Bilecik Halk Röportajı-1: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi-l-1-sayfa_id-666-id-207143
Bilecik Halk Röportajı-2: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_belediye_calismalarindan_memnun_musunuz_bilecikliler_neler_dedi_quot2quot-l-1-sayfa_id-666-id-207450
Bilecik Halk Röportajı-3: https://www.bilecikhaber.com.tr/haberler_bilecik_belediyesinin_calismalarindan_memnun_musunuz-l-1-sayfa_id-666-id-208630
S.CAN: Bir diğer konu ise otogar sorunu. Şuan ki eski otogar Bilecik'in ihtiyaçlarını karşılayacak durumda değil. Yeni otogar ihalesi de yapıldı. Bunlarla ilgili haberlerde yaptık. Yeni otogarın ne zaman yapılacağı, ihalesinin ne durumda olduğuyla ilgili bilgi verebilir misiniz?
Otogar tabi, Bilecik'in mevcut otogarı günümüz ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak. artık kasabalarda bile böyle otogarlar yok. Bu o dönemlerde yapanlardan da Allah razı olsun. Bilecik'in 20yıl önceki şartları içerisinde ihtiyacı gidermiş. Fakat o otogarı bile biz geldikten sonra, 2004'ten sonra az önc söylediğim gibi birçok ilaveler yaptık. Biz geldikten sonra 8 adet yazıhane ilave ettik. Önündeki kafeteryaları yaptık. Lovabolarını, tuvaletlerini, mescidine varıncaya kadar yeniledik. Alt yapsını, üst yapısını hallettik. Bugün ki hale kadar getirdik ama bugün Bilecik'in ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değil. Kaldı ki, çevre yolu geçtikten sonra da artık gelen öğrenci kardeşlerimizi mağdur ettiğimizin de farkındayız.
Onun için yapılacak otogarın çevre yolu üzerinde olması lazım ve çevre yolundan da Bilecik'e bir bağlantı olması gerekiyor. Bu noktada da kamuoyu çok iyi bilir. yaklaşık 3 yıldır bağlantı yolunun olması hususun da mücadele veriyoruz. Şuana kadar bağlantı yolu noktasın da ilerleme sağlayamadık ama bağlantı yolunun ilk aşaması olan otogara giriş noktasında ki kavşak yaptırmayı başardık. Oraya yeni yapılacak otogarın önüne İstanbul tarafından gelenlerin de, Eskişehir tarafından gelenlerin de rahatça girecekleri bir kavşak yapıldı.
O kavşak yapılmadığı için de, otogar ihalesini bu zamana kadar yapamadık. Çünkü olur ya kavşak yapılması gerekirse bizde otogarı erken bitirirsek bu defada yolu olmayan bir noktaya otogar yapmş gibi bir ithamla karşılaşabilirdik. Onun için otogar projemiz bizim öncelikli projelerimizden biri olmasına rağmen genel idare tarafından kavşak projesi geç yapıldığı için onu bekleme durumunda ve konumunda kaldık.
Geçenlerde otogar ihalemizi yaptık. Değişik teklifler verildi. İhale komisyonumuz yapmış olduğu incelemelerde bu noktalarda teklif verenlere ilişkin olarak, düşük teklif verenlerin eksiklikleri varmış bunu görmüşler. Yüksek teklif ile aralarında çok fark olduğunda rekabet koşulları oluşmadığı düşüncesiyle ihale Kamu İhale Kurumu tarafından fesedildi. Bu anlamda da yeniden yapımı noktasında arkadaşlarımız çalışıyorlar. Önümüzde ki günlerde otogar alanına ilişkin ihalemiz yapılacak ve o ihale çerçevesinde de İnşallah biz 2014'ün sonunda olmasa bile 2015'in ortalarına doğru otogarımızı şehrimize kazandıracağız. Oradan da hem şehrimizin vizyonu açısından çok önemli bir çalışma olacak. Bakın bugün tüm otogarın araçlarla birlikte alanı 4.700-5.000 m2 civarı. Bizim yapacağımız sadece kapalı alanı 7.500m2. Otogar alanımız 50bin m2. Elli dönüm. Dolayısıyla ufkumuza bakın. Biz sadece 50 dönümlük yerde almıyoruz. Otogarın olduğu yerde 300 dönümlük yer kamulaştırdık. Geleceğe yönelik olarak diğer projelerin de alış veriş merkezi, küçük sanayi gibi tesisler için de oralarda hareket alanı bıraktık. Şehrin bu anlamda önünü açtık. Otogar projesi de bu noktada önümüzde öncelikli yapacağımız, bitireceğimiz projelerden birisine başladık zaten. herşeyiyle tamam. Diyorum ya bazen şansızlıklar oluyor. İdari, hukuki belirgin şeyler oluyor. Bu gelişmeden yapmadan görme şansımız olmuyor. Eğer yapılmış olsaydı şuan da yer eslimi yapılıp çalışmaların başlaması lazımdı. Fakat ihalede belirgin sıkıntılar oluştu. Önümüzde ki dönemde inşallah o ihaleyi sağlıklı bir şekilde yapıp, otogarımızı da hızlı bir şekilde yapmaya devam edeceğiz. Çünkü çok uzun sürecek birşey değil. Zannersem bir yıl içinde iyi bir çalışma ile bitebilecek bir proje.
CAN: Bilecik’in bir başka konusu da Bilecik’in marka şehir olması yolunda marka değerleriyle Bilecik konulu iki toplantı yapmıştınız. Daha sonra Bilecik bezi ve kayı arması için belediyenin patent başvuruları oldu. Bunlarla ilgili haberlerde yapıldı. Bilecik’in marka değerlerinin tanıtılması noktasında neler yapılmalı?
YAĞCI: Tabi yani gerçekten marka değerleri çok önemli önce şehir markasının olması ve şehir markasının içerisinde de güçlendirecek bu noktada değerlerin olması lazım. Bizim yapmış olduğumuz iki toplantıda, sempozyum da ortaya çıkan değerlerimiz bu noktada tarihi değerlerimiz ön plana çıkıyordu buna ilişkin olarak ve bu konuda da biz o toplantıdan çıkan sonuç çerçevesinde de belediye başkanlığı olarak ciddi çalışmalar yapıyoruz. Yani Bilecik taşı mermer, toprağı seramik, yaprağı ipek diyoruz. Bilecik bezi geçmiş dönemlerde bizim çocukluğumuzda da annelerimizin yapmış olduğu dokumalar önemliydi ama bugün unutulmuş bir vaziyette. Biz Bilecik bezinin konseptini oluşturduk. Bu anlamda Osmanlı el sanatları üretim merkezini kurduk. Güzel bir şey yaptık ve buraya 15 tane tezgah aldık bu tezgahta Halk Eğitim Merkezimiz ile iş birliği içerisinde kursiyerler yetiştirdik ve Bilecik bezini belirgin standartlarda dokumaya başladık. Dokuduktan sonrada patent enstitüsüne bunlara müracaat ederek bugün Bilecik bezi nitelikleri şartları itibari ile Bilecik Belediyesi tarafından patenti resmen alınmış durumda. Yine Kayı Boyu işareti çok önemli ve gerçekten en önemli burada da Osmanlı’nın ilk başları kurulduğu ilk yer belediyesi olarak bu işaretin torunu olarak torunları olarak bunu hakkedenin biz olduğunu düşünüyoruz. Buna ilişkin müracaatımızı yaptık. İlk aşama kabul edildi. Şu anda askı süresi içerisinde. Bugünlerde de bitmesi lazım. Kayı boyu işaretini de resmen tescili Bilecik Belediyesi adına yapılacak. Bu gerçekten prestij anlamında çok önemli bir şey. Bunları topladığımızda patentle ilgili çalışmalarımızı diğer anlamda topladığımızda gelecek noktasında ciddi referanslarımız olacak. Ciddi imkanlarımız olacak. Biz bunları niye yapıyoruz? Şimdi hiçbir şeyin gelecek zaman dilimi içerisinde turizmi hedeflediğimiz için ve şehrin tanıtımını ön planda tuttuğumuz için şehre gelen insanlar öncelikle bu şehrin nerelerinde gezilmesi gerektiğini iyi bilmeleri lazım. Bu şehirde nelerin yenilmesi gerektiğini, nelerin alınması gerektiğini, Bilecik’ten ne alırsak Bilecik’e özgü hediye götürebiliriz. Bu gelecek bir ziyaretçinin bir misafirin bir turistin algısıyla bunları değerlendirmek istiyoruz. Ama onu oluşturmadan önce Bilecik’e insanları getirmek için ne yapmamız lazım? Bakın biz bunları sadece seçim öncesi yapıp sonra unutan insanlardan değiliz. Biz bunu Bilecik Belediyeler birliği olarak Bilecik’in turizm ve tarih değerleri envanterini kalkınma ajansı aracılığıyla 4 yıl öncesinden yaptırdık. Buna ilişkin koskoca bir kitap oluşturduk. Sadece Bilecik merkezin değil. İlçeleriyle beldeleriyle birlikte turizm envanterini oluşturduk. Şimdi Bilecik’in bu anlamda kalkınma ajansına Bilecik Belediyeler birliği olarak bu dönem başka bir şey yapıyorduk. Bilecik’in bu oluşan değerlerinin tanıtımı noktasında bir proje hazırladık ve bu kalkınma ajansından buna ilişkinde hibe aldık. Şu anda Bilecik’in her noktasının tanıtıldığı turizm rehberlerine girecek turizmde turizm şehri algısını oluşturacağı ayrıcalıklı şehirler konumunda o algının oluşacağı çalışmalar yapıyoruz. Göreceksiniz önümüzde ki şubat aylarında bunu şeylerini göreceksiniz. İzlerini göreceksiniz. Ulusal medya kuruluşları da ülkenin değişik noktalarında bu anlamda reklamlarını göreceksiniz. Bu şeylerde ama siz bunları yaptığınızda bu algı oluştuğunda insanlar Bilecik ‘e geldiğinde Bilecik’te marka değeri olan yemekleri marka değeri olan sunumları marka değeri olan hediyeleri göremezlerse ayrıcalıkları göremezlerse o zaman hayal kırıklığına uğrarlar. İşte bunların çalışmaları içerisinde oluyoruz. Bu anlamda da Bilecik bezi ve Bilecik bezinde üretilecek olan ürünler çok önemli. Yine Osmanlı el sanatları üretim merkezimizde açtığımız seramik kurslarımız çok önemli. Yine oralarda açmış olduğumuz boyamacılık kurslarımız,((( ahşap boyama5:32))) kurslarımız çok önemli bu noktada yakında telkâri ile ilgili gümüş işlemeciliği kurslarımız bu noktada önemli. Hanımlarımıza yönelik olarak önümüzde ki süreçte yapacağımız şu anda büyük bir proje olarak hazırlıyoruz. Sultan Eli Çarşısı çok önemli bakın çarşının adını da koyduk. Sırf bu Bilecikli hanımlara yöneliktir. Siz şunu biliyor musunuz ki bugün Bilecik’te sadece hanımlarımızın ’’si aile ekonomilerine katkıda bulunuyorlar. %73’ü sadece evde eşleriyle, çocuklarıyla ilgileniyor. İşte bizim ilk aşamada bundan sonraki hedefimiz hanımların katkılarını %50 seviyelerine çıkartmak istiyoruz. Bunu da yaparken hanımlarımızı evden ayırarak da yapmak istemiyoruz. Hanım kardeşlerimiz evde yine eşlerinin işlerini yapsınlar. Çocuklarına baksınlar. Zaten her gün yaptıkları bir erişteyi getirip satarak ailesine katkı sağlasın. Zaten yapmış olduğu iğne oyasını satacağı ortam hazırlayacağız. Yaptığı danteli, patiği, çorabı veya salçayı satacağı imkanlar hazırlayacağız. Hanım kardeşlerimize yönelik böyle kompolike Avrupa Birliği ortamında özel bir proje hazırlıyoruz. Bunlara ilişkin güzel bir çarşı yapacağız.
S.CAN: Bu çarşıyı nerede yapmayı planlıyorsunuz?
Bu çarşıya ilişkin olarak şu aşamada yerleri arkadaşlarımız hazırlıyorlar. Çarşı herkesin girip rahatlıkla ulaşabileceği bir mekan olacak. Yapıp da şehrin uzak bir noktasında düşünmüyoruz. Park alanının olduğu bölgede olacak. Şu aşamada Milli Egemenlik Parkı’nın yanında ki arazilerimizden birisi üzerine yapmayı düşünüyoruz. Orada her şeyi hanımlar işletecek. Kafeteryayı da hanımlar işletecek, restaurantı da hanımlarımız işletecek ve bunlar özellikle ev hanımları olacak. Yani bu anlamda gerçekten ekonomiye bu zamana kadar katkısı olmayan, fırsat bekleyen kişilere yönelik olacak. “Başkanım bunlar seçime yönelik mi, niye bu zamana kadar söylemediniz?” diyebilirler. Neden olmadı? Değerli kardeşlerim, öncelik diyoruz öncelik. Bizim genel problemlerimiz vardı. Genel problemleri bitirmeden, ailelerin içine, ailelerin bireysel kazanımlarına, ayrıntılara girme şansımız yoktu. Fakat artık Bilecik Belediye Başkanlığı olarak bunları bitirdik. Biz bu ayrıntılara girme, aile bütçelerine, aile içerisine girme, sosyal düzene kadar girme imkanımız ve pozisyonumuz doğdu.
Biz buralardan hareketle bu noktada imkanlar sunacağız. Emin olun önümüzde ki süreç de sosyal belediyecilik adına öyle imkanlarımız olacak ki, bakın çok ayrıcalıklı projeler oluşturacağız. Hasta kardeşlerimize yönelik gece 24:00’dan sonra özel servisler koyacağız. Gece hastalanınca bir insan nereye ulaşacağını şaşırıyor. Belediye olarak bunlara kadar düşünüyoruz. İnsanımıza bunu yaparken de taksicilerimiz de endişeye kapılmasınlar. Bunu onlar aracılığıyla yapacağız. Belediyenin sponsorluğunda, taksicilerimiz aracılığıyla yapacağız. Taksicilerimize de ek bir imkan sağlayacağız. Sırasıyla onlardan seçeceğimiz insanlarla, mevcut taksicilerimiz aracılığıyla yapacağız.
Yani bir şey yaparken diğer şeyi yıkmak gibi bir düşüncemiz yok. Benim 10 yıllık belediye başkanlığı deneyimimin faydası bu işte. Yani onları da yapacağız. Bunlar hep ne olacak biliyor musunuz? Zaman gelecek 3-5 yıl sonra şehirde bu sosyal hayatı da o kadar rehabilite edeceğiz ki, dengeyi kuracağız ki, bunlar hep birlikte bir marka değer oluşacak. Şeyh Edebali Türbesi’nin oraya yapacağımız Osmanlı Tarih Şeridi ile yapacağımız Hanımeli, Sultaneli Çarşılarımızla, yapacağımız sosyal donatılarla, hanımlarımızı ekonomiye katmamızla, yapacağımız kent müzemiz ile şehir zaten bir marka değer oluşacak. Kendi kendini oluşturacak.
Zaten sanayi alanında ki yatırımlarımız ayrı bir şey. Üniversite alanında yaptığımız çalışmalarımız bitmedi. Gelecek zaman dilimi içerisin de eğitim alanında da çok güzel düşüncelerimiz var. Bunları kendi başımıza da düşünmüyoruz. İşin yetkilileriyle de istişare ederek düşünüyoruz. Alt yapıyı da bu şekilde oluşturuyoruz. Allah aşkına Bilecik Belediyesi biz gelinceye kadar hangi kurumun ne kitabını bastırabiliyordu? Biz tarihi belgelerle Osmanlı eski belgeleriyle, Osmanlı kitabını üniversitemiz ile bastırdık. Üniversitemiz teknik çalışmayı yapıyor, biz bu anlamda da böyle bir hizmeti de şehre sessiz sedasız sunuyoruz. Hocalarımız ve rektörümüz başta olmak üzere kendilerine minnet borçluyuz. Bununda basımı noktasında da belediyemiz bu Bilecik’e bir katkıdır diyor. Bu tür marka değeri oluşturacak şeylerden hiçbir zaman geride kalmıyoruz. Öyle güzel şeyler olacak ki önümüzde ki süreç içerisinde. Bunları da inşallah Bilecik adına hayalleriniz, yapacaklarınız nelerdir diyerek sorduğunuz da cevaplayacağız. Bakın hayallerimiz nedir. Kitabımızın da başına koymuşuz. Kitabın üzerindeki caminin giriş kapısı üniversitemizin de giriş kapısı olacak. Yeni yapılan üniversitemizde ki yeni konsepti giriş kapılarından birisi olacak. Bilecik Belediyesi bugün bu kadar ayrıntıya girebilecek noktaya geldi. Yine üniversitemiz tarafından yapılan Birinci Türk Mutfak Kültürü Sempozyumu’nun kitabını bastırıyoruz. Benzer şekilde çalışmalarımız oldu. Bu desteklerimiz de devam edecek. Birlik ve beraberlik içerisinde. Bunların hepsi Bilecik’in marka değeri oluşmasında ciddi bir katkı sağlayacak, önümüzde ki zaman dilimi içerisinde şehrimiz ile ilgili hem hemşerilerimizin, hem bizim, hem Bilecik’e gelip ziyaret edenlerin konuşacakları çok daha fazla şey olacak. Dün gerçekten hayal olan şeyleri Bilecik Belediyesi bugün gerçek olarak ortaya koydu. Gerçekleştiriyor. Yarın da birçok hayal gibi gözüken işlerin gerçekleştiğini birlikte göreceğiz. Ben 2004'te göreve geldiğim zaman eski siyasilerden bir grup ile sohbet ederken, dediler ki; Başkan Bey, siyasete yeni başladın. Bilecik siyasetinde bakın gündem maddeleri o zaman neydi? “Eğer şu duble yolu yaparsanız, hızlı tren falan hayalde bile yoktu o dönemlerde. Karasu suyu projesini gerçekleştirirseniz. Üniversiteyi kurarsanız Bilecik’te sizin önünüze kimse geçemez” dediler. Biz bunları yaptık. Bunların üzerine hızlı tren geldi Bilecik’e. Bursa yolu ihalesi yapıldı. Üniversite 14bin kişiye ulaştı. Doğalgaz geldi. 1200 tane konut yapıldı. Bilecik’te hayal dahi olmayan, 115 km sıcak asfalt yol yapıldı. Parke yol yapıldı. Bilecik’te insanlar çukur olmadan yürüdüğü zaman çamura basmadan mutlu olduğu şehirde andezit taşıyla engelsiz yollar yapıldı. Asansörlü üst geçitler yapıldı. Batçıklar yapıldı. Koskoca kültür kongre merkezi yapıldı. Fakat bitmedi. Bitmezde. Bizim yürüyüşümüz devam edecek. Bu şehre aşkımız da, heyecanımız da ve ideallerimiz de bitmedi, bitmeyecek. Bu şehir Osmanlıdan, Atamızdan, dedemizden bize emanet. Bu emaneti en iyi şekilde değerlendirmenin gayreti, heyecanı, hazzı ve haklı gururu içerisindeyiz.
Ben buradan şunu söylüyorum. Bugün Bilecik Belediye Başkanı olarak konuşuyorum ama bir Bilecikli olarak Bilecik’in Cumalı Köyü’nde doğmuş, Bilecik’te yetişmiş kardeşiniz olarak söylüyorum. Bu şehirde bu zamana kadar taş taş üstüne iyi niyet ile koyan herkesten Allah razı olsun. Bugün şunu diyorum. Eğer ben Bilecik adına daha iyisini yapamayacaksam, benden daha da iyi yapacak olan insan varsa, bizim kadrolarımızdan daha iyi yapacak olan insanlar varsa, ruhunda o aşk, o heyecan, o inanç varsa, o heves o birikim varsa Cenab-ı Hakk ona nasip etsin. Bu bireysel bir iş değil, toplumsal bir iş. Bu kurumsal bir iş. Bilecik’te güzel şeylerin olması, daha güzel şeylerin olması en fazla beni mutlu eder. Ben en iyisini yapma noktasında, en idealini yapma noktasında, en verimlisini yapma noktasında çaba harcıyoruz. Bunları yaparken eksilerimiz olmuyor mu? Vardır. Bildiklerimizi yapmamaya çalışıyoruz. Doğruları tespit ettiğimiz de o doğrular üzerinde ısrarla gidiyoruz. Her noktada bir inancımız var. Yol tarzımız var. Hep en iyisini yapma, daha iyisini yapma noktasında çaba harcıyoruz, gayret gösteriyoruz.
Birilerinin düşündüğü gibi bir işi yaparken kafamızın diğer köşesinde başka şeyler olmaz. Başarımızın sırrı da odur. Emin olun konsantrasyonumuzdur. İçimizde ki heyecan ve inancımızdır. Bu memlekete olan sevgimizdir. Bağlılığımızdır. Bunun dışında başka bir şey yok. Olamaz. Bu anlamda da Cenab-ı Hakk bu topraklar da gerçekten en iyi hizmeti kimler yapacaksa Cenab-ı Hakk onlara nasip etsin. Biz diyoruz ki; en iyisini biz yapalım, bu inançta da dün olduğu gibi bugün de adayız. Ata toprağına hizmetkar olmanın mutluluğunu, gururunu uzun süreler yaşamak istiyoruz.