KAZANMADAN DÖNMEK YOK

Bozüyük’te 4. kez meydanlara inen Türk Metal Sendikasına bağlı fabrika çalışanları MESS Patronlarına gözdağı verdi. İşçiler yapılan sloganlarda kazanmadan bu yoldan dönmeyeceklerini haykırdılar.

İsmet CEP

Bozüyük'te Türk Metal Sendikası yapılan toplu sözleşme görüşmelerinden sonuç alınamayınca dördüncü kez meydanlara indi. Bu defa ki eyleme fabrika çalışanlarıyla birlikte eş ve çocukları da destek verdi. AK Parti İl Genel Meclis Üyesi Nail Dağlı’da eyleme destek verenler arasındaydı.

İlçe Emniyet Müdürlüğü önünde toplanan yüzlerce fabrika çalışanı eşleri ve çocuklarıyla birlikte sloganlar eşliğinde Cumhuriyet meydanına kadar yürüyüş yaptı. İşçilerin ‘Bozüyük uyuma işçine sahip çık’ sloganlarına cadde esnafı ve vatandaşlar alkışlarla karşılık verdi. Yürüyüş sonrasında Cumhuriyet meydanında gerçekleştirilen eyleme sendika üyesi yüzlerce fabrika çalışanı ile birlikte eş ve çocukları katıldı. Türk Metal Sendikası Şube Başkanı Cemal Güney tarafından basın açıklaması yapılmasının ardından eyleme katılan işçiler sessizce dağıldı.

Cemal Güney açıklamasında, çok ciddi bir süreçten geçtiklerini söyleyerek "Masada da görüşsek, grev de olsa bu mücadele bir gün değil bin günde sürse bu yoldan kazanmadan dönmeyeceğiz" dedi.

Cemal Güney açıklamasında, "Hem Türk metal hem de metal işçileri olarak, çok ciddi bir süreçten geçiyoruz.Bu süreç bizim için, metal işçileri için, metal işçilerinin eş ve çocukları için geleceğimiz için, sendikamız için türkiye için de önemli. Karşımızda metal işçisini mağdur etmek isteyenler var. Emek için, ekmek için başlattığımız mücadeleyi anlamayanlar var. Karşımızda inat var, dayatma var. Ama öyle de olsa, böyle de olsa bu süreci biz zafere taşıyacağız. Bu süreci, bizim dayanışmamız zafere taşıyacak. Bu süreci, bizim sendikamızla olan bağlılığımız zaferle buluşturacak.

Biz, bu süreci ciddiye aldığımız için 120 gündür meydanlardayız. Aylardan beri haykırıyoruz. Haykırmaya da devam edeceğiz. Çünkü biz haklıyız. Çünkü biz insanca yaşamak ve insanca çalışmak istiyoruz.

Çünkü bu süreç sadece bir sözleşme süreci değildir. Bu süreç, aynı zamanda bir mücadele sürecidir. Bir onur mücadelesidir.

Bu mücadele bizi köle gibi çalıştırmak isteyenlere karşıdır. Metal işçilerinin insanca yaşama ve çalışma hakkına hayır diyenlere karşıdır. Fabrikalara onur madalyası kazandıran metal işçilerine, onurlu ve insanca bir yaşamı çok görenlere karşıdır. Katılara karşıdır, dayatmalara karşıdır. Bu mücadele bizim mücadelemizdir, bir hayat mücadelesidir. Bu mücadele, bizim için ya hep ya hiç mücadelesidir. İşte biz, bunun için mücadele veriyoruz.

Biz,insanca yaşamak için, insanca çalışmak için mücadele veriyoruz. Biz, sendikamıza inandık, sendikamız bize inandı. Kenetlendik, birleştik, tek bilek, tek yürek olduk. Şimdi de tek yumruğuz ve insanca yaşamak, insanca çalışmak için mücadele bayrağımızı açtık. Bayrağımız , her yerde her zaman dalgalanacak. MESS patronları, insanca yaşamaya, insanca çalışmaya evet diyene kadar dalgalanacak.

Bu sözleşme dönemi, bizim için bir aynadır. Artık bu aynada güzel ile çirkin, doğru ve yanlış ortaya çıkmıştır. Kimin ne olduğu belli olmuştur.

Güzel olanlar, yıllardır, her türlü zorluğa rağmen üretenlerdir. Yıllardır çalıştığı fabrikaları şampiyon yapanlardır. Yıllardır üretip, kazandıranlardır. Alınteri dökenlerdir, göznuru harcayanlardır, emekçilerdir.

Çirkin olanlar ise,metal işçilerinin çalışma şartlarına gözlerini kapayanlardır. Metal işçilerinin yaşama şartlarına şaşı bakanlardır. Çarşıyı, pazarı, hayatı, alınterini, emeği bilmeyenlerdir. Emeğin hakkını vermeyenlerdir. Bizi görmeyen, bizi duymayanlardır. Haklı taleplerimize sağır kalanlardır.

Bu dönemde doğrular ve yanlışlar da vardır. Doğru; zor zamanlarda elini taşın altına koyanlardır. Fedakârlığın kralını yapanlardır. Çarkların dönmesi için canla başla çalışanlardır.

Yanlış ise samimiyetsiz olanlardır, iyilikten anlamayanlardır. Metal işçilerinin kıymetini bilmeyenlerdir. İnsanı sevmeyenlerdir. Emeğe saygı duymayanlardır. Bize insanca yaşamayı, insanca çalışmayı layık görmeyenlerdir, mess patronlarıdır.

İşte biz bu dönem; hem yanlışlara hem de  çirkinliklere karşı mücadele veriyoruz. Bu mücadele 4 ay önce başladı. MESS patronlarına karşı mücadelemiz devam ediyor. Bizler metal işçileri olarak karar verdik. Biz, üretelim, kazandıralım, kazanalım diyoruz. Biz, insanca yaşama diyoruz. Biz, insanca çalışma diyoruz. Biz, köleliğe hayır diyoruz.

"Bu nedenle,pazara kadar değil, mezara kadar mücadeleye devam edeceğiz."

MESS patronları bizi mahkum etmek istiyor..

1.14 diye ilan ettikleri sosyete enflasyonuna, esnek çalışmaya mahkum etmek istiyor. Üstüne üstlük bir de 3 yıllık sözleşme diyor. MESS patronları işçi değil, köle istiyor.

"Herkes haddini bilecek."

Kimse, bizi 1.14’e ikna etmeye çalışmasın. Kimse bizi açlıkla, yoklukla terbiye etmeye kalkışmasın. Kimse aba altından bize işsizlik göstermeye kalkmasın. Kimse metal işçilerine böyle bir kader biçemez. Kimse bize bu zincirleri takamaz. Biz bu zincirleri, böyle bir kaderi hak etmedik.

Biz, kibrit kutusundan yapılmış bir sendika değiliz. Biz, başkaları  gibi böylesine önemli bir sürece seyirci kalmayız. Biz, dedikodu kazanları kaynatmayız. Provokasyon çeteleri kurup, emekçilerin emek ve ekmek davasını sabote edenlerden değiliz. Biz fabrikaları yıkanlardan, yakanlardan değiliz. Biz Türk metaliz.Biz, adam gibi çalışmayı da, kazandırmayı da biliriz. Ama hakça payımızı almayı da biliriz. Bu süreçte sonucu biz tayin ederiz. Biz edeceğiz.

Bugüne kadar, işçilerin ve sendikaların her türlü demokratik ve haklı mücadelesinde yanında olduk.Nerede ezilen varsa, aslanlar gibi ezenin karşısında durduk. Şimdi de metal işçileri için meydanlara çıktık. Biz, yarım asırlık bir çınarız. Bu çınarın yaprakları, birlik ile, beraberlik ile beslendi. Bu çınarın gövdesi,mücadele ile büyüdü..

"Şimdi mücadelemizde yeni bir sayfa açıyoruz"

6 mayıs’ta grev kararımızı aldık. Bir süre daha bekleyeceğiz.

Daha da kenetlenerek bekleyeceğiz. Sendikamızla, dayanışmamızla, ama direnerek, ama mücadele ederek fabrikalarda, meydanlarda ama bekleyeceğiz. Bakalım mess patronları nereye kadar  inatlaşacak? Barış istiyorlarsa, işte elimizi uzatıyoruz. Diyalog diyorlarsa, işte masayı gösteriyoruz. Ama eğer inat diyorlarsa ona da varız. Dayatma diyorlarsa ona da varız. Biz barış diyoruz ama kavga diyorlarsa ona da varız. Biz de hepsi var, biz hepsine varız.

Pilavdan dönenin kaşığı kırılsın. Biz bağcıyı dövmeyelim, üzüm yiyelim diyoruz. Ama onlar ille de dayak istiyorlar. Bundan sonra düşünme sırası onlarda.

"Görünen köy kılavuz istemez"

Masada görüşsek de kazanmadan dönmek yok. Grev olsa da kazanmadan bitirmek yok. Bir gün sürse de yüz gün, bin gün sürse de bu yoldan dönmeyeceğiz.

"Ya kazanacağız, ya kazanacağız"

Bizim için başka yol, başka çare yok.Biz, bu yolun yolcusuyuz. Biz, bunun için bu yola çıktık. Ölmek var dönmek yok. Kazanmadan ölmek de yok..dönmek de yok" dedi.

 

 

  

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri