Mehmet ERDAL
Gelenek ve göreneklerimizin başında gelir Hıdırellez. 6 Mayıs’ta kutlanır. Bizim Bilecik’te Haziran ayının sonuna kadar devam eder. Halk arasındaki efsanesi şöyle anlatılır;
Hızır ve İlyas Aleyhüsselam, İskenderi Zülkarneyn birlikte Ab-u Hayat aramaya çıkmışlar. Ve bir müddet sonra Hızır ve İlyas Aleyhüsselamlar Ab-a Hayat suyunun kaynağını bulmuşlar ve içmişler. Fakat Zülkarney’e söylemişler. Hızır ve İlyas Aleyhisselamlar’ın yaşadığına inanılır. Hızır Aleyhisselam Karada, İlyas Aleyhisselam denizde yardıma muhtaç olanlara koştuklarına inanılır.
Hıdırellez gününün Türkler’in Orta Asya’dan kalma bir gelenekleri olduğunu da anlatılır. İslam dünyasına bakıldığında Hıdırellez gününü yoğunlukla Türkler kutlamaktadır. Bu da Türklerin Anadolu’ya getirdikleri kış mevsiminin bitip, yaz döneminin başlaması olarak düşünülen geleneksel bir bayram olarak da düşünülebilir.
Zor durumda kaldığımızda, yardıma muhtaç insanların dillerinde, “Hızır” kelimesi eksik olmaz. “Kul sıkışmayınca Hızır yetişmez” denir, “Hızır gibi yetiştin”, deriz.
Nuh Peymaberimiz’in tufanında, gemideki insanlar feryat ederken, “Ya Hızır bizi kurtar” diye dua ettikleri rivayet edilir.
Hızır ve İlyas Aleyhisselam yılda bir kere, 6 Mayıs’ta bir araya gelirler.
Bilecik’te de Hıdırellezlerimiz eksik olmaz. Önümüzdeki haftalarda göreceksiniz bir çok köyümüzde Hıdırellez kutlamaları yapılacak. Birlik, beraberlik, kardeşlik duygularımızın pekiştirdiği bir günü daha kutlayacağız.
Yeter ki kutladığımız Hıdırellez’in manasını, amacını bilelim. Ecdamımız bu mirası bizlere nasıl bıraktıysa, neslimize öyle emanet edelim.
Bilecik’te ki Hıdırellez programlarının çoğunun amacına uygun olduğunu düşünüyorum. Programlar genellikle şöyle; Öğle namazı öncesi camide Mevlid-i Şerif, Namaz sonrası pilav ikramı.
Mevlidlerle, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle idrak edilen bir gün, ardından ikram ve muhabbet. Aşırıya çıkılmadığı takdirde örf ve adetlerimize uygun eğlence. Bence olması gereken de bu.
Bu anlamlı günün maneviyatına uygun kutlama temennisiyle,
Hoşçakalın.