"GENİŞ BİR GÖREV ALANI"

Vali Ahmet Hamdi Nayir, Tarih ve Kültür Sohbetleri'nde "Toplum Algısında Mülki İdare" konusunu anlatırken, Mülki İdare Amirlerinin geniş bir görev alanı olduğunu dikkat çekti. Nayir;  120 civarında kurul ve komisyona mülki idare amirlerinin başkanlık ettiğini söyledi.

H. Türker ÇOBAN

Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi'nde düzenlenen Tarih ve Kültür Sohbetleri'nde dönemin son konferansı verildi.

29 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilen konferansa konuşmacı olarak Vali Ahmet Hamdi Nayir katıldı. Vali Nayir, "Toplum Algısında Mülki İdare" konusunu anlattı. Konferansa; Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azmi Özcan, 2. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Halis Zafer Koç, Vali Yardımcıları Süleyman Deniz ve Mustafa Güney, Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürü Mesut Çetin, 9. Alay Jandarma Eğitim Komutanı Albay Mehmet Yiğit, öğretim üyeleri, Polis Meslek Eğitim Merkezi ve üniversite öğrencileri ile vatandaşlar katıldı.

Konferans öncesi kısa bir konuşma yapan Sürekli Eğitim Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Refik Arıkan, dönemin son konferansını gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, 3 yıldan bu yana toplantılara katılarak kendilerine destek olanlara ayrı ayrı teşekkür etti. Yrd. Doç. Dr. Arıkan konuşmasının ardından "Toplum Algısında Mülki İdare" konusunu işlemek üzere Vali Ahmet Hamdi Nayir'i kürsüye davet etti.

Vali Nayir 3 yıldır gerçekleştirilen Tarih ve Kültür Sohbetleri'nin son üç ayında yer aldığını belirtirken; "Zevkle geldim. İstifade ettim. Yelpaze olarak gençlerimizden, öğretim görevlilerimizden, Bileciklilerimizden burada bulunanlar ortak bir konuyu beraberce müzakere etme, tanışma fırsatı buluyor." ifadelerini kullandı. 

28 senedir Mülki İdareler'de görev yaptığını belirten Vali Nayir, "6 ilde kaymakamlık, 3 ilde Vali Yardımcılığı ve Bilecik'te ilk Valilik görevim. Dolayısıyla Mülki İdare'nin değişik boyutlarını görme, anlama fırsatım oldu." dedi. 

Geçtiğimiz dönemde bakanlık Merkez görevinde bulunduğu sürede  bir proje hazırlandığını ve 'Mülki İdare'nin algısı nedir?' konusunun araştırıldığını söyledi. Vali Nayir, çalışmanın proje yöneticilerinden olduğunu belirtirken, "Vatandaş algısını ölçelim dedik. Sivil toplum algısı, medya algısı, değişik meslek gruplarının bize bakışı gibi konuları araştırdık" ifadelerini kullandı.

Vali Nayir; "Bana göre; yapılan anketlerle bazı çarpıcı sonuçların alındığı bir çalışma oldu. Toplum algısını anlatacağım. Belki sizi, size anlatmanın zorluğunu yaşayacağım ama algı kişiden kişiye değiştiği için siz de bu çalışmayı kendi algınızla kıyaslama imkanı bulursunuz. En azından bizim gözümüzdeki bu algı değerlendirmesini, sizler de değerlendirirsiniz. " şeklinde konuştu.

"ALGIYI YÖNETMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Algının tanımı ile konferansına başlayan Vali Nayir, "Algı son yıllarda dikkat edilen bir konu oldu. Ülkelerin, hükümetlerin,kamu kurum ve kuruluşlarının, özel şirketlerin bu konuya ağırlık verdiğini görüyoruz. Kendileri hakkında değişik algıları anlamaya çalışıyorlar. Bir sonraki adım olarak da bu algıyı yönetmeye çalışıyorlar. Bu bir psikolojik harekat. Eğer olumlu bir algı varsa bunun devamını sağlamaya çalışıyorlar. Olumsuz bir algı varsa da bunu değiştirmeye çalışıyorlar. Onun için geçen yıl bizim bakanlıkta yapmış olduğumuz çalışmada 'Mülki İdare Teşkilatı hakkında, İçişleri Bakanlığı hakkında nasıl bir algı var?' Derdimiz, düşüncemiz bunu anlamaktı. Olayın bir boyutunda algı, bir boyutunda mülki dare var. Mülki İdare nedir? diye baktığımızda En kolay tanımıyla 657'de sayılan memuriyet hizmet sınıflarından biridir. Valilerimiz, Kaymakamlarımız, Vali Yardımcılarımız, hatta Kaymakam adaylarımız bu ünvanı aldıktan sonra bakanlık merkezinde çalışan müfettişlerimiz, şube müdürlerimiz, daire başkanlarımız, bu hizmet sınıfını oluşturuyor. 

Mülk; bir arazi parçası, toprak parçasından ziyade devleti ifade eden bir kavramdır. Mülki İdare Hizmeti de bir devlet hizmetinin üst kademe yöneticiliğinin bir adı olarak literatürümüze giren bir parça. Dolayısıyla eğer öyle başlarsak 'devlet nedir?' konusuna geliriz. Devlet için çok değişik tanımlar yapılmış ama üç ana unsuru içinde bulunduran bir husus. Devlet dediğimizde bir arazi parçası, insan topluluğu ve bir otoriten varlığına ihtiyaç var. Belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun oluşturduğu egemen bir toplum olarak tanımlanabilecek bir yapı, devlet. Vazgeçilmez olan üç husus; arazi parçası, insan topluluğu ve egemen olma duygusu. Eğer egemenlik olacaksa iç ve dış düzeni sağlamak da beraberinde var olacaktır. Bu devlet teşkilatına bizi götürür. Devlet teşkilatı dediğimiz durumda da üç kuvveti, üç erki görmemiz mümkün olur. Yasama, yürütme, yargı. Buradan biz devlet yapısı içerisinde mülki idareye ulaşmaya çalışıyoruz. " dedi.

Vali Nayir, yaptıkları çalışmayı sunum eşliğinde katılımcılara anlattı. Vali Nayir yasama, yürütme ve yargıdan başlayarak devlet teşkilatını ve çalışma sistemini ve aralarındaki ilişkileri sıraladı.

Mülki İdare ile ilgili konuşan Vali Nayir, "Vatandaşa hizmet götüren taşra teşkilatı olarak 81 il, 919 ilçenin başında mülki idareler var. Ama politikayı belirleyen, kuralları koyan, kaynağı ayıran, denetimi yapan da bir Ankara var. Dolayısıyla biz oradan almış olduğumuz denetimlere göre raporlarımızı merkez teşkilatına gönderen bir yapı içerisinde teşkilatız." dedi.

Büyükşehir Belediyeler Kanununun ardından mülki idareleri rakamlarla anlatan Vali Nayir; "O illerde köy kalmadı, mahalleye dönüştü. Dolayısıyla 81 ilimiz, 919 ilçemiz, 439 bucağımız. Belediye sayılarımızda düşme oldu. 2000'in üzerinde olan belediyeler, Büyükşehir belediyelerinde belde belediyeleri kapatılınca toplam 1394 belediye kaldı. Bunlar da bizim kendi yapımız üzerinde bilmemiz gereken rakamlar.  

Vali Nayir şöyle devam etti; "Anayasa; il ve ilçe idaresi hakkında bize bir yapı veriyor. Daha doğrusu il idaresini, yetki genişliğini veriyor. Onun yanında da bunun alt yönetimleri oluşturularak, bir yapı oluşturuluyor. Mülki İdare hangi görevleri yapıyor? Bizim mesleğimizin anayasası 5442 sayılı il idaresi kanunu. Orada valilerin ve kaymakamların görevleri detaylı olarak anlatılmış. O yapı içerisinde mesela Vali için; 'Devletin ve hükümetin temsilcisi, ayrı ayrı her bakanının mümessili ve adli ve idari yürütme vasıtasıdır. İl genel İdaresi'nden her bakana karşı ayrı ayrı sorumludur. Hükümetin hazırladığı yasa, tüzük, yönetmeliklerin yürütmesiyle sorumludur. Teftiş görevlerini sayar, bayramlardaki temsil görevlerini sayar. Kolluk idaresindeki görevleri sayar. 'Huzur ve güvenlik, kişi dokunulmazlığı, tasarruflar, emniyet, bunların hepsinin bizlerin görevi olduğunu sayar. 

"GENİŞ BİR GÖREV ALANI"

Daha sonra kaymakama da geçtiğinde; Valilik makamına kaim olan, makam olarak düşünüldüğü için Kaim-i Makam, Kaymakam olarak belirtilmiştir. Yalnız oradaki temsil, hükümet temsilidir, devlet temsili değildir. Onların kaymakam tarafından yürütülen görevler olduğunu söyler. Dolayısıyla görev alanı olarak baktığımızda geniş bir alan. Bu yalnızca 5442'de söylenen görevler. Bunun dışında Milli Eğitim Kanunundan, Orman Kanununa, Afet kanununa kadar bir sürü kanunda da mülki idareye verilen değişik görevler var. 120 civarında kurul ve komisyona mülki idare amirlerinin başkanlık ettiği anlatılır. Toprakla, tarımla ilgili, asayiş ve uyşturucu ile ilgili orman angınları ile ilgili aklınıza gelebilecek ne varsa. Çok değişik komisyonların başkanlıklarını yapar. Bizim mülki idare amirlerine verilmiş olan görevler. 

Vali Nayir, Türk tarihi ve kültüründe mülki idare amirine bakış açısını anlattı. Nayir şunları kaydetti; "Bizim kültürümüzde ve tarihimizde de mülki idare amirine nasıl bir bakış var? Onu da kısaca söylemekte fayda var. Mülki idare deyince bizim inancımızda, kültürümüzde Bizim kültürümüzde ve tarihimizde mülki idare amirliği, önemli sayılmış, hürmet gösterilmiştir. Adil yönetici olma sıfatı bir kurtuluş vesilesi gösterilmiştir. Osmanlı'da da valilik sistemi var. Hatta Osmanlı'da valilik sistemi güçlü bir sistem. Bazen valiler merkeze kafa tutar, yaşanan örnekleri vardır." dedi.

Vali Nayir, İçişleri Bakanlığınca; Vatandaşların İçişleri Bakanlığı ve Mülki İdare Algısını tespit etmek amacıyla 35 ilde 3 bin 50 kişinin katılımıyla yaptığı anketten örnekler vererek mülki idarenin toplumdaki yerini verilerle aktardı. Nayir; "Algı nedir? bu anlaşılmaya çalışıldı. Maalesef araştırmada Bilecik yok ama dağılımı gördüğünüzde Türkiye'nin genel olarak bir görüşünü yansıtabilecek her bölgeden temsilcinin olduğunu görebileceğimiz bir yapı içerisinde olduk. Bu çalışma yalnızca vatandaş algısına yönelik değil de sivil toplum algısı, medya algısı ve değişik meslek grupları algısı olarak yapıldı. Biz bugün burada vatandaş algısını, toplum algısını değerlendirmeye çalışacağız" ifadelerini kullandı. 

"KORKULACAK, ÇEKİNİLECEK BİR KURUM DEĞİLDİR"

Vali Nayir, yapılan anket çalışmasında hem İçişleri Bakanlığı hem de Mülki İdare Amirleri ile ilgili olarak ortaya çıkan toplumsal algıyı gösteren verileri değerlendirdi.

İçişleri Bakanlığı ile ilgili anket sonuçları üzerinden değerlendirmelerde bulunan Vali Nayir; "Bizi mutlu eden olumlu olanlara katılanların youğunluğu oldu. Mesela; saygı duyulan bi kurumdur, vatandaşın güvenliğini sağlayan, yasalara duyarlı, Türk devletine bağlı, yeniliğe açık bir kurum, burada birden fazla seçenek işaretlenebildiği için %50'den fazla. Diğer bir yandan aşırı merkeziyetçi, hantal bir kurumdur kısmı %28'lerde kalmış. Herkesin korktuğu bir kurum değerlendirmesine " katılıyorum demiş. %60'ı ise katılmıyorum demiş. 'Bu kurum korkulacak, çekinilecek bir kurum değildir' demişler. Aşırı siyasallaşmış bir kurum olarak da %36 katılıyorum düşüncesi var. " değerlendirmesini yaptı. 

Anket çalışmasında; 'Valilerimiz ve kaymakamlarımızın olması gereken özellikleri nelerdir?' sorusunun bulunduğunu belirten Nayir, cevapların ilginç olduğunu söyledi. Nayir; "Hususların tamamı olumlu hususlar. Bunlardan hangisini önemsiyorsunuz? Tarafsız, dürüst ve adil olma, halkla içiçe olma, değerlerimize saygılı olma, yöre sorunlarına hakim olma, iletişime açık olma, çevre sorunlarına duyarlı olma, insan haklarına saygılı olması, sanata sanatçıya değer vermek, girişimci yatırımcı olma, hükümete yakın olmak, hoşgörülü-şevkatli-anlayışlı olma, çözüm odaklı olma, yolsuzlukla mücadele etme, devleti temsil etme gibi hususlardan hangisini önceliyorsunuz? diye sorularak 5 tan özelliğin seçilmesi istendi. Burada bence enterasan bir durum ortaya çıkmış. Vali ve Kaymakamda üç hususu orta olarak öne çıkarmışlar. Vatandaş demişki; 'Biz vali ve kaymakamımızın tarafsız, dürüst, adil olmasını, halkla içiçe olmasını ve iletişime açık olmasını önceliyoruz. Bunlar bizim için öncelikli değerler.' diye düşünmüş. Sonraki iki hususta vali için farklı, kaymakam için farklı öncelikler belirtilmiş. Mesela yöre sorunlarına vakıf olma ve çevre sorunlarına duyarlı olma konularını kaymakam için öncelikli görmüşler. Ama hoşgörülü, şevkatli, anlayışlı, çözüm odaklı olmasını da vali için önemli görmüş. Kendi gözünde bunlar daha önemli olmuş." şeklinde konuştu.

Anketlerle ilgili değerlendirmelerin ardından Vali Nayir, mesleğinde başından geçen bazı olayları ve meslekleri ile ilgili anılarını anlattı. Yaşanan hadiseler üzerine toplumun algısını anlatan Vali Nayir;  "Biz bir limanız, sığınacak yeriz. Vatandaş için de memur için de sığınacak yeriz. Baskıya kalan memur da bize sığınıyor, istediği hizmeti alamayan vatandaş da bize sığınıyor." dedi.

Konuşmasının ardından Vali Nayir, katılımcılar tarafından kendine yöneltilen soruları yanıtladı. Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Azim Özcan'ın, üniversitenin anı tabağını Vali Nayir'e hediye etmesi ile program sona erdi.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri