İPEĞE SARILMIŞ ÇELİKLER -2-

Mehmet ERDAL

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz cuma günkü yazımda Naylon Ahmet Abi'nin Kurtköy'de ektiği tohumlardan bahsetmiştim. Ahmet abi köyünde bu çalışmaları yaparken Bilecik'te Hareket başlamış, Ülkücüler 1989 seçimlerine girmeye hazırlanıyordu. O yıllarda Ertuğrul Açıkgöz diye bir abiyle tanışmıştım. Ertuğrul Abi Milliyetçi Çalışma Partisi'nden Bilecik Belediye Başkan adayı olmuş ve seçimlere girmişti.

Ortada ne teşkilat, ne parti vardı. MÇP seçimlere girmiş ve mütevazi bir oy almıştı. Ülkücülerin Bilecik'te var olduğunu ispatlarcasına girilen bu seçim sonrasında Milliyetçi Çalışma Partisi'nin temelleri atılmaya başladı.

Teşkilatın kurulmasında emeği geçen bir çok isim vardı. Fakat çoğu devlet memuru olduğu için listelerde yer alamıyor, maddi ve manevi desteklerini de esirgemeden Hareketi arzuluyorlardı.

Ertuğrul Açıkgöz, Ehliiman Bozkurt, Nazım Aksu, Hamdi Salt, Ahmet Zeki Boz (Naylon Ahmet), Kerim Kanat, Şükrü Soylu, Sami Akoğlan gibi isimler partinin kurulması için gayret gösteriyorlardı. Ülkücü kimliğiyle bilinen bu isimler, karınca misali davalarına hizmet edip, partinin ilçe ve belde teşkilatlarının kurulması için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlardı.

Osmaneli'nde Bahattin Bulut, Bozüyük'te Selahattin Doğan, Söğüt'te Ali İhsan Erkan gibi daha ismini burada yazamadığım bir çok ülkücü abilerimiz, ilçelerinde Ülkücü kimliğiyle davalarını yürütmenin derdindeydiler. Liseyi Bozüyük'te okumuştum. Stajımı da Selahattin Doğan ağabeyin çalıştığı fabrikada yapmıştım. O yüzden Selahattin abiyi diğerlerine göre daha fazla tanıma şansım oldu. Ülkücü kimliğini saklamak şöyle dursun, haykıra hayrı söylemeyi seven ve bundan da gurur duyan bir insandı.

MÇP Bilecik'te kurulmuş ve üye çalışmalarına hız vermişti. Ama Ülkücüler için Ocak olmazsa olmazı. Çünkü Ocak'ta yetişmek ayrı bir şeydi. O yüzden Ülkü Ocağı teşkilatı mutlaka kurulmalıydı. Partinin yeri muhasebeci Ertuğrul Açıkgöz abinin bürosuydu, hemen yan tarafına da Ülkü Ocakları kuruldu. Kurucu başkanlığını İbrahim Koşuk yapmıştı. Bir sürede Mustafa Çiftdoğan abi bu görevi üstlenmiş ve uzun yıllar da Recep Ertürk Ülkü Ocakları başkanlığı yaptı.

Siyasetin yasak olduğu devlet memurları da boş durmuyor, çalışmalarına devam ediyorlardı. Bir çoğunun devlet memurluğu devam ettiği için isimlerine girmek istemiyorum. Zaten onlar ektikleri tohumlarla Ülkücülerin gönüllerinde taht kurdular.

Ertuğrul abi de bir de liste vardı. Bu listeyi bir kaç defa görmüştüm. Her ay parti adına para toplanır, partinin ve ocağın harcamaları bu paradan yapılırdı. Esnaf, Memur ve işçi Ülkücüler ayın onbeşi dedi mi, Ertuğrul abinin bürosunda buluşur, hisselerine düşen aidatlarını öderlerdi. Ertuğrul abi de üzerini ekler ve ödemelerini yapardı.

Memurların çoğunlukta olduğu için siyasi bir toplantı olmaması gerekirdi. Bunun için açık mekanlar tercih edilir, Edebali Türbesinde veya Çoban Faik Çeşmesinin arka tarafındaki Atatürk ormanında toplanıp, neler yapılacağını müzakere ettiklerini işitirdim. İnşaallah emekliliklerinden sonra bu Ülkücü abilerimizin anılarını aktarırız.

Gece düzenleneceği zaman masraflarını listedeki isimler çeker, satabildikleri kadar bileti de ücret karşılığında satmaya çalışırlardı. Kimseye eyvallah etmeden dimdik ayakta durulurdu. Sözleri de senetti, Noter'den tasdik ettirilmesine gerek yoktu. Ocak'ta böyle bir şey görmemişlerdi.

Peki şimdi ne mi oldu?

MHP, halk arasında MDP (Milliyetçi Demokrat Parti) olarak anılmaya başlandı.

İl Genel Meclisi ve Belediye Meclis Üyesi adayları açıklanınca göreceksiniz, ithal aday transferleri 4 büyük spor kulübünden fazla.

Ağızlarından çıkan vaatlerin inanılmayacağını düşündüklerinden midir bilinmez, sözlerini notere tasdik ettirme gereği duyuluyor.

Ülkücüler aynı safta durabildikleri için 1991 seçimlerine Refah Partisi ile ittifak yaparak seçime girmişlerdi. Günümüzde ise, CHP'nin peşine takılıp, Eski Ülkücüler referandumda EVET derken, modern MHP'liler HAYIR'da HAYIR VAR diye 1980 döneminin yargılanmasına karşı çıktılar.

Ülkücülerin dik duruşlarını diğer siyasi parti teşkilatları bile takdir eder, söylemlerini, açıklamalarına dikkat ederlerdi. Ülkü Ocakları'ndan yetişmiş kişileri Anavatan Partisi mumla arar, görev verirlerdi. Ertuğrul Açıkgöz bir telefonla iktidar partisi il başkanı gibi vatandaşın işini gördürürdü.

NOT: 1980 sonrası partiler kapatıldığı için Ülkücüler Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) adıyla siyasi çalışmalarına devam etmiş, yasak kalktıktan sonra Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak faaliyetlerine devam etmişlerdi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri