İlyasbey Köyü Muhtarı Cavit Beyhan, köyde bulunan sulama göletinde patlamaların meydana geldiğini belirterek, kapalı sulama sistemi istediklerini söyledi.
Sinan ÖNCE - Ahmet MEŞE
İlyasbey Köyü Muhtarı Cavit Beyhan, köyde bulunan sulama göletinde patlamaların meydana geldiğini belirterek, kapalı sulama sistemi istediklerini söyledi. Beyhan, “Kontrol altına alınamayan su felaket getirir, kontrol altındaki su bereket getirir” dedi.
Sulama göletinin yapıldığı dönemlerde istinat duvarı yapılmadan su tutulduğunu ve heyelandan dolayı göletin hacminin daraldığını anlatan Beyhan, bu sebeplerden ötürü gölette patlamaların yaşandığını ifade etti.
‘Suyu kontrol altına alamıyoruz’ diyen Muhtar Beyhan, “ İlyasbey Köyündeki mevcut doğa yapısında su kontrol altına alınmazsa önümüzdeki yıllarda bir çok heyelanlara sebebiyet verecek. Suyu kontrol altına alamıyoruz. Kontrol altına alamayınca devalüasyon kanallarının çürümesi sonucu su başı boş gidiyor. Bu da heyelana sebebiyet veriyor. Onun için biran önce kapalı sulama sisteminin İlyasbey'de devreye girmesi lazım" diye konuştu.
Muhtar Beyhan, kapalı sistem sulama göleti projesinin hazır olduğunu ve projenin hayata geçirilmesi için daha önceki yıllarda girişimlerde bulunduklarını söyledi. Girişimlerin sonuçsuz kaldığını kaydeden Beyhan, köyde 1980’li yıllarda yapılan sulama göletinin köyün ihtiyaçlarına cevap veremediğini söyledi.
Köylerinde cami ve hamam onarımının devam ettiğini ve çalışmalardan ötürü memmnun olduklarını sözlerine ekleyen Beyhan, kapalı sulama sistemi içinde girişimlerde bulunulmasını istedi. Beyhan, “ Bizim kapalı sulama sistemimiz 350 bin + KDV tutarında. Devlet 400 bin TL hamama yatırım yapıyor, tabi ki tarihi eserler yapılacak ama İlyasbey'in boşa akan suyuna 400 bin TL harcanmıyor" dedi.
Muhtar Bayhan ayrıca İş Adamı Turgut Özen'in Kınık köyüne verdiği önemi kendi köyü olan İlyasbey'e vermediğini hatta İlyasbey'e kapalı sistem sulama kanalının yapılmaması yönünde girişimleri olduğunu iddia etti. Özen’in bu tavrını ise 2009 yerel seçimlerinde muhtarlık yarışında Özen’in babasını geride bırakmasından kaynaklandığını öne sürdü.
Ayrıca Beyhan, köyde bulunan karakolun boş durduğunu anlatarak bu binanın değerlendirilmesini istedi. Binanın üniversiteye tahisisine ilişkin çalışmaların yapıldığını ancak bu çalışmaların sonuçsuz kaldığını belirtti.
‘BİR SÜRÜ HEYELAN OLAN BÖLGELERİMİZ VAR’
Muhtar Bayhan gazetemize yaptığı açıklamada şunları dile getirdi: "1980 yılında yapılan devalüasyon kanalları özelliğini yitirmiş suya hakim olamıyoruz. Su dağılıp gidiyor bütün araziye yayılıyor. Buda heyelana sebebiyet veriliyor. Doğanın konumu dolayısıyla. Yukarıdan su aktığı için. Şuan da bir sürü heyelan olan bölgelerimiz var.
Yani bizim kapalı sulama sistemi yapılmış olsaydı, bu tür olaylar başımıza gelmeyecekti. Biz bunu devletin yetkililerine defalarca söyledik. Dilekçelerimizi verdik, projemiz hazır. 350 bin + KDV. Herşeyimiz hazır. Öyle olmasına rağmen yapılmadı.
Göletin patlama olayına gelince de, gölette de zamanında istinad duvarı yapılmadığı için yukarıdan heyelan yaptığından göletin hacmi daraldı. Hacmi daraldığı için tutulan su baskı yaptı, gölet neredeyse patlamak üzere.
‘TURGUT ÖZEN, BU YATIRIMI İLYASBET’E YAPMAYIN DEDİ’
Kınık köyünde bu konuyla ilgili giden valiye Halil İbrahim Akpınar'a "Efendim İlyasbey köyünün derhal ve acilen kapalı sulama sistemine ihtiyacımız var. Su akıp gidiyor. Bizim projemiz yapıldı. Bunun biran önce hayata geçirilmesi istiyorum" dediğimde, köyün iş adamı Turgut Özen, bu yatırımı İlyasbey'e yapmayın dedi. O zamanlar bu proje hayata geçirilmiş olsaydı şimdi bu tür sorunlar olmazdı.
Bizim suyumuz bol. Biz bu sene suyu by-pass şeklinde kullanırız. Devletten boru isteriz tekrar kanallara su veririz. Ama biran önce göletin tamir olması lazım. İl özel idaresi geldi fotoğraflarını çekti ve göletin derhal tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Bizde şuan da tahliye çalışmalarını devam ettiriyoruz.
‘SU BAŞI BOŞ GİDİYOR’
Bizim kapalı sulama sistemimiz 350 bin + KDV tutarında. Devlet 400 bin TL hamama yatırım yapıyor, tabi ki tarihi eserler yapılacak ama İlyasbey'in boşa akan suyuna 400 bin TL harcamıyor. Burada sıkıntı var. Belki bunu söylemem doğru mu yanlışmı, belki birileri gelecek sen kim oluyorsun diyecek ama onlara da gereken cevabı veririm. İlyasbey Köyündeki mevcut doğa yapısında su kontrol altına alınmazsa önümüzdeki yıllarda bir çok heyelanlara sebebiyet verecek. Suyu kontrol altına alamıyoruz. Kontrol altına alamayınca devalüasyon kanallarının çürümesi sonucu su başı boş gidiyor. Bu da heyelana sebebiyet veriyor. Onun için biran önce kapalı sulama sisteminin İlyasbey'de devreye girmesi lazım.
‘KONTROL ALTINA ALINAMAYAN SU FELAKET GETİRİR’
Kontrol altına alınamayan su felaket getirir, kontrol altındaki su bereket getirir. Bizim suyumuzun kontrol altına alınması lazım. Yoksa İlyasbey'de afet meydana gelecek. Çünkü suyu nereye salarsak orada patlama yapıyor. Göleti de patlatacak. Hatta bu sudan enerji bile üretilebilir kanaatindeyim. Çünkü saniyede 70 lt suyumuz olduğu tespit edildi.
Ama Turgut bey saniyede 10 lt suyu olan Kınık köyüne enerji harcayarak depo yaptırarak gündeme getirdi. Dedi ki çimentosunu taşını ben vereyim enerjisini siz ödeyin dedi ve buraya kapalı sulama sistemi yapın dedi. Öneri de bulundu. Bizim köyde enerji olayı yok. Allah vermiş kendiliğinden bir su. Bu su birde 1500 dönüm araziyi tarıma açacak. Ama Karaağaç, Çavuşköy'e kapalı sulama sistemi yapıldı bize yapılmadı.
Turgut Özen geçen sizin gazeteden teşekkür etti. Hamam ve cami için İl Müftüsü ve Milletvekiline teşekkür etti. Onunla bu işlerin ne alakası var onu ben anlayamadım. Su işi olduğu zaman develete yapmayın, öbür tarafta kendisi bir iş adamı köyle bir alakası yok teşekkür etmeye kalkıyor. Ben bunu anlayamadım."