimiz noktasında iddiada bulundular. Bu söylenenler basına da yansıdı. Fakat bu süreçte yaşanılanlar bizim söylediklerimizin doğru olduğunu ortaya çıkardı. Kendileri hakkında böyle bir ihraç kararının alınmadığı böyle bir olayın olmadığı, genel merkez de böyle bir soruşturmanın yapılmadığı ifadeleri vardı. Bugün bu noktada genel merkezimizin bizim söylediğimiz, isim vererek açıkladığımız gibi bir soruşturmanın olduğu ve buna bağlı olarak da merkez yürütme kurulumuzda kesin ihraç talebiyle bir kararın olduğu ortaya çıktı. Biz bugüne kadar bilmediğimiz konuları bilmiyoruz dedik. Ama bildiğimiz konular noktasında da doğru ve dürüst olarak aklımızın erdiği gücümüzün yettiği kadar da tutarlı davranmaya çalıştık.
“Ateş bacayı sardıktan sonra…”
Bugün nihayet belediye başkanı bir açıklama yapmış. Ateş bacayı sardıktan sonra inisiyatif kullanarak yetkisiz kişileri kamuoyunun karşısına çıkartmak yerine bizzat kendisi kamuoyunun karşısına çıkmış ve kendisinin bir komplo ile karşı karşıya olduğu iddiasında bulunmuş. Açıkçası ben bu başkanın hezeyanlarına tek tek cevap verecek değilim. Ama artık suçluluk psikolojisi içinde kaçacak yeri olmayan köşeye sıkışmış bir kedi misali sağa sola çamur atarak suçlayarak savunma yapma kolaycılığından da kurtulması lazım. Ben ısrarla söylüyorum. Bir süreç var ve bu hukuki bir süreç. Herkesin bu süreci sabırla takip etmesi gerekir dememe rağmen sayın belediye başkanı da sağı solu suçlayarak kendi suçluluğunu örtme gayreti içinde olduğunu görüyorum.
“Etrafım da ne var ne yok herkesi fişlemişler”
Dün akşam arkadaşlar telefon ettiler bizim anlayamadığımız bir takım belgeler var. Vaktiniz varsa belediyeye kadar uğrayabilir misiniz dediler. Bende şu anda ki tek yetkili olan belediye başkan vekili arkadaşımızın isteği üzerine belediyeye çıktığımda karşılaştığım manzara beni şaşırtmadı desem yalan olur. Arkadaşlar açığa alınmayacaklarından o kadar eminler ki o kadar pervasız ve rahat hareket etmişler. Başta ben olmak üzere masanın üzerinde şahsım ve çevrem ile ilgili bir takım bilgi notları, benim danışmanım ile ilgili bir dosya, belediye meclis üyeleri arkadaşlarımızın her biri ile ilgili özel çalışılmış dosyalar ve AK Parti ilçe teşkilatımız ile ilgili özel çalışılmış dosyalar var. Yani belediye işi gücü bırakmış son 1-1,5 aydır beni ve etrafımda kileri bizim AK Parti ilçe teşkilatında ki yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızı, belediye meclis üyesi arkadaşlarımızı ne var ne yok fişlemişler. Gördüğüm bu tablo karşısında arkadaşlara talimatım şu oldu. Hiçbir şeye dokunmayın. Sonuçta buradakilerin hepsi bir belge delil niteliğindedir. Konuyu ertesi gün sabah arkadaşlarımız savcılığa ilettiler. Sayın Başsavcımızın talimatıyla da bu ihbara bağlı olarak da emniyette ki arkadaşlarımız burada ki belgelere el koydular.
“Bilecik’te böyle bir olayla ilk defa karşılaşıyorum”
Ben özellikle buradan Bozüyük’te ki ve Bilecik’te ki hemşerilerime sesleniyorum. Şöyle bir belediye düşünün. Siz bu belediye başkanını sağda solda insanları fişleyin diye mi seçtiniz. Ben 10 yıldır milletvekiliyim Bilecik’te böyle bir olayla ilk defa karşılaşıyorum. İstihbaratın emniyetin fişlemesini zaman zaman kamuoyunda tartıştık. Ama bir belediyenin özel hayatın mahremiyetini ihlal ederek milletvekilinden başlamak üzere danışmanını, meclis üyelerini, ilçe yönetim kurulu üyelerini niye fişler. Geçenlerde AK Parti yönetim kurulun üyesi arkadaşımız istifa etti. Yani ben şaşırdım akşam arkadaşımızla ilgili şöyle kalın bir dosya var. Dosyanın üzerin de de AK Parti ilçe teşkilatında bulunması gereken istifa dilekçesinin bir örneği var. Yani istifa dilekçesinin bir örneği onun dosyasında neden yer alır. Belli ki bu arkadaşlarımız kendilerinin yanlışlarını hatalarını örtmek AK Parti teşkilatı ve belediye meclis üyelerini kontrol altında tutmak, onları yönlendirmek, korkutmak ve şantaj yapmak üzere hazırlamışlar. Zaten biz bu anlamda da bugün suç duyurusunda bulunduk.
“Bu yolsuzluklar yapılırken sen ne yapıyordun”
Belediye Başkanı bugün çıkıp işte o belediye meclis üyesi arkadaşlarımızın suç dosyaları diyor. Ben şunu sormak istiyorum. Değerli arkadaşlar, değerli vatandaşlarımızın şunu görmesi lazım. Bu arkadaşımız 3 defa belediye başkanı oldu. 13 yıldır burada belediye başkanı. Yani 13 yıldır bunlar olmuyordu da son 1 ayda mı ortaya çıktı. Peki bu yolsuzluklar yapılırken sayın belediye başkanı ne yapıyordu? Neredeydi? Neden Belediye Başkanlığı görevini yapmadı? Burada kendi ayıplarını kendi kusurlarını örtmek için üzerine gelen soruşturmalara engel olmak için AK Parti teşkilatı ve belediye meclis üyeleri ve bulabilselerdi doğrudan doğruya benim şahsıma karşılık bir çalışma içerisinde oldukları apaçık ortadadır. Allah’a şükür veremeyecek hesabımız yok. Bugün açıklama yapılırken orada bir takım iddialarda bulunmuşlar.
“Çıksın ispat etsin Milletvekilliğini bırakırım”
Neymiş efendim Ramazan eğlencelerinde milletvekilinin hangi arkadaşına gidildi. Ben açıkça ispata davet ediyorum. Benim İstanbul da şu anda milletvekili olmadan önce ve olduktan sonra böyle organizasyon işi ile uğraşan bir tane arkadaşım yok. Olmayan bir arkadaşıma iş mi tavsiye edeceğim. Kime iş ver dittireceğim. Kendisi belediye başkanıydı, çıksın söylesin. Desin ki şu kişidir. Şu firmadır. Milletvekili ile şöyle bir ilgisi vardır desin. Ya açıkça söyleyeyim ben bu işi yapacak olsam, niyeti bozmuş olsam Bozüyük’te buna kadar onlarca iş yapılmış. Biz Bilecik’te eski rakamla söylüyorum 5 katrilyonun üzerinde yatırım yaptık. Ben şimdi 10 yıldır milletvekilliği yapıp 5 katrilyonluk yatırım yapacağım. Bugüne kadar hiçbir yerde hakkımda şahsımla ilgili bir iddia ortaya konmamışken bugün hakkınca onlarca iddia ortaya atılan hakkında soruşturmalar açılmış bir kişi çıkıp bana diyor ki İstanbul da ki vekilin yakın arkadaşı kim. Yok diyorum. İspat etsin. Yani bugün İstanbul da kimse o benim yakın arkadaşım kimmiş çıksın ispat etsin ben milletvekilliğini bırakırım. Bugüne kadar biz dürüstlüğümüzle namusumuzla geldik. Yani kendi yanlışlıklarını çamur at izi kalsın şeklinde bize yamamaya kalkmasın.
“Başkan battıkça batıyor”
Açıkçası Başkan battıkça batıyor. Yani bugün hızını alamamış devletin valisine laf atmış. Valiye laf attılar. Geçen gelen müfettişin yanlı olduğu hakkında suç duyurusunda bulundular. Ankara dan gelen kontrolör arkadaşımızın yanlı olduğuna dair suç duyurusunda bulundular. Ya kusura bakmasın ama devletin müfettişleri yanlış gidiyor. Devletin Valisi yanlış gidiyor. Devletin Vekili yanlış gidiyor. Devletin Kaymakamı yanlış gidiyor da bir tek Berberoğlu mu doğru gidiyor?
Belediye Başkanı bu anlamda biraz daha sakin olması gerekiyor. Burada yanlışlık varsa hukuk çerçevesinde düzeltilmesi gerekiyor. Biz daha konuşmuyoruz. Konuşacak o kadar çok şey var ki; Aklıma gelmişken söyleyeyim dün akşam orada bir şey dikkatimi çekti. Belediye de öyle bir tertibat kurulmuş ki belediye de ki bütün konuşmalar arkadaşlar tarafından dinlenip kaydediliyor. Ayrıca sağda solda Jammerlar dinleme aletleri var. Ben Bozüyük’te bir vatandaş olarak belediye başkanının makamına geliyorsam belediye başkanına kendi derdimi anlatıyorsam, aramızda bir mahremiyet varsa, sen belediye başkanısın bunlara ne gerek var ya. Bunların hepsi savcılık kayıtlarında vatandaşlarımız da bilsin.
Karşımızda ki sıradan bir olay değil. Ben bunun için bu işin ısrarla hukuk çerçevesinde gitmesi noktasında mücadele verdim. Benim kişiliğim, tavrım ve partide ki yerim belli. Ben bugüne kadar gidip sayın Başbakanımıza veya bir başka parti yetkilisine bu beyefendiyi muhatap alarak ya o ya ben noktasında öyle bir şeyim olmaz. Kaldı ki bu konuda sayın Başbakanımızın da böyle bir durumda bir tercihte bulunması bile düşünülemez. Ben Bilecik tarihinde üst üste 3 defa milletvekili adayı gösterilen ve seçilen tek adamım. Dolayısıyla Berberoğlu 2 yıl evvel partiye gelip de benimle aşık atmaya kalkmasın. Benim bugüne kadar ya o ya ben noktasında asla bir tavrım olmamıştır. Bizim sadece ve sadece net tavrımız hakkın hukukun ortaya konması noktasındadır.
“Başbakanıma ve bakanıma karşı bu arkadaşımıza kefil olmaktan dolayı da mahcubiyet duyuyorum”
Sayın Berberoğlu’nun AK Partiye geçmesi noktasında muvafakat veren benim. Yani bir başka milletvekili arkadaşımızın ricacı olması sırasında orada belli noktalarda şartlar koşanda benim. Başkan yardımcını, danışmanını, şunu değiştireceksin, bunu değiştireceksin diyen de benim. Şu anda Bozüyük’e hizmet üretme anlamında iyi niyetle yola çıktığımız bu nokta da Bozüyük’e hizmet edememekten ve partiye karşı da yukarıda bugüne kadar canla başla çalışan sayın Başbakanıma ve bakanıma karşı bu arkadaşımıza kefil olmaktan dolayı da mahcubiyet duyan yine benim.
“Başkan’ın duası kabul olacak”
Başkan bundan sonra kendi duasının kabulünün sonuçlarını yaşayacak. Kendisi şunu söyledi. “Ben eğer yolsuzluk yapmış olsaydım, hırsızlık yapmış olsaydım, namussuzluk yapmış olsaydım yukarı da Allah var. Cenab-ı Allah beni bu millete rezil rüsva eder diye açıklama yapmıştı. Çok büyük bir laf. Ben Cenab-ı Allah’ın adaletinin tecelli edeceğine inanıyorum. Sayın belediye başkanının Cenab-ı Allah’ın adaleti göreceği kanaatindeyim. Bozüyük halkı sayın belediye başkanının ne kadar dürüst çalıştığını, ne kadar namuslu olduğunu, Bozüyük belediyesinde bu işlerin nasıl yapıldığını çok iyi biliyor. Dolayısıyla bu yapılan işlere Allah’ü Tealayı şahit tutmak kadar büyük bir iddia da bulunan kişinin sonunun ne olacağını da inşallah hep birlikte göreceğiz.”dedi.
Bundan sonra belediye fişleme değil belediyecilik yapacak. Bizde bunun ısrarlı takipçisi olacağız. Belediye Başkanı kim olursa olsun, bu bizim milletimize taahhüdümüzdür. Burada namuslu ve dürüst olarak kim çalışacaksa onun emrinde onun kölesi oluruz. Ama kim ki vatandaşın hakkını hukukunu çiğneme noktasında kendisinde bir hak ve imtiyaz görürse de o kişinin karşısında gücümüzün sonuna kadar da mücadele edeceğimizi herkesin bilmesini istiyoruz” dedi.