“Bilecik'ten Balkanlara Kadından Kadına” proje koordinatörlüğünü yürüten biri olarak bu proje ile Bilecik ve Balkanlar da geleneksel bir kültür de oluşturuluyor bunun toplumsal faydaları ilimize ne yönde gelecek?
Bütün benliğimi ortaya koyarak çok inandığım bir proje! Olmasını istediğim de bir proje. Çünkü milli ve kültür değerlerimizle alakalı.
Bakın 1878 yılında Osmanlı-Rus savaşı döneminde Osman Paşa Plevne de kılıcını teslim etmekte o noktada şikka kalesini kuruyorlar bugün bir anıt haline gelmiş bir yer. Osman Paşamızın yenildiği noktada yenildiğine dair bir anıt yapılmış Ruslar-Bulgarlar anıt dikmişler! Osmanlı’nın ciddi bir kültür yaymışlar inanılmaz eserleri var.
Ne yazık ki biz bu eserlere sahip çıkamıyor, koruyamıyoruz.
Bizim sahip çıkma mekanizmamız yok. Mesela Bulgaristan da bir şehitlik var bakımı yapılmış, çiçeklerle süslenmiş şekilde, hemen onun yanında Kurşunlu camimiz var ve kurşunlarını çalmışlar!
Kitabeleri öyle güzel ama diğer esere yaptıkları korumadan cami de yok! Yanyana iki tarihi eser var bizim tarihi eserimiz bakımsız , varoş bırakılmış şeklinde. Bunları görünce üzülüyoruz ! Yaptırımımızın olmadığını öğrenmiş bulundum.
Bulgaristan da yörük köyleri var değişik kültürlerimiz var ne zamanki göç ettik, geldik baktım ki buradaki halk ile oradaki halk aynı! Örf adetleri, alışkanlıkları, işçilikleri, peynir yapımı bile ve aralarında göbek bağı kurulabileceğini düşündüm.
Oradaki insanlar sahipsiz, kendi kültür ve örf adetlerini koruyamayacak duruma gelmişler. Karar verdim "Bilecik'ten Balkanlara Kadından Kadına”
Neden Kadından kadına?
Strateji tabi! Eğer erkekten erkeğe yaparsak, “Kılıç, kalkan, kuşan Osman Paşalar feth etmeye geliyorlar Osmanlar, Ahmetler şeklinde bir algı olmaması, şaka bir yana bu algıyı da önemsemek gerekir.
Bakın Avrupa da Osmanlı’ya karşı zenofobi diye bir şey var. Bunun kadından kadına olması çok önemli . Yurt dışında bu böyle algılanacak korkusu içinde oluştu projemiz. Çünkü biz savaşa gitmiyoruz bakanlara kadından kadına sohbetler ederek soframızı kurarak, yemeklerimizi paylaşarak, dikiş nakışlarımızı işçiliklerimizi paylaşarak biz balkanlara gitmek istiyoruz.
Balkanlarda da benim gibi kadınların buraya gelip bizim soframıza oturmasını istiyoruz. Bu projede dönüşümü istiyoruz. Bizim derin kültürümüzü, ait olduğu bir kültür aynı zamanda, burada kuvvetlendirerek T.C. kuvvetiyle oradaki kadınlarımıza Türk kadını olarak aidiyet duygusunu verebilmektir. Aidiyet duygusunu biz kadınlar yaşatalım.
Balkanların durumunu biraz da sizden dinleyelim....
Mesela Balkanlardaki çocuklar dillerini unutuyorlar, "niye ben yıllardır Bulgaristan da yaşadım da 28 yaşımda Türkçe öğrendim ki, kelimeyi şahadeti falanca yaşta getirdim de daha erken bunu getiremedim" şeklinde de sorumluluklar önemli. Dinde bir kültürdür.
Projenin içinde kadın olması Türk mutfağını gastronomi alanlarıyla yaygınlaştırarak çocuklara nesillere de öğretelim, unutulmasın! 80 yaşıma bile gelsem bu proje benim için önemli.
Peki bu projeniz hangi aşamada ?
Aslında ayağın bir tanesi İpek Böcekçiliği projesiydi. Balkan projesiyle bir gerçekleşmesi süreçte BEBKA ile bunlar aşama kaydediyor. İpek Böceği Fizibilite araştırması onayı çıktı. Çalışmalarımız ilerliyor!
Demek ki insanlara fırsatlar, olanaklar tanınınca insanlar kendilerini geliştirebilir ilimizde bu olanak yoktu. BEBKA bunu sağladı bende Bursa, Eskişehir, Bilecik Kalkınma Ajanslarını girişimcilerimiz açısından önemli buluyorum.
Bu projeler hayata döndüğünde ev hanımlarımıza da bir iş kolu açılacak mı? Ev hanımları çok istekli , bu yönde de isteklerini alıyoruz.
Her zaman şunu söylerim bir proje yaparsınız ama ileride hiçbir şey olmaz tamir yapılır kullanılmaz kalır. Bir projenin istihdam dediğimizde getirileri olacaksa böyle bir projeleri seven bir kadınım. Proje yapacaksın gerekirse onun efsanesini de yazacaksın.
Çeşme Projeniz, mermer atıklarınız, kadınlar ve balkan, ipek böceği sizde projeler bitmiyor Sevcan hanım (gülüyoruz)
Sevcan Hanım bu noktada şunu söylemek isterim. Sadece imkan gerekli olduğuna vurgu yapıyor Türkiye'nin üreten fikirlere, zihinlere ihtiyacı var diyor. Sevcan Akıncı ise bu konuda tam bir yetenek.
Bir şey yapılıyorsa gelir kaynağı topluma hizmet, çevreye de zarar vermeyeceksek bir şeyleri anlatıp sosyal olarak öğreteceksek bu bir projedir, istihdamdır ...!...
İş istihdamı ise farklı, bu alanlarda kadınlar tabiki çalışmak istiyor , bayanların dokuyacakları 10 metre kumaş Dünyanın en önemli pahalı kumaşlarından bir tanesi olacaktır, ünlü modacılar bu kumaşları buradan alacaklardır. Top top kumaş üreteceğim demiyorum en ala kumaşı üreteceğiz diyoruz biz. Süper ipek kumaşı üreteceğiz! Bunları kadınlarımız yapacak!
Bilecik konum olarak buna elverişli, çok bakir, güzel bir yer, nasıl bir yer biliyor musunuz? Türkiye'nin göbeği gibi herşey var azar azar, Bilecik'te olmaktan mutluyum. Üretim yeri tüketim değil diye düşünüyorum.
Ne gerekiyor biliyor mu sunuz? Ben değil biz yaptık. Toplumlarda el ele vermek çok önemli.
Reklam da olduğu gibi! çocuklarınız sizden bahsederken, benim annem hem sporcu, benim annem hem girişimci, hem aşçı, hem öğretmen, hem pastacı ..... şeklinde hitap ediyor olmalılar. (gülüyoruz) Biraz çocuklarınıza ve ailenize değinebilir miyiz?
Çocuklarım arkadaşlarıyla olan sohbetlerinde annesiyle gurur duyuyorlar. Kızımın en büyük hedefi benim (gülüyoruz)
Balkonda güneşin doğuşunu izleyen bir kadınım ilk gördüğüm yüz günün yüzüdür. Bu noktada Çocuklarım beni çok örnek alıyorlar. Eşimin desteğini hep hissederim.
“Kârdan çok zarar et, işini doğru yap” der ve destekler.
Eşinizin ve Çocuklarınızın desteğini almanız önemli sizi hem teşvik eder hem de güvende olduğunuzu hissettiriyor olmalı.
Evet! Kadın spor yapmazsa perfonmansı düşük olur.
Spor yapan bir kadının perfonmansının yüksek olmasının nedeni çalışmanın aile bireylerine de verimli olmanın sırrı da aileden gelen desteğin varlığı dır.
Bakın kadınlar madem her şeyi çok istiyorlar. Onlara tavsiyem: Bir gönüllü grup oluştursunlar. Kadın, spor perfonmans gelişimi adı altında gelsinler Gençlik spora başvursunlar, gönüllü çalışabilecek, bu tür grupları oluşturabilecek seferberlik yapalım, kadınlara spor yaptırarak perfonmanslarını üst düzeye çekmeye çalışalım o bölümü oturttuktan sonra kadının yapabileceği sosyal alanlardaki görüşmeleri yaparız.
Yani önce eğitilecekler, sonra eğitecekler!
Bir tür sivil toplum hareketlerine davet ediyorum.
Sevcan Hanım şunu net bir şekilde belirtmeyiyim ki, Toplumumuzda bir ağırlık söz konusu amiyane tabirle hantal oluşum, yani iş senin ayağına gelmez sen bir şekilde bulacaksın, araştıracaksın ve orayı sen canlandıracaksın evden çıkmadan bulamassın böyle de bir durum var! Böyle de bir çağrıda bulunarak onları bu durumdan kurtarmış oluyorsunuz.
Kadınlara göndermemiz gereken mesaj bu aslında önce ikna edip, grup oluşturulsun sosyal açıdan gelişim sağlanabilir. Bir de eşlerinden de çekinmesinler bir adım atarak hanımlarına ne kadar yararlı olduğunu görünce beylerde izin veriyorlar. Pozitifliği hissettirmek hanımların elindedir eş bunu hissedince "bu sana iyi gelmeye başladı" şeklinde izin çıkıyor, koruma altına aldıklarından dolayı yoksa bize güvenmediklerinden değil!
"KADINIMIZ SİNDİRİLMİŞTİR"
Sen kızım otur, sen yapamazsın, hanım hanım dur, hareket etme bu döngüde kadın sindirilmiştir. Aile dokumuzda da vardır bir noktadan sonra sadece erkeğin çalışması (verimli olması) yetmiyor. Boşanmalar, sosyal aile yapılarının çökmesi bunlardan ileri geliyor. Böylelikle ailede de bir huzur, döngü oluşacaktır. Kadının aktif olması çok önemlidir. Mesela eğitimle ilgili bir konferans verilecek gidiyoruz BOŞ, KİMSE YOK! Bu manzaralarla karşılaşmayalım artık.
"OSMANLI’NIN BAŞARISI ..."
“Bakın Osmanlı niye başarılı olmuştur. Çünkü kolektif hareket etmiştir, cemati dediğimiz. Şimdi kadınlara yönelikte kamusal çalışmaların yapılmadığından kaynaklanıyor bu sıkıntılar. Bütünlük, ekip çalışması gerekiyor. Toplum içerisinde bü tür kolektif çalışmalar olmadığı sürece sporda şiddet ve kültürel bir gelişim kaydedemeyiz, mümkün değil. Kamu alanları da sürekli proje yürütmek zorundalar.
Nasıl talep edildiğini önce öğretmek lazım. Çünkü bilinmiyor, önce müracaatı öğreneceğiz. Mesela dilekçe ile müracaat edilir gibi. Türk insanı çabuk öğreniyoruz, güzeli de alınca takıp takıştırıveriyoruz (gülüyoruz)
Biz, Bilecikli kadınları sosyal projelerin içinde çalışmayı, cesaretli çalışmaya teşvik etmeli, herşeyden önce özgüveni kazandırmalıyız”dedi.
****
Sevcan Akıncı ile SPORDA KADIN başlığını iki kısım olmak üzere konuştuk. Güzel tespitlerde bulundu ve güzel projelerinden bahsetti. Kendisine ilerlediği yolda başarılar diliyorum. Beşinci bölümümüz de olan Bedriye Engin ile Pazartesi günü ÇİFTÇİ KADIN başlığı altındaki röportaj yayınlanacaktır.