Halka rağmen siyaset olur mu?

Av. RECEP AKAY

Cumhurbaşkanımız Ak Partiyi ilk kurduğunda, bu partiyi biz değil, halk istedi halk kurdu demişti. Kuruluşundan bu güne kadar Ak Partinin genel siyaseti ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın hassas noktası halk olmuştur. Halkın istediği adımlar atılmış, belirli odaklara hizmet anlayışı yerine halka hizmet anlayışıyla hareket edilmiş ve bugünkü gördüğümüz saymaya bile gerek duymadığımız hizmetler ortaya çıkmıştır. Bugün de yine Cumhurbaşkanımız halkın sesine kulaklarını tıkamamış ve ekonomik gerçeklere de uygun olarak tarihin en büyük artışını yaparak asgari ücreti 4.250 TL yapmıştır. 3.600 ek gösterge konusunu çözeceğine dair söz vermiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Yani demem o ki; Cumhurbaşkanımız bugüne kadar halk odaklı siyaset yapmış ve halkın sesine her zaman kulak vermiştir. Ak Partinin bugüne kadar başarısının altındaki en önemli hususta budur.

Gelelim Bilecik yerel siyasetine, en son yerel seçimlerde, Osmaneli ilçesinde halk Münür Şahin’i ısrarla Belediye Başkanı olarak görmek istediyse de, Ak Parti yerel siyaseti Münür Şahin’i Ak Partiden aday göstermeyerek, hem Münür Şahin’i hem de Osmaneli’de ki Ak partili seçmenleri dışlamış seçmenin ve halkın iradesini hiçe saymıştır. Bunun üzerine bağımsız aday olan Münür Şahin’i Osmaneli seçmeni tekrar Belediye Başkanı olarak hem de bağımsız aday olmasına rağmen seçmiştir. Tekrar Ak Partiye alınması konusuna burada girmeyeceğim, o konu başka bir yazı konusu olsun.

Yine Pazaryeri ilçesinde delegenin, seçmenin ve halkın belediye başkanı olarak görmek istedikleri Zekiye Tekin hanımefendiyi Bilecik yerel siyaseti aday göstermemiş ve Zekiye Tekin’de halkın teveccühünün farkında olduğundan dolayı bağımsız olarak seçimlere girmiş ve kazanmıştır.

Bilecik merkezde de Ak Partili delegenin ve seçmenin onaylamadığı halde Nihat Can, belediye başkan adayı olarak gösterilmiş ve seçim sonuçları ortada.

Demek istediğim odur ki; Delegeye, seçmene ve özellikle halka rağmen yapılan siyasetin sonuçlarını Bilecik ve ilçelerinde gördük. Şunu diyebilirsiniz, Ak Partili seçmenin önüne aday olarak kim getirilirse desteklemesi gerekir. Tamam bu da bir siyaset biçimi ama bu siyaset biçimi artık geçerli değil. Halk haklı olarak, benim istemediğim kişiyi başkan olarak önüme getirirseniz oy vermem demek istiyor. Başkan adaylarını belirler iken bana da sorun, benim de fikrimi alın demek istiyor. Peki çok mu zor bu halkın fikrini almak. Hayır hiçte zor değil, belirlenen başkan adayları için anketler yaparsınız, halkın kimi istediğini de rahat bir şekilde öğrenmiş olursunuz. Ama korkum o ki bu anketler yapıldığı halde kazanamayacak adayla yani halkın istemediği adayla seçime bile bile girildiyse o zaman işin rengi daha da değişir.

Peki, Ak Parti yerel siyaseti, kaybedilen bu seçim sonuçlarından ders çıkarır mı? Onu yerel siyasette aktif olanlara sormak gerekiyor. Buradan da sormuş olalım, bir daha ki seçimlerde halka rağmen başkan adaylarını halkın önüne koyacak mısınız?. Valla bunu yine yaparsanız, sadece Ak Partili seçmene değil bütün Bilecik halkına yazık etmiş olursunuz. Ben Ak Partinin Bilecik’te ki ilk kurucularından ilk yönetim kurulu üyesi ve eski bir merkez ilçe başkanı olarak uyarılarımı yapmış olayım.

Ama görünen o ki, yerel siyaset henüz bir ders çıkarmışa benzemiyor. Daha yakın zaman da, Söğüt ilçesinde delegenin azımsanamayacak kadar çok oyunu almış Söğüt İlçe Başkanını görevden aldılar. Merak ediyorum görevden alır iken Söğüt’te kaç kişinin görüşünü sordular? Delegenin büyük çoğunluğunun oyunu alan bir başkanın Söğüt Ak Parti’ye ne gibi zararı oldu? Yapılan hamle ile Söğüt’te bir sonraki yerel seçimler de tehlikeye atıldı, bilmem farkında mısınız?

Yazımı Şeyh Edebali Hazretlerinin bir sözüyle bitirmek istiyorum. ‘‘İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın’’.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (18)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.