Bursa Orman Bölge Müdürü Ahmet Köksal Coşkun “Bilecik'e ilk geldiğimde bir şey çok dikkatimi çekti 'İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın' sözü. Bu sözü ormanlarımıza uyarlayacak olursak 'İnsanı yaşat ki, orman yaşasın' diye söyleyebiliriz” dedi.
Sibel Can
Bursa ve Bilecik Orman İşletme Müdürlüğünce bilgilendirme semineri yapıldı. Orman İşletme memurlarına yeni kanun hakkında bilgilendirmek için yapılan seminer 9 Şubat Perşembe günü Öğretmenevi'nde gerçekleşti. Semire Bursa ve Bilecik'ten yaklaşık 50 kişi katıldığı ifade edildi.
Ormanların kanun dışı müdahalelerden korunması esası ile ilgili 293 Sayılı Kanun 01.01.2012 günü itibarıyla resmi gazete çıkmış olup yürürlüğe girmesi üzerine Bursa Bölge Müdürlüğü ve Bilecik Orman İşletme Müdürlüğünce ortaklaşa memurların daha bilinçli işlerini gerçekleştirmeleri adına bu semineri gerçekleştiği bildirildi.
Bilecik Orman İşletme Müdürü Necdet Öztürk açılış konuşması yaptı. Öztürk bu seminerin Bursa Orman Bölge Müdürlüğü'nün talimatlarıyla gerçekleştiğini ifade etti.
Daha sonrasında Bursa Orman Bölge Müdürü Ahmet Köksal Coşkun konuşma yaptı. Seminerde konuşan Köksal, hedeflerinin ve amaçlarının neler olduğu, neleri nasıl korumaları gerektiği anlattı. Köksal ayrıca 3 temel vazifeleri olduğunu bunların ormanları korumak, iyileştirmek ve işletmek olduğunu ifade ederek, ormanların insanlar açısından önemini, nasıl korunması gerektiği ve orman köylülerinin devamlılığının sağlaması gerektiği konularına değindi.
“Ormanları bekçi değil, sevgi korur.” diyen Coşkun; “Ormanları yetiştirmek sadece önemli değil. Ormanlarımızı vatandaşlara sevdirmeliyiz. Ormanı vatandaşlarımızın sevmesi için ne yapmalıyız? Vatandaşlarımızın yakacak odun, kereste gibi ihtiyaçlarını karşılayalım ki ormanı sevsinler. Vatandaş sadece ormanı değil, ormancıyı da sevmeli.” dedi.
Coşkun daha sonra sözlerine şöyle devam etti; “Bir ağaç ortalama 40 kişinin çıkardığı karbonmonoksiti alır. Ortalama da 20 kişinin oksijen ihtiyacını karşılar. Ormanlar aslında, dünya ve insanlık için vazgeçilmezdir. Küresel ısınmanın bahsedildiği bu son zamanlarda ormanlarımıza daha da önem vermeliyiz.”
Coşkun, 4 farklı iklim tipinde görülen ağaç çeşitlerinin bir arada barınmasının çok güzel olduğunu ve iklimlerin kardeş olduğu, Bilecik'te ağaçların da kardeş gibi olduğunu ifade etti. Orman köylüsünün yaşatılması gerektiğini savunan Çoşkun, “Orman köylüsü yaşarsa, ormanlarımızda yaşar. Ülkemizde ’ oranında bulunan orman alanları, Bilecik'te %54 oranındadır” dedi.
Bilecik'te 69 aileye 800 bin TL miktarında güneş enerjisi için kredi verdiklerini ve buna benzer ihtiyaçlar için kredi temin ettiklerini, orman köylüsünü kalkındırarak onların köylerde kalmalarını sağlamak için uğraştıklarını dile getirdi. Bu konuda “Bizim devlet olarak yapmamız gerekenlerden biri köyleri boşaltılmasını önlemek ve bunun için orman köylüsünün orada kalmasını sağlamak.
Bu sene Bilecik'te okul bahçelerinde, istek olduğu doğrultuda cami çevrelerinde ve karayolları kenarlarında ağaçlandırma yapacağız. Hatta Tarım Müdürlüğü'nden bozuk, kullanılmayacak halde olan sahaları ağaçlandırma yapmak için istediklerini söyledi.
Coşkun konuşmasını Şeyh Edebalı'nin “İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın.” sözünü orman için uyarlayarak “İnsanı yaşat ki orman yaşasın” sözleriyle bitirdi.
Coşkun'un konuşmalarının ardından katılımcılara ormanların kanun dışı mücadelelerden korunması esasları ile ilgili yeni kanun hakkında konuya vakıf kişilerce bilgi verildi.