’’BİR ÜLKENİN KALKINMASINDA ERKEĞİN ÇALIŞMASI YETERLİ MİDİR?"

Bugün iş dünyasının penceresinden bakacağız. Bilecik'in kadın girişimcilerinden aynı zamanda ilimizin başarılı sanayici ve ticaretçilerinden BİMAŞ AŞ. Yönetim kurulu ortağı Sayın Mualla Yelken ile SANAYİDE KADIN başlığıyla görüştük.

30 yıldır sanayi ve ticaret yaşamının içinde olan güçlü bir kadın...

Sohbetimiz de kadınlarında iş hayatında yer almasının ülke ekonomisinin gelişmesinde sadece erkeğin katkılarının yetmediğini, buna kadınlarında katkı sağlaması gerektiğini çarpıcı tespitleriyle bizlere açıkladı. Mualla hanımın ilginç bir tarafı da var. Mermerden iyi anlıyor, usta olduğunu ve kepçe operatörü olduğunu söylemesiyle bizleri şaşırttı. Kadının iş gücünde zekasını kullandığında hem ailesine, hem ülkesine verim sağladığını örnekleriyle gösterdi.

Bu noktada GLORIA V.'nin dediği gibi, “Bir kadının başarısı, başka bir kadının başarısını hazırlar” Bizde böyle umuyor, Bilecikli kadınlarımızın başarısı üzerine röportajları yayınlamaya devam ediyoruz... Yarın Esnaf Kadın başlığıyla devam edeceğiz...

* İş Hayatına Nasıl Girdiniz?

30 yıldır ticaretin içindeyim. Öncesinde kadınların iş yaşamı diye bir kavramı yoktu. Ben ticarete girdiğimde hiç denecek kadar azdı. Ben ticarete girdim bazı adımlar attık, ondan sonra ticarete hanımlar girmeye başladı, biz öncülük yaptık. Çalışma hayatına o şekilde başladık.

*Kendinizden bahseder misiniz ?

Şuanda Bilecik KAGİK Yönetim Kurulunda üyeyim aynı zamanda amacımız topluma kadınlarımızı ekonomiye kazandırmak, desteklemek, onlara yol göstermek şeklinde, çalışmaları değerli arkadaşlarımızla yürütmekteyiz. 1 çocuk annesiyim, kızım var. Çevre Mühendisidir.

İki, üç sene önceye kadar mermer üretimi yapıyorduk. Yine yerli sanayici olarak ihracatta çalıştık en az 10 yıl şuanda ufak işler, üretim yapmıyoruz.

* Mermerden sonra şuan hangi sektörde faaliyet gösteriyorsunuz?

İnşaat sektörüne yöneldik, kooperatif şeklinde yapılar gerçekleştiriyoruz. Amacımız halkımıza ucuz ev temin etmek, vatandaşa kaliteli evi ucuza vermek, kooperatifte vergi indirimleri olur. Devlet sana % 1 oranın da yetki vermiş kooperatif olduğu için.

Devletin verdiği avantajı biz vatandaşa faydalandırttırıyoruz. . Onun için ekonomik!

BEN İŞÇİMLE BERABER ÇALIŞIRIM"

* Erkeğin egemen olduğu bir meslek mermer sektörü, keza inşaat sektörü de öyle bu bağlamda işiniz kolay olmasa gerek Siz bu süreçte nasıl dik durdunuz?

Eğer işletmeci olduğunuzdan söz ediyorsanız işleteceksiniz ben işletirim diyerek hakkını vermeli insan. Ben işçilerimle beraber çizmeleri, tulumları giyer çalışırdım. İşletmeyle ilgili ne gerekiyorsa aslında bilmen gerekiyor, yapılan işi önce sen bileceksin. Personel işini yapmadığı zaman senin yapacağını yerine geçeceğini bilmelidir. Bilgisiz olursan işçinin oyuncağı olursun işini bileceksin bu noktalar çok önemli. Ben ve eşim bunun bilincinde olduk bu şekilde öğrenmeyi, çalışmayı bildik.

Tabi benim en büyük şansım eşimle karşılaşmış olmam bana da imkan veren, aydın bir kişiliğe sahip olan eşimdir.

Bana bütün haklarımı kullandırdı, Eskiden kadınların çalışması ayıptı öyle karşılanırdı. Pek çok şeyi atlattık, yıktık tabuları.

Eşimle sırt sırta verdik çalışıyoruz, arkasında değilim, sırt sırta!

Bizler sırt sırta çalışarak bugünlere geldik, ilerledik. Eğildik ama yıkılmadık!

* Kadınlar iş yaşamında günümüzde de tepki ile karşılaşabiliyor sizin bununla ilgili hatırınızda olan bir hikayeniz var mı?

Var birkaç tane...

* Bir tanesini anlatır mısınız?

Ben bir gün çalışıyordum, bir amca geldi iş yerimize ve bana sordu.

"Kimse yok mu?"

Ben Varım amca dediğimde;

"Sen sayılmazsın, erkek yok mu" (gülüyoruz) cevabını aldım.

Bu düşüncelerden geçe geçe iş hayatında yerimi korudum. Amcanın ne isteği varsa kadın o noktada gideremez, ciddiye almamakla sizi saf dışı bırakıyor. Kadın olmanın dez avantajları var bir çok yerde.

O ne demiş, bu ne demiş ben bu tür konulara takılan bir bayan değilim. Küçük sanayide gezerim! Çünkü benim ekmek kapım orada bu tür şeylere takılmam ama bayanlarımız bu söylentiler le karşılaşabiliyor . Ben sanayide gezerim ve herkes de bana saygı duyar.

* Bilecik'te yaşamak nasıl bir duygu?

Bilecik iyidir, medenidir, seviyorum Bilecik'te yaşamayı. Aslen Muğlalıyım, 1973'te geldik, çok alıştık, Bilecik'liyiz artık. Bilecik'i ben küçük şehir olduğu için seviyorum ama Maalesef küçük şehir özelliği de bozuluyor artık. Gittikçe nüfus büyüyor biz geldiğimizde 10200 idi şimdi 62.400 lerde!

* Elinize gelen işi nasıl sonuçlandırırsınız? Çalışma sisteminizi merak ediyorum?

Başladığım işi sonuna kadar götürmem gerekir. İşlerimi hiç yarım bıraktığımı bilmem iyi veya kötü sonunu görmem lazım. Karar verdiğim işi yaparım zaten ticarette önemli olan budur karar vereceksin ve kararını uygulayacaksın. Sonunu göreceksin! Dönmeyeceksin yolundan!, Azimli, kararlı, sözünün eri olmak bunlar çok önemli!

Birde işinizde üretimi en kaliteli yapmaktır! Ticarette şöyle bir yapının yürümesi bende çok önemli, Kaliteli malı ucuza satmak! insan ürettiğini kendi kullanacakmış gibi üretmeli. Artık günümüzde herkes herşeyi yapıyor.

*Başarınız da şansın etkisi nedir?

Şansı kendimiz yaratıyoruz değil mi bir şey düşünüyor, karar veriyor ve uyguluyorsan şansı kendimiz yaratmış oluyoruz. Buna bağlı olarak sonunu getirmek önemli.

* Karakteristik olarak yenilikçi mi, gelenekçi misinizdir?

Yenilikçiyim ! Daima ileri bakma taraftarıyım.

Teknolojiyi takip ederiz sık sık fuarlara gider, son çıkan ürünlerin bilgilerini edinip fuarlardan yenilikleri getiririz.

Tabi araştırmak, her konuda yeniliğe açık olmak lazım. Geleneklerimizde önemli onu dengelemek gerekir. Bana göre her insan çok değerli ben işlerimi uygularken onu düşünerek bir düzen kurarım. Tabi bunları zamanla öğreniyoruz ilerledikçe yenilikleri de gelenekleri de göz ardı edemeyiz. Çok uçlarda değiliz!

* Bu özelliğinizi iş ortamına yansıtmak size nasıl avantajlar sağlıyor?

Biz müşterilerimizle ilgili olarak işin ilk safhasından sonuna kadar olan kısmını görmek isteriz. Bu noktada sonuna kadar takip ederiz bu sebeple de iyi ilişkiler kuruluyor, dostluklara da önem veriyoruz. Çok hırs yapmaya gerek yok aslında öyle düşünüyoruz biz.

Herkes zeki doğar fakat aklı kullanmak çok farklıdır, ileriyi görmek lazım, fırsatları iyi değerlendirmek gerekir.

* Kadınlar Karar mekanizmasında hak ettikleri yeri alıyorlar mı?

Almıyorlar. Eskiye göre değişti ama yine kendini hissettiriyor. Mesela TSO Kadın Girişimciler olarak meslek komitesine girdik. Limon Cafe işletmecisi Fatma Yücel ve ben katıldık. Başka alternatif yok düşünün, aslında bir çok katılımcı olsaydı orada güç oluşurdu.

Bir insan istedikten sonra her şeyi yapabilir, bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsan riskleri de göz önüne alarak gireceksin.

*Takım ruhu nasıl sağlanır?

Fikirlerde, davranışlarda samimi olmak bana göre güç birliği olur, destek oluşturulur. Ekip olmak farklı seslerin, görüşlerin bütünleşmesidir.

MERMER USTASI, MUALLA YELKEN

* Bilecik mermerinin, Türkiye deki yeri nedir?

Bilecik eskiden çok önemliydi şuan pek takip edemiyoruz ama ilk mermer Bilecik'ten çıkmıştır. Bilecik bej mermeri yatağıydı. Günümüzde ocaklar çoğaldı.

Mermer ustasıyım, ocaklarda gezer, taş çıkartırdım ben .Mermer işini seveceksin başka türlü olmaz çünkü ağır iştir.

*Yoğun musunuz? İş temponuz, ev düzeniniz arasında hobileriniz var mı?

Evet, Kadınlar yapı itibariyle her ortama ayak uydurabiliyor. Evde düzen sağlamak ve iş yaşamı bunlara geçişler bayanın sahip olduğu güzel yetenekler. Bunların dışında bende kitap okumak, spor yapmaktan hoşlanırım, koşu yaparım. Ben hep öğrenme taraftarıyım, kitap okurken de keyif alıyorum. Kendimi yetiştiriyorum zaten amaç o değil mi? Dünyaya geliş amacımız...

* İş Makinesi kullanıyor musunuz? Kullandığınız iş makinelerini öğrenebilir miyiz?

Evet iş makinesi kullanıyorum. Portif, Kamyon, Kepçe kullanmaktayım. Mermer makinelerinin hepsini kullanmayı bilirim.

* Ben de bir bayanım bana göre kamyonda korkutucu gelir keza kepçede (gülüyoruz) öncelikle buna cesaretten bile yaptığınız işin hakkını verdiğinizi görüyorum. Herkes cesaret edemez. Nasıl hazır hissettiniz kendinizi?

Aslında hepsinin tekniği aynı cesareti kırınca, deneyince oluyor. Bir yerde mecburda kaldım, mozaik işi tozlu iştir, işçi bulamazsın, her yerde işçi sorunu var. Mecbur kaldığında iş başa düşüyor ve kullandık. Aldım kepçeyi elime(gülüyoruz)

İşinin gerektirdiği ne varsa onu bileceksin, yapmasan bile bileceksin, yeri geldiğinde de yapacaksın. Kepçe kullanmak gerekti, kullandım. İşçimle beraber çalışırım. Bana göre işletmedeki en önemli şey sorunu hemen çözebilmek. Arıza oldu veya işçinin bir sıkıntısı var hemen çözeceksin. İşletmenin sorumlusu sorun çözücü olacak sorunu anında çözersen iş ürer bir yerde işçiye çalış çalış demek, tıkanmaya sebep yaratır. Sen malzemeyi vereceksin ki, çalışma süreci başlasın. Malzeme geldikten sonra işçi çalışmazsa onun hatası.

Bizim sektörde terzilik gibi terzi kumaş keser ziyan etmeden, bizde mermer kesiyorduk.

*Çalışmak size neler kattı ?

Özgüven kattı, gelişmemi sağladı, insan olarak veya ticari alanda bizleri ilerletti, dünya görüşünü değiştiriyor. Mesela bana göre limon satan bir kişi bile baya bir işlek zekaya sahiptir kanatindeyim, benim için değerlidir. Çünkü kafa çalışıyor, üretken, hesap yapıyor bomboş duran bir insan gibi olmaz.

Götürdüğü de oldu tabi, ticaret bu nihayetinde kaybetmekte var kazanmakta. Önemli olan sebat etmek. Ben illa çalışmalıyım, üretmeliyim o üretmenin zevki başka. Her zaman parlak fikirler ararım, her şey para demek değil. Ben her zaman etrafımdakilere hep çalışmaları yönünde telkinlerde bulunurum. Çünkü çalışmanın insana kattığı şeyler çok fazla. Gençlerimiz bu noktada çok önemli her şeye kulak tıkamasınlar, duyarlılık göstersinler.

Şu söz çok hoşuma gider "Bir ülkenin gelişmişliği yüzölçümüyle değil, insanların beyinleriyle ölçülür. " çok nüfus olması bazen bir şey ifade etmiyor üretmiyorsak.

* Kadının iş gücüne zekasına ihtiyaç ne yönde?

İş gücünde kadının zekası önemli, kadın erkek çalışmalı, herkes bir şeyler üretmeli. Dünya öyle bir hale geldi ki ev hanımı bile kendi söküğünü dikmiyor. Atıp, yenisini alıyor. Ekonomiye sahip çıkmak gerekir. Çok şeylerimizi yitirdik. Kadınlar bir işe başladıklarında verimli oluyorlar tabiki. Daha uyanıklar, paranın değerini biliyorlar ,idareciler kadınlar iş yaşamına girmeli. Şu nokta çok önemli!..

Zaten toplumun yarısı kadın, yarısı erkek. Mesela emekliler, çocuklar, yaşlılar çalışmıyor üretkenlikte toplumun yarısı gidiyor birde kadınlar çalışmaz, üretmezse geriye çalışan sadece erkekler kalıyor. Bir ülkenin kalkınmasında erkeğin çalışması yeterli midir ? Kesinlikle hayır! Nasıl ekonomi buna dayanacak? Çalışanımız az bu durumda hangi güç dayanır. Yinede ülkemiz çok güçlü. O yüzden kadında olmalı, çalışan kesime kadında katkı sağlamalı, gençlerimiz kendini yetiştirmelidir.

* Sorun çözme aşamasında etkili sorunları çözmek adına neleri tavsiye edersiniz, sorun nasıl çözülür?

Soruna göre değişir ama sorunu bekletmeden çok çabuk çözmek gerekir. Soruna değil, çözüme odaklanmak lazım.

* Kadınların iş yaşamına girmelerini nasıl karşılıyorsunuz?

Kadınlar iş yaşamına girsin, üretsin, korkmasınlar herşey yapılabilir. Kadının her şeyden önce okuması çok önemli cesaret ardından geliyor zaten. Kadın ne kadar gelişmiş olursa, o kadının çocuğu da gelişmiş olur. Çünkü ilk önce anne çocuğu yetiştiriyor. Kadın çok önemli toplumun temeli aslında erkeği de yetiştiren kadın değil mi? Annenin verdiği temelle büyüyor, annenin çocuğu yetiştirmesi de önemli, başkasının değil. Şunun farkında olmalılar! "Ben değerliyim, ben iyi olursam, çocuğumda , eşimde iyi olur" onlara da iyi bakabilirim, aile yapısı böyle bir şeydir. Benim hasta olmam eşime, çocuğuma yük olmam anlamını da taşır. Kadınların illa çok büyük fabrika kurması lazım değil, ördüğünü satsa, kesip dikse bunlar ekonomiye katkıdır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri