"KENDİ PARTİSİNİ YÖNETEMEYENLER, ÜLKEYİ YÖNETECEKLERİNİ SÖYLÜYORLAR"

Ak Parti Haziran ayı İl Danışma toplantısı yapıldı. Toplantıya Milletvekili Fahrettin Poyraz katılmazken, bu ay çalışmalarını anlatan isim Bayırköy Belediye Başkanı Mustafa Yaman oldu. Ak Parti İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe seçimlerinde yaşanan sorunlara dikkat çekerek,"kendi partisini yönetemeyen, kendi partililerine hakim olamayanlar gelmişler ülkeyi yöneteceklerini söylüyorlar bu mümkün mü? " dedi.

 

Türker Çoban

 

Ak Parti İl Danışma kurulu toplantısı yapıldı. 28 Haziran Cuma saat 20.00'de başlayan toplantıya, Ak Parti İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş, Bilecik Belediye Başkanı Selim Yağcı, İl Genel Meclisi Başkanı H.Hüseyin Çelik, Ak Parti İlçe Belediye Başkanları, bazı İl Genel Meclisi üyeleri ve partililer katıldı. Kar Yemek'te yapılan toplantının ilk konuşmacısı Ak PArti İl Başkanı Ramazan Kurtulmuş'un gündemi yine Gezi Parkı olayları oldu. Geçmişte yaptıkları toplantılarda terör sorunu ve çözüm süreci üzerine konuştuklarını belirten Kurtulmuş, "Terör meselesi ve çözüm süreci konusunda geldiğimiz nokta ortada. Tabi ülkede Terör meselesinin çözüldüğünü gören iç ve dış güçlerşuan ülkenin gündemini meşgul eden gezi parkı olaylarını gündeme getirdiler. Bu günün hem bizim gündemimiz,hem ülkenin gündemi, hemde dünyanın gündemi, ülke üzerinde gözleri olanların gündemi gezi olayları. Malum konu böyle olunca bende bende sözlerimin çoğunu bu kısma ayırmak istiyorum." şeklinde konuştu. Gezi Parkı olaylarının diş mihraklar tarafından organize edildiğine dikkat eçekn Kurtulmuş, şöyle devam ett; "Şimdi ilk önce dış güçlerden başlamak istiyorum. Biliyorsunuz Osmanlı Devletini yıkmak için dışarıda başta İngilizler olmak üzere İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Amerikalılar bu ülke üzerinde 300 yıl geriye gidersek 300 yıl öncesinden beri planlar yapmaya başladılar. Bu planların hepsinde ülke istikdarının yaralandığı ülkenin kalkınma planlarına bir hamle yaptığı zamana geçirdiler. Geçmiş dönemlerde 1836'dan çıkın 1870'li yıllarda 1900'lü yıllarda 1950'de biliyorsunuz kalkınma hamlesi yapılmıştır. 1870 li yıllarda 1990'lı yıllarda aynı şeyleri yaşadık. Netice itibariyle 2001 yılında partimiz kuruldu ve 2002 yılında milletin veraseti karşısında bu parti iktidara geldi. Netice itibariyle seneryoyu yazanlar en önemli amaçları şu idi " Biz bugün yaşamış olduğumuz coğrafyada dindaşlarımız, tarihdaşlarımız, ırktaşlarımızın liderliğini yapmış olan asil bir milletin kurmuş olduğu imparatorluğun diğer ülkeleri gerek kalkınma noktasında gerek koruma kollama noktasında onlara liderlik yapma konusunda bu zamana kadar üstlenmiş olduğumuz bu misyonu sürdürdük ne zamanki orta doğuda enerji ortadoğuda yaşayanların başına bela olan enerji ve oradaki enerjiye talip olan o milletleri sömürmek isteyenler Türkiyenin güçlenmesini bunlara önder olmasını istemediler ve bunu hayata geçirdiler. Güçlü olan istikdarlı olan bir yerde söz sahibi olan küresel güç olabilecek olan dünyada  ekonomide ilk 10'a girebilecek olan Türkiye onların işine gelemez. Neden Arap Ülkelerinde olan enerji kaynakları malum, Kuzey Afrikada malum, öteki ülkelerde malum. Rusya bizi o kadar çok ilgilendirmiyor. Bizi Türkdaş kardeşlerimiz ilgilendiriyor. Bu coğrafyada enerji yatakları kendilerinin gelişmesi için Türkiyenin gelişmiş bir ülke olmaması gerekiyor. Bu oyunun en önemli parçalarından birisi budur. Ve bu zamana kadar Türkiye ne zaman istikdarını kazandığı zaman bunlar bu oyunu sahneye koyup kendilerine yandaş ve taraftar bularak bir şekilde Türkiyeyi karıştırdılar. Biliyorsunuz 70'li yıllarda bir mezhep çatışması oldu. Geçen Reyhanlıda aynı oyunu koymaya çalıştılar. 58,59 yıllarında Türkiye'de öğrenci olayları, işçi olayları v.s. planlı bir çalışma yapıldı ve netice itibariyle Mnderesi mezara gönderdiler. Daha sonra 70'li yıllarda 10 yıl içinde 10 tane hükümet değiştirdiler. Bu işleri propade edip işçileri, öğrencileri ve milleti birbirine sürerek Türkiye'yi karıştırdılar. Daha sonra 80 sonrasında millet veraseti sayesinde Turgut Özal'ı iktidara getirdi. Turgut Özal yapmış olduğu çalışmalarla ve ileri görüşüyle ülkenin ufkunu açtı. Enerji konusunda yaptığı çalışmalarda birlik açısından yapmış olduğu çalışmalardan sonra Türkiye'ye geldiğinde öldü. Neticede biz 2002 yılına gelindiğinde 2002 yılı öncesi 28 Şubat sıraları 2001 krizi bu millet tekrar tasviye etti. Sonuçta milletimizin kurmuş olduğu partimizin milletimiz iktidara getirdi. Ülke kendi eksikliklerini tamamlama noktasında istiktar sağlandı, düzenlemeler oldu. Brokraside tamamlama noktasında gelişmeler oldu. Bunlar ilk seçimden sonra bunlar gider diye hesapladılar. Baktı millet bizi tekrar iktidara getirdi. Millet bizi desteklediğini gördüğünde baktılar bunları nasıl iktidardan indirebiliriz ve oyun oynamaya başladılar. Bişeyler yakalım, bişeyleri mazeret olarak üretelim ve oyunu başlatalım. Neticede ben şöyle söylüyorum belkide geçmiş olan 100 yılın en önemli ayı Mayıs ayı. Mayıs ayında ne oldu, Mayıs ayında milyonlarca yatırım yapıldı. Kanal İstambul projesi yapılması için ihaleye çıkarıldı, Enerji yatırımları yapıldı, ülkemiz genelde enerjiye 60 milyon para ödeniyordu, bu bağımlılıktan kurtulmak için enerji bakımından yapılması gereken projelerde ihaleler başlatıldı, daha sonra 3. Boğaz Köprüsü yapıldı, onun ismini propaga ettiler biliyorsunuz. Dünyanın en önemli olan bir Hava limanı yapıldı, daha bir sürü hayata geçirelecek projeler yapıldı. Bu projelerin maliyeti 102 Milyar Dolar arkadaşlar. İstanbul kültürel olarak merkez olma yolunda ve hakettiği yere gelme yolunda. İstanbul bir finans merkezi olma yolunda. Netice itibariyle Türkiye çok olmaya başladı, Başbakanımız yapmış olduğu Amarika seyahatinde birleşmil milletler böyle adaylarını dağıtması mümkün değil tekrar dizayn edilmesi gerekir açıklamasını yaptı biliyorsunuz bunları üst üste koyarsanız bu durumun nasıl bu duruma geldiğini anlarsınız. Şimdi bizim İstanbul'a yapacağımız Havaalanına bakarsanız bugün bulunduğumuz coğrafyada havaalanlarının merkezi olan Almanyada bulunan Frankfurt havaalanı vardı biliyorsunuz, birde pariste bir hava alanı vardı bunlar dünyadan yolcular gelir ve aktarma yapıyorlar bu şekilde dünyanın heryerine gidiyor. Bu bir havaalanı trafiği, dünyada sayılı olan havalimanı olan Türkiye'de yapılacak olan Almanya'nında Fransa'nında Almanya bize ters yapmazdı ama şimdi neden yaptı işte bu nedenden dolayı yaptı. Dünyaya adalet dağıtacak, mazlumun yanında olacak ezilene sahip çıkacak, haksız yere başka ülkeye saldıracak veya onu sömürecek olanlara karşı olan birleşmiş milletler olması gerektiğini söylüyor kendisi. Başbakanımızın anlayışına göre düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler yani bir taraftanda bakarsanız islam adaletine göre hareket edicek bir birleşmiş milletler olması ama bunlar kendi çıkarlarına göre hareket ettikleri için, Dünyanın her yerini istediği gibi sömürüyorlar. Buna dur deme ihtimali olan, her sözünde adalet olan dik duruşlu söylediğinin arkasında duran bir başbakan. Türkiyenin istikrarı için, Türkiye'yi kalkındıran Ortadoğu'da kalkınma istikdarı yaşatan Dünyadaki birleşmiş milletleri dizayn etmeye kalkan bir başbakan. Recep Tayyip Erdoğan'dan korktukları için Türkiye'de bir hamle yapmaları gerekiyordu ve bu hamleyi yaptılar.Tabi işin menfaat boyutu budur işin bir menfaat boyutu da nedir? Finansal çete.  Bu finansal çete nedir? Amerika'da odaklanmış, İngiltere'de odaklanmış ve Ortadoğuda odaklanmış bankalarda büyük faizlerle satar sömürdükleri yerleri parasını alır. Bunun önüne kim geçmek isterse veya bu çemberden kim çıkmak kim kurtulmak isterse bunun üzerine gider o kişiyide sömürür. İMF'yi kovan Türkiye'dir yani son örnek bu. Sizin vermiş olduğunuz vergilerin %103'ü faiz şirketi tarafından sömürülmekteydi. Faizden istifade eden 15.000 kişi vardı. Bu vergileri veren kişilerin faizleri alıp orada saltanat sürüyordu. Biz iktidara geldikten sonra bu işe dur dendi ve saltanat bitti. Onlarda beklediler ki bu iktidar gitsin. Başbakan buna dayanamaz bunlar bu işi götüremez, bize karşı çıkamaz çünkü biz güçlüyüz. Baktılar bunların gideceği yok onlarda bize direnmeye karşı gittiler. Reyhanlıda bir hareketlenme oldu, reyhanlıdaki hareketlenmeden istediklerini alamadılar şimdi gezi olaylarındaki olay aslında demokrasisi yerleşmiş çünkü bütün ülkelerde düşüncelerini ifade etmek için sokaklara çıkıp pankart açıp istediklerini dile getirebiliyorlar. Gezi olayının başlangıcında bizin kimseye dediğimiz bişey yok. Belki masum olan kişiler oraya geldiler buraya karşı olduklarını dile getirdiler, bundan doğal birşey yok. Olaylar başladıktan bir iki gün sonra başta provagotörler yakıp yıkmaya başladılar. çok detaya girmek istemiyorum . Türk polisine taş atarsan, camları kırarsan, milletin ve devletin malına zarar verirsen,haklıyım haksızım demeden sonra polis bana şunu yaptı, polis beni tahrik etti senin haklı olman mümkün değil. Ama istediklerine burda da ulaşamadılar. Bu olayı ülkenin değişik illerine de yaymalarına rağmen yapamadılar. Neticede sağ duyulu millete ve parti mensuplarımıza burdan bir kere daha teşekkür ediyorum. Hiç kimse bu provagatif eylemlere gelmedi. Bundan sonra da gelmiyecek diye düşünüyorum. " şeklinde konuştu. 

Cumhuriyet Halk Partisi Merkez İlçe seçimlerinde yaşanan sorunlara dikkat çeken Kurtulmuş, CHP'ye şu sözlerle yüklendi; "60-70 yılda ne kadar provagate ederseniz edin millet sokağa inip sokak savaşlarına meydan vermedi bu tip olayları yapanlara sandıkta cezasını verdi. 63 yıldır iktidar görmeyen muhalefet partisi memleketi yönetmeye kalkıyor bu olaylarda bir defa daha ortaya çıktı ki kendileri şunu yapmaya başladılar parti dursunda biz iktidarı indirelim havası vardı. İlk önce parti içinde istikdarı sağlıyacaksın, yerelde bu. Genele bakıyorsunuz geneldeki olay farklı kendi partisini yönetemeyen kendi partililerine hakim olamayanlar gelmişler ülkeyi yöneteceklerini söylüyorlar bu mümkün mü? mümkün değil. Bu millet sizi seyrediyor bu zamana kadar size tek başına iktidar olmanızı istemedi inşallah bu gidişle yine size iktidar olmanızı vermiyecek. Çünkü sizin öyle bir kabiliyetiniz yok. öyle bir yönetme hakkınız yok. Benim milletim çıkıpta illegal örgütlerle milletim eşyasına zarar vererek gidin kızılay meydanını görün miletin her şeyini yakıp yıkmışlar. İktidar olamayan bir millet vekilide kendine yakışanı yaptı. Onlar sandıkta iktidar olamıyacaklarını bildikleri için işte bunları yapıyorlar. Millet için çabaladık ve Milletimiz için çabalayacağız. Milletimize sırtımızı dönmedik milletimize hakettiği hizmeti verdik ve vermeye devam ediyoruz. Biz böyle devam ettikçe ve siz de öyle devam ettikçe siz iktidarı rüyanızda bile göremezsiniz. "

Ak Parti İl Başkanı Ramazan Kurtuluş'un ardından Bayırköy Belediye Başkanı Mustafa Yaman kürsüde yerini aldı. Her ay ayrı bir belediye başkanının çalışmalarını anlattığı İl Danışma toplantısında bu ay Bayırköy Belediye Başkanı Mustafa Yaman çalışmalarını anlattı. Yaman, 2009 yılında başkan seçilmesinin ardından bugüne kadar yapmış oldukları çalışmaları slayt gösterisi eşliğinde anlattı.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri