KÜRELİ KARACA HAFIZ

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı Diyanet Dergisi'nin Ekim ayı sayısında bir Bilecikli yer aldı. Bilecik’e 90 tane hafız yetiştiren "Karaca Hafız" ismiyle anılan Küreli Mehmet Çakar anlatıldı. Söğüt'ün Küre Beldesi'nde 1888 yılında dünyaya gelen Karaca Hafız, hafızlık eğitimini henüz çocukluk yıllarında İstanbul'da tamamladı. Güzel ve makama elverişli sesiyle keşfedilen Karaca Hafız medreseyi ikincilikle bitirdi.

Çanakkale'de, Yemen'de, Birinci Dünya Savaşı'ndan Kurtuluş Savaşı'na kadar birçok cephede görevler alan Karaca Hafız, sivil hayatına ise Söğüt'te tahsildar olarak devam etti. Ardından memurluğu bıraktı ve Küre'de imamlık yapmaya başladı. Küre'de imamlık yaparken bir yandanda talebe okuttu. Karaca Hafız, okuttuğu talebeleriyle hatim duası yapmak için Kurtköy'e gelir ve Kurtköylüler Hoca Mehmet Efendi ile talebelerinden çok etkilenir. Kurtköylüler, Mehmet Efendi'ye köylerine imam olarak gelmesini söylerler. Mehmet Efendi, Küre köyünde imam olduğunu ve talebeleri olduğunu beyan eder. Kurtköy halkı, hocanın ileri sürdükleri ne varsa kabul ederler ve talebelerine hanelere taksim ederek bakacaklarını dile getirerek hocanın gönlünü yaparlar. Hoca Mehmet Efendi Küre köyünde zamanını doldurur ve Kurtköy'de imamlık görevine başlar. Başlamasıyla beraber her geçen gün civar köylerden talebe gelir. Her gelen talebeye bir aile bakmaya talip olur. Öyleki aileler sıraya konur. Mehmet Efendi aralıksız 8 sene 90 Hafızı Kurtköy'de yetiştirir. Karaca Hafız, o zamanlar verdiği hizmetlerle bugün tüm ülke genelinde konuşulan başarılara imza attı.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı Diyanet Dergisi'nin Ekim ayı sayısında kendine yer bulan Karaca Hafız için şu ifadelere yer verildi:" Bilecik ili Söğüt İlçesi Küre Köyün'de 1888 tarihinde Mehmet Çakar isminde bir çocuk dünyaya gelir. Yıllar sonra bu çocuğun Küre Merkez Camii'nde 90 hafız yetiştirebileceğini kim bilebilirdi…

Hafızlık eğitimini çocukluk yıllarında İstanbul Medreseleri'nde tamamlayan Mehmet Çakar, halk arasında Karaca Hafız olarak bilinmektedir.

Mehmet Çakar’ın doğduğu Küre Köyü, 1242 yılında Mamure adıyla kurulmuş, Kurtuluş Savaşında 1 yıldan fazla esareti yaşamış, 6 Eylül 1922’de Yunanların Bilecik’ten kovulmasıyla esaretten kurulmuştur.12 Ekim 1991 tarihinde merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın imzasıyla Küre Köyü Küre Beldesi olarak kayıtlara geçmiştir. Küre Köyü'nde Şeyh Edebali’nin damadı Osmanlı devletinin kurucusu Osman Bey'in bacanağı ve Osmanlı'nın cihan devleti olduğunu ilk hutbeyle ilan eden Fakih, Şair, Tefsir, Hadis, Fıkıh Alimi Dursun Fakih'in kabri de burada bulunmaktadır. Balkan, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı'nda 137 şehit veren bu köy, bir çok gazinin metfun bulunduğu yerdir.

Karaca Hafız, Çanakkale Savaşı'nda yedek subaylık yapmıştır. Birinci Dünya Savaşı'nda Yemen’e asker olarak görevlendirilmiş, yüzbaşı rütbesine kadar yükseltilmiş, İstiklal Savaşı'ndan sonra terhis olmuştur. Kurtuluş Savaşı'nda, Bilecik, Söğüt yöresinde Kurulan Gündüz Bey taburunda görev alan Karaca Hafız, Söğüt Mudafaa-i Hukuk Cemiyeti Katip Muavinliği'ne, 27 Haziran 1920 tarihinde 1000 kuruş maaşla göreve başlamıştır. Bu görevlendirmenin hemen ardından 73 nolu kararla 1000 kuruş maaşla tayin edilen katibin bu maaşla hizmet imkanı olmadığından bahisle 13 Temmuz tarihinden itibaren ilgiliye 1200 kuruş ödenmesi kararlaştırılmıştır.

Karaca Hafız'ında aralarında bulunduğu Gündüzbey taburu 400 kişilik müfreze ile Haziran 1927’de kurulmuştu. Bu tabur Yunanlılar'ın Anadolu toprağını işgal edeceği düşüncesinin sonucunda Söğüt ve çevresinde yaşayan gönüllü emekli subay ve orduya alınmayan yaşlı kimselerden oluşturulmuştur. Taburun silah ve teçhizatı Söğüt ve çevresindeki halktan temin edilmekteydi. Karaca Hafız bu gönüllü subaylardan biridir. Karaca Hafız, Gündüz Bey taburunda görevliyken askerlerini cesaretlendirmek için; “Geri çekilmeyin, güçlü olun, korkmayın. Evlatlarınızı eşinizi düşünün. Allah’ın izniyle biz bu savaşı kazanacağız. Allah hepimizin yardımcısıdır” diyerek emrindeki askerlerini cesaretlendirmiştir. Kurtuluş Savaşı'ndan sonra Karaca Hafız, sivil hayatına Bilecik’in Söğüt Maliyesi'nde tahsildar olarak devam etmiştir. Memurluktan kendi arzusuyla ayrılarak imamlık yapmak için Küre Köyü'ne geri dönmüştür.

Karaca Hafız, Küre Merkez Camii'nde 14 yıl imamlık yaparak, hafızlar yetiştirmiştir. Tarihi değeri de bulunan Küre Merkez Camii, II. Abdülhamit’in koruması Küreli Kolağası Ali Bey’in desteğiyle inşa edilmiştir. Karaca Hafız, 1948 – 1965 yılları arasında tarihi ehemmiyeti büyük bu camide 90 öğrenciyi hafız olarak yetiştirmiştir. Dönemin zor şartlarında Kur'an öğrenmenin ve öğretilmenin zor zamanlarında, tabiri caizse ‘Taşın altına elini koyarak’ öğrenci okutmuştur. Hafızlarına sabırla, hoşgörüyle ve azimle eğitim vermiştir.

Okuttuğu öğrencileri arasında Hafız Mustafa Kavurmacı, Maratoncu Mehmet Terzi’nin babası Hafız Nuri Terzi’de vardır. Küre Beldesi'nde ve Türkiye’nin değişik vilayetlerinde onun öğrencisi olan hafızlar bulunmaktadır. Aynı anda 4-5 öğrencinin hafızlığını dinleyebilen Karaca Hafız, Kur'an-ı Kerim'i sevdirerek öğretmiştir. Karaca Hafız'ın öğrencileri, Küre Merkez Camii'nde her sene Temmuz ayında bir araya gelerek hocalarını anar, onu ve vefat etmiş arkadaşlarını yadeder, tüm Müslümanlar için Kur'an Kerim okurlar, dualar ederler. Karaca Hafız 19 Ocak 1966 tarihinde Küre Köyü'nde hakkın rahmetine yürümüştür. Karaca Hafız'ın kabri, Küre Beldesi'ndeki mezarlıkta bulunmaktadır."

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Sakarya Gazetesi Haberleri