Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi sezonu açtı. İlk konferansı Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Azmi Özcan verdi. Rektör Özcan, "İnsan ve Eğitim" konulu konferansında dinleyenlere adeta ders verirken, konuşmasıyla herkesi büyüledi.
Ahmet MEŞE
Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi sezonu açtı. Sürekli Eğitim Merkezi'nin ilk konuğu da Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Azmi Özcan oldu. 3 Ekim Çarşamba günü saat 20.00'de ilk konferansı veren Rektör Özcan'ın konferans konusu ise "İnsan ve Eğitim" oldu. Eğitimin öneminden, gerekliliğinde ve eğitimin yanlış anlaşılmasından bahseden Rektör Özcan, yaptığı özeleştirilerlede dinleyenleri mest etti. Muhteşem konferansa katılım çok yoğun oldu. Her zamanki mütevazi tavrından taviz vermeyen Rektör Özcan, bir eğitimci olarak tecrübelerini ve bilgilerini aktaracağını konuyu iyi bilmek gibi bir iddiasının olmadığını kaydederek konuşmasına başladı.
"Eğitim hayatın her alanının en dinamik en çok ihtiyaç duyulan değeri"
Eğitimin bir çok tarifi olduğunu dile getiren Rektör Özcan, eğitimin sadece insanlara özgü olduğunu söyledi. İnsan dışı varlıklar için kullanılan eğitim kelimesinin yanlış olduğunu orada eğitim kelimesinin değil şartlanma kelimesinin kullanılması gerektiğini ifade etti. Rektör Özcan, toplumların hayatındaki en önemli değerin bilgi olduğunu ve tarih boyunca bilgiye sahip olanların başkalarına da hakim olduklarını belirtti. Eğitim, hayatın her alanının en dinamik en çok ihtiyaç duyulan değeri diyen Rektör Özcan fakat eğitimin ne olduğu konusunda 200 yılı aşkın süredir bir tanımın oluşmadığını söyledi ve ülkemizdede olduğunu söylemenin zor olduğunu belirtti.
"Eğitimin ilk şartı güven"
Prof.Dr.Azmi Özcan, eğitimin çok önemli kurallara bağlı olduğunu belirtirken ilk şartının ise güven olduğunu kaydetti. Eğitim alan ile veren birbirine güvenmeli diye konuşan Rektör Özcan özeleştiride bulunarak:" Bizim en büyük eksikliğimiz bu" dedi. Henüz eğitimin başındayken gerek eğitimcilerin gerekse eğitimi alanların bu güveni tesis etmesi gerektiğini ifade etti ve:" Eğitimin birinci şartı eğer eğitimden beklenen faydanını gerçekleştirilmesi isteniyorsa mutlaka eğitim alanla eğitimi verenin güven duyması gerekir. Tek tip bir eğitim, insanlığı tek tipliğe götüreceği için çok sakıncalıdır. Modern dönemin belki de insanlık adına en büyük zafiyeti eğitimin tek tipleşme aracı olarak kullanılmasıdır. Toplumda çeşitliliği ortadan kaldırırsanız o zaman hükmetmeniz kolaylaşır" ifadelerini kullandı. Teknoloji ve silahla ancak cephe kazanılacağını savaşı kazanmanın ise bir eğitim meselesi olduğunu söyledi.
Eğitimin gücü
Rektör Özcan, eğitimin gücünü anlatarark geçmişte uygulanan ve halen devam eden misyonerlik faaliyetlerine dikkat çekti. Trilyonlar harcanıp, savaşlar çıkartıp hükmetmenin en zor yöntem olduğunu ve tarihte de bu yöntemin terk edilerek eğitimin gücüyle hakimiyetlerin kurulduğuna vurgu yaptı. 1800'lü yıllarda Avrupalılar'ın bu yöntemi meclislerinde görüşüp bir devlet politikası olarak uyguladıklarını söyledi. Uygulanan stratejiyi:"Onların derilerinin rengi ve dilleri yerli ama gönülleri ve gönülleri Avrupalı, hayata bizim gibi bakmalılar, bizim hayat tarzımızımı ideal edinmeli, bizim gibi yaşamalı ve kendi toplumlarını idare etmeliler. Eğer bunu gerçekleştirebilirsek o zaman başka dünyalarda hakimiyet kurabiliriz" diyerek formül belirlediklerini kaydetti. Bu formülün uygulanması noktasında da kullanılacak silah olarak eğitimin seçildiğini belirtti. Kendi dillerinde eğitim görmeyi kabul ettirip bu mekanizmaya bağlı olarakta mektepler açıldığını söyledi. Dünyanın çeşitli yerlerinde açılan bu mekteplerin vazifelerinin de misyonerlik faaliyetleri olduğunu açıkladı.
"Eğitime ideal yüklenmeli"
Rektör Özcan, eğitim sistemindeki yanlışlıkları ve eksiklikleri ifade ederken bunlardan bir tanesinin de eğitime ideal yükleme olduğunu söyledi. Eğitimin her zaman bir ideal taşıması gerektiğine ancak bu ideaallerin ideolojik görüşler, siyasal fikirler, ekonomik beklentiler gibi terimlerin olmaması gerektiğine dikkat çekti. Yüklenmesi gereken idealin yüzde 100 insani bir ideal olması gerektiğini "İnsanı yaşat ki; Devlet yaşasın" sözleriyle açıkladı. Toplum olarak eğitimde büyük yanılgılar olduğunu, insanların geleceği seçerken nasıl daha iyi insan, daha faydali bir bireyden ziyade, nasıl daha çok para kazanırım sorusuna cevap aradığını belirtti. Bu arayışın adını da bencillik koydu. Okulların tercih edilme, bölümlerin seçilme nedenlerinin başında hep paranın geldiğini kaydeden Rektör Özcan, toplum olarak bu yanlışlıkları henüz aşamadığımızı belirtti.
Prof.Dr.Azmi Özcan, yaklaşık bir saatlik konferansın ardından öğrencilerle bir süre daha sohbet etti ve sorularını cevapladı. Konferansa katılan Vali Yardımcısı Süleyman Deniz ise Rektör Özcan'a çiçek takdim etti.