BİYOLOJİK İSTİLA

FERRUH ERDOĞAN

İnsanlığın giderek daha çok hareket halinde olması çeşitli canlıların bir ekosistemden diğerine geçme hızlarını radikal bir biçimde arttırmış bulunuyor. Egzotik türler doğal toplulukları işgal ettikçe, bu yayılma ile başa çıkamayan yerli türler yok oluyor. Egzotik canlılar küresel biyolojik çeşitliliği tehdit ediyor ve giderek ekonomik bir yük oluşturuyorlar.

Geçmiş kuşaklar Amerika'nın Florida eyaletindeki bataklıklara bir çare bulunması gerektiğini düşünüyorlardı. Florida yarımadasının ucundaki büyük bataklık sivrisinek yuvası, testere otlarıyla dolu, sıcak ve berbat bir mekandı. Uygarlık ve sanayi gelişmesine bir engel olarak görülüyordu. Asrın başında, ABD Tarım Bakanlığı yetkilileri yerel halka melaleuca ağacı (melaleuca quinquenervia)

tohumları dağıtmaya başladılar. Bu hızlı gelişen, Avustralya kökenli ağaç suyu emiyor ve hastalık kaynağı bataklıkları kurutuyordu. Ağaç o kadar tutundu ki, 1930lu yıllara gelindiğinde, fidanlık sahipleri talebi karşılayamaz olmuşlardı.

O günden beri, ağacın zararları yararlarını kat kat aşmış bulunuyor. Neredeyse geçit vermez biçimde sık büyüyen ağaçlar, etraftaki bütün diğer bitkileri kovdu. Köklerinin çıkardığı zehirli bir madde diğer bitkileri öldürdüğü gibi, havaya saldığı zerrecikler de insanları zehirliyor, deri kaşıntıları ve solunum güçlüğüne neden oluyor. Üstelik yangına dayanıklı, yandıkça daha çok yayılıyor. İçi su çekmiş sünger gibi, dış kabuğu çıra gibi kuru ve yapraklarında kolay tutuşan bir nevi yağ var. Hızla su çekmesine rağmen, patlar gibi yanıyor.

Yangından birkaç gün sonra, ağaçlar yeniden dal veriyor ve yanmış topraklara milyonlarca tohum saçılıyor. Bu tohumlar üç gün içinde filizlenmeye başlıyor ve bir yılın sonunda yeni ağaçların boyu iki metreye yaklaşıyor. Florida sulak alanlarının 600,000 hektarını istila eden maleleuca, önlem alınmazsa yakında bu alanların hepsini kaplayacak.

Bu ağacın istilası, yabancısı oldukları ekosistemlere taşınan türlerin tipik davranışının bir örneği. Doğal ortamlarında büyüme ve yayılmalarını engelleyen hastalık ve yırtıcılardan kurtulunca, egzotik türler ekosistemlerin altını üstüne getirebiliyorlar. Yayıldıkça da daha nazenin ve ender türleri yok ediyorlar.

ABD'nin nadir ve tehdit altındaki canlılar listesindekilerin %30u, egzotik türler yüzünden bu duruma düşmüş bulunuyorlar.

Türlerin bir mekandan bir başka mekana göçü aslında bir doğa olayı. Ama, işin içine insan eli girince, boyutları çok büyüyor ve tarihte rastlanmamış bir ölçüye ulaşıyor. Yabancı türlerin istilalarının salgın boyutlarına ulaştığı Hawaii'de, her yıl 18 yeni tür böcek adanın faunasına katılıyor. Hawaii çok abartılı bir vaka olabilir. Ancak, dünyanın her köşesinde yabancı türlerin yerel biota içindeki oranı artıyor. Bu durum tersine çevrilemiyor, çünkü günlük ekonomik eylemlerle iç içe oluşuyor.

Sonuç olarak, hükumetlerin yapacakları en akıllıca şey mümkün olduğu kadar yerli türleri tercih etmektir. Park düzenlemeleri, yol kenarı ağaçlandırması, erozyon kontrolü, mera yönetimi, av hayvanları nüfusu ve balık yatakları desteklenmesi ve her türlü ağaçlandırmada bu politikadan şaşmamaya çalışılmalıdır. Eğer uygun bir yerli tür bulunamadığı için illa da egzotik tür kullanımı gerekiyorsa, "temiz liste" yaklaşımı geçerli olmalıdır. Bu politikaların bir uzantısı olarak, ekolojik araştırmalar geliştirilebilir, kamuoyu egzotik türler hakkında bilgilendirilir, ve arazi ıslah programları hızlandırılabilir. Gelişmekte olan ülkelerde, bu politikalar yerli halka ve onların ekonomik yaşamına çok yardımcı olacaktır.

KAYNAK : TEMA VAKFI DERLEYEN A.E.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.