Bilecik Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen gecede konuşan Üniversite Birim Başkanı Fatih Çakır, "Gün, kişisel menfaatlerin, ihtiras ve hırsların bir kenara bırakıldığı, Ülkücü Türk milliyetçilerinin birlik günüdür. Gelin bu davada birleşelim" dedi.
Halil Türker ÇOBAN
Bilecik Ülkü Ocakları tarafından "Ülküde Birlik" gecesi düzenlendi. Bilecik Ülkü Ocakları Üniversite birim teşkilatı tarafından düzenlenen gecede, tüm konuşmacılar tarafından Türk milliyetçilerine birlik çağırısı yapıldı.
18 Aralık Çarşamba akşamı düzenlenen gecede, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı sanatçılarından Ozan Erhan Çerkezoğlu sahne aldı. Sahne performansı ve anlattığı hikayelerle dinleyicileri kendine hayran bırakan Ozan Erhan, sevilen tüm parçalarını Ülkücüler için söyledi.
"Üniversiteli bir Ülkücünün hayatı..."
Belediye Kültür Sitesi'nde gerçekleştirilen program saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. 'Ülküde Birlik' programının ilk konuşmacısı ise Bilecik Ülkü Ocakları Üniversite Birim Başkanı Fatih Çakır oldu. Çakır konuşmasında Üniversitede yapılan teşkilat çalışmaları ile ilgili bilgiler verirken; "Bir yandan uzaktan eğitim dersleri, bir yandan değişim programı, Kültür ve Edebiyat Dergisi, karikatür ve genç kalemler yarışmaları ve Türkiye’nin, kamplar düzenleyip eğitim seminerleri yapan, perşembe akşamı ocaklarında Yasin-i Şerif okutan Ülkücüler. Bu söylediklerimi ilk kez duyanlar, garipseyenler olabilir. Bu söylediklerimize inanınız. Üniversiteli bir Ülkücünün hayatında tam olarak bu söylediklerimiz vardır. Okumayan, sormayan, soruşturmayan, araştırmayan insanlarımız maalesef bu dile getirdiklerimizden habersizdir. Maalesef taraflı güruhlarca çok kolay bir şekilde kandırılmaktadır." şeklinde konuştu.
Üniversite Birim Başkanı Çakır "Bir bilim merkezi olan üniversiteleri kavganın odak merkezi yaparak zayıflatmaya çalışmak, kirli ve karanlık ellerin ülkemizdeki amaçlarından sadece bir tanesidir. Bu amaçla küçük gruplar tarafından başlatılan sözlü ve fiili tahrikler, büyük grupların çatışması haline dönüştürülmek istenmektedir. Sözde tam bağımsız medya bölücü terör örgütü yandaşlarıyla Milliyetçi, vatansever ülkücüler arasında yaşananları, 'Karşıt grupların çatışması gibi göstermektedir. Muhtelif basın organları ise daha ileriye giderek ülkücü ile doğu kökenli öğrencilerin karşı karşıya geldiğini iddia etmektedir.
"Gün, ülkücü Türk milliyetçilerinin birlik günüdür"
Hiç kimse şüphe etmesin ki Ülkücü Türk gençliği kendi üzerinde çizilmeye çalışılan bu kanlı ve kirli planları çok iyi tanımaktadır. Ülkücü gençler hiçbir koşul ve şart altında oluşturulmaya çalışılan kargaşanın bir parçası olmayacak. Dik duruşuyla aziz ve yüce Türk Milletinin bölünmez bütünlüğünün sonsuza dek savunucusu olacaktır. Ülkücü gençlik Arif'in 'Kahraman ırkım' diyerek tanımladığı, Türk'ün aslında hiç olmadığını söyleme cüretini gösteren Profesör ünvanlı kişilerden rahatsızdır. Ülkücü gençlik ses bayrağımız güzel Türkçe'mizi ve cennet vatanımızı Türkiye'mizi bölmek isteyenlerin planlarından haberdardır. Ülkücü gençlik şehit kanıyla sulanan Türk bayrağımıza hain kanlarını karıştırmak amacında olanları her ne pahasına olursa olsun engelleyecek iman ve yürekliliğe sahiptir.
İşte bunlardan sebep 'Ülküde birlik' olmamız gerekliliğini söylüyoruz. Gün, kişiler menfaatlerin, ihtiras ve hırsların bir kenara bırakıldığı, Ülkücü Türk milliyetçilerinin birlik günüdür. Gelin bu davada birleşelim." ifadelerini kullandı.
Bilecik Ülkü Ocakları Üniversite Birim Başkanı Fatih Çakır'ın ardından, Bilecik Ülkü Ocakları İl Başkanı İbrahim Bayraklı sahneye davet edildi.
"Türk milliyetçileri dimdik ayaktadır"
Bilecik Ülkü Ocakları İl Başkanı İbrahim Bayraklı zor ve karanlık günlerin geçirildiğini belirtirken, "Umutların tükendiği yerde Türk'ün kudreti başlar. Türk Milliyetçileri dimdik ayaktadır" dedi.
Ülkü Ocakları İl Başkanı Bayraklı; "Ülkemiz zor ve karanlık günlerden geçmektedir. Büyük Türk milleti üzerine son vatanımız Anadolu'da uygulanan sinsice planlar, hedefine son sürat ilerlemektedir. Büyük bedeller ödenerek vatan yaptığımız topraklarda gözü olanlar şeref konuğu olarak ağırlanmaktadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bebek katili cani başı, baş tacı yapılıp ödüllendirilmektedir. Bu söylediklerim kadar acı olan bir şey daha var ki o da tüm bu olup bitenleri görmezden gelerek, 'Şehit gelmiyor' diyenlerdir. 'Önce vatan' diyen bizlerin bu duruma kayıtsız kalması asla ve asla düşünülmemelidir.
Umutların tükendiği yerde Türk'ün kudretinin yeniden başlayacağını unutma gafletinde bulunanlar, akıllarından şunu çıkarmasınlar. Ayaklar altına alındığı söylenen Türk milliyetçiliği dimdik ayaktadır. Tarih sahnesine çıkıp Bilge Kağan'ın öğüdüyle, Orhun kitabelerinde ruhunu bulup, Atilla'nın kılıcıyla Avrupa'ya nam salıp, Alparslan'ın fetih inancıyla yoğrulan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Ne mutlu Türk'üm' diyen sözünü temel ilkesini kabul eden Türk milliyetçileri dimdik ayaktadır.
"Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur"
Dokularında bu topraklardan çıkan Hayme Ana'nın hayır duası, Ertuğrul Gazi'nin liderliği, Dursun Fakıh'ın teşviki, Şeyh Edebali'nin tavsiyesi, Osman Gazi'nin hatıraları bulunan Nizam-ı Alem ülküsündeki Türk Milliyetçiliği dimdik ayaktadır.
Türk Milliyetçiliğini Avrupa'daki Irk milliyetçiliği ve vatan topraklarında hain emelleri bulunan bölücü milliyetçilik anlayışlarıyla aynı kefeye koymak cahil bir yaklaşımdan öteye gidemeyecektir. Bizim milliyetçilik anlayışımız, Merhum Zİya Gökalp'in ırkçılığı reddeden kültürel milliyetçilik düşüncesine dayanmaktadır. Bizim milliyetçilik anlayışımız Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in de ifade ettiği gibi; 'Türklük bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur' düsturundan hareket etmektedir. Hiç şüphe yok ki bu kutlu yolda bizleri yıpratmaya çalışanların en büyük projelerinden birisi sıkı sıkıya birbirine bağlanmış, Türk ve İslam kavramlarını birbirinden ayırmaktır. Tarih boyunca yüce dinimiz İslam'a en büyük hizmet veren ve Hz. Peygazmberimizin hadisine nail olma şerefine erişen Müslüman Türk milleti olmuştur.
"Yapmamız gereken ölüm uykusunda olan milletimizi uyandırmaktır"
Yüzyıllar boyunca haçlı zihniyetinde 'Müslüman' deyince, 'Türk' akla gelmiş, 'Türk' deyince 'Müslüman' akla gelmiştir. Türklük ve Müslümanlık bu kadar iç içe geçmişken neden sözde Müslüman olarak geçinenler rahatsız olmaktadır? Hiç düşündünüz mü?
Türk Milliyetçiliğinin bayraktarı Ülkücü Hareket'e bu dönemde çok büyük görev düşmektedir. Öncelikli yapmamız gereken yegane şey ölüm uykusunda olan milletimizi uyandırmaktır." şeklinde konuştu.
Bugünün 'Birlik günü' olduğuna vurgu yapan İl Başkanı Bayraklı; "Küskünlüklerin, kırgınlıkların, çıkar çatışmalarının bir kenara bırakılması gerekmektedir. Çünkü bir an bile olsun bekleyecek vaktimiz yoktur." ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Ülkü Ocakları Bilecik İl Başkanı İbrahim Bayraklı'ya Üniversite teşkilatı tarafından plaket takdim edildi.
Daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Sabri Erarslan kürsüde yerini aldı.
"Küsmeden, darılmadan, kırılmadan çalışmaya devam edeceğiz"
MHP İl Başkanı Sabri Eraraslan konuşmasına; Osmanlı İmparatorluğu'nun manevi kurucusu Şeyh Edebali'nin; "Gücenmek bize, gönül almak sana. Bölmek bize bütünlemek sana." sözleri ile başladı. Eraraslan; "Bizler, Milliyetçi Ülkücüler küsmeden, darılmadan, kırılmadan çalışmaya devam edeceğiz. Her kersime, herkese ulaşıp gönlünü alacağız." ifadelerini kullandı.
Konuşmasında iktidar partisine yüklenen İl Başkanı Erarslan; "Türk milleti kimliğimizi irdeleyen, tartışmaya açan bu iktidardan bozkurt duruşumuzla kurtulacağız. Milli ve manevi değerlerimizden taviz vermeden İslam ahlak ve fazileti, Türk gurur ve şuuru ile tüm Bilecik halkını kucaklayacağız" dedi. İl Başkanı Eraraslan konuşmasını şu şekildi sürdürdü;
"Çileli ve meşakatli yolları geride bırakan bu hareket artık insanımızın samimi olarak; 'Bu dönemde ben de olayım. Kadrolarda ben de yer alayım' diyen heyecanını görüyoruz. Samimiyetinden şüphe duyulmayan, çizgisinden sapmamış, geçmişte davamıza emek veren büyüklerimizin her daim başımızın üstünde yeri vardır. Şu anda içinde bulunduğumuz kutlu otağda Türk milleti sevdalıları ile güzel bir gece yaşamaktayız. Mevlam birlik ve beraberliğimizi bozmasın.
Önümüzdeki seçimler milletimizin varlık ve yokluk seçimidir. Biz Milliyetçi Hareket Partililer üzerimize düşen görevi eksiksiz olarak yapacağız. Girmedik ev, sıkmadık el bırakmayacağız. Herkese Bilecik sevdamızı anatacağız"
Konuşmaların ardından Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı sanatçılarından Ozan Erhan Çerkezoğlu sahnede yerini aldı. Sahne performansı ve anlattığı hikayelerle dinleyicileri kendine hayran bırakan Ozan Erhan; "Hop yavaş", "Usandım reis", "Asenam", "Türk'üm ben!", "Turan Marşı" gibi beğenilen eserlerini Ülkücüler için seslendirdi.
Ozan Erhan Çerkezoğlu konseri yaklaşık 2 saat sürdü.
HABERİN FOTOĞRAF GALERİSİ İÇİN AŞAĞIDAKİ RESMİ TIKLAYINIZ