EĞİTİM ÇALIŞANLARINA "EŞİT İŞ, EŞİT ÜCRET"

Türk Eğitim-Sen Bilecik Şube Başkanı Ömer Yel ve bir grup üyeyle bir araya gelerek Bilecik Defterdarlığı önünde basın açıklaması yaptı.

Ömer Yel, 24 Kasım Öğretmenler günü münasebetiyle başta öğretmenlerin ve akademisyenler olmak üzere diğer eğitim çalışanlarının sıkıntıları dile getirmek ve “eşit iş eşit ücret” ilkesini hayata geçirmek için açıklamada bulundu.

Yapılan açıklamada, hükümetin kamudaki ücret dengesizliğini ortadan kaldırmak için yapılan 666 Sayılı Kanun kararnamenin ücret dengesini sağlamak yerine yeni adaletsizlikleri beraberinde getirdiğini savunuldu

Ömer Yel yaptığı açıklamada; “Sözüm ona, “eşit iş eşit ücret” ilkesini hayata geçirmeye çalışan, üst düzey yöneticilerine yüksek, bazı devlet memurlarına da daha düşük ödeme yapmıştır. Ayrıca üst düzey kamu personelinin maaş ve tazminat sistemi değiştirilerek, ücretlerinde başka artışlara da gidilmiştir.

Eşit işe eşit ücret düzenlemesinde, kamuda istihdam edilen personelin %60'ına ise hiçbir artış yapılmamıştır. Ücretlerinde artış yapılamayan kesimlerin başında eğitimciler gelmektedir.

Yıllardır öğretmen ve akademisyen maaşlarında herhangi bir iyileştirme yapılmamış, ek ders göstergelerinde de tek bir puan artışı sağlanmamıştır. Yaşam koşulları giderek ağırlaşırken, enflasyon oranları artarken, zamlar peşi sıra gelirken, öğretmenlerin ve akademisyenlerin aylık geliri yerinde saymakta, eğitimciler her geçen gün daha da yoksullaşmaktadır. Eşit iş eşit ücret düzenlemesiyle birlikte eğitimcilerin aylık gelirleri, diğer kamu personeline göre çok düşük kalmıştır.

Dünyadaki meslektaşlarından kat be kat düşük ücret alan, ancak her şeye rağmen Türkiye’nin en doğusundan, en batısına kadar; okul ayrımı yapmadan, zor koşullarda, büyük bir emek ve özveri ile çalışan öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimizin yıllardır yüzde 3’lük, yüzde 4’lük zam oranlarına sıkıştırılması büyük bir ayıptır. Eğitim ordumuzun baş aktörleri öğretmenlerimiz ve akademisyenlerimiz şu anda infial halindedir.

MEB ve YÖK; çalışanlarına sahip çıkmamakta, onları yalnız bırakmaktadır. Öğretmen ve akademisyenlerin haklarını savunmak için parmağını kıpırdatmayan Hükümetin, sıra çalışanların haklarını tırpanlamaya, haksız uygulamalarla onları çileden çıkarmaya gelince dörtnala koşması dikkat çekicidir.

MEB ve YÖK, kendi personelini savunmazken, başkalarının savunması zaten beklenemez. Bu nedenle biz eğitimciler, bu ülkenin temel yapı taşlarını göz ardı eden, onların haklarını savunma gereği bile duymayan, öğretmenleri ve akademisyenleri umursamayan ve es geçen zihniyeti şiddetle kınıyoruz.

Bugünkü yöneticilerin aksine ülkemizin kurtarıcısı, Başöğretmenimiz Büyük Önder Atatürk, öğretmenlere büyük değer veriyordu. Atamız, 1923 yılında “Okullarda öğretim görevini ve güvenilir ellere teslimini, memleket evlâdının, o görevi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve herhalde refah teminine elverişli bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır” demişti. Atatürk öğretmenleri böylesine el üstünde tutarken, onların koşullarını iyileştirilmesi gerektiğine işaret ederken, Hükümetin öğretmenlik mesleğini geriye götüren uygulamalara imza atması ibret vericidir.

Yarın 24 Kasım Öğretmenler Günü. Biz eğitimciler 24 Kasım’ı böylesi nahoş bir tabloyla karşılıyoruz. Bu özel gün, ne yazık ki, Hükümetin eşit işe eşit ücret düzenlemesinde öğretmenleri ve akademisyenleri yok sayılmasıyla gölgelenmiştir. ” dedi.

Türk Eğitim Sen olarak 81 ilde eylemde olduklarını ifade eden Yel; “ Eylemlerimiz sonuç alıncaya kadar devam edecektir. Bundan sonra da her Çarşamba günü saat 12:30’da Ankara’da Maliye Bakanlığı önünde, illerde de Valilikler önünde kitlesel basın açıklamaları yapacağız, oturma eylemleri düzenleyeceğiz, hakkımızı alanlarda arayacağız.

Biz eğitimciler, hükümetten 24 Kasım’da kara haber değil, müjde bekliyoruz. Hükümet, yaptığı yanlıştan geri döndüğünü açıklamalı ve öğretmen ve akademisyenlerin eşit işe eşit ücret düzenlemesinden faydalanmasını sağlamalıdır. Aksi takdirde herkes bilmelidir ki; öğretmen ve akademisyenleri yok sayanları biz de yok sayarız.” dedi.

Konuşmasının devamında üyelerin bir kısmı ayrıldı. Yel ve beraberinde bir grup üye, İl genelinde 1800 eğitim camiasındaki üyelerinden 1400'ün vermiş olduğu eşit iş eşit ücret ile ilgili başbakanlığa göndermek üzere yazdıkları dilekçeleri Postane Kargosu verdikten sonra dağıldılar.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri