Mehmet ERDAL
Hayatımın boş zamanlarını çalışmakla değerlendiririm. Pek televizyon izleme fırsatım olmaz. Fakat bir dizi var ki müptelasıyım. Kurtlar Vadisi. Hatta şöyle de esprisini de yaparım. 'Tek izlemediğim an gözlerimi kırptığım andır'.
Evet. Kurtlar Vadisini tam 10 yıldır hiç kaçırmadan izledim. Son senelerinde bir çok eleştirdiğim konu oldu.
Fazla detaya girmeden konuya geçeyim.
İzleyenler bilir. Kurtlar Vadisi ihtiyarlar diye bir konuyu gündeme getirdi. Heyet başkanına da ‘Aksaçlı’ dedi.
Vadide ihtiyarları bir zemine uturtamadıkları için bu konu bir türlü tutmadı. Film ihtiyarları '2000 yıllık devlet geleneğimiz' diyor ve devlet yöneticilerinin haricinde çeşitli Türk Milletlerinden oluşan ileri gelenleri Türk Devletleri’nin zor günlerinde ve önemli politikalarında karar merci olduğunu vurgulamaya çalışıyor.
Halbuki Kurtlar Vadisi ne kadar film de olsa belgesel niteliğinde bir dizi. Yaşanmış olayların vatandaşa dizi şeklinde farklı bir anlatım tarzı. Bu zamana kadarki olayların çoğunu gerçekte gördük. Hatta filmdeki karakterleri bile gerçek hayattaki isimlerini tek tek sayabilmiştik. Bu sebepten dolayı Vadi beğenildi. Fakat ihtiyarlar olayının gerçeği olmadığı için filmde de kendine sağlam bir zemin bulamadı.
Bence ihtiyarlar konusu nasıl Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali ise, Emir Sultan, Hacı Bektaş-i Veli, Akşemsettin vb. yüce değerlere dayandırılabilseydi daha güzel olurdu.
Benim bu konuda bir teklifim var. Bu teklifim de Kurtlar Vadisi yapımcısı Pana Film'e de ilettim.
Pana Film’e gönderdiğim teklifim şu;
"Türk milleti adına kendisini feda eden zamanın Kara Murat'ı, Kürşat'ı, Malkoçoğlusu, Köroğlusu şimdinin ise Polat Alemdarı ve ekibi. Türk Milletinin bekası için sevdiklerinden bile vatan ve milleti uğruna vaz geçen Polat Alemdar şimdi Aksaçlı. Fakat ekiptekiler, her ne kadar vatan için böyle bir görev üstlenmiş olsalar da Polat Alemdar kadar derin düşünmeden sadece "görev" adına çalıştıkları izlenimi oluşmuş durumda.
Benim önerim şudur ki;
Polat Alemdar illaki Aksaçlı olarak dışarıya çıkacak, Akif ve ekibi, Abdülheyle (Belki Cahit bile olabilir) görüşmesi sağlanacak. Ekipteki diğer üyelere de Polat Alemdar'ın Vatan ve Millet sevgisinin aşılanması gerekir diye düşünüyor. Böylelikle film ekibine de manevi hava, derin düşünme katılmış olacak.
Bu da şöyle olabilir.
Malumunuz Şeyh Edebali Hazretlerinin bir sözü var. "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın". Polat Alemdar, Akif nezaretinde diğer üyelerle birlikte yapacağı ilk görüşmesini Bilecik ilinde kabri bulunan Şeyh Edebali Hazretleri'nin türbesi başında toplanabilir. (İstanbul'a sadece 2-2,5 saat uzaklıkta). Böylelikle diğer üyelerinde sadece arkadaşları için "İntikam" duygusuyla hareket etmesi değil, Vatan ve Millet için çalışılması gerektiği, Polat Alemdar'ın 10 yıldır sergilediği çizginin de diğer ekip üyelerine de lanse edilmiş olacak. Filme sağlanacak bu maneviyat sayesinde ilginin ve yapılan bazı eleştirinin önüne geçilmiş olacağı kanaatindeyim.
Mart ayındaki yayınınızda Çanakkale'ye gidilmiş ve zamanın Aksaçlısı ile Polat Alemdar Çanakkale’de buluşmuştu. Filmde işlenen bu sahneler hala hafızalarımızda. Fakat ekip üyelerinin ve liderleri Akif'in, Polat Alemdar'ın çizgisine getirilmesi için böyle bir sahnenin uygun olacağını düşünüyorum.
Başarılılarınız devamını dilerim."
Gündemlerine alırlarsa kendileri ve Bilecik kazanır. Almazlarsa hem Kurtlar Vadisi, hem de Bilecik kaybeder.
Hayırlı Cumalar. Hoşçakalın.