"BİZ BU MİLLETİN UMUDU OLMAYA TALİBİZ"

Sinan Önce

MHP Trabzon Milletvekili ve Genel Başkan Adayı Koray Aydın MHP Bilecik il başkanlığı binasında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanlığına aday olacağını ve AK Parti'nin de bu dönem içinde bir genel başkan arayışı içine gireceğini ifade ederek: "Dolayısıyla siyasetin bu kaotik ve dalgalı döneminde kendine çeki düzen vermiş, iktidar rotasına girmiş, iktidar iddiası taşıyan, tabana inerek, halkın arasına karışarak, siyaset yapma biçimini dokunarak, o insanlarla olayı teneffüs ederek, oluşturacak yeni bir MHP yapılanması, milletimizin umudu olabilir. Biz bu milletimizin umudu olmaya talibiz. " dedi.

CHP il başkanlığına ziyaret

MHP Genel Başkan Adayı Aydın, Bilecik'e geldi. İlimizde çeşitli ziyaretlerde bulunan Aydın, ayrıca Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik İl Başkanlığını da ziyaret etti. CHP İl Başkanı Çağatay Karaahmet ve CHP Merkez İlçe Başkanı Muhittin Demirci tarafından karşılanan MHP Genel Başkan Adayı Aydın, daha sonra MHP il Başkanlığına geçti. Burada partililerce karşılanan Aydın, parti binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

MHP Genel Başkan Adayı Aydın, konuşmasında genel olarak iktidarı eleştirirken, 4 Kasım'da yapılacak MHP kongresinden zaferle ayrılması durumunda parti içinde yapacağı yeniliklerden bahsetti.

MHP Genel Başkan Adayı Aydın, yaklaşık yarım saat süren konuşmasında şu cümlelere yer verdi:

Türkiye'nin her tarafına gitmeye gayret ediyoruz"

"Her zaman insanın kendini rahat hissettiği anlar vardır. Bende burada Bilecik'te gönül dostlarımın arasında olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum ve o rahatlığı buırada hissettiğimi de özellikle vurgulamak istiyorum.

1 Eylül'de MHP Genel Başkanlığına adaylığımı ilan ettim. Bunun üzerinden yaklaşık 1 aylık süre geçti. Bu süre içerisinde Türkiye'nin her tarafına gitmeye gayret ediyoruz. Ama şunu ifade etmem de fayda var. Ben 1 Eylül'de işaret fişeği attığımı söylemiştim. O işaret fişeğini attığımda fişin direksiyonun da ben vardım. Ama bugün şunu görüyorum. Ben artık işin direksiyonunda değilim ben artık arka koltuktayım. Ülkücü Hareket Milliyetçi Hareket bu işin direksiyonuna geçti. Şuan da bu sürecin yönlendirici konumunda ülkücü ve milliyetçi hareketin mensupları oturuyor. Bunu görmekten ayrıca memnuniyet duyduğumu ifade etmem lazım.

4 Kasım'da yapılacak olan kongremiz Türkiye'nin geleceği açısından partimizin geleceği açısından çok önemli bir gündür. Bizim hareketimizi de bu önemin işaretlediğini vurgulamak isteriz.

"Sinir uçları alınmış bu milletin kendine gelmeye ihtiyacı var"

Biz bu süreci iki ayak üzerinden okuyoruz. Bunun birinci ayağı önümüzdeki aylarda yapılacak olan anayasa değişikliğidir. Meclis başkanın yaptığı açıklamalardan çıkardığımız sonuç Aralık sonu itibariyle yazımı tamamlanmış olan Anayasanın itilaflı konuları ayrıştırılmış anayasanın belli ki Ocak ayından itibaren Türkiye'nin gündemine gelip oturacağı ayak bizim için birinci ayağı oluşturuyor. Niye önemli? Çünkü, yeni ve sivil anayasa dedikleri şey aslında belli bir temel konuda düğümleniyor. Bütün mücadele bütün karşılıklı didişmeler bunun üzerinden oluyor. O da şu; diyorlarki anayasadan Türk Milleti ve Türk'ün adını çıkaralım, yeni anayasa vatandaşlık temeli üzerinde olsun. Bu ne demek? Bu yüzlerce yıldır binlerce yıldır egemenliği Türk Milletinin tek başına paylaştığı yapıdan Türk'ün çıkarılıp, diğer etnik unsurlarında bu devletin kurucu unusuru olarak kabul edeceği yeni bir yapı. Yani Türk Devletinin anayası ile yeni bir millet tanımı yapılacak ve bu yeni millet tanımı içerisinde Türk'ün varlığının tasviye edileceği bir süreci birlikte yaşayacağız. Bunu iyi anlayın. Çünkü uyuşturula uyuşturula, geceleri evlerimizdeki televizyonlara kurulmuş etki ajanlarının Türk'ün adının anayasadan çıkarılmasıyla ortalığın süt liman olacağını söyledikleri günleri yaşayarak geliyoruz. Kabul edelim, düşmanlar organize, hainler organize, işbirlikçiler organize, onlar ne yaptıklarını biliyorlar yol haritaları var kararlılar, gözlerinizi açın görün, adım adım da hedeflerine doğru ilerliyorlar. Bunun dışında duyacağınız her söz yalandır, aldatmacadır, uyuşturmacadır. Uyuşturula uyuşturula sinir uçları alınmış bu milletin kendine gelmeye ihtiyacı var. Kim yapacak bunu? Birileri gelip sizin bizim adımıza mı yapacak. Bunu unutmayın bunu biz yapacağız. Bu milletin gerçek sahipleri olarak bunu biz yapacağız. Ne yapacağız? Cenab-ı Allah 4 Kasım'da MHP Genel Başkanlığını bana nasip ederse, hemen onun akabinde meydanlara ineceğiz, miting meydanlarına ineceğiz, Bilecik meydanında gelip hitap edeceğiz. Onu bu tehlikeler konusunda uyaracağız. Neyle karşı karşıya kaldıklarını onlara söyleyeceğiz. Onların dikkatini çekeceğiz. Büyük milleti arkamıza almaya çalışacağız. Dokunmadan ayağına gitmeden sıcak temas kurmadan uyuşarak, sadece böyle demeç karşıtlığı üzerine bu milletin ayağa kalkacağını beklemeyin. Çünkü düşmanlar organize, ne yaptıklarını biliyorlar. Televizyonlarımız işgal altında, uyuşturucu verir gibi sinir uçlarımızı ala ala bizi kuşatıyorlar. Biz bu kuşatmayı yarmaya talibiz. Onun için bir yandan yürüyen yeni devlet yapısının oluşturulacac-ğı bu ayağı, önemsiyoruz. Harekete geçmemizin arkasında da, bu birinci ayağa karşı durmak, milletle bütünleşerek bunu önleyebilmek bunun için birşeyler yapabilme kararlılığımız var.

"3 yılda 3 seçim yaşayacağız."

İkinci ayağı ise, Türk siyasi hayatı yeniden şekillecek. 3 tane seçim yaşayacağız. Mahalli seçimler, Cumhurbaşkanlığı genel seçimi ve akabinde de Milletvekili seçimleri.3 yılda 3 seçim yaşayacağız. Şuan da Türkiye'nin birinci partisinin genel başkanı ilan etti ben yeniden aday olmayacağım diye. Ne yapacak? Cumhurbaşkanlığına aday olacak. Bu ne demek, partisinin genel başkanlığı boşalacak demek. Partisinin genel başkanlığının boşalacak olması ne demek, orada bu konuda bir arayış meydana gelecek. Her zaman baskın karakterli lider tiplerinin oluşturduğu çıta yüksekliğinden dolayı arkasından o yüksekliği yakalamak pek mümkün olmuyor. Dolayısıyla siyasetin bu kaotik ve dalgalı döneminde kendine çeki düzen vermiş, iktidar rotasına girmiş, iktidar iddiası taşıyan, tabana inerek, halkın arasına karışarak, siyaset yapma biçimini dokunarak, o insanlarla olayı teneffüs ederek, oluşturacak yeni bir MHP yapılanması, milletimizin umudu olabilir. Biz bu milletimizin umudu olmaya talibiz.

"Sıkıştırılmış bunaltılmış bu millete bir umut eli olmak istiyoruz"

MHP'nin içinde bulunduğu bu sessizlikten içinde bulunduğu bu durgunluktan içinde bulunduğu kendini ifade etmekten duyduğu sıkıntılı ortamdan çıkararak, milleti ile kucaklaşmış, onun değerleri üzerine oturtulmuş Türk-İslam ülküsünü dayanak kabul ederek, bu milletin mukaddesatları üzerine gerçek değerler üzerine oturtulmuş bir MHP, bu milletimizin bütününü kucaklar. Yüce Türk Milleti de bize bu iktidarı verir. Yeterki biz isteğimizi bu millete hissettirebilelim.

Birşey yapmak ihtiyacı ortaya MHP'yi yeniden kurumsallaştırıp, ona bir şekilde biçim vererek onu kendi öz değerleri üzerine oturtup ayağa kaldırarak yolumuza devam ediyoruz.

Buradan şunu ifade edeyim. Herşey apaçık ortada. Unutmayın, 3 seçimden beri oylarını arttıran bir siyasal iktidarla karşı karşıyayız. Buna karşılta muhalefetin bir ilri bir geri gittiği bir siyasal yapıyla karşı karşıyayız. Birşey yapmak için bu bile yeterli sebeb değil mi? Bir arayış içinde olmak daha iyisini aramak için bu bile yeterli değil mi? Seçim sonuçları ayna gibidir. Bakarsınız kendinizi görürsünüz. Gerçeği gösterir size. Çünkü her seçim bir sonuçtur. Rakamla bir sonuç açıklanır. Bu sonuçlar size birşey anlatmalı. Bu ülkeye duyduğumuz aşkla sorumluluklarımızın farkında olarak, MHP'yi kendi kök değerleri üzerinde yüceltmek iddiamızı ortaya koyarak, bunu bir proje olarak MHP'lilerin önüne koyarak sıkıştırılmış bunaltılmış bu millete bir umut eli olmak istiyoruz. Bunu yapacağız kararlıyız.

"AKP'nin oyu %52 olmuş. Ben bunu kabul edemiyorum"

2011 seçimlerinden beri şu iktidar neyi iyi yaptı? Ekonomi gümledi gitti, Temmuz ayı sonu itibariyle ekonomi 8 katrilyon açık verdi. Bir önceki yıl 2 katrilyon fazla vermişti. Düşünün bu yıl 8 katrilyon açık verdi. Bu ne demek zam demek, vatandaşın elini cebine atması demek. Zaten sağanak başladı. Benzin, doğalgaz, elektirik peş peşe geliyor. Bu milletin iki yakası bir araya gelmiyor. Her evde 2 tane işsiz var. Esnaf can çekiyor, çiftçi harcadığını alamayacak çaresizlik içinde bekliyor. Böyle bir tabloda iktidarın oyu artıyorsa Allah aşkına bir düşünün, anketler yayınlanıyor AKP'nin oyu %52 olmuş. Ben bunu kabul edemiyorum. Kabul edeniniz varsa bilmem, ben kabul etmiyorum bir çıkış yolu arıyorum. Bu nasıl iş? Bu kadar beceriksizlik. Dış politikada Türkiye dibe vurmuş. Türkiye Suriye'de bu milleti bataklığın ortasına gömmüş, Müslüman kanı akan bir yapı içinde bu bataklıkta çırpının bir Türkiye var. Irak, İran, Ermenistan kafa tutar, etrafımızda dost diyeceğimiz bir el kalmamış. Her konuda başarısız olmuş bu iktidar, oylarını arttıracak. Burada bir sakatlık var. Biz buradan bir çıkış yolu arıyoruz. İddialyız.

"Milletin bir çıkış yolu bulup ayağa kalkması lazım"

Milliyetçi Hareket Partisi'ni iktidar rotasına yerleştireceğiz. AKP içerisine hapsolmuş çaresizlik içerisinde bir alternatif olsunda oyumu oraya vereyim diyen kittleler Merkez'de eskiden Anap'a Dyp'ye ve sol diğer unsurlara oy veren partiler memnun olmayan kitleler bir toplanma merkezi arıyor. Ama böyle kafasını dikmiş iktidar hedefini ortaya koymuş o inancıyla insanlarla bütünleşmeyi başarabilmiş bir umut bir alternatif arıyorlar. Bu alternatif MHP olacak arkadaşlar. Çünkü bu hareketin iktidar olmak hakkıdır. Bu kadar bedel ödemiş bir siyasal hareketin geçmişte yaşadıklarından ders çıkararak geleceğini ona göre planlayarak bunu başarmak gibi bir mecburiyeti var. Çünkü kuşatılmış olan Türkiye çevresi ateş çemberine dönmüş. BODP planı uygulanıyor, utanmadan bizim Başbakanımız, Eşbaşkanlığını yapıyor. Etrafı kan gölüne dönmüş belkide sıranın Türkiye'ye geldiği bu yapı içerisinde bu milletin bir çıkış yolu bulup ayağa kalkması lazım. Bilinizki bunu yapacak kadrolar milliyetçi hareket kadrolarıdır. Bizleriz,sizlersiniz. Bunu biz başaracağız, üzerine düşen sorumluluğun farkında olun. Bu seçimi basit bir kurultay olarak görmeyin Milliyetçi Hareket Partisi'nin bu içine düştüğü pasiflikten, tembellikten kurtulup koşarak siyaset yapması gerekiyor. Değerli arkadaşlar onun için söylediklerimizi bu çerçeve içinde değerlendirin, bu işe sahip çıkın.

"Minimum üç milyon üye"

Ben 1 Eylül'de bir işaret fişeği attım önce direksiyonda bendim ama şimdi ben değilim direksiyonda, Milliyetçi Hareket, Ülkücü Hareket direksiyonda. Ben arka koltuğa geçtim. Bu hareketin müthiş sağduyusunu, değişme dinamiğinin nasıl güçlü bir dinamik olduğunu, nasıl etrafı hareketlendirdiğini, şu anda Milliyetçi Hareket Partisi'ne herkesin gözünün döndüğünü, herkes MHP'yi takip ediyor. Gülen'in söylediği bütün kitleler herkesin gözü MHP'nin üzerinde. Herkesin gözü burada onun için buradan zinde bir şekilde çıkacak ne yapacağını plana ve programa bağlamış bir Milliyetçi Hareket Partisi inanıyorumki Türk Milleti'nin imkan ve fırsat vereceği bir parti haline dönüşecektir. Milliyetçi Hareket Partisi'nin üyelik sistemini ilk yıl bir milyona tamamlayıp, arkasından seçimlere kadar her yıl bir milyon üye yaparak, minimum üç milyon üyeye tamamlayacağız. Diyeceksiniz ki niye üye, çünkü üyelik, bir partinin ana çekirdeğini oluşturur. Bu çekirdek üzerine bir temel meydana gelir. Üye demek o partiye oy verecek insanların kayıt altına alınması demektir. O insanların kayıt altına alınıp bir yerde toparlanılması demek onlarla iletişim kanallarının açılması, onlara ulaşımın kolaylaştırılması demektir. Üyelik zahmetli bir iştir. Önce yaparsınız bir milyona tamamlarsınız sonra arkasında zorlanırsınız. Üye yapmak için dil dökmek meram anlatmak zorundasınız. Dil dökmek, meram anlatmak demek, günlük siyasi hadiseleri günü gününe takip etmek demektir. Bu sizi siyasal arena içerisinde zinde tutar. Sizi öğrenmek, bilgilendirmek zorunda bıraktırır. Hiçbir şey yapmadınız mı, oturan insan gelişimede kapalı hale gelir, üretken olamaz. Onun için biz Mhp'yi bu üç milyonluk üye tabanının üzerine oturttuğumuz zaman bu üyelik dönemlerini büyük kampanyalara dönüştürerek illerde yarış, ilçelerde yarış, mahalleler arası yarışa döndürerek ve MHP Genel Başkanlığı'ndan görev yapan bütün arkadaşların bu üyelik kampanyası içerisinde bir nefer gibi çalıştığı, büyük bir heyecanla il merkezleri içerisinde üye stantlarının kurulup insanların ayağına giderek, üye yapılmaya çalışıldığı, bir ayağa kalkmadan bahsediyorum size.

"Bu sistemi çöplüğe atacağım, bu benim şeref sözüm"

Koray Aydın önseçimler ilgili de çok iddialı sözler sarfetti. Aydın:" Televizyonlarda söyledim, Koray Aydın'ın şeref sözüdür. Seçimin hemen arkasından tüzük çalıştayı yapacağım. Milliyetçi Hareket Partisi'nin parti tüzüğündeki tüm antidemokratik uygulamaları ayıklayıp hepsini çöplüğe atacağım. İnsan kişilik ve şahsiyetini ortadan kaldıran birkaç kişinin yönlendirip biçimlendirdiği, partisine on yıl hizmet etmiş il başkanının bile partinin 400 kişilik delege listesinde adının olmadığı, 10 yıldır mahalle temsilcisi olan insanın kağıt başı işlemlerle üyeliklerinin yok edildiği bu sistemi çöplüğe atacağım arkadaşlar. Bunun yerine eşit, adaletçi, Allah'ın emrettiği gibi bir düzen kurmaya çalışarak orada herkesin üye olabildiği, internet üzerinden bile insanların üye yapılabildiği bir sistemi hayata geçirerek, MHP'de birgün bile bulunmuş olan insanların burada toplanmasını sağlayacak büyük bir gönül seferberliği hareketi başlatacağız. Önyargısız, hesapsız, kitapsız birgün bile bu hareketin içinde bulunmuş her insanı kucaklayarak, bir araya getirerek, sorgulamadan, kardeşlik hukuku içerisinde, birbirimizi anlayarak, siyasetin bir toplama sanatı olduğunun farkında olarak, bu hareketin o büyük enerjisini açığa çıkaracağız. Sonra Cenabı Allah nasip ederse seçim geldiği günde inşallah o tüzük çalıştayından, benim teklifim yüzde 6'ya kadar bir kontenjan kullanma hakkının verilmesi geriye kalan tüm yerlerde de hakim nezaretinde önseçim yapılmasıdır. 3 milyon insanın katılımıyla yapılan önseçim MHP'yi ayağa diker, her yerde hissedilir hale getirir. Değerli arkadaşlar bu hem Türkiye'ye hem dünyaya ders olur. Çünkü herkesin söyleyip yapamadığını cesur, kararlı bir şekilde yaparak, ben televizyonda söyledim bana gazeteci dediki bunu herkez vaat etti yapamadı siz yapacak mısınız? Asla bana öyle bir soru sormayın dedim. Bu benim şeref sözümdür, bunu mutlaka hayata geçireceğim. Çünkü o önseçimlerde davul zurnaların vurulduğu, adayların hakim önünde genel merkezin aradan çıkıp hakimliklerin önünde kurulan sandıklarda oy kullanıldığı önseçimde MHP'den aday olmak isteyenler genel Başkan'ın odasının önünde nöbet tutmayacak. Halka gidecek, cenazesinde ayağında olacak, yanında olacak, acısını paylaşacak, sevincine ortak olacak.

"Ömrü hayatı MHP'de geçmiş olan Koray Aydın, bir günde Fethullahçı oluyorsa bu sel olmuş gidiyor demektir"

Ben bunu hareketin olmazsa olmaz yapılması gerekenlerden olarak görüyorum. Haksızlık yapacak insanın imkan ve fırsat bulamadığı yeni tüzüğümüzle yeni anayasamızı oluşturduğumuz bu yapı Milliyetçi Hareket Partisi'nin önünü açacak ve unutmayın arkadaşlar bu harekette birgün bile bulunmuş insanlarla kucaklaştığımız gün de bizim zıplama tahtamız olacak. Çünkü bu kadar köklü bir hareket milyonlarca insan yetiştirmiş. Her partiyi biz finanse ediyoruz, her partide bizim kökümüzden geeln insanlar var. O büyük gücü burada toplayarak yarın koltuğuma birisi oturur korkusundan arınmış sadece iktidar hedefleyen bir harekete dönüşerek bunu hep birlikte başaracağız. Ben size takım oyunu öneriyorum arkadaşlar, tek kişinin, bir kişinin değil, Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurumsal kimliği ile partinin yetkili organlarında, Başkanlık divanında, merkez yönetim kurulunda, bizim oluşturacağımız müfettişlik sisteminde, birlikte hareket etme ve birlikte karar alma mekanizmaları birlikte işleyecek. O zaman MHP Gneel Başkanı çıkıp tek başına erken seçim yapalım diyemeyecek. O zaman MHP Genel Başkanı, Başbakan mali seçimler erkene alınacak dediği zaman çıkıp evet diyemeyecek. Partinin yetkili kurumlarını toplayacak, masaya yatırılacak, karar çıkarsa o da bizim namusumuz, şerefimiz olarak hepimizin sahip çıktığı karar olacak. İnsanda şaşar hata yapar, yapıyor zaten. Bir kişiye dayalı demokrasileri terk edin. Bakın Avrupa demokrasilerine, bir seçimde oyları düşüyor, istifa ediyor."

Genel Başkan Adayı Koray Aydın konuşmasının sonunda basında kendisi ile ilgili yer alan eleştirilere de cevap verdi:" Ömrü hayatı MHP'de geçmiş olan Koray Aydın, bir günde Fethullahçı oluyorsa bu sel olmuş gidiyor demektir. Önce ulusalcı yaptılar beni sonra, cemaatçi, bu Koray Aydın yeni mi geldi bu davanın içine? Ben bu davanın emekçisiyim" dedi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri