Ahmet MEŞE
Lafa değil icraata bakarım.
Hatırlanacağı üzere, Ak Parti’nin 30 Mart yerel seçimleri öncesi en çok kullandığı propaganda buydu.
Ülkenin çeşitli yerlerinde gerçekleştirilen çalışmalar ve hizmetler vatandaşlara anımsatılarak, vatandaşların lafa değil icraata bakmaları istendi. Dolayısıyla milletin oy tercihini Ak Parti’den yana kullanmaları talep edildi.
Seçimlerin ise yerel seçim değil bir genel seçim ve hükümet güven oylaması şeklinde geçeceği algısı oluşturuldu. Ancak seçimler, her ne kadar genel seçim havasına bürünsede yine de yerel adayların daha etkili olduğu kanaatindeyim. Özellikle Bilecik’te vatandaşın sandığa giderken tamamen yerel yönetimleri ve yerel yöneticileri dikkate aldığını düşünüyorum.
Zira, yerelden ziyade genel hizmetler ve genel idareden gelen vaadler göz önünde bulundurulsaydı, vatandaşlar lafa değil icraata baksaydı, Ak Parti Bilecik’te daha çok kan kaybederdi.
Bilecik ile ilgili hafızalarımızı yoklayacak olursak, genel idare tarafından Bilecik’e yapılması beklenen yeni hastane, Bilecik’e bağlantı yolu halen icraata dönüşmedi. Gölpazarı’nın Dikenliboğaz çilesi, Yenipazar’ın Sürüm Deresi derken, Bilecik-Yenişehir yolu yine iptal. Pazaryeri’nde Ahı Dağı yolu aşılmayı bekliyor, hızlı tren şantiyesinde mağdur olan esnaf çare arıyor, köylünün sulama ve destekleme çilesi bitecek gibi görünmüyor.
Gazete arşivlerini araştırdığınızda bunlar ve bunlara benzer daha birçok sorun bulabilirsiniz. Bu sorunlarla beraber birçok lafla da karşılaşabilirsiniz. Lafa değil icraata bakmayı düşünürseniz, peynir gemisinin lafla nasıl yürüdüğünü görebilirsiniz.