‘Elektrik almak vermek’, özellikle ilişkilerde, iletişimde ve karşılıklı etkileşimde kullanılan bir ifade… Elektrik almak, elektrik enerjisi temin etmek… Elektrik almak; flört veya romantik ilgi sinyali almak, enerji veya motivasyon kazanmak… Elektrik almak; biriyle tanışıldığında veya konuşulduğunda, o kişiden yoğun bir enerji, çekim, heyecan ya da uyum hissi duyulması anlamında… Elektrik almak, romantik ya da yoğun duygusal ilişkilerde kullanılan söz… Elektrik almak; sözcükler yetmese bile iki insanın birbirini hissedebilmesi, konuşmadan ortak bir enerji yakalayabilmesi, hemen anlaşması, iletişim kurabilmesi… Bu; iletişim tutulması, olumlu akıl tutulmasının ilk adımı… Elektrik almanın olumsuzu da var elbette… Birinden negatif elektrik de alınabilir, rahatsızlık, tedirginlik, soğukluk gibi duygular da söz konusu olabilir… Elektrik almak, varlıklar arasında görünmeyen bağları işaret eden hâl…
Elektrik almanın vermenin farklı versiyonları: Elektrik çarpmak; elektrik akımına maruz kalmak, ani bir heyecan/şaşkınlık yaşamak… Elektriklenmek; statik elektrik birikmesi, heyecanlanmak/gerilmek... ‘Elektrik almak’ yerine, kullanabileceğimiz pek çok deyim var… Enerji (ilham) almak veya vermek… Motivasyon bulmak (şevke gelmek)… Coşku (şevk) kazanmak… Canlanmak, hayat bulmak… Güç (kuvvet) bulmak… Ateşlenmek (heyecanlanmak)… Harekete geçmek, tetiklenmek… Enerji depolamak… Ürpermek, tüylerin diken diken olması… İrkilmek, şok olmak… Elektrik almak vermek, her karşılaşmada bir titreşim demek… Elektrik almak, ‘ben’ ile ‘öteki’ arasındaki mesafenin, tek bir bakışla aşılması… Elektrik almak; şairler ve yazarlar için bir fikrin zihinde çarpması, ilhamın geliş ve estetik bir uyum ya da duygusal çarpışma anı… Elektrik almak, hem bilinçdışı sezgileri hem bilinçli izlenimleri içinde barındıran deyim… Elektrik; kişisel ilişkilerde, sanatta ve felsefede görünmeyenin, hissedilenin, açıklanamayanın dile getirilmesi… Bilindik anlamıyla ‘elektrik almak’, modern hayatın görünmeyen gücü… Elektrik; evlerimizi aydınlatır, cihazlarımızı çalıştırır, ulaşımı kolaylaştırır ve iletişimi mümkün kılar... Elektrik almak, prizden enerji çekmekten ibaret değil; enerjiye erişim hakkı, altyapı yatırımı ve her konuda sürdürülebilirliğin olmazsa olmazı… Yaşadığımız dünyada, hâlâ birçok insan güvenilir elektrikten mahrum… Elektrikten yoksun olmak; eğitimden sağlığa, ekonomik kalkınmadan sosyal eşitliğe kadar birçok alanı doğrudan etkilemekte… Kırsal bölgelerde elektrik altyapısının eksikliği, temel hizmetlere erişimi zorlaştırmakta… Enerjiden yoksun olmak; düşük gelirli ailelerin ısınma, aydınlatma ve iletişim gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamamasına neden durum… Elektrik almak, yalnızca teknik bir işlem değil, aynı zamanda sosyal bir adalet meselesi… İnsan ilişkileri üzerine elektrik almayla ve vermeyle alâkalı söylenen güzel sözler: “Aşkın kemâli kalp ile hissedilir. Âşıkların kalpleri kıpır kıpır, uçuşa hazır, idrak düzeyi yüksek, Cânân'a müştak haldedirler… Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez.” (Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî)… “İnsan, beyinle ve yürekle sevmemeli, çünkü yürek durur, beyin unutur. Ruhla sevmeli; ruh ne durur, ne unutur, ne de ölür…” (Hz. Ali)… “Âşık olmak, düşmek gibidir. Ama âşık olduğun zaman, düşmekten korkmazsın çünkü düşeceğin yerin orası olduğunu bilirsin.” (Audrey Hepburn)… “Bazı insanlar sizi sadece karşılarına çıktığınızda değil, var olduklarında bile etkilerler.” (Johnny Depp)… “İnsanlar ne söylediğinizi unutacak, ne yaptığınızı unutacak, ama onlara nasıl hissettirdiğinizi asla unutmayacak.” (Oprah Winfrey)…
Elektrik almak, teknik olarak bir enerji kaynağından tüketiciye enerji aktarımı… Elektrik; termik santraller, hidroelektrik barajlar, rüzgâr türbinleri ve güneş panelleri gibi kaynaklar sayesinde üretilmekte… Yüksek gerilim hatlarıyla elektrik, üretim noktalarından yerleşim alanlarına taşınmakta… Trafo merkezleri aracılığıyla gerilim düşürülerek evlere ve iş yerlerine dağıtılmakta… Prizden fişe takılan her cihaz, bu zincirin son halkasında yer almakta… Bireysel elektrik üretimi için en erişilebilir kaynaklardan biri, güneş enerjisi... Yerel şartlara göre, elektrik üretim için ideal olan, rüzgâr enerjisi… Elektrik üretimini ve depolanmasını daha esnek ve verimli hâle getiren, enerji depolama teknolojileri… Elektrik tüketen bireyler, aynı zamanda üreticisi olabilmekte… Güneş panelleriyle kendi elektriğini üretenler, fazla enerjiyi elektrik şebekeye satabilmekteler… Elektrik tüketimi, akıllı sayaç ile anlık takip edilebilmekte… Daha az elektrikle daha fazla iş yapmak mümkün olmakta... Zaman bazlı elektrik tarifeleriyle yapılan fiyatlandırmalarla tasarruf sağlanabilmekte… Elektrik almanın, her bir anlamı, anlaşılır bir kavram… Ya elektronik almak? Böyle bir deyim söz konusu olabilir mi? Bu; belki de daha çok teknik veya karmaşık bir durumu izah için olabilir… Elektronik almak, bilginin ve teknolojinin günlük hayatımızın bir parçası haline dönüşümü olsa gerek… Elektronik almak, sıradan bir değişimin ötesinde bir etkileşim vetiresi/süreci… İç dünyamızın bilginin-verinin-teknolojinin hızıyla büyük hızla etkilenmesi… Elektrik almak, içsel enerjimizi ve motivasyonumuzu artırmakta… Elektronik almak da, bilgi ve teknoloji edinimimizi artırmakta… Bir durumdan duygu veya ilham almanın adı, elektrik almak… Daha analitik veya bilgi odaklı olmak ise, elektronik almak…
Kadim medeniyetimizde, ‘elektrik almak vermek’ yerine, bir konuya veya kişiye karşı ilgi duymak, uyum sağlamak, bir enerji veya ilham hissetmek manasında ‘manevî etkileşim’ veya ‘ilham’ durumu sözleri kullanılmış… Kadim medeniyetimizde bireylerin birbirleriyle olan ilişkilerinde, bilginin aktarımında, ibadetlerde ve manevi gelişimde hissedilen enerji veya çekim durumlarına farklı açılardan yaklaşılmış… Bu; manevî çekim (feyiz), bereket (ilahî lütuf)… Tasavvufta, feyiz kavramı mecazî ‘elektrik alma’ durumuna en yakın düşen mefhum… Feyiz, bir mürşitten (manevî rehberden) veya salih bir kişiden kalbe akan ilahi lütuf, bereket veya manevî enerji… Bu, kişinin manevî olarak yükselmesine, ilham almasına ve doğru yolu bulmasına yardımcı olan bir aktarım… Müritlerin (öğrencilerin) mürşitlerine duyduğu sevgi, saygı ve bağlılık, bu feyzi almaları için bir kanal… Çizginin ve haddin aşılması ise, şirk ve küfür kapısı… Bir âlimden veya bilge bir kişiden ilim ve hikmet öğrenirken hissedilen etki, elektrik almak durumu… Öğrencinin öğretmene karşı duyduğu saygı, dikkat ve açık fikirlilik, bilginin sadece zihinsel olarak değil, aynı zamanda ruhen de nüfuz etmesi… Bu; öğretmenin sözlerinin ve davranışlarının öğrenci üzerinde derin etki bırakması… Salih insanlarla oturup kalkmak (sohbet etmek), davranış eğitiminin gereği… “İyi ve kötü arkadaşın hâli, güzel koku satanla körük çekenin hâline benzer: Misk satan, ya sana güzel kokusundan bir miktar meccanen verir ya sen satın alırsın, ya da (hiç değilse onunla beraber olduğun sürece) güzel koku koklamış olursun. Körük çeken kimse ise, ya elbiseni yakar ya da (en azından) körüğün kötü kokusundan rahatsız olursun…” (Hadis-Şerif)… İyi arkadaşın yanında bulunan kişi, ondan güzellik ve iyilik kokusu alır… Bu, manevî anlamda pozitif bir elektrik alma hâlidir… Salih bir ortamda bulunmak, kişinin ahlakını güzelleştirir, iyiliğe yönlendirir ve kalbine huzur verir… Mecazî anlamda elektrik almanın en güçlü kaynağı, Kur'an-ı Kerim'in tilaveti ve Hz. Peygamber'in sünnetinin anlaşılması… Kur'an okunduğunda veya ayetler üzerinde tefekkür edildiğinde hissedilen; manevî huzurdur, kalbe dolan nurdur, ilhamdır, ruhsal bir elektriklenmedir…
Elektrik almak ve vermek, iki insan arasında hissedilen ani ve yoğun çekim, kimya ve uyum… Bu; sadece romantik ilişkilerde değil, arkadaşlıklarda veya profesyonel işbirliklerinde de geçerli… En az iki insan arasındaki bu özel bağ; kalbin temizliğini, ruhsal derinliği ve hakikat arayışını yansıtan ahvâl… Gönüllerin birbirine ısınması; insan olmanın ve hep insan kalmanın gereği… Selam, sevgi ve saygılarımla. https://bit.ly/muzafferceven