Mücahid ERDAL
Her tarafı tarih kokan ilimizde, Osmanlı Devleti'nin ilk hutbesini okuyan Dursun Fakıh hazretlerinin türbesine bekçilik yapan Küre'nin “Geçmişten Geleceğe” isimli kitabı çıktı. Bursa'nın İznik İlçesinin Çiçekli Köyünden, birçok başarılı projeye imza atmış ve Küre beldesinde imamlık yapan İsmail Özgören'in kaleme aldığı kitapta, Küre beldesinin tarihi ve değerleri, Küreli gaziler ve hatırları, sosyal hayat mükemmel bir şekilde anlatılıyor.
Tabiki değerlerinin en başında Dursun Fakih'in hayatı ve türbesiyle ilgili konular yer alıyor. Savaşlarda şehit düşen Küreliler lakaplarıyla hangi savaşta, nerede şehit düştükleri bilgileri yer alırken II. Abdülhamit Han'ın koruması Kolağasu Ali Bey'in serüveni de kitapta geniş yer buluyor.
Askerde gösterdikleri kahramanlıklar, lakapları haline gelmiş Küreliler unutulmaz iken yine kitapta Karaca Hafız olarak bilinen Hafız Mehmet Efendi'nin hayat hikayesi de ayrıntılı bir şekilde anlatılmış.
"Geçmişten Geleceğe Küre" kitabının tanıtımı 7 Eylül Cumartesi günü Küre Beldesi'nde yapıldı. Kitap tanıtımı programının açılış konuşmasını yapan Küre Belediye Başkanı Cafer Köseoğlu, "Biz bu kitabın yazılmasını hocamdan çok istedik. Uzun bir zaman aldı ama başardık. Geçmişimizi kaleme aldığı için hocamıza çok teşekkür ediyoruz. Torunlarımıza aktarabileceğimiz bir değer ortaya çıktı. " şeklinde konuştu.
Belediye Başkanı Köseoğlu'nun ardından Yazar İsmail Özgören kitabın tanıtımını yaptı. Yazar Özgören; "Burada çalışmış görev yapmış bir kardeşiniz olarak, 'Geçmişten Geleceğe Küre' kitabını hazırladık. Hali hazırda tüm kitapsever dostlarımıza sunulacaktır." diyerek konuşmasına başladı.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak sözleşmeli çalışmaya başladığını anlatan Yazar, 10 yıl atanamadığını daha sonra Diyanet İşleri Başkanlığı'na geçiş yaparak yaklaşık 10 yıl sonra atanabildiğini söyledi. İlk görev yeri olarak Bilecik'e tayin olduğunu ve Bilecik'e geldikten sonra Küre Beldesi'ne atandığını belirten Yazar İsmail Özgören, ilk olarak Dursun Fakıh türbesine gelerek dua ettiğini söyledi. 2 hafta Küre'de kaldıktan sonra Söğüt'e gelerek burada çalışmaya başladığını anlatan Özgören, "Ben dua ederken, üniversite hayatımda kitap çalışmalarımın olduğunu hatırlar, Allah'ım bana yardım et derdim. İlk kitabımı ben burada yazdım. Şükürler olsun. " dedi.
Özgören, zaman zaman kütüphanelere giderek araştırmalar yaptığını, Küre'nin tanıtımına katkı sağlayacak yazılar bulduğunu ve toplanan kaynakların kitap yazmaya yeterli olacağını düşünerek çalışmalarına başladığını ifade etti. Kitabın çalışmalarında Belediye Başkanı Köseoğlu'nun desteklerinin olduğunu ancak vatandaşlardan da destek alınması gerektiğini belirten Yazar , "Küre'nin halkı sağolsunlar bizlere çok büyük destek verdiler." dedi.
"Onların sofralarında bulunduk, onların çayında kahvesinde, hoş sohbetlerinde bulunduk. Biz yola böyle çıktık." diyen Yazar Özgören, Küre halkının desteğiyle kitabın ortaya çıktığını söyledi.
Kitabın içeriği ile ilgili bilgiler sunan Yazar İsmail Özgören, kitapta Dursun Fakıh'la ilgili bilgilerin yanısıra Karacahafız Mehmet Efendi'nin de yer aldığını belirterek, Karacahafız ile ilgili bilgiler sundu. Karacahafız'ın yaklaşık 90 hafız yetiştirdiğini belirten Yazar, aynı zamanda kitapta yer alan diğer önemli isimleri sayarak kısaca tanıtımlarını yaptı. Küre'nin isminin aldığı Gülle'den, Küre Beldesinin tarihi gelişimini kısaca anlatan Yazar, Küre Mehter takımına da övgüler yağdırdı. Kitapta Köy halkının hatıralarından, gazi ve şehitlerinden, tarihi değerlerinden bahseden Yazar Özgören, "Geçmişini bilmeyen geleceğini de bilemez. Tarihini bilmeyen insanlar da tarih yazamazlar. Torunlar dedelerinin geçmişini bilmeli, görmeli ecdad neler yapmış. İnsan düşmanını da tanımalı, düşmanını iyi tanıyan gardını iyi alır" dedi.
Takdire şayan bir araştırmanın ürünü olan eseri Araştırmacı-Yazar İsmail Özgören “Hu diyelim başlayalım söze” diyerek başlıyor ve “Osmanlı Devleti'nin ilanıın ilk hutbe ile duyuran Dursun Fakih Hazretleri'nin manevi şahsiyetlerinde ve onun türbesinin bulunduğu bu kutlu beldede görev yapma onurunu bana nasip eden Yüce evla'ya sonuz hamd ve senalar olsun..” diyerek devam ediyor.
Yazar Özgören önsözün devamında: “Küre Beldesi'nin farklı olduğunu 2007 yılında Dursun Fakih Türbesi'ni ziyaret edişimde müşahede ettim. Beldenin çevresinde bulunan yeşilin farklı tonlarıyla bezenmiş kiraz ve üzüm bahçeleri kendi memleketim İznik'ten farklı değildi. Küre küçük bir beldeydi ama beldenin içine ayak bastı mı, Kürelilerin gönülleri, sfraları, sahbetleri büyüktü. İnsan kendisini mehterinin ritmine kaptırdı mı, zaman kitaplarla, Allah nidaları ile meşgul oldu mu, akıp gidiyor...
Küre Beldesi'nde farklı renklerdeki duyguları fazlasıyla yaşayan biri oldum. Güldüğümüz, hüzünlendiğimiz, duygulandığımız ve düşüncelere daldığımız zaman içinde, günler bana çok şeyler verdi. Ben de bir şey katayım istedim, Dursun Dede'nin memleketine, Kütaphanelerdeki raflarda ve gönüllerde bir hazine bırakmak için bu çalışmaya başladım. Geçmişten geleceğe ne var ne yok bilinsin istedim Küre Beldesi'nde.
Geçmişten Geleceğe Küre” kitabını yazmaya karar verdiğim zaman soru işaretleri de yok değildi hani!.. Küre halkının gönüllerini, evlerini ve siyah-beyaz resimlerindeki hatıralarını görünce, Dursun Fakih Türbesi'nden Küre Beldesi'ne bakarak, bize de çayı yudumlamak, küreyi yuvarlamak kaldı...” diyor.