GÜNDOĞDU, SÖĞÜT’TEN SESLENDİ

 

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu Söğüt'e geldi. Eğitim Bir-Sen'in genişletilmiş il divan toplantısına katılan Gündoğdu, ülkenin sıcak gündemi çözüm süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Marmara Bölgesi akil insanlarından olan Gündoğdu'nun eleştiri oklarının hedefi ise çoğu kez Türkiye Kamu-Sen oldu. 

Memur-Sen Konfederasyonu'na bağlı Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) genişletilmiş il divan toplantısını yaptı. Toplantı, 6 Nisan Cumartesi günü Söğüt'te gerçekleşti. Toplantıya Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu'da katıldı. Marmara Bölgesi akil insanlarından olan Gündoğdu, çok önemli açıklamalarda bulundu. Toplantının basına açık bölümünde Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Ahmet Selöz ve Genel Başkan Gündoğdu konuşurken toplantıya İl Milli Eğitim Müdürü Süleyman Şişman'da katıldı. Selöz konuşmasında sendikal faaliyetleri hakkında bilgiler verirken Bilecik'te sendikaya üye yapma konusunda büyük bir başarıya imza attıklarının altını çizdi. Gündoğdu ise kılık kıyafet özgürlüğü için yaptıkları imza kampanyasından, başörtü sorununa, çözüm sürecine ve yeni anyasa çalışmalarına değindi. Ayrıca Gündoğdu Kamu-Sen'e'de eleştirilerde bulundu.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Ahmet Selöz, sendikacılık anlayışlarının tarif edilemeyecek kadar büyük bir vizyona sahip olduğunu belirtti. Selöz:" Omuzumuzdaki ağır yük sadece sendikacılık olarak tarif edilemeycek kadar büyük bir vizyona, ideale, medeniyet davasına her anlamda yaratılmışların en şereflisi olan insana, halka hakkın izinden ayrılmadan hizmet etme davasıdır" ifadelerini kullandı. 

"Sendikacılık nasıl olur herkese göstermiştir"

Selöz konuşmasında şunları dile getirdi:" Bir avuç adanmış gönül ile çıkılan bu yolda sağında solunda milletin dertleriyle değil, halka, hakka rağmen sadece güç odaklarının sözcülüğünü yapmayı sendikacılık ve hak arama mücadelesi diye yutturmaya çalışanların doldurduğu bir alanda duruşuyla, kuruluşundan günümüze kadar çizgisinden asla sapmayan Eğitim Bir-Sen, azmiyle, Bilecik'te de sendikacılık nasıl olur, insana hizmet nasıl, insan merkezli, hak merkezli yaklaşım nasıl olur, herkese göstermiştir" dedi.

Selöz şöyle devam etti:" Memur-Sen olarak 1980 ürünü darbe yönetmeliklerinin artık tarihin çöp sepetine atılmasını amaçlayan eyklem kararının uygulanmasında 10 bin imza ile özgürlük için 10 milyon imza kampanyasının Bilecik tarihinin en büyük kampanyası halinde yaygınlaştırılarak gerçekleştirilmesine ve sivil itaarsizlik eylemlerimizde desteklerini esirgemeyen tüm üyelerimize ayrietten teşekkür ediyorum."

Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Ahmet Selöz'ün konuşmasının ardından sözü Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu aldı. Gündoğdu, konuşmasına iki konuya dikkat çekeceğini vurgularken:" Konuşmamda iki konuyu öne çekeceğim. Şu an içinde bulunduğumuz iki önemli gündem, birisi 82 model kılık kıyafet yönetmeliğini yok saydığımız 12 milyon 300 bin imzaları dilekçeye döndürdüğümüz konu. Bir diğeride Başbakan'ın çağrısıyla bir araya geldiğimiz akil adamlar toplantısı" dedi. 

"Kadınların hakkı evrenseldir" 

Genel Başkan Gündoğdu konuşmasına şu ifadelerle başladı:" 12 milyon 300 bin imzayı toplamamıza neden olan esas anlayış bu ülkede kadın üzerinden aile üzerinden başörtülü kadın üzerinden bu milletin terbiye edilmesi. Elemenin en kolay yolunun darbeciler eli ile yapılması darbecilerinde geride bıraktığı iç tüzük yönetmelik gibi vesayet ürünü kavramların çile çektirmeye devam etmesi. Yıl 1930 kadına seçme hakkı vermişiz. Kimin tekelinde bilmiyorum. 1934 seçilme hakkı vermişiz. Yıl 2013 üniversite mezunu kadına ne giyeceğini tercih etme hakkı verilmiyor. Kadınların hakkı evrenseldir, bu birilerinin tekelinde olmaması lazım. Ama maalesef eş kontenjanından birey olmaya evet diyen çarpık bir yapı, cinsiyet ayrımcılığı, kadın kadına eşitsizlik gibi birçok konuyu gasp ederek geliyor. Fransa haricinde kamu çalışanlarına dayatılan bir kıyafet yönetmeliği yok" dedi. 

Gündoğdu, Kamu-Sen'e yüklendi

Konuşmasının devamında Kamu-Sen'e eleştirilerde bulunan Gündoğdu:" Kamu-Sen şimdi akil adamlar konusunu istismar ettiği gibi başörtü konusunuda bizi istismarlıkla suçlayarak istismar etti. Üzülerek söylüyorum ama 28 Şubat sürecinde İstanbul'da 722 başörtülü öğretmen kıyıma uğratılıyorken 9 kişilik kadınlar komisyonu oluşturduk. 8 Eğitim Bir-Sen üyesi biri Türk Eğitim-Sen üyesi. Heyet olarak Kamu-Sen'e gönderdik. Süreç zor, süreç kirli el ele verelim diye. Devlet yasaklıyorsa vardır bir hikmeti dediler. Hızlarını alamayıp siz başınızı açmayıp, okullardan uzaklaşarak, okullardaki çocukları komünistlere bıraktığınız için vebal altındasınınz diye ikinci bir süreç eklediler. İmza kampanyasına başladık Memur-Sen istismar ediyor dediler. İmza 12 milyona çıktı, açıklama yapıyorlar, hükümet bu sorunu çözsün, desteklemeyen namerttir diyorlar. Hükümet bu sorunu çözdükten sonra namertlere ihtiyaç yoktur. Hükümetlere sorunları çözdürmek için çalışmayanlar namerttir. Biz kararlılığımızla hükümete 12 milyon 300 bin imzayı teslim ettik. Yönetmeliği tanımıyoruz dedik çünkü bu yasak anayasada yok. Kaldıki referandumda kadına pozitif ayrımcılık verilerek bu hak doğal olarak verilmiş. Bu doğrultuda 15 Mart günü sivil itaatsizlik eylemi kararını aldık" dedi.

"Başörtü idarecinin emri ile takılacak birşey değildir" 

Gündoğdu başörtüsüyle ilgili açıklamalarında net ifadelere yer verdi ve:" Kadın kimliği üzerinde üç kadını zikrederek konuyu noktalamakta fayda var. Birisi Nazlı Ilıcak, başını örtmeyi düşünmeyen, demokrat başı açık bir kadın ama başörtülünün hukukuna önem veren bir kadın. Birisi Merve Kavakçı, yüzde 99'u müslüman olan bir ülkede başörtüsüyle milletvekili seçiliyor. Meclise geliyor, Başbakanlar had bildirmeye kalkıyor hadsizce. İnancın mı makam mı, o inancını tercih ediyor. Birisi Nesrin Ünal, oda başörtüsüyle oy alıyor ama onuda töre rahat bırakmıyor. Nesrin Ünal'a da herkes başını açacak diyor. Bir idareci diyorki başın örtülü derse girebilirsin bir diğeride giremezsin diyor. Başörtü Allah'ın emridir, idarecinin emri ile takılacak bir şey değildir. Demokratik tercihdir. Bu tercihe çağdaş olanlar saygı duyar, çağ dışı olanlar karşı koyarlar" diye konuştu.

"Terörün bitirilmesini isteyen Başbakan var"

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, çözüm sürecine değinerek Dolmabahçe'de gerçekleşen akil insanlar toplantısını anlattı. Gündoğdu:" Demokratik açılım, terör ve akil adamlar. Kamu-Sen Dolmabahçe'deki toplantıyı ihanet projesi olarak açıklamış. Memur-Sen'e de KESK'le bir araya gelen ihanet şebeksi diye cümleler kurmuş. Bu cümlelerin terbiye sınırını aşan kısmına ben girmiyorum, akilliğimize zarar gelmemesi için. Ama bu ülkenin yüzde 50'sinin oyunu alan, bu ülkenin Başbakan'ının başkanlığında bir toplantıya katılmak mı ihanettir, Ergenekon terör örgütünün baş öncülerinin başkanlığında postal yalamak mı ihanettir. Bugün bu ülkenin terör sorununun bitirilmesini isteyen bir Başbakan var. Sendikaların, sivil toplum örgütlerinin siyasetçilere, Başbakanlara gözünüzün önünde eline kına yakıp gönderdiğimiz yavrularımız şehit ediliyor. Bu kanı durdurun demesi gerekirken bri Başbakan çıkmış siyasi hayatımada mal olsa bu kanın durdurulması için çaba sarfedeceğim, çözüm önerisi olan varsa buyursun er meydanında öneride bulunsun diyor. Memur-Sen buraya önerileri ile gitmiştir ve gidecektir. Ama bunu suçlayanlar acana ölümlerden medet mi umuyorlar. Bu terör sorunu çözülürse acaba geçim kaynağımız elimizden alınır mı diye korkuyorlar?" dedi.

"Anayasa istiyoruz"

Gündoğdu konuşmasının son kısmında yeni anayasa çalışmalarından bahsederek şunları kaydetti:" Yeni anayasa talebimizde hem hükümete, hem siyasilere hemde meclise yönelik bir talep. Öteki oluşturmayan bir anlayış. Burada darbecilerin kategorize sistemini paylaşmak lazım. 12 Eylül darbesi solculara dayak vuruyorken diğer kesimler sessiz kalmasaydı, 28 Şubat muhafazakarı, dindarı, başörtülü kadını dövüyorken diğer kesimler sessiz kalmasaydı, bürokratik ve derin devlet bu kadar kolay bu milleti değersizleştiremezdi. Onun için iktidara ve siyasi partilere çağrımız son seçim öncesi referandumda hayır diyeninizde, evet diyeninizde bu millete yeni anayasa vaadinde bulundunuz. Bu ülke benim vatanım, benim bayrağım diyen herkesin benim anayasam diyebileceği anayasa istiyoruz."

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri