KİME ADALET? KİMLE KALKINMA? KALKINMADA ADALET, TARAF OLARAK SAĞLANIYOR!

MÜCAHİD ERDAL
Ak Partili belediyeler alımları kendi yakınlarından temin ettiği, seçimlerde kendilerine çalışanlara ihale verdiği, ihale olmasa bile doğrudan temin sistemiyle kanun ve yönetmeliklerin püf noktalarını bularak işi kitabına uydurduğu yönünde söylentiler Bilecik’te dolaşmakta. Son günlerde bu dedikodulara devlet daireleri de eklendi.
Belediyelerin yanı sıra Bilecik’teki resmi kuruluşların da “kayırmacılık” içersinde olduğu yönündeki söylentiler, Bilecikliler arasında büyük tepki ile karşılanıyor. İnşaat malzemeleri satan esnaftan, çiçekçisine, hafriyatçısından tutun hemen hemen her sektördeki Bilecikli esnaflar adam kayırmacılıkdan şikayetçi.
Kendi sektörümüzden örnek vererek birkaç konuyu aktaralım. Bilecik Belediyesi matbu evrak işlerini Ak Partili Belediye Başkanı Selim Yağcı alasıya kadar bizden hiç fiyat teklifi bile alımadı. Peki başında adalet olan ve adaletten gelen Bilecik’in yeni belediye başkanı daha sonra firmamızdan fiyat teklifi aldırmış mıdır dersiniz? Hayır; bizden yine fiyat teklifi alınmadı. Çok sayıda matbu evraklarını piyasada görüyorum ve nereye yaptırdıklarını bile sormuyorum. Niye sorayım ki, nasıl olsa Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcileri görev başında, Adaletsiz iş yapacak değiller ya!.. Acaba doğru mu düşünüyorum, yaşanan olaylar beni doğrulamıyor. Ancak yayınların altına kanunen basım yeri yazılmak zorunda. Bastırdıkları bültenlerin altında da Değişim Gazetesi’nin matbaası İpekyolu Gazetecilik Ltd.Şti yazıyor.
Belediyelerden sonra devlet daireleri de “kayırmacılık” içersinde olduğu yönündeki söylentilere Bilecikliler arasında büyük tepki ile karşılandığını söylemiştim ya. Elime Bilecik İl Özel İdaresine ait Nisan 2010 tarihli 32 sayfa renkli bir baskı elime geçti. Bu yayını da ancak basılıp dağıtılırken gördüm. Bunun da basım yerine baktım Değişim Gazetesi’nin basım yeri olan İpekyoli Gazetecilik Ltd.Şti.
Bilecik İl Özel İdaresinin bastırdığı diğer işler var. Basım yeri Kütahya ilinde bir firma yazıyor. Yarın Gazetesi’nde Cafer Elmas’ın köşe yazısını okudum. Genel Sekreter Halis Nalbant Cafer Bey’e “Bilecik’te tasarım yapan matbaa yok. Ben bizim Mehmet ile görüştüm” demiş. Yani Bilecik İl Genel Sekreteri Halis Nalbant Bilecik’te bir onların “Mehmet” ile görüşürya o da olmazsa başka kimseyle muhatap olmaz anlamı çıkıyor bu cümlelerden.
Peki Milli Eğitim ne yapıyor. İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de Mart 2010 tarihli “Eğitim Dergisi” yayını elime geçti. Onun basım yerine de baktım yine Değişim Gazetesi’nin basım yeri İpekyolu Gazetecilik Ltd.Şti. Bizlerden yine teklif alınmamış, fiyat sorulmamış. Yazı uzamasın diye Milli Eğitimin başta Bilsem olmak üzere diğer yayınlarına girmiyorum. Hem de Bilecik esnafından ilan toplayarak Ankara’da matbaalara bastırdıklarını da açmayalım…
Kültür Müdürlüğünün “Bilecik’te Kuva-yı Milliye kitabının basımı içinde bizlerden hiç teklif alınmadı. Milli mücadelede hep beraber olan, milli birlik ve beraberlik içersinde, ortak değerlerimizi muhafaza eden Bilecikliler bugünkü belediye ve bazı devlet idarecileri tarafından ötekileştirilme, sizin-bizim ayrımı yapılma aşamasına gelmiş ve Bilecik’te bu dedikodu hat safhaya ulaşmış. Basın sektöründe bile bu entrikalar yaşanırken diğer sektörlerde işin boyutunu düşünmek bile istemiyorum.
Bütün bunlar yaşanırken Vali Musa Çolak “Yapmış olduğum alış verişleri Bilecik’teki esnaflardan almaya çalışıyorum. Tüm herkesin ilimizden alış veriş yapması lazım” diyor. Sn. Valimiz haftada şahsen yaptığı 50-100 TL’lik yapacağı alışveriş Bilecik’e ne artı getirir ne de eksi. Önemli olan emrindeki dairelerin Bilecik’ten alışveriş etmesini sağlamak. Bilecik’ten alışveriş yaparken de kanun ve yönetmeliklere uygun teminlerde bulunulmasına dikkat etmek. Adam kayırmacı, yandaş ve çıkar gözetmeden bizden, öteki ayrımı yapmadan Bileciklileri bölerek ayrıştırarak, aralarına nifak sokarak değil; Bilecik’teki çoğu matbaadan teklif alınmadan bastırılan “Bilecik’te Kuva-yı Milliye” kitabının içeriğinde yer aldığı gibi birlik beraberlik ve ortak değerlere sahip çıkarak kanun ve yönetmeliklere uygun hareket edilmeli.
Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz bir zaman Ak Parti’nin genişletilmiş divan toplantısında Ak Partililerden gelen bazı talepler üzerine neredeyse her iki kişiden birinin Ak Parti’ye oy verdiğini ve hiçbir vatandaşı diğerine tercih edemeyeceğini belirten konuşması olmuştu.
Poyraz, Ak Partiyi milletin kurduğunu, kendilerinin sadece tabelayı astığını toplantılarda, sık sık dile getirir. Şimdi soruyorum, başında Adalet olan, Kalkınma olan ve baş harflerinden temiz manasına gelen AK sözcüğünün çıktığı iktidar partisine Bilecik gibi bir yerde yanlı davranmak yakışıyor mu?
Söylentiler hat safhaya çıkmış. Kendi sektörümüzden de örnekler verdim. Belediyelerden sonra devlet dairelerinde de kayırmacılığın, sizin-bizim ayrımcılığının, ötekileştirmenin hangi aşamaya geldiğini örneklerle anlatmaya çalıştım.
Bütün bu örneklerden sonra ya Milletvekili Dr. Fahrettin Poyraz’ın hiçbir şeyden haberi yok, Bilecik’te isteyen istediği gibi at koşturuyor. Ya haberi var engel olmuyor veya şairin dediği gibi “Bir ihtimal daha var oda ölmek mi yoksa” Mantıken düşündüğümüzde bir ihtimal daha var ona da benim inanasım gelmiyor. Ama ortada bir gerçekte var. Umarım birileri uyarıları duyar, silkinerek uyanır.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.