Biliyorum ama...
Aybüke Çağla Sakarya
Biliyorum her aile için çocukları çok değerli ve çok önemli. Onların canı acısa sizinki daha fazla acır, onlar üzülse siz daha çok üzülürsünüz, başarılarında siz gurur duyar ve hep şanslı olduğunuzu düşünürsünüz. Herkes için yavrusu dünyanın en güzel, en zeki , en mükemmel çocuğudur. Yaşı hiç önemli değildir her anne - baba için hala minik çocuğudur evladı.
Anne çocuk ilişkisi her zaman aile içerisindeki en kuvvetli ilişki olmuştur. Çünkü bir anne hiç şikayet etmeden dokuz ay bebeğini taşır, besler büyütür. Anne o kadar hassasdır ki dişleri daha çıkmamış bebeğine ondanda tatsın bundanda tatsın diye ufak ufak ezdiği yiyeceklerden yedirir, uykusuz kaldığı geceleri hayatının en güzel günleri olarak anar. Anne olmak farklıdır artık düşüncelerinde hayallerinde bile ikinci planda olursun evladın önde olur. Daha küçücükken herşeyini düşünürsün, kız ise çeyizi erkek ise sünnet düğünü herşeyi planlanır, hazırlıklar yapılır. Onun herşeyi heyecandır gülmesi, yürümesi, koşması, ilk sözcüğü, okuması- yazması, başarıları herşeyi heyecandır anne için.
En önemlisi anne en iyi sırdaştır, arkadaştır, dosttur. İçin durmaz ona söylemeden, ona anlatmadan. Dert ortağın olur aslında herkesten çok derdine çare olur anne. Babayı idare eder, orta yolu bulur. Yanında olmasa da ne hissettiğini bilir, sesinin tonundan, konuşmandan anlar seni .
Anne - çocuk ilişkisi süperdir biliyorum ama son zamanlarda medyada sıkca yer alan küçücük çocuklara, yeni doğmuş bebeklere yapılan şiddet, işkence ve göz kırpmadan öldürebilme haberleri neden bu kadar çok anlam veremiyorum. Sorun ne olursa olsun yemeyip yedirdiğin, giymeyip giydirdiğin herşeyini yoluna dökebileceğin bebeğine nasıl zarar verebilir bir insan. Bir anne ağladığı için çocuğunu bayıltana kadar dövebiliyorsa, uyumadığı için yastıkla boğabiliyorsa bu duruma sebep olan şey ne? Bir insanın bırakın evladına bir hayvana bile yapamayacağı şeyleri anne bebeğine nasıl yapabiliyor, neden bu kadar arttı bu olaylar.
Bunlar belki çok uç örnekler olabilir ama şiddet gören bir çok çocuk olduğunu hepimiz biliyoruz ki şiddet gören annelerde az sayılmaz. Eğer Allah size hayatınızın her anını sizinle birlikte aynı şeyleri hissederek geçirecek, sizi ne olursa olsun her şekilde bağrına basmış sizden başka hiç birşeyin önemli olmadığını düşünen bir anne verdiyse ve sizin en yakınınız olabilen dünyada ondan yakın kimseniz olmadığını düşündüğünüz evlat verdiyse şanslısınız demektir. Her anın değerini bilip hayattan olabildiğince birlikte keyif almanın yollarını bulun çünkü geçen hiç bir an geri gelmiyor ve hiç bir an bir annenin çocuğuyla geçirdiği an kadar değerli değildir.
Biliyorum onları çok seviyorsunuz ama bir uyarıda bulunmak istiyorum. Lütfen kaldırımda yürürken çocuklarınızın elini tutun ve çocuğunuzu yol tarafında değil dükkanların, evlerin, duvarların olduğu tarafta tutun ve karşıdan karşıya geçerken trafik akışının olduğu tarafta siz diğer tarafta çocuğunuz olsun ki kırmızı ışıkta durmadan geçen hızlı bir arabanın sizden önce çocuğunuza çarpmasını istemezsiniz değil mi? Arabalar yani tehlike ne tarafta ise siz o tarafta olun ki çocuğunuzu koruyabilin. Ben sokakta başı boş yürüyen çocuklar gördüğümde, karşıdan karşıya geçerken araçların olduğu tarafta çocuğunu tutan diğer tarafta olan anneler gördüğümde çok üzülüyorum çünkü bir anne anne olduğu için bunu düşünebilmeli bence. Trafik hiç bir zaman masum değildir. Onlar çok minik ve biz onları masum olmayan herşeyden korumalıyız.
Bütün okuyucularıma Hayırlı Ramazanlar diliyorum...
aybukeyemektupvar@hotmail.com