"EN ALTERNATİFSİZ OLANI TARİHİ"

 

"Marka Değerleriyle Bilecik" panelinin öğleden sonraki oturumunda ise Kültür ve Turizm alanındaki konuşmalar yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Azmi Özcan yaparken panelin bu bölümünde gazetemiz yazı işleri müdürü Mücahid Erdal Bilecik'in haber markası "BİLECİKHABER"in marka serüvenini anlattı. Ayrıca gazetemiz muhabirlerinden Ahmet Meşe ise Anadolu Basın Yayın Birliği adına konuşma yaparak Bilecik'in marka değeri hakkında birliğin düşüncelerini aktardı.

Bilecik'in marka değeri ne olmalı?

Panelin Kültür ve Turizm alanında konuşan İl Kültür ve Turizm Müdürü Seyfettin Topsoy, Bilecik'in kültür ve turizm değerleri hakkında bilgiler verirken Bilecik'te yapılabilecek turizm faaliyetlerini anlattı. Rektör Özcan ise Bilecik'in marka değerinin oluşmasında çok farklı noktalara temas etti ve:" Markamız kimliğimiz olmalı" şeklinde konuştu. Panelde söz alan Anadolu Basın Yayın Birliği üyesi aynı zamanda gazetemiz muhabiri Ahmet Meşe bazı verileri katılımcılarla paylaşarak ABYB olarak Bilecik'in marka değerinin tarihi ve tarihi değerleri olmasına dikkat çekti. Meşe konuşmasında gazetemizin yapmış olduğu halk röportajlarından bahsetti ve şunları dile getirdi:" Vatandaşlara Bilecik'in nesi meşhur diye sorduk. Verilen cevaplara bakarsak Bilecik'in ayvası meşhur, narı meşhur, karpuzu meşhur, mermeri meşhur, Şeyh Edebali'si ve tarihi meşhur. Bu cevapları veren vatandaşların arasında gerek Ata'dan beri Bilecik'te yaşayanlar gerekse Bilecik'le yeni tanışanlar vardı ama maalesef ki Bilecik'in neyinin meşhur olduğu noktasında ortak bir paydada buluşmak mümkün olmadı. Peki Bilecik bu söylenenlerin arasından hangisi ile marka olabilir? Aslında bugün burada arananda bu. Vatandaşların, Bilecik'in marka değeri önerileri ise şöyle:" Bilecik'in marka değerinin sanayiyle, üniversiteyle, mermeriyle veya ayva lokumuyla ve tabiki Bilecik'in tarihi, manevi değerleri ve büyükleriyle" denildi. Bilecik'in neyi meşhur noktasında ortak bir payda bulamadığımız gibi marka anlamındada bulamadık" diye konuştu.

Bilecik'in internetteki yeri

Anadolu Basın Yayın Birliği adına konuşmasına devam eden Ahmet Meşe, vatandaşların Bilecik'in marka değeriyle ilgili düşüncelerini anlattıktan sonra internet dünyasından bazı verileri paylaştı.  İnternetin insanların hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Meşe:"  İnternette bir arama motoruna Bilecik yazınca bulunan yaklaşık sonuç 27 bin civarında yani demek oluyor ki Bilecik basında ve medyada çok fazla sesini duyuramamış. Bilecik'in neyi meşhur diye sorduğumuzda ise çıkan sonuç daha kötü ve 11 bin civarında. Bilecik Şeyh Edebali yazdığımızda 115 bin Ertuğrulgazi yazdığımızda ise 310 bin rakamıyla karşılaşıyoruz. Bilecik mermerinde 1 milyon, Bilecik Osmanlı kelimelerini yan yana kullandığımızda ise sonuç 2 milyon seyrine çıkıyor.  Bu da gösteriyor ki Bilecik'in özdeşleşmesi gereken unsur Osmanlı. Demek istediğimiz şu ki Bilecik denilince akla Osmanlı, Osmanlı denilince akla Bilecik gelsin" dedi. 

Afrika'da gezilere çıkan iş adamları, Bilecik'i de düşünürler miydi?

Bilecik'in marka değeri konusunda tarih vurgusu yapan Meşe, markalaşmanın tarihle gerçekleşmesinin sanayinin veya tarımın geri plana atılması anlamına gelmediğini belirterek bazı sorular yöneltti:" Bilecik 2012 yılı içerisinde ihracatını artıran ilk 10 il arasında 8.sırada yer aldı. Bilecik adına güzel bir tablo. Tek bir soru sormak istiyorum, Bilecik'in marka değeri Osmanlı olmuş olsaydı hayatlarında Osmanlı izleri taşıyan ülkeler ile Bilecik'in daha sıkı ilişkiler kurulsaydı bu sıralamada birkaç sıra daha yükselir miydi acaba? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yurt dışında Afrika'da gezilere çıkan iş adamları, yatırım yapmak için Bilecik'i de düşünürler miydi acaba?" dedi.

Bilecik için bir fırsat

Bilecik'in marka değerinin oluşmasında eğitimin öneminede vurgu yapan Meşe, Bilecik'in siyasi aktörlerine ve bürokratlarına büyük iş düştüğünü söyledi. Milli Eğitim Bakanlığı'na atanan Eskişehir Milletvekili Nabi Avcı'nın bir Bilecikli olduğunu hatırlatarak Bilecik için bir fırsat olduğunu dile getirdi." Öyle bir nesil düşününki yıllarca tarih kitaplarında okudukları tek şey Osmanlı Devleti 1299'da Söğüt'te kuruldu. Kurucusu Osman Gazi'dir. Bugün Söğüt nerededir, hangi ile bağlıdır gibi ayrıntılı bir bilgi yer almamış. Kurulmuş belirli kalıplar üzerinden Osmanlı öğretilirken, bazı akademisyenlerin, yazarlarında ortaya attığı iddia ile Söğüt değil Yalova'dır konuşulmaya başlanmış. Ancak şu an Bilecik'in Osmanlı ile özdeşleştirilmesi ve marka değerinin Osmanlı üzerine kurulması için bir fırsat olduğunu düşünüyorum ve bu noktada ilimizin siyasi aktörlerine ve bürokratlarına büyük iş düştüğünü görüyorum. Yapılan son kabine değişikliğinde Milli Eğitim Bakanlığı'na gelen isim hemşerimiz Nabi Avcı. Bilecikli bir Milli Eğitim Bakanı yakalanmışken doğru zamanda doğru hamlelerle Osmanlı ile Bilecik'in ayrılmaz bir bütün olduğu daha ilkokul sıralarındaki öğrencilere indirgenebilir diye ümit ediyorum" diye konuştu.

Ulusal basında Bilecik

Bilecik'in ulusal basında yankı bulan haberlerindende bahseden Meşe şunları kaydetti:" Ertuğrulgazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri ulusal basında en çok duyulan haberlerimizden birtanesi ama oda çok kısa görüntüler ve çok kısa bilgilerle yer alıyor. Basın olarak bu haberlerin naklinin daha sansasyonel yapılması gerekiyor. Bilecik'in isminin duyulduğu bir başka haberde seri katilin yakalanması. Detaylarına girmeye gerek yok Bilecik'in kazandığı bir şey yine yok. Diğerleri ise Bozüyük'te yapılan bir esrar operasyonu ve yine Bozüyük'te görevinden alınan Belediye Başkanı ile ilgili haberler. Gördüğümüz gibi Bilecik ulusal basında çoğunlukla olumsuz haberlerle yer almış, tanıtım amacı güden haberlerle çok fazla yer edinememiş maalesef. Burada basının önemi ve değeri bir kez daha karşımıza çıkıyor. Bilecik'in tanıtılması için basına verilecek değer Bilecik'in marka değerinin tanıtılması için en büyük faktör olacaktır. Peki hiç mi güzel haberimiz yok, onlardanda bahsedelim. Yenipazar Kanyonu ile ilgili ulusal bir kanal tarafından yapılan çekimlerin yayınlanması ki Yenipazar Kanyonu tabiat parkı ilan edildi mutlak büyük etkisi olmuştur. Bir diğeri her ne kadar siyasi bir platformda olsa bir parti liderinin seçim startını Söğüt'ten vermesiydi. Birçok ulusal haber kanalının parti liderinin konuşmasını yayınladığı esnada altta yazdıkları "Osmanlı'nın Doğduğu Topraklarda" spotu bence marka değeri katmak anlamında önemliydi.

"Peki nasıl olacak?"

Anadolu Basın Yayın Birliği adına "Marka Değerleriyle Bilecik" panelinde vatandaşın neler düşündüğünü, ulusal basında ve medyada, internet dünyasında Bilecik'in nelerle yer aldığını anlatan gazetemiz muhabiri Ahmet Meşe konuşmasının devamında şunları dile getirdi:" ABYB olarak Bilecik'in marka değerinin Osmanlı ile özdeşleştirilmesi ve basının buradaki misyonunun neler olacağını anlatacağız demiştim. Gelelim şimdi peki bu nasıl olacak sorusuna cevap aramaya. Aslında gazetemiz yazı işleri müdürü Mücahid Erdal hafta başında başlattığı ve dün sona erdirdiği "Marka Değerleriyle Bilecik" adlı köşe yazısı dizisinde bu sorunun cevabını ve basının buradaki misyonunu çok güzel anlattı. Bende sayın Erdal'ın köşe yazısından bahsederek bu soruya açıklık getirmek istiyorum:" Biz Bilecikliler olarak Osmanlı'nın torunlarıyız, tüm padişahlar bizim akrabamız diye ne kadar söylesekte bunu daha geniş kitlelere böyle konuşarak ulaştıramayız. Bu noktada devreye tanıtım ve reklam girerken basının gerekliliği birkez daha karşımıza çıkıyor. Nasıl ki mevlana denilince akla Konya, Konya denilince akla Mevlana geliyor, Bilecik'i de bu standarta ulaştırmamız gerekiyor. Bunun yoluda tanıtımdan geçiyor. Peki tanıtım nasıl olacak? Ülke gündeminde yankı uyandıracak etkinliklere ihtiyacımız var. Peki bu etkinlikler neler olabilir? Hali hazırda Türkiye'ye malolmuş bir şenliğimiz var aslında Ertuğrulgazi'yi anma ve Söğüt Şenlikleri. Devlet büyüklerinden katılım olunca haliyle basının ilgilide çok oluyor ve daha geniş kitlelere ulaşılıyor. İlimiz milletvekilleri kendi parti milletvekillerini veya tüm meclisi Bilecik'e getirse Bilecik'te bir organizasyon düzenlese basının ilgisi ne kadar büyük olur. Canlı bağlantılar, son dakika haberleri verilir. Başbakan, Bakanlar Kurulu'nu Söğüt'te toplasa haber bültenlerinde manşetlerde yer alır.  Bugün milyonların ziyaret ettiği Çanakkale ile Söğüt arasındaki hiçbir farkın olmadığını düşünüyorum. Kurtuluşun timsali Çanakkale'ye gidenler Kuruluşun beşiği Söğüt'e Bilecik'e niye gelmesin. Çanakkale'de siperlerin, çatışmaların analtıldığı, Seyit Onbaşı'nın 275 kiloluk topu kucakladığı yerlerin gösterilmesi gibi Osmangazi'nin atını suladığı, Ertuğrulgazi'nin ok attığı yerleri gösterip Çanakkale'de yaşanan o maneviyatı Bilecik'te de yaşatıp insanları o atmosfere ısındırabiliriz. Mesela Osmangazi Şeyh Edebali'ye gelirken onlarca kilometre yol katettiği söyleniyor o yol araştırılıp bulunsa bir yürüyüş faaliyetine çevrilse. Şenliklerde verilen şifalı pilav nerden geliyor mesela. Köylerde yaşayanlar o pilavın pişirilmesi için malzemeler verirmişti. Birçok kişinin hayrı hasanatı ile o pilav şifa kazanırmıştı. Böyle bir etkinlilk tekrar hayata geçirilse ilgi duyulmaz mı? Harmanköy'de yatan Mihalgazi'nin mezarının önündeki meşe ağacında beşikte sallandığı söyleniyor, araştırılıp tanıtımı yapılıp değer kazandırılabilir."

"En alternatifsiz olanı tarihi"

Bilecik'in marka değerinin olmaması için hiçbir engelin olmadığını söyleyen Meşe, Bilecik'in marka değeri için birçok alternatifi olduğunu ancak alternatifler içinde en alternatifsiz olanının tarihi ve tarihi değerleri olduğunun altını çizerek:" Bilecik'in marka değerinin olmaması için hiçbir engel yok aksine birçokta alternatifi var. Ama marka değerlerinin arasında tek alternatifsiz olanı tarihi, karpuzda olur, ayvada olur, mermerde olur ama ülkemizin farklı yerlerinde birçok alternatifle karşılaşmak mümkün. Ancak Osmanlı'nın kurulduğu toprakların, Şeyh Edebali'nin, Ertuğrulgazi'nin, Dursun Fakih'in kısacası Bilecik tarihinin ve manevi değerlerinin alternatifi yok. Bu sebepten ötürü Bilecik'in marka değeri konusunda tercihinin tarihi olması gerek diye düşünüyorum. Bunun içinde tanıtımın çok iyi yapılması ve sirkülasyonun sağlanması gerek. Basında yapılan girişimleri duyurarak tanıtım sürecinin başlaması gerek. Tarihimizle ilgili yapacağımız büyük bir organizasyona basın ilgi gösterir, basın ilgi gösterirse vatandaşın ilgisi artar, vatandaşın ilgisi artarsa siyasiler sahiplenmek için birbiriyle yarışır. Siyasiler sahiplendikçe basının ilgisi, basının ilgisi arttıkça vatandaşın ilgisi artar. Bu döngü bir kere sağlanırsa o zaman marka tescili de olmuş demektir" dedi.

Şirince örneği

Meşe, basının marka yolundaki öneminide verdiği bir örnekler sözlerine son verdi. Şirince'den bahseden Meşe:" Yakın zamanımızdan bir örnek Şirince mesela. Bir takvim açıklandı Maya Takvimi diye. O takvimde denildiki kıyamet kopacak ve Şirince diye bir kasaba bundan etkilenmeyecek. Birçok insan oraya akın etti. Oraya ulusal basından hatta yurt dışından bile birçok basın mensubu gitti, günlerce orada kaldı. Canlı bağlantılar yapıldı, son dakika haberleri geçildi hatta hava durumu bile an ve an verildi. Basının orda olduğunu gören vatandaş konuyla daha çok ilgilenmeye başladı. Vatandaşın ilgisini gören siyasiler olaya el attı. Bakanlar bizzat gidip yerinde incelemeler yaptı. Sonuç olarakta Şirince belkide hayatında bir daha hiç ulaşamayacağı turist sayısına ulaştı ve tüm ülke Şirince'yi tanıdı. Bilecik'in tanınması ve basın ablukasına alınması için bazı etkinliklere ihtiyacı var" dedi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri