Havsala, insanın anlama, kavrama, kabul edebilme ve tahammül edebilme derecesi veya sınırı, tam anlama eşiği. Gerçeği kendine kabul ettirebilme. Meselâ annenin yavrusunu öldürebileceğini havsalam almıyor. Gözümle görsem bile… Öldürme hırsı, benim “anne” mefhumundan anladığımı aşamıyor. İşte Yahudi, insandaki bu zaafı kullanıyor. Zulümde sınır tanımadıkça insan havsalası, yok bu kadarını yapmış olamaz diyor. Zannediyor ki zalim, “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” (Muallim Naci). İnsan hafızasının unutkanlık gibi bir sakatlığı vardır. Böylece zulümde katettiği derekenin aşağısında kalanı tabiî oluyor ve meşruiyet kazanmış oluyor. Dünyaya hâkim olmak için asırlık plânlar yaptıkları da aynı şekilde muhal sanılıyor.
Halbuki kendileri itiraf ediyor. İşte bunlarda rastgele biri… Yahudi yazarı Kurt Munzer, 1910’da yayınladığı “Siyon’a Doğru” isimli kitabında şöyle diyor: “Biz Yahudiler, bütün ırkların kanına girdik. Biz, her şeyi çılgın, bozuk, kokmuş ve bitmiş bir şekle soktuk. Savaşları hep biz körükledik”
İlk Siyon kongresi, o kitabın yayınlandığı tarihten 14 sene önce: “Birinci Siyonizm Kongresi İsviçre'nin Basel şehrinde toplandı. 1896'da gazeteci Theodor Herzl, Yahudiler'in kendi devletini kurmasını savunan “Yahudi Devleti” adlı bir kitap yayınlamıştı ve kongrede kitaptaki fikirler tartışıldı.” (bbc.co.uk/turkish/ortadogu/1897.shtml
“Vaadedilmiş topraklar” safsatasına istinaden bütün insanlığı hedef alan “Siyon Protokolları/prensipleri” bu kongrelerde ortaya çıktı. İşte “Cevat Rıfat ATİLHAN’ın İSLÂMI SARAN TEHLİKE VE SİYONİZM kitabından Siyon önderlerinin 22 prensibi:
1 – Genç nesli ahlâk dışı telkinlerle ifsat etmelidir.
2 – Aile hayatını yıkmalıdır.
3 – İnsanlara günahlarıyla tahakküm etmelidir.
4 – San’atı düşürerek edebiyatı müstehcen, şehevî kalıba dökmelidir.
5 – Mukaddesata hürmeti tahrip etmeli, hürmetle telakki edilen insanlar hakkında rezilâne vakalar uydurarak onların itibarlarını kırmalı, akaidi kökünden baltalamalı ve manevî sahalarda ihtilafları ve ayrılıkları körüklemeli…
6 – Hudutsuz lüksü, baş döndürücü modaları, çılgınca tüketimi teşvik etmeli, makul ve basit şeylerden zevk almak hassasını derece derece ortadan kaldırmalı…
7 – Kütlelerin dikkatini avam eğlenceleri, oyunlar, faydasız spor mücadeleleriyle oyalamalı ve bunun gibi eğlencelerle halkı düşünmekten alıkoymalı…
8 – Müfrit nazariyelerle fikri zehirlemeli, daimî surette gürültülü kargaşalıklarla sinirleri bozmalı, afyonlu zehirlerle vücutları zayıflatmalı…
9 – Umumî bir hoşnutsuzluk doğurarak içtimaî sınıflar arasına kin ve itimatsızlık sokmalı…
10 – Aristokrasiye müthiş vergiler yükleyerek onları boğmalı ve bu surette servetlerinden tecrit etmeli… Avamı asil ve kibar sınıfın yerine geçirerek böylece altın buzağı mezhebini tesis etmeli…
11 – Mal sahipleriyle işçilerin münasebetleri de grevler ve lokavtlarla zehirlenmeli ve bu suretle semeredar işten doğacak iyi münasebetlerin meydana gelmesine set çekmeli…
12 – Yüksek tabakanın maneviyatını her çareye müracaat ederek kırmalı, zenginlerin mantıksız ve bayağı hareketlerini teşhir ederek kütlelerin tehevvürünü körüklemeli…
13 – Sanayinin ziraatı ezmesine imkân vererek böylece tedricen sanayii delice spekülasyon vasıtası haline getirmeli…
14 – Bir takım saçma nazariyelerin ortaya atılmasını teşvik ederek halkı tatbik edilmez fikirlerle dolambaçlı yollarda kaybetmeli…
15 – Hayat pahalılığı karşısında ücretlinin menfaatını mucip olmayacak şekilde maaşlarını arttırmalı…
16 – Beynelmilel meseleler ihdas ederek vakalar çıkarmalı, milletler arasında ihtilaflar vücuda getirerek kin ve nefreti körüklemeli, öldürücü silah miktarını artırmalı…
17 – Milletlerin mukadderatını tahsil ve terbiyeden mahrum ellere tevdi etmeği mümkün kılan bir inkılap usulü meydana getirmeli…
18 – Bütün hükümet şekillerini değiştirerek mühim makamları ifşa edilecek gizli sırları olan kimselere tevdi etmeli ve onlara hâkim olmalı…
19 – Meşru hükümet şekillerini derece derece değiştirerek mutlak istipdat tesis etmeli…
20 – Siyasi buhran zamanlarında servetleri mahvedecek ticaret usulleri bulmalı…
21 – Mali istikrarı bozmalı, iktisadi krizleri çoğaltmalı âlemşümul bir iflas hazırlamalı… Sanayiin çarklarını durdurarak, bütün kıymetleri tahrip etmeli ve dünyada mevcut altını mahdut ellere toplamakla muazzam servetleri kati felce uğratmalı… Vakti gelince her türlü krediyi keserek panik çıkartmalı…
22 – Hükümetlerin ölümünü hazırlamalı… İnsaniyeti ıstırap, elem ve yoksullukla zayıf düşürmeli. Çünkü açlık esirler doğurur.” (Büyük Doğu; 3 Mart 1950, 21. Sayı, Sayfa 15)
Tarih boyunca yaşananlar, hele son yüzyıldaki olaylar ve hele hele bugünlerde yaşananlar, herkesin aklını başına getirecek ve hakikati taş gibi gösterecek derekede. Dünyanın her yerindeki gittikçe artacağı muhakkak olan İsrail karşıtı protestolar bunun ispatı. “Verilen mühlet dolunca” birikmekte olan öfke, zalim üzerine yanardağ lâvları gibi çökecek… Zira “devlet; küfürle belki bir süre, ama zulümle âbâd olmaz.” (Nizâmülmülk, Siyasetnâme)
(Kanalımı takibe alarak destek olur musunuz: http://goo.su/AliErdal)