CHP Kadın Kolları'ndan 8 Mart Açıklaması

Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Atatürk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi.

Cumhuriyet Halk Partisi Bilecik Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Atatürk Parkı’nda basın açıklaması gerçekleştirildi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen basın açıklamasına; Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak, CHP Bilecik İl Başkanı Ali Özdemir, CHP Bilecik Kadın Kolları Başkanı Dilek Gacal, parti üyeleri ve vatandaşlar katıldı.

CHP Bilecik Kadın Kolları Başkanı Dilek Gacal tarafından okunan basın açıklamasında; Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasinin sadece bir kelimeden ibaret olduğu ifade edildi.

Okunan basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı;

"Bugün, tarihsel bir direnişin simgesi olan 8 Mart’ı; kadınların yaşam hakkının sistematik olarak tehdit edildiği, şüpheli ölümlerin karanlıkta bırakıldığı ve faillerin cezasızlıkla ödüllendirildiği bir dönemde karşılıyoruz.

Şiddeti önlemekle yükümlü mekanizmaların işletilmemesi, kazanılmış haklarımıza yönelik aralıksız saldırılar ve bizlere hayatta kalmayı bir lütuf gibi sunan bu karanlık düzen bir tesadüf değildir. Ancak bilinmelidir ki; kadın düşmanı politikalara, derinleşen yoksulluğa ve bizi evlere hapsetmeye çalışan zihniyete karşı bizler; özgür ve eşit bir yaşamı örgütlemekten ve bu karanlığa dur demekten asla vazgeçmeyeceğiz!

Bugün kadınlar sadece şiddetle değil; yoksullukla, güvencesizlikle ve görünmeyen emek sömürüsüyle de mücadele ediyor. Ev içi bakım yükü hâlâ büyük ölçüde kadınların omzunda. Çocuk, yaşlı, engelli bakımı kamusal bir sorumluluk olması gerekirken kadınların “doğal görevi” gibi dayatılıyor. Kadınlar hem evde ücretsiz bakım emeği veriyor hem iş hayatında eşitsizlikle karşılaşıyor. Bu tabloyu kabul etmiyoruz!

"Adaletsiz düzen değişmelidir"

Kadının ekonomik bağımsızlığı olmadan özgürlükten söz edilemez. Bu nedenle eşit işe eşit ücret talebimizi bir kez daha haykırıyoruz. Aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı, terfilerde geri bırakıldığı, güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği bu adaletsiz düzen değişmelidir. Emeğimiz görünmez değildir, hakkımız pazarlık konusu değildir!

Bizim yolumuz bellidir. Bizim yolumuz, kadını toplumsal yaşamın her alanında eşit gören, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını pek çok Avrupa ülkesinden önce teslim eden Ebedi Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Atatürk’ün "Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir" sözü, bizim siyasi pusulamızdır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde; kadını sadece aile içinde değil, hayatın her karesinde güçlendiren, toplumsal cinsiyet eşitliğini kağıt üzerinde değil sokakta, iş yerinde ve Meclis’te var eden bir Türkiye mücadelesi veriyoruz.

Yerel yönetimlerimiz bunun en somut örneklerini ortaya koymaktadır. Belediyelerimizin açtığı kreşler, kadınların istihdama katılımının önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktadır. Kreş, kadınların çalışma hakkının teminatıdır. Çocuk bakımını yalnızca annenin sorumluluğu olarak gören anlayışı reddediyoruz. Kamusal, erişilebilir ve nitelikli bakım hizmetleri yaygınlaşmalıdır.

"Eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır!"

Genel Başkanımızın vurguladığı gibi; eşitlik bir imtiyaz değil, en temel haktır! Ve biz haklarımızdan vazgeçmiyoruz! İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz! 6284 sayılı kanun etkin ve eksiksiz uygulanacak, biz vazgeçmiyoruz! Eşit işe eşit ücret mücadelemizden vazgeçmiyoruz!

Kadınların sırtına yüklenen ev içi bakım sorumluluğunun kamusal politikalarla paylaşılmasını istemekten vazgeçmiyoruz! Yoksulluğun en ağır yükünü taşıyan kadınların sesi olmaktan asla vazgeçmiyoruz!

Kadınların özgür olmadığı bir toplumda, demokrasi sadece bir kelimeden ibarettir. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Kadın Kolları olarak; korkmadan, yılmadan, omuz omuza mücadele ederek bu ülkeye eşitliği de adaleti de getireceğiz.

Bugüne, kadın mücadelesinin tarihine isimlerini yazdıran, New York’ta hakları için, eşit işe eşdeğer ücret almak için grev yapan, işverenin bu kadınların üzerine kapıyı kilitlemesinin ardından yanarak can veren 129 kardeşimizi anıyoruz.

Bu kadınların direnişleri, bugün şiddete, eşitsizliğe ve karanlığa karşı yükselen her kadın sesinde yaşamaktadır. Bizler de onların bıraktığı yerden, korkmadan ve boyun eğmeden mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz.

"Yaşasın kadın dayanışması"

8 Mart, sadece bir anma günü değil, eşitliğe giden yolda bir isyan ve inşa günüdür. Yaşasın kadın dayanışması, yaşasın örgütlü mücadelemiz! Son sözümüz net ve bakidir. Çare eşitliktedir. Çare Cumhuriyet değerlerimizde, kurtuluş mücadelemizdedir!"

Başkan Gacal'ın açıklamasının ardından konuşan Başkan Subaşı, 8 Mart'ın sadece kadınların günü olmadığını, 8 Mart'ın emeğin, adaletin ve eşitliğin günü olduğunu belirttiği açıklamasında şu ifadelere değindi;

‘’Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, tarihin içinden gelen bir mücadeleyi hatırlamak ve o mücadeleyi büyütmek için bir aradayız. 8 Mart, sadece kadınların günü değildir; 8 Mart; emeğin, adaletin ve eşitliğin günüdür. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bir ülkenin gerçek ilerlemesinin kadınların hayatın her alanında var olmasıyla mümkün olacağını çok erken görmüş bir liderdi. Onun, “Dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir” sözü ise yalnızca bir övgü değil, aynı zamanda bir toplumsal programdı. Cumhuriyet devrimi içerisinde yer alan bu program; kadınların seçme ve seçilme hakkından eğitime, çalışma hayatından kamusal yaşama kadar uzanan büyük bir eşitlik yürüyüşüdür.

‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü; emeğin, eşitliğin ve dayanışmanın büyüdüğü bir gelecek umuduyla yürekten kutluyorum.

Ancak bugün biliyoruz ki eşitlik yalnızca yasalarla değil, hayatın içinde gerçek anlamını bulur. Bir kadının emeğinin görünür olduğu, hiçbir kadının yoksullukla ya da şiddetle baş başa bırakılmadığı bir toplum kurmadan gerçek demokrasiden söz edemeyiz. Cinsiyet eşitliği; yalnızca kadınların meselesi değildir. Çalışma hayatında eşitlik, ekonomide adalet, sosyal yaşamda fırsat eşitliği; bir ülkenin refahının ve demokrasisinin temelidir. Kadınların potansiyelini sınırlayan her engel, aslında toplumun geleceğini sınırlayan bir engeldir. Bu nedenle bizler, Atatürk’ün açtığı o aydınlık yolda eşitliği yalnızca savunan değil, hayata geçiren bir anlayışla çalışıyoruz. Kadınların üretime katıldığı kooperatifleri destekliyor, kadın emeğini görünür kılan projeler geliştiriyor, sosyal yaşamın her alanında kadınların daha güçlü var olabilmesi için dayanışmayı büyütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki bir şehirde kadın güçlüyse, umut filizlenir, toplum güçlenir ve yaşam değişir.’’

Konuşmaların ardından toplu fotoğraf çekimi ile basın açıklaması sona erdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Bilecik Haber Haberleri