Bilindiği üzere 2026 yılı UNESCO tarafından Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yılı anısına “Şeyh Edebali’yi Anma Yılı” olarak ilan edilmiştir. Bu önemli yıl, Bilecik ve Söğüt için yalnızca bir anma değil; aynı zamanda tarihimizin, kültürümüzün ve medeniyet mirasımızın tanıtılması adına büyük bir fırsattır. Bu nedenle Bilecik’teki kamu kurumlarının, sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarımızın bu konuda neler yaptığı ve neler yapmayı planladığı büyük önem taşımaktadır.
Yılın ¼ ü geçmiş durumdadır Üzerimizdeki ataletten silkinerek Sayın Valimizin Başkanlığında Belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar olarak geniş bir platformda bir araya gelerek bu anlamlı yılı Bilecik’in ve köklü tarihimizin tanıtımı için güçlü bir fırsata dönüştürelim. Türk tarihinin bilge isimlerinden biri olan Şeyh Edebali’yi anarken, en az 745 yıldır sürdürülen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri’ni yerelden Türk dünyasına uzanan büyük bir buluşmaya dönüştürmek mümkündür.
Ertuğrul Gazi’nin Söğüt’te kurduğu çadır, yalnızca bir obanın değil; aynı zamanda ileride kurulacak büyük bir cihan devletinin ilk karargâhı olmuştur. Şeyh Edebali’nin duası ve hikmetiyle şekillenen bu ruh, bugün Altaylar’dan Avrupa içlerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşamaya devam etmektedir.
Her yıl Eylül ayında Bilecik’in Söğüt ilçesinde düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri, Anadolu’nun mayasını oluşturan bu ruhun en canlı göstergelerinden biridir. Bu yıl 745. yılı kutlanacak olan bu kadim gelenek, Kayı boyunun Söğüt’te yaktığı ocağı ve Osmanlı çınarının köklerini hatırlatmaktadır. Ancak artık bu anlamlı buluşmanın yalnızca yerel bir anma niteliğinde kalmaması; Türk dünyasını kucaklayan uluslararası bir medeniyet buluşmasına dönüşmesi gerekmektedir.
Ertuğrul Gazi yalnızca Söğüt’ün değil, Altaylar’dan Tuna’ya uzanan büyük Türk ailesinin ortak atasıdır. Onun Söğüt’te yaktığı ateş, Balkanlar’dan Orta Asya’ya kadar aynı kökten doğan bir medeniyetin kıvılcımıdır. Bugün Macaristan’da düzenlenen Turan Kurultayı, Hun ve Attila mirasını sahiplenen Macar kardeşlerimizin ev sahipliğinde 20’den fazla Türk topluluğunu bir araya getirmektedir. Söğüt ise bu büyük kültür dairesinin tam merkezinde yer almaktadır.
Bu nedenle şenliklerin uluslararası bir boyuta taşınması, yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda tarihsel bir sorumluluktur. Kamu görevlilerimiz bedenen Bilecikli olmayabilir; ancak görevlerinin sorumluluğu gereği atalarımıza saygı göstermek, Ertuğrul Gazi ve Şeyh Edebali gibi tarihimizin önemli şahsiyetlerini toplumumuza tanıtmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Dijital çağın imkanlarını kullanarak ulusal televizyon programlarında, fuarlarda ve çeşitli kültürel platformlarda Şeyh Edebali Yılı vesilesiyle kamuoyu oluşturabiliriz. Devletimizin desteği zaten mevcuttur; önemli olan bu fırsatı değerlendirecek iradeyi ortaya koyabilmektir.
Haziran ayında Söğüt’te Sayın Valimizin başkanlığında yapılacak olan Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri hazırlık toplantısına, sivil toplum kuruluşlarının yanı sıra Türk dünyasının temsilcilerinin de davet edilmesi bu anlamda önemli bir adım olacaktır.
Ertuğrul Gazi’yi anarken onun manevi mimarı ve devlet aklının rehberi olan Şeyh Edebali’yi anmak da büyük önem taşımaktadır. Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye verdiği “Ey Oğul” nasihati yalnızca bir öğüt değil; devlet yönetimi ve insan merkezli medeniyet anlayışının temelidir. “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü ise bugün dahi bütün dünyaya hitap eden evrensel bir mesajdır.
Bu nedenle Eylül ayında gerçekleştirilecek şenliklerin aşağıdaki etkinliklerle zenginleştirilmesi önerilebilir:
• Türk dünyası devlet ve topluluklarının resmi katılımı
• Yörük kültürü gösterileri ve Türk Cumhuriyetleri folklor ekiplerinin sahne alması
• Türk dünyasından sanatçıların konserleri
• Turan Kurultayı modelinde atlı sporlar, okçuluk ve geleneksel toylar
• Türk topluluklarının ortak kültürünü ele alan sempozyumlar ve çalıştaylar
• Türk dünyası bayraklarıyla Söğüt’te “Birlik Yürüyüşü”
Macaristan’daki Turan Kurultayı modeli, bu anlamda örnek alınabilecek önemli bir organizasyondur. Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkiye gibi ülkelerin devlet düzeyinde katıldığı bu organizasyon diplomatik ve kültürel açıdan büyük bir güç oluşturmaktadır. Söğüt’te düzenlenecek şenlikler de Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) himayesinde benzer bir uluslararası etkiye ulaşabilir.
Bu kapsamda;
• “Ortak Tarih Şurası”
• “Ortak Alfabe Çalıştayı”
• “Geleneksel Türk Sporlar Olimpiyatı”
gibi etkinlikler şenliğe güçlü bir vizyon kazandırabilir.
Organizasyonun adı “Uluslararası Ertuğrul Gazi, Şeyh Edebali ve Türk Dünyası Yörük Kurultayı” olarak yeniden düzenlenebilir. Ayrıca T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk Devletleri Teşkilatı, TÜRKSOY, YTB, TİKA ve UNESCO Milli Komisyonu gibi kurumların koordinasyonunda yürütülmesi organizasyonun etkisini artıracaktır.
Macaristan’daki Turan Vakfı, TÜRKSOY üyesi ülkelerin kültür bakanlıkları ve Kırım, Gagavuzya, Doğu Türkistan gibi gönül coğrafyalarının temsilcileri de bu büyük buluşmaya davet edilebilir.
Ertuğrul Gazi’nin Söğüt’te kurduğu çadır, yalnızca bir obanın değil; büyük bir medeniyetin başlangıcıdır. Şeyh Edebali’nin duasıyla yoğrulan bu ruh bugün hâlâ yaşamaktadır. Eylül ayında düzenlenecek şenlikleri bu büyük mirasa yakışır şekilde Türk dünyasının Söğüt’te buluştuğu bir toy haline getirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.
Bu süreçte yalnızca Valilik ve Kültür Müdürlüğü değil; iktidar ve muhalefet belediyeleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarımız da ortak bir komisyon oluşturarak birlikte hareket edebilir. Türk birliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bu dönemde oluşacak sinerji, anma yılının anlamına yakışır birlikteliklere vesile olabilir.
Söğüt artık yalnızca bir ilçenin değil, bütün Türk dünyasının manevi başkentlerinden biri olmalıdır. Kuruluş ve kurtuluştan sonra yeniden dirilişin ateşi bu topraklardan yakılmalı; Türk birliğine katkı sağlayacak adımlar buradan yükselmelidir.