"HANGİ CUMHURİYETTE YAŞIYORUZ?"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İl Örgütü, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarının ardından Atatürk Anıtı'na çelenk bıraktı. Siyasi partilerin törenlerdeki çelenk bırakmasıyla ilgili genelgeye tepki gösteren CHP'liler, Valilik'ten aldıkları izin ile Atatürk Anıtı'na çelenk sundular.

Ahmet MEŞE

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 91. yıldönümü  kutlama törenlerine katılan CHP örgütü, kutlamaların ardından partinin Seven Çarşısı'ndaki Merkez İlçe binasında bir araya geldi. Saat 11.00'de parti binasında toplanan CHP'liler, Cumhuriyet Meydanı'na kadar yürüdü. CHP'liler, Seven Çarşısı'ndan yürüyüşe başlayarak Tevfikbey Caddesi üzerinden Cumhuriyet Caddesi'ne geçti. Burada Atatürk Anıtı'na çelenk bırakan CHP’liler, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı'nı okudu. 

Daha öncede siyasi partilerin törenlerdeki çelenk bırakmasıyla ilgili genelgeye tepki göstererek,  Atatürk Anıtı’na çelenk sunan CHP’liler adına konuşma gerçekleştiren İl Başkanı Çağatay Karaahmet, iktidarı eleştirdi. Milli bayramların eskiye göre sönük geçtiğini söyleyen Karaahmet, sorumlu olarak hükümeti gösterdi. “Hangi Cumhuriyet’te yaşıyoruz?” diye soran Karaahmet,” Ben milli bayramımı kutlayamayacaksam, bağımsız bir şekilde Atatürk'e, Kuvayi Milliye şehitlerine  şükranlarımı sunamayacaksam bu bayramların ne önemi var?” dedi. 

Bayramı buruk geçirdiklerine vurgu yaparak konuşmasını sürdüren Karaahmet, iktidara yüklenerek,” bu iktidar başa gelene kadar böyle mi kutladık?” diye sordu. Karaahmet, Ergenekon cezalarına ve Taksim Gezi Parkı olaylarından bahsederken,” Gelinen noktada benim içim ve CHP'lilerin içi rahat. Gün ve gün eriyorlar. Türkiye'de bugün halk uyandı. Türkiye'de halk diktatör istemiyor ve bunun karşılığını geçtiğimiz Haziran ayı içerisinde Gezi Parkı'na gösterdi. ODTÜ'de gösterdi, üniversiteler uyandı, halk uyandı merak etmeyin” ifadelerini kullandı.

Yaklaşan yerel seçimler öncesi oldukça iddialı olduklarına dikkat çeken Karaahmet,” Bir Kemal geldi bu yurttan emperyalistleri kovdu, kurtardı. Gelinen noktada CHP ikinci Kemal'i getirdi. Eminim ikinci Kemal'de bu tüfeksiz kuşatmayı, bu süngüsüz kuşatmayı yaracak ve CHP iktidarını, halk iktidarını kuracaktır” diye konuştu.

“Ufacık alanlarda mı kutladık?”

CHP İl Başkanı Çağatay Karaahmet konuşmasında şunları dile getirdi:” Milli bayramları biz sıkıştırılmış ufacık alanlar da mı kutladık? Kurtuluş mücadelemizi temsil eden, ulusal mücadelemizi temsil eden bu bayramları coşkuyla, gümbür gümbür, tüm halkın katılımıyla bir tek protokolün değil, stadyumlarda geniş sahalarda kutlardık. Bu kutlamalar gelecek nesillere verilen mücadelenin nasıl verildiğini anlatan kutlamalardır. Ancak şimdi çıkartılan bir genelgeyle son iki yıldır bizler milli bayramımızı kutlamak üzere idari, mülki amirden izin alıyoruz ve milli bayramlarımızı kutluyoruz.

Hangi Cumhuriyet’te yaşıyoruz? Ben milli bayramımı kutlayamayacaksam, bağımsız bir şekilde Atatürk'e, Kuvayi Milliye şehitlerine şükranlarımı sunamayacaksam, bu bayramların ne önemi var? Dolayısıyla bu bayramı buruk kutlamamamızın ilk nedeni budur, daha önceki bayramlar gibi. Diğer nedeni ise Zafer Bayramı, verilen kurtuluş mücadelesinin zaferle sonuçlandığı Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı ve önümüzdeki devrimlerle taçlandırdığı, Atatürk ve silah arkadaşlarının verdiği bu mücadelenin kahraman Türk ordusuyla  başardığı bir engeli aşmasıdır, yedi düvele meydan okumasıdır. Bu bayram ordunun bayramı, Türk ordusu dünyada eşi benzeri olmayan nitelikte bir ordudur. Hepinizin, özellikle hanımların, tüm erkekler bu görevleri yerine getirir ama hamınların eşleri askere gider, erkek çocukları askere gider, kardeşleri - ağabeyleri askere gider o yüzden orduyla oynayamazsın. Ordu bu vatanın bağrından çıkmıştır ve Türk askeri, Türk subayı dünyada en kutsal görevi vermiş ve tek örneği olan ulusal Kurtuluş Mücadelesi’ni vermiş.  Anadolu aç, Anadolu sefil, Anadolu halkı cahil bırakılmış, fakir bırakılmış ama bir Kemal çıkmış bu halkı ateşlemiş ve 30 Ağustos’taki zaferiyle taçlandırdığı bu eylemi bu ulustan, bu topraklarda, bu vatandan "Mevzu bahis Vatansa gerisi teferruattır" nidasıyla yedi düvelin emperyalist güçlerini kovmakla sonuçlandırmıştır. Dolayısıyla sen orduyla oynayamazsın. Bakın buruk kutluyoruz sıkıntılı ikinci burukluğumuz burada. 

“Terörist başı yaftasıyla hapistedir”

Nazım diyor ki "Mavi gözleri çakmak çakmaktı, sarışın bir kurda benziyordu, bıraksalar Kocatepe'den Afyon'a atlayacaktı" diyor. Kocatepe'de verilen mücadele müthiş, 57. Tümen Komutanı var Albay Reşat. Üç tepenin alınması görevi veriliyor ve o şanlı komutanın kendisine uyarı geliyor "Albay Reşat diyor Başkomutan, geç kalıyorsun, Ordumuz oyalanıyor" O şanlı komutan ilk tepeyi alıyor ama diğer iki tepeyi alamıyor diyor ki Başkomutana "Yarım saat içerisinde ben bu iki tepeyi alacağım" Yarım saat içinde bu iki tepeyi alamıyor ve bu sözü yerine getiremediği için bu namuslu insan, bu şerefli insan, bu kahraman asker intihar ediyor. Ondan sonra diğer iki tepede alınıyor ve zafer yolu açılıyor. Türk ordusu böyle subaylar yetiştirmiş, Türk ordusu kutsal bir ordu ama yaşananları hepimiz görüyoruz. Bu gün Türk ordusunun bir dönem önceki Genel Kurmay Başkanı terörist başı yaftasıyla hükümeti devirmek suçlamasıyla elde edilen haklı haksız deliller ile hapse mahkum olmuştur, hapistedir. 

“Rahat uyuyabiliyorlar mı?”

Bu karar kimin vicdanını rahatlattı? Türk halkının hangisinin vicdanı rahat, bu komployu kuranlar haricinde. Bu kararı veren hakimler haricinde. Bu kararı verenler, bu karara ortak olanlar bu kararın verilmesi için yandaş basında pompalama yapanlar geçeleri yattıklarında gözlerini yumduklarında rahat uyuyabiliyorlar mı? İşte bayramımızı buruk yaşamamızın ikinci nedeni burada . Kahraman ordunun komutanları yakışıksız iddialarla, uydurma delillerle şu anda hapis cezası çekmektedirler. Verilen yargı kararına saygımız vardır ama içimizde şüphe vardır, vicdanlarımız rahat değildir. 

“Maşa olmaya hayır”

Verilen kararın önce vicdanları rahatlatması gerekiyor. Yüce Türk adaletinin yargıtay safhasında, verilen bu kararları çok doğru değerlendireceğine, yapılanlar yanlışları düzelteceğine, Türkiye'de hukukun hala kutsal olduğuna inanıyorum. Umuyorum ki orduya atılan bu çamurun yargıtay tarafından temizleneceğinden eminim. Bu oluşumu hazırlayanlar, komşularıyla sıfır sorun politikaları ile girdiği iktidarda şimdi bütün komşuları ile kavgalı ve bu ordunun subaylarına güvenerek. Bu ordunun subaylarına güvenerek emperyalistlerle işbirliği yapıyor ve Suriye'ye girme iddialarını ortaya atıyor. Savaşa hayır. Suriye'ye yapılacak emperyalist mücadelede maşa olmaya hayır. 

“CHP, ikinci Kemal’i getirdi”

Gelinen noktada benim içim ve CHP'lilerin içi rahat. Gün ve gün eriyorlar. Türkiye'de bugün halk uyandı. Türkiye'de halk diktatör istemiyor ve bunun karşılığını geçtiğimiz Haziran ayı içerisinde Gezi Parkı'na gösterdi. ODTÜ'de gösterdi, üniversiteler uyandı, halk uyandı merak etmeyin. 

Bir Kemal geldi bu yurttan emperyalistleri kovdu, kurtardı. Gelinen noktada CHP ikinci Kemal'i getirdi. Eminim ikinci Kemal'de bu tüfeksiz kuşatmayı, bu süngüsüz kuşatmayı yaracak ve CHP iktidarını, halk iktidarını kuracaktır.”

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri