"İktidar, Terörün Kanlı Limanına Demir Atmıştır"
Türkiye Kamu Sen Bilecik İl Temsilciliği bir basın toplantısı düzenledi. 15 Ocak Salı günü gazetecilerle Pelitözü Gölpark'ta akşam yemeğinde buluşan Kamu Sen, son günlerde ülke gündemine damga vuran İmralı Süreci ile ilgili açıklamalar yaptı. İl Temsilcisi Ömer Yel, konuşmasında PKK'ya lanet yağdırırken iktidara da eleştirilerde bulundu. Süreç hakkındaki görüşlerini bildiren ve iktidara sorular yönelten Yel:" Bu konuda çizme aşılmış ve iktidar, bölücü terörün kanlı limanına demir atmıştır. Türk Milleti son sözünü daha söylememiştir" dedi.
"Emperyalist güçlerin tetikçisi ve taşeronudur"
Türkiye Kamu Sen Bilecik İl Temsilcisi Ömer Yel konuşmasında şunları kaydetti:" Bilindiği gibi PKK terör örgütü, bu ülkede milli barışın ve kardeşliğin, demokrasinin, insan haklarının ve Türk milletinin varlığının baş düşmanıdır; emperyalist güçlerin tetikçisi ve taşeronudur. Bu güne kadar 30 binden fazla vatandaşımızı, askerimizi, polisimizi, öğretmenimizi, din görevlimizi, memurlarımızı, vatandaşlarımızı vahşice ve kalleşçe öldüren bu bölücü örgütün eli kanlı bebek katili ile iş başındaki AKP iktidarı sözde barış ve kardeşlik adına yaptıkları açılım sürecinin son aşamasına gelmişlerdir.
"İmralı süreci dedikleri..."
Adına “İmralı süreci dedikleri” bu son aşamada; Bir yandan bölücü başı yalanıp yıkanarak, allanıp pullanarak masum, iyi niyetli, barış güvercini bir siyasal aktör olarak Türk milletinin huzuruna çıkarılırken, diğer taraftan Türk milletinin yiğit sevdalıları, vatanseverler ve bölücü teröre karşı şanlı bir mücadele veren güvenlik güçlerimizin kahraman mensupları barışın ve kardeşliğin düşmanları ilan edilerek aşağılanmakta ve hakarete uğramaktadırlar. 2012 yılını amacına ulaşma yolunda “final yılı” ilan eden, stratejisini de “vur – kaç”tan “ vur-kal”a dönüştüren, böylece sözde bir “Kürt Baharı” başlatmayı deneyen bölücü terör örgütü, bölge halkının da desteğiyle kahraman güvenlik güçlerimizin yiğit mücadelesinin sonucunda ağır kayıplar vererek Kandil’deki inine kaçmak zorunda kalmıştır.
Yel, sorularını yönelttti
İl Temsilcisi Ömer Yel konuşmasının devamında bazı sorular yöneltti. Yel, şu ifadeleri kullandı:" Şimdi soruyoruz; Terör örgütünün belinin kırıldığı ifade edilirken, bu zaman diliminde Terörist başının parlatılıp cilalanıp, siyasal bir aktör olarak sahneye sürülmesinin anlamı ve amacı nedir?
Bölücü terör örgütüne adeta taze kan vererek ayakta kalmasını sağlamanın, kanı ve gözyaşını durdurmakla ne ilişkisi vardır?
Bu süreç hangi “iç ve dış” güç odaklarının baskısıyla başlatılmıştır?
İş başındaki iktidar hangi siyasi kazancın peşindedir?
Her konuda referandum kartını kullanan siyasi iktidar, bu hayati konuda Türk milletinin iradesine başvurmak için neden referanduma gitmemektedir?
İş başındaki iktidar; bölücü başının “ Türkiye’den toprak talebim yok” sözünü hangi devlet aklıyla ciddiye almakta ve görüşmeler için “sağlam bir zemin” olarak kabul etmektedir?
İş başındaki iktidar İmralı’daki Bölücü Başına “yenilenecek” anayasada “Türk Milleti ve “Türklük” kelime ve kavramlarının olmayacağı sözünü vermiş midir?
İş başındaki iktidar “Federasyon”a giden yolu sonuna kadar açmak için çıkardığı yerel yönetimler yasasına ek olarak “AB özerklik Şartına” konulan muhalefeti tamamen kaldıracağının ve Valilerin seçimle işbaşına gelmesinin yolunu açacağının sözünü vermiş midir?
İş başındaki iktidar bu süreçte “Başkanlık Sistemi”nin anayasada yer alması için bölücü cepheye “Genel Af Sözü” vermiş midir?
"İktidar, terörün kanlı limanına demir atmıştır"
Sözde açılım projesinin bu son aşamasında, artık ülkemiz terörle masaya oturmayı saklama ve gizleme gereği bile duymayan, bu yöndeki tepkilere aldırış dahi etmeyen vicdan ve hamiyet fukaralığıyla bire bir muhataptır. Başka bir deyişle bu konuda çizme aşılmış ve iktidar, bölücü terörün kanlı limanına demir atmıştır. Yaşanan olayları dikkatle, sabırla, biraz da endişeyle izleyen Türk milleti her şeye rağmen geleceğinden umutlu olmak istiyor. Türkiye Kamu Sen olarak, bütün sorumluları bu alanda attıkları adımları ölçerek, biçerek atmaya ve yanlıştan geri dönmeye davet ediyoruz.
"Türk Milleti son sözünü daha söylememiştir"
Şurası asla unutulmamalıdır ki, bütün olumsuz şartlara, her türlü yanıltıcı haberi yaparak tepkileri karartan, milleti yanıltan anlayış çerçevesinde dizayn edilen propagandaya rağmen, Türk milleti, devletiyle vatanıyla hür ve bağımsız olarak kıyamete kadar yaşamaya devam edecektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın!Türk milletinin kültürel genetik kodları ve ortak hafızası, yapılmak istenileni anlamaya, tedbir almaya ve çözmeye muktedirdir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Türk Milleti son sözünü daha söylememiştir.