Ahmet MEŞE
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) Bilecik Şubesi, Mısır'da yaşanan katliama dikkat çekmek için bir kampanya başlattı. AGD üyeleri üzerinde Rabia işareti olan broşürleri ensaflara ve iş yerlerine dağıttı. Darbenin ardından zafer işareti yapan darbecilere karşı Rabiatul Adeviyye Meydanı'nın da bir araya gelen müslümanların sembolü olan Rabia işaretinin, Bilecik'in her yerine asılmasını isteyen AGD üyeleri, Mısır halkının yanında olduklarını söyledi.
Başlattıkları kampanya ile ilgili açıklamalarda bulunan AGD Tanıtma Komisyonu Başkanı Mehmet Turğut," AGD olarak Mısır'daki darbeci, işbirlikçi Firavun Sisi'nin sürdürdüğü insanlık dışı katliamı nefrtetle kınıyoruz. Mısır'daki sabır kahramanlarının yanında olduğumuzu göstermek için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz" dedi.
Ayrıca Turğut," Tüm halkımızı ümmete destek olmak için silah başına bekliyoruz" diyerek Peygamber Efendimizin hadisine değindi. Turğut, Peygamber efendimizin hadisinde hareketle müslümanları silah başına çağırırken," Dua, müminin silahıdır" ifadelerini kullandı.
Rabia, Arapça’da 4’üncü demek. Mursi taraftarları hem toplandıkları Rabiatül Adeviyye Meydanı’na hem de Mursi’nin 4. Cumhurbaşkanı olmasına gönderme yaptıkları için bu işareti benimsedi.
Rabiatül Adeviyye Meydanı ise adını 8. yüzyılda yaşamış sufi bir kadın şairden alıyor. Rabia da ailesinin 4. çocuğu. Rabia çocukluğunu köle olarak geçirir ve kaçma teşebbüslerinde sonra özgür kalır. Bu yüzden Mısır’da özgürlüğün simgesi olur.
Kadın evliyalardan biri kabul edilen Rabia'tül Adeviyye genç bir kızken anne ve babası öldü. Basra'da kıtlık baş göstermişti. O da bir ihtiyara hizmet etmeye başladı. İhtiyar daha sonra Rabia'yı azat etti.
Rabia'tül Adeviyye'nin ömrünü ilim ve ibadet ile geçirdiği, kefenini de sürekli yanında taşıdığı söylenir. İlk dönem sufi şairleri arasından en önemli isimlerden biri olan Rabia'nın İlahi aşk öğretisi kendisinden sonraki sufileri de önemli ölçüde etkilemiştir. Ayrıca zamanın şeyhleri ve mürşitleri Rabiatül Adeviyye'yi ziyaret edip sohbet meclislerinde onun derin bilgisinden ve görüşlerinden yararlanmışlardır.
Bazı kaynaklarda ‘dişi aslan’ olarak da anılan Rabia’tül Adeviye, 752'de Kudüs civarında vefat etmiş.