BİRSEN İLE SANAT VE ZANAAT : GİTAR KURSU
Bilecik’te Sanat ve Zanaat köşemizde bugüne kadar sizlere el sanatlarından bahsetmeye çalıştım. Bugün ise sanatın başka bir dalı olan müzikten bahsedeceğim. Bilecik Halk Eğitim Merkezi’nin açmış olduğu Gitar Kursunu ziyaret ettik. Hocamız Ramazan ERGENÇ karşıladı bizleri. Müziğe gönül vermiş kursiyerlerimizle sohbet ettik.
Hocamız kendisinden kısaca bahsetti bizlere. Halk Eğitim Kurslarından mezun olduğunu Gitar usta öğreticisi olduğunu söyledi. İki buçuk yıldan beri Bilecik’te görev yaptığını, Pazaryerinde ikamet ediyorum dedi. Aslen Trabzonlu olduğunu fakat kendisini Bilecik’li hissettiğini anlattı. Bize gitar hakkında bilgi vermesini istedik. Gitarın Klasik Batı müziği enstrümanı olduğunu, zaman içerisinde bizim müziğimizde de yer aldığını söyledi. Türk Halk Müziğinde, pop müziğinde her türlü müzikte kullanılabildiğini, aynı zamanda ritim enstrümanı olduğunu anlattı. Büyük sahnelerin orkestraların vazgeçilmez enstrümanı olduğunu söyledi. Toplumumuzda da rağbet görmüş gitar, birçok arkadaşımızın öğrenmek istediğini söylüyor fakat diğer taraftan da eleştiri aldığını anlatıyor hocamız. “Medem gitar? Bağlama değil.” Diyenlerde var, diyor. Batı müziği enstrümanı olduğunu için kabul görmeyen tarafı da olduğunu söylüyor. Gitarın bizim müziğimize çok uyum sağladığını anlattı. Hocamıza gitar orkestraya girdiğinde bağlamanın dışlandığını mı sorduk. Hayır dedi hocamız. Gitar hem solo hem de ritim enstrümanı olduğu için orkestraya uyum sağlar dedi. Hocamıza gitara soğuk bakılmasının sebebi kültürümüzde olmayışından mıdır dedik. Olabilir dedi hocamız, kültürümüzde yoktur. İspanyol doğuşludur. Halk müziği olsun pop müziği olsun bizim ezgilerimizi çok iyi yansıtan bir enstrümandır dedi. Hangi müzik dallarında kullanıldığını sorduk. Hocamız genelde pop müziğinde fakat her türlü müzik dalında kullanılabileceğini söyledi. Kendilerinin klasik gitar eğitimi verdiklerini bas gitarın da olduğunu anlattı. Kursiyerlerin kendilerinden ne talep ettiğini sorduk. Çoğu hobi mahiyetinde geliyor. İlerletip meslek edinmek isteyen kursiyer sayısı az olduğundan bahsetti. Kursu bitirip belgelerini alan öğrenciler ileriye dönük kendilerine meslek olarak seçebilirler mi dedik. Bu konuda en iyi örneğin kendisi olduğunu söyledi. 10 yaşından bu yana müzikle uğraştığını, babasının bağlama çaldığını, kendisinin de 16 yaşında gitarla tanışıp Halk Eğitim Merkezine gidip gitar kursu aldığını söyledi. Bu kursların insanlar için bulunmaz bir nimet olduğunu anlattı. Hocamız bu konuda canlı örnek teşkil ediyor. Yeni başlayan öğrencilere ne tavsiye ediyorsunuz diye sorduk. Hocamız hayatın getirdiği zorluklardan sıyrılıp kendimizi dinlendirmek, hobi amacıyla güzel bir uğraş olduğunu yeteneğimizi değerlendirerek ruhumuzu ve beynimizi dinlendirebileceğimizi söylüyor. Bu sözlerin sadece gitar için olmadığını bünyelerinde bir çok kurs içinde geçerli olduğunu belirtiyor. “Enstrüman çalmak bir ayrıcalıktır” diyor hocamız. Bütün yıl çalışan öğrencilerin yıl sonunda konserleri olup olmadığını sorduk. Tabi ki dedi hocamız. Geçen yıl kapalı spor salonunda “gençlik şöleni” adı altında çok büyük bir konser vermişler. Sadece kendi kursu değil diğer kurslarında katıldığını sahne aldıklarını halk oyunlarının da oynandığını söylüyor. Sokakta müzik etkinliklerinin olduğunu çok ses getirdiğini anlattı hocamız. Bizler de bundan sonraki etkinliklerinde bulunup sizlere aktarmak istediğimizi söyledik.
Hocamız ve kursiyerleri mini bir konser verdiler bizlere. Hocamız önce Karadenizden bir eser seslendirdi. Sonrasında kursiyerleriyle birlikte müzik ziyafeti izledik. Siz saygıdeğer okuyucularımız da hocamızla olan sohbetimizi ve müzik şölenini dinlemek ve seyretmek isterseniz www.bilecikhaber.com.tr internet sitemizi tıklayabilirsiniz. Hocamıza ve kursiyerlere çok teşekkür ederek kurstan ayrılıyoruz. Başka bir sanat dalında buluşmak ümidiyle…