"GURUR YAPMAYIN, GECİKTİRMEDEN TEDAVİ OLUN"

Bilecik’in köylerinden olan Yeniköy’e geçen hafta 7 Aralık Çarşamba gecesi Sakarya Gazetesi ekibi ile Gırtlak Kanseri ile mücadele eden Korkmaz ailesine ziyaretimizi gerçekleştirdik. Röportaj sayesinde bilinmeyenleri gün yüzüne çıkararak , çeşitli tedbirler alınabilmesini önemseyerek kanser hastalarının mücadelelerinden kesikler vereceğiz.

Sakarya Gazetesi Muhabiri Kıymet ASLAN:

-Sizi tanıyabilir miyiz?

Nuri Korkmaz: “1960 doğumluyum, Yeniköylüyüm, evli 3 çocuk babasıyım, bekçilikten emekli oldum. Eşim Sevim Korkmaz, Yeniköy’de yaşıyoruz. Aşağıköyde, Ziraatte çalışıyordum. Meyve üretim yerindeydim. Yalova Tarım da bekçi olarak görev yapıyordum. “

- Nuri Bey, öncelikle geçmiş olsun, Gırtlak Kanseri ile mücadele ediyorsunuz. Hastalığınızı ilk ne zaman öğrendiniz? Bu süreci sizden dinleyebilir miyiz?

“Bu hastalığım ilk 2005'te başlamış, 2006'da öğrendik. Hastalığımın belirtileri, ses kısıklığı, boğazlarımda yanma vardı. Su içerken dahi yanmalar hissettim, yemek yerken kulaklarımda acılar hissettirirdi bana.

Kendimi iyi hissetmeyince İstasyon Sağlık Ocağına gittim. Oradaki doktor "büyük bir kitle yatıyor" deyince bunun üzerine Bilecik'e muayene için çıktım. Bilecik'teki bir Doktor bana "sende çok büyük bir kitle görüldü, bir konuda şüphelendim. Tedbir amaçlı sizi Eskişehir’e sevk edeceğim” dedi. Böylece tedavi sürecine girdim. Hastalık ilerlemiş, kansermişim. Doktorlar ameliyat dedi.”

-Kanseri yaşayan biri olarak, hastalığınızla ilgili tavsiyeleriniz var mı?

“Böyle olan arkadaşlara benim tavsiyem, hemen ameliyat olsunlar ve tedavisine başlasınlar. Ameliyat olursalar kurtulurlar. Gurur meselesi yapmasınlar. Bazı arkadaşlara rast geliyorum, ben bu kişilerin hasta olduğunu anlıyorum. Ses kısıklığı oluşuyor, zamanla konuşamaz hale geliyor.

Bir gün arkadaşıma rast geldim Geçmiş olsun ne oldu sana arkadaşım? dedim. Hastalandığını söyleyince ameliyat olmasını söyledim, hayatına yeniden dönüş yap dedim. Bana söylediği söz şu oldu. "Ben böyle (cihazlı) yaşamam" dedi. Bu sözü söyledi, gurur yapıyorlar. Gurur yapmasınlar, geciktirmeden tedavi olmaya baksınlar, sağlıklı yaşam için beslenmelerine dikkat etsinler. Başta Sigara ve alkol, uyuşturucu vb. gibi zararlı maddelerden herkes uzak dursun.”

- Günde ne kadar sigara içiyordunuz? Halen sigara kullanıyormusunuz?

“Artık bıraktım, kullanmıyorum. Ben günde 3 paket sigara içiyordum. Hastalığımı tetikleyen sigara içmem oldu. “

-Operasyonu nerede gerçirdiniz?

“Benim Ameliyatım Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesinde oldu. Büyük kitleyi orası biliyor. Ama esas büyük kitleyi buradaki doktorlarımız gördü. Benim bir isteğim var. Buradaki doktorlarımız hastalıkları görüyor, biliyor fakat donanım yetersizliğinden Eskişehir'in yaptığı tedavi Bilecik'imiz de uygulanamıyor. Kontrollere zorlukla gidip, geliyoruz. Oralara gidip gelmek bizim için külfet. Bilecik'imizde mümkün olsa böyle bir tedavi bizim gibilere kolaylık olacak”.

-Nekadar sıklıkta Eskişehir'e hastaneye gidip geliyorsunuz?

Nuri Korkmaz: “ Ayda 1 gündü sonra 2 ayda bir , 3 ayda bir şimdi senede bir kez gidiyoruz.”

Sevgi Korkmaz: “Tabi bu süreç 6 sene boyunca böyle oldu. Ameliyat olduğunda her ay başında gidiyorduk. 6 aydan sonra iki ayda bir 6 ay boyunca gittik. Şimdi seneden seneye gidiyoruz.”

Kıymet Aslan: Sizinle ilk tanışmamızda kanser türünün çoğaldığını söylemiştiniz bana, bunun farkına nasıl vardınız?

Nuri Korkmaz: “Evet, şu kanser olayı memleketimizde çoğaldı. Tedavi olurken görüyoruz, hastaneler böyle vakalarla dolu. Memleketlerini sorduğumda Bilecik ve yakınlarını söylüyorlar. Tedavimin sürdüğü aynı dönemde Yeniköy ve İstasyondan 2 kişi daha vardı. Birini kaybettik,rahmetlik oldu, onun kitlesi daha büyük çıktı, hastalığı ilerlemiş. Görüyorum ben hastaları! Bilecik'te çok arkadaşlarımız hep böyle ameliyat olmuş. Ama bunun kaynağı nedir? Bilmiyoruz!”

Sevgi Korkmaz: “Kanserin artmasının nedeni suyumuzdan mı?, sigaradan mı? Neden oluyor? Tespiti, araştırılması gerekir.”

Kıymet ASLAN: Gırtlak kanseri vb. kanser türlerinin Bilecik’te de kaydının tutulması gerekiyor. Şuan kanser il genelinde ne kadar yaygın, Korkmaz’dan aldığımız bilgiler doğrultusunda çeşitli araştırılmalarının gerektiğine şahit olduk.

Fakat Sağlık Bakanlığı kanser kayıtlarını veya herhangi bir çalışmanın yürütülmesi görevini , Kanser Araştırma Merkezlerinin yürüttüğü çalışmaları büyük illere verilmiş. Nüfus bakımından küçük iller (Bilecik gibi) mesul tutulmuyor. Sistem işleyişi olarak büyük şehirlere yakın küçük illerin yürütmemesi kabul edilebilir gibi görünse de; Kansere yönelik çalışmaların yapılması önce vatandaş talep ettiği için sonra Bilecik çapında kanserin yaygınlaşmasını önlemek için gerekli olduğunu görüyoruz.

Yapılacak olan araştırılmalar neticesinde ortaya çıkan olumsuz sonuç ile Bakanlıktan çeşitli donanım talebinde bulunulabilir. Verilerin olumlu çıkması sonucunda Bilecik’in içini rahatlatacak bir çalışma yapılmış olacaktır. Kanserin yaygınlaşmasına hazırlıklı olmak, önlem almak adına yeni faaliyetler içine girilmeli. Mevcut yönetmeliğinin dışında topluma faydalı olan çalışmalar içine giren, her kuruma Bakanlık destek verecektir.. Ameliyat sonrası tedaviler, muayene süreçleri vatandaşın bütçesini zorladığı gelen iddialar arasında.

Bu noktada “başka ne yapılabilir” sorusuna gelen talepler doğrultusunda daha verimli uygulamaların hayata geçirileceğini de umut ediyoruz.

Sevgi Korkmaz: “Büyük şehirlerin kanser araştırmalarını yürütmesi yönetmeliği de güzel bir şey ama ben Eskişehir’e gidebiliyorum. Param olmadığında borç buluyorum. Peki gidemeyen bir kişi ne olacak?

“Tedaviye gidemeyen bir kişiyi ölüme sürüklüyorsun bu demek oluyor. Kimisinin sosyal güvencesi olmuyor, parası olmuyor. Bunlar ne olacak?

Kanser Aratırma Merkezleri büyük illere kurulsun ama ameliyat edildikten sonraki süreçte yani cihaz alımı, 6 aylık bakımı, kontrol süreci gibi ameliyat sonrası bakımların Bilecik'te yapılmasını isteriz, bunla ilgili çalışmaların yürütüldüğü hastanede bir bölümün açılması lazım. Ameliyatlar büyük yerde olsun. Akciğer röntgeni, tümör kontrolü gibi küçük bir klinikle giderilebilecek tedavileri Eskişehir'e gitmektense Bilecik'te yaptırabilelim. Eskişehir'e işimiz olduğunda 1 gün önceden gitmem gerekiyor. Röntgenimi çetiriyorum, göğüse gidiyorum evrakları teslim ediyorum. Arşive gidiyorum dosyamı alıyorum, onu kulak burun boğaza götürüyorum. Tekrar alıp akciğere götürüyorum. Ben kendi başıma takip ediyorum. Eşimin hastalığı bunu tek başına yapmasına imkan yok.”

-Anladığım kadarıyla ameliyat sonrası evrak, prosüdür gereği yapılması gereken sizin için zorlu süreçlerde başlıyor. Bu prosüdürlerde bir nevi aileyi yıpratıyor. Talepleriniz bu noktada önemli yer tutuyor. Sizler bizim aracılığımızla ya da yetkili kurumlara gerekli müracaatları yaptığınız sürece herşeyin yoluna girmesini umut ediyoruz.

-Peki Nuri bey, şuanda size ani bir şey olsa Bilecik'te müdahale edilebilecek mi? Bu tedavi kapasitesi var mı Bilecik'te?

“Şuanda ben rahatsızlansam acil bir şey olsa beni Bilecik'te ameliyat yapacak, donanım yok. Ameliyatı var da, malzemesi yetersiz. Ameliyat edilebilir belki ama malzemesi olmadığı için riske girmek istemiyor da olabilirler. Mesela ben burundan ameliyat oldum beni burada bayıltamıyorlar, burun ameliyetımı Bilecik'te olmadım, kanser ameliyatımı olmadım. Fıtıktan ameliyat olacağım, yine Bilecik'te değil dışarıda yapılacak ameliyat. Bilecik'te de olabilirdim ama kanser rahatsızlığımdan dolayı bayıltılamıyorum. Bu yetersiz malzemeden dolayı müdahale yapılamıyor. Ani bir şey olsa bana malzemesi yoksa, yine Eskişehir'e sevk yapabilirler.”

Sevgi Korkmaz: “ Mesela Bilecik'te bir KANÜL bulamıyoruz. Kanül almak için ben Eskişehir'e gidiyorum, rapor çıkartıyorum ve Eskişehir'in bütün semtlerini geziyorum, kanül bulmak için. Bu kanül olmasa eşimin hayatı zaten çok zor. Boğazına takmazsa oradaki delik kapanıyor. Kapandığı zaman nefes alamayacak.”

-Ne kadar sıklıkta değiştiriyorsunuz?

“6 ayda bir değişmesi gerekiyor fakat şuanda 3 yıldır aynı cihazı kullanıyor. Bakımı olmadığında enfeksiyon kapabilme ihtimali oluyor. “

- Sizi maddi açıdan zorladığı için mi aynı cihazı 3 yıldır kullanıyorsunuz?

“200 civarında oluyor, devlet bunun 100 TL'sini karşılıyor 100 TL cebimizden çıkıyor. Fakat eşimin emekli maaşı var. Bu malzemeyi almak ise şöyle sorun yaşıyoruz; buradan gideceğim Osmangazi Üniversitesine rapor çıkartacağım, o raporu beklemem gerekiyor 1-2 ay kadar, sonra gidiyoruz cihazı almaya.”

-Bu tür işlemlerin Bilecik'te gerçekleşmesi bile sizi bu konuda rahatlatacaktır. Peki bu konuda bir talebiniz oldu mu? Hastane yetkilileri ile görüştünüz mü?

Sevgi Korkmaz: “Eşimin konuşma kanülü üstü delik kanüllerden. Üstü delik kanül bizde yok dediler. Medikal malzemesini getirttirip, parayla ödeme yapmamız gerekiyor. Sonra aldığımız medikal malzemesinin faturasını bağlı bulunduğumuz sağlık güvencemizin olduğu (Sgk veya bağkur) kurumlarından cihazın yarı parasını temin edebiliriz.

Eskişehir’e 2 kişinin gidip gelmesi 50 TL. Kanül parasını yol parasına harcıyoruz. Bu yüzden, bizim istediğimizde Ameliyat sonrası bakımların, evrak işlemlerinin Bilecik Devlet Hastanesinde yürütülmesi ve burada bakımımızın olması. Hastanede böyle klinikler olursa kanser malzemesini firmalar malzeme temin edecektir.”

- Nuri Bey son olarak bizim sormayı atladığımız, sizin söylemek istediğiniz bir konu varsa onları da dinleyelim. Mesela sigaranın içilmemesi yönünde mesajınız var mı?

“Zamanla herkes tedavisini görsün, aksatmasın. En güzel sözüm bu olacak! Zaman aşımına girmesinler, zaman aşımına girdiğimizde çaresi olmuyor, olsa da sonuç bu oluyor. Yara büyükse kapanmaz dediler bana, geç kalmayalım.”

Eşi Sevgi Korkmaz, "Benim diyeceğim tüm Türkiye çapındaki anne ve babalara küçük yaşta yetişen ortaokul, lise çağlarındaki tüm çocuklarına sahip çıksınlar, sigara imelerini önlesinler. İçmemelerini tavsiye etsinler. İçen gençlerimiz varsa bırakmaya yetenek yapsınlar kendilerini. Kalpten, beyinden silsinler.

Nuri Korkmaz: “Gençlere şunu söylemek isterim. Beni gözlerinin önüne alsınlar, benden ibret alsınlar. Sigaranın zararı çok büyük, ben içtim pişman oldum. Biliyorum ki, gençlerimizde sigarayı bırakma gayreti taşıyorlar bunu da görüyoruz. Hiç içmeyenler başlamasınlar buna dikkat etsinler sadece.”

-Herhangi bir haksızlık yaşanmamasını göz önünde bulundurarak medikal firmalarının temsilcilerinden de kanser hastalarının ihtiyaçları doğrultusundaki malzemelerinin teminin edilmesi hakkında görüş aldık. Konuyla ilgili açıklama istediğimiz Medikal sektöründeki bazı temsilciler ise şöyle dedi.

"Doktor reçeteyi hastaya veriyor. Spesifik ürünler veya kişiye özel ürünler olduğundan raf ömrünü göz ününe alarak stok yapmamız güçleşmektedir.

Hastaların ihtiyaç malzemesi sipariş ile 1-2 gün içersinde tedariğini sağlayabiliriz. Çoğu zaman başka şehirlerde hasta muayene olduğundan oradaki firmalar henüz hastane içersindeyken daha hastaya ürünü tedarik ediyor. Bu şekildeki ürünlerde firmalar bayilik ile çalışmaktadır. Hasta başka şehirde bir markaya bağlı kaldığı için aynı markayı Bilecik’te tedarik etmesi zor oluyor. Farklı marka ürünün aynı işlevde olmasına rağmen hasta daha önce kullandığı markayı talep ediyor. Bu yüzden aynı markayı bayiliğimiz olmadığı için temin etmek güçleşiyor.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri