İNHİSARLI KABATAŞ; "BAŞLIYORUZ, BİTİREMİYORUZ"

-Bayram öncesinde Söğüt'ün İpek Ninesi başlığı altında 1912 doğumlu Saffet Hörü hakkında sizlere bilgi aktarmaya çalıştım. Bugün ise İnhisar'dan 2 tane isimden bahsedeceğiz. Toplumda kültür olarak yaşlıların ayrı bir önemi bulunuyor. Bu yüzden bende okuyucularımıza yaşlılığı ve yaşam hikayelerini  ele alan bir diziye daha başladık.İnhisar'a gittiğimizde Belediye Başkanı Sayın İsmail Cambaz bizleri karşılayarak ağırladı. İnhisarın meşhur NAR'larından bahsetti, bölgedeki bol ve verimli narların projelendirilmesinden ve bölge hakkında bilgiler verdi. İnhisar güzel bir ilçemiz. İnhisar kahvehanesinde yalnız başına gazetesiyle birlikte oturan Mustafa Kabataş'ı otururken gördük ve selamün aleyküm ile başladık.


    -Mustafa Kabataş kimdir? Okumayı seven birisi midir?

Mustafa Kabataş, İnhisarlıyım, emekli öğretmenim. 29 Yıldır emekliyim, okumayı çok seviyorum, okuyarak kendimi geliştiriyorum.

-Kenan Evren döneminde Mart 1982 yılında emekli olmak için dilekçe vermiş o dönemleri üzüntüyle hatırlayan bir eğitimcimiz Mustafa Kabataş.

“Herşeyi okurum ben muhalifi de iktidarı da. Hepsini okurum. Herkesin düşüncesine hürmetim var. Her insanın iyi tarafı da var kötü tarafı da var. Benimde var! (gülüyoruz) Bazı ulusal gazetelere aboneyim hergün gazetenin gelmesini beklerim benim gazete okuduğumu gören gençlerde gazete okumaya başlıyor bizde mutluluk duyuyoruz” dedi.

-Aslen nerelisiniz?   -Doğma büyüme İnhisar.

-İlk hizmet yılına kaçta başladınız?

1945' te başladım. II. Dünya Savaşı başladı biz Arifiye de öğrenci olduk. Savaş bitti bizde köylere dağıldık. Savaş yıllarında okuduk biz. 20 yaşımda 150gr. Ekmekle günümüzü geçirdik hem de ziraat, zanaat alanlarında çalışmak şartıyla okuyabiliyorduk.

Zaten bizim zamanlarımızda 3 ay tatil yoktu. Kışın 15 gün izin verirlerdi. Yazında 15 gün 30 gün izin olurdu.

-Günümüzün öğretmenlerine bu bağlamda bir şey söylemek istermisiniz?

Günümüzün öğretmenleri “30 tane öğrencim var çok” diyor. Ben 140 tane öğrenciyi tek başıma okuttum. 5 sınıf bir arada eğitim verdik. Şimdikiler 30 öğrenciye çok diyorlar bilmiyorum artık!

-Sizin yetiştirdiğiniz öğrencilerinizden, günümüzde iyi yerlere gelmiş insanlar var mı?

 Oldu tabi mesela Bahattin Şeker bizim öğrencimizdi. Karayolları Bölge Müdürü Hüseyin Çetin.

-Savaş dönemini yaşayan bir eğitimci olarak yaşadığınız zorlukları sizden dinleyebilir miyiz?

Zor günlerdi. Hiç savaş olmasın, kıtlıklar başlıyor savaş döneminde ekmek azalır.1943-45 yılları arasında sıkıntıyı çektik. Türkiye de 20 yerde köy Enstitüsü vardı bizim Enstitünün  arazisi bereket genişti öğrenciyken patates, meyve sebze yetiştirirdik o dönemleri öyle atlattık.

-Eğitimle ilgili kitapları o dönemlerde nereden temin ediyordunuz?

Satın alırdık o zaman hükümet vermezdi Milli Eğitim Müdürlüğünden getirtirdik çocuklara dağıtır, parasını gönderirdik.

-Sağlığınız nasıl? Bu yaşınızı neye borçlusunuz?

“Hergün en aşağı 40 dk yürüyorum. Organlarımda ağrım sızım yok. Öğleden sonra saat 18:00 dan sonra hep yürürüm. Artık çöktük bazen bakıyorum aynaya da kendi kendimi beğenmiyorum. Eskiden daha yakışıklıydım. (gülüyoruz) Beğenmesem de artık, taşıyoruz bu vücudu.

Çok çalıştım çok, bedenen çok çalıştım. Ben yoklama yaparken bile oturarak değil hemen ayağa kalkar hareket ederdim. Aralarda gezinirdim, çocuklarla beraber tenefüse çıkardım.

2005'te eşimi kaybettim. 59 yıllık evliydik biz. Mezun olduktan 1 yıl sonra düğün yaptık. 59 yıl hayat geçirdik. Sonucunda o gitti. 43 yaşlarında 2 Oğlum var, Bozüyük'te 63 yaşında kızım var.  Sizlerde hareket yapın, hareket çok iyidir. Hanım dizleri ağrıyor diye yürümedi. Yürümeyince nitekim oturak kaldı. 10 yıl evde ona baktım. Yaşlandık artık başlıyoruz, bitiremiyoruz”

-Keman çalmaya ne zaman başladınız?

Bizim öğretmenimiz vardı onun oğlu ile birlikte müsamere de keman çalmayı öğrendim. Notalı çalmayı bilirim.

-Keman çalmayı seviyor musun?

“Seviyorduk ama artık sevmez olduk. “ sözü ile kemanının telini koparmış Kabataş hoca. Yaşlılık ve yaşamındaki bir çok hatıra gibi kemanının kutusunu kapattığını artık çalmadığını söyledi. Yanımıza gelen diğer İnhisarda keman çalan bir başka isim ise Mehmet Güler oldu. İnhisarda Hacı Dayı olarak biliniyor.

                                                            ******

1936 Doğumlu Mehmet Güler ise gençliğinde Yurdışında çalışmış bir isim. Oralarda keman çalmayı öğrenmiş nota bilmese de kendi yeteneği ile düğünlerde, festivallerde keman çalarak  katılım gösteren renkli bir isim.

-Mehmet Amca Yurtdışında nerelere gittin? Diyerek söze başladık...

Güler: “Belçika'ya gittim, Hollanda'ya gittim. Almanya da 2000 metre yerin altında kömürde çalıştım. Havayı motorlar vasıtasıyla hortumlardan veriyordu ölmediğime de şükrediyorum. Çok yerler gezdim. Fidan gibi delikanlıydım. 1970'te gittim Almanya'ya, geldiğimde millet ayağa kalkardı. ”

Mehmet Güler ile sohbetimize keman çalmasıyla devam ettik.  www.sakaryagazetesi.com.tr adresinden dinleyebilirsiniz

Güler: “Bana kara diyen dilber kaşların kara değil mi?

 Gözlerin kara değil mi?

 Zülfün sökük, boynun bükük bir gün sende benim gibi olursun demiş.

 Bundan bir şey çıkarabiliyon mu?” diyerek belki de en önemli mesajı verdi bizlere. Çünkü bir gün her genç onun gibi yaşlanacak belki zor günler göreceğiz, şuan ki yaşamı en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini bu sözlerle açıkladı.

Mehmet amcanın eşi ise söz alarak  “Allah iman Kuran nasip etsin” diyerek en güzel söz ile ifade ediverdi “yaşam”ı. Mehmet Güler tam 17 kez hac ve umre ibadetini gerçekleştirmiş. İlginçtir ki yine hacca gitmek için fikriyatını çalışarak oradaki harcamasını temin etmiş.

Güler: “Allah'a şükür 17 defa Cenab-ı Allah mukaddes huzurunu bana nasip etti.”

Sakarya Gazetesi Muhabiri Kıymet ASLAN: Önümüzdeki günlerde yapacağımız araştırmamızda gerçekleşen konuşmaların arasında bazı ifadeler bölgenin şive ve yöre ağzı ile aktarmaktayım ve bu şekilde devamı gelecek yazılar olacak, bunun sebebi oradaki doğallık bozulmaması için o ifadeleri bölge diliyle daha iyi anlamak aktarmak içindir okuyucularımızın bilgisine....

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri