Birsen ERARSLAN
Bilecik’te el dokuması 50 – 60 yıl öncesine kadar ileri safhadaymış. Hem ilde, hem ilçelerde,özellikle köylerde hemen hemen her evde bir veya daha fazla dokuma tezgahları varmış. Kendi dokudukları bezlerden diker giyerlermiş. Çarşaflarını, şuan havlu olarak kullanılan peşkirlerini ve bütün kumaş ihtiyacı ürünlerini kendi el emeklerinden karşılıyorlarmış. Yüzde yüz saf pamuk veya yün olduğu içinde sağlık açısından güvenli bezlermiş. Şimdi yeniden canlandırıp yaşatılmaya çalışılıyor.
Bilecik Belediyesi Osmanlı El Sanatları Merkezi, El Dokuma kursunda hocamız Gülay Durak’ı ziyaret ettik. Hocamızdan kursu hakkında bilgiler istedik. Gülay Hanım’’Kursumuz Bilecik Halk Eğitim Merkezi ve Belediye işbirliği halinde açılan el dokuma kursudur. Kursumuzda 13 el dokuma kursiyerimiz var. 10 tane tezgahımız var. Kursiyerlerimiz burada gerekli teorik bilgileri aldıktan sonra uygulamalı olarak, tezgahlara geçip gerekli tasarımları yapıp , kendileri uygulayıp dokuma işlemini yapmaktalar’’ dedi. Hocamız boş vakitlerini geçirmek isteyen arkadaşlarımız, burada dokuma kurslarına gelerek zamanlarını değerlendirmeleri gerektiğini söyledi. Aile ekonomilerine gelecek zamanlarda katkıda bulunabileceklerini anlatarak, Bilecik Bezi’ni Türkiye’ye tanıtacaklarını söyledi. Kursun ne kadar zaman devam ettiğini sorduk? 3 ve 4 aylık sürelerde açıldığını talep oldukça da açılabileceğini söyledi. Bizim kendilerini ziyaret ettiğimiz gün kurslarının son günü olduğunu öğrendik. Kursiyerlerde hem üzüntüyü hem sevinci aynı anda yaşıyorlardı. Kurs bitmesinden dolayı hüzünlü olduklarını aynı zamanda ürünler çıkartmanın sevincini yaşıyorlardı. Kursun maliyetini sorduğumuzda hocamız kuruluş tarafından karşılandığını sadece arkadaşlarımızın kişisel dokuma kasnaklarını, iğnelerini alıp kursa başladıklarını söyledi. Hocamıza desen seçimini de sorduk. Fakat desenler ayrı bir konu olduğu için bir dahaki yazımda ele alacağım. Hoşçakalın.
FOTOĞRAFLAR İÇİN AŞAĞIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ