"MANEVİ HUZURUN YENİ ADRESİ"

 

Gazetemiz okurlarından Ahmet Ayhan, ilimizde inşaatı devam eden Kayıboyu Camii ile ilgili bir yazı gönderdi. Ayhan, yazısında Kayıboyu Camii'yi manevi huzurun yeni adresi olarak tanımlarken şu ifadeleri kaydetti:" Dünya  değişiyor, hayat  değişiyor. Güzeli  aramak, huzuru  aramak  üzere yola çıkmak  insanların  içindedir.  Bir de  ahir  zaman ömrümüzde  huzur içinde  yaşamak  istiyor insan. Bu  bazen  güzel  bir  çiçeğe  bakmak, bazen  tabiatın  içinde  yaşamak,  bazen de  maneviyat  huzurunda  yaşamak.  Huzur  ve  sükunun  bulunduğu  manevi  ortamda  insan  kendisini  daha  bahtiyar  hissediyor. 

Güzel  şehrimizin  huzur  bulunacak  yerleri  günden  güne  çoğalmakta. Bazen  Kent  ormanında,  bazen  Şelalede, bazen  Pelitözü  Göletinde,  bazen de  Hamsu  Deresi  projesinde huzur  içinde  yer  almak  için  yalnız  kendimiz  değil   eşimizle  çocuğumuzla  el  ele  geziyoruz.  Manevi  iklimin  içinde  yer  almak  için Ulema-i  Raşidin  Şeyh  Edebalı  hazretlerini  ziyarete  gidiyoruz  huzuru  bulmak  için. Ellerimiz  açıp  dua diyoruz. Ülkemiz  için,  kendimiz  için,  ailemiz  için,  tüm  İslam  alemi için.

İşte  şehrimizin  en  güzel  eserlerinden  bir  olamaya  gün  gün  adım  adım  ilerleyen  KAYIBOYU   camiside  ışıkların  dans  ettiği  huzur  abidesi.  Manevi  atmosferin  yükseldiği  eşsiz  bir  eser.  Hulafa-irr  Raşidin’ i  temsil  eden  Dört  minaresi, 12  imamı  temsil  eden  12  şerefesi  İslam  alemini  kucaklayan  muazzam  kubbesi  ile  ben  buradayım gelir misiniz  diyen  eserimiz.  İçinde  manevi  huzurun  doruk  noktasına  çıkılan  eser.  Mermer  işçiliği  ve  hat  sanatlarının  süsleme  sanatlarının    en  güzel  örneklerini  şehrimizde  bulabileceğimiz  eşsiz  bir  mekan. İnsan  elinden  çıkan  bu  güzellikleri de  görmek  tadına  doyum  olmayan  haz  ve  lezzet  veriyor insan oğluna.

Şehrimizin  en  mutena  eserlerinden  olan  KAYIBOYU  Camisinin  içini  gezmek  üzere, girişi  daha  yapılamayan  minarelerden  yukarıya  çıkıyoruz. Işıkların  dansı  karşılıyor  bizi. Vitraylı  camlardan  giren güneş  ışıkları  bizi  başka  bir  dünyaya  götürüyor. İlk  anda  nereye  bakacağımızı  şaşırmış  bir  şekilde başlıyoruz bakmaya. 1275  m2  büyüklüğündeki  caminin  mihrabından  başlıyoruz  bakmaya, incelemeye. Döşenen  mermerlerin  uyumu  bir  harika, ince  işçiliğin  gösterisi. Mihrabın  sağ  ve  solunda  yer  alan  deprem  denge  mermerleri  elimizle  döndürebiliyoruz. Yıllar  önce  Bursa  Yeşil  Camiyi  gezerken  görmüştüm  bu  deprem  denge  unsuru  olan  mermer  silindirleri. İşte  burada da  yapılmış. Bunlar  deprem  olduğunda  dönermiş  öğrendiğim  kadarıyla. Minberde  yan  blokların  tek  parça  plaka  mermerden  yapılarak ince  ince  işlenmiş. Desenlerde  özenle  seçilmiş. Duvarlar  Denizli  açık Türk  kesimi  Denizli  Traverten  mermerleri  ile  profilli  beyaz  Marmara  mermeri  uyum  için  dans  eden  ışıkların içinde  daha  bir  göz  alıcı  insan  ruhunu  okşuyor sanki. Cami  içerisindeki  kolon  kaplamalar profilli  beyaz  mermerin  arasına  özenle  yerleştirilmiş  Hindistan  Yeşili  mermerin  uyumu  göz  alıcı. Bu  işleri  üstlenen  Özkan  Mermer  sahibi 3  kardeş  baş başa  vermiş  ve  bu  görkemli yapının  mermer  işçiliğine  emek  vermişler. Kadınlar  mahfiline  çıkan  merdivenlerde de  aynı  güzelliği  görmek  içerideki  uyumun  doruk  noktası.

Kubbeden  başlayarak  içerisinin  tamamen  Hat  sanatı  ve  Süsleme  sanatı  her  köşede  ayrı  bir  güzellikle  karşımızda.  Renk  renk, desen  desen,   ince  ince  işlenmiş  ayetlerin  etrafını  süsleyen  desenler  renk  armonisi  içinde  huzur  ve  sükuna  davet  ediyor  bizleri.  Her  deseninde  ayrı  bir  güzellik  bulunan  renk  armonisi  içerisine  yerleştirilen  kristal taşların  güneş   ışığında,  elektrik  ışığında  göz  kırpıyor,  ay  ışığında   deniz  yüzeyinde  görülen  yakamozlar  gibi. Dalga  dalga  davet  ediyor  huzurun  ve  sükunun  yeni  adresine. Renk  ve  ışığın  birleşiminden  doğan  güzellikler  yaratan  sanatçılarımız  fırça  fırça  işlemişler  aylarca. Bıkmadan, usanmadan  yaratılan  bu  armonikayı  görmek  ayrı  bir  zevk  ayrı  bir  heyecan.   Ellerimizi  semaya  kaldırıp  dua  ediyoruz. “ Allah’ım  bu  güzelliği  dünya  gözüyle  görmeyi  nasip  ettiğin  için  binlerce  şükürler olsun. “  Dünya  hayatımız  sona  ermeden  inşallah  içersinde  ibadetimiz  yapmak  nasip  olur.

Yanık  sesli  hafızlarımızın  ezan  sesini  duyuyoruz  Müezzin  Mahfiline  baktığımızda.  Kitabımız  Kur’ anı  Kerim’in  ayetlerini  duyuyoruz  kubbede. İnsanın  içine  manevi  bir  huzur,  manevi  bir  sükun  veriyor. “ İnna  lillahi  ve  inna ileyhi  raciun “  Biz  elbette  Allah’a  aidiz  ve  vakit  geldiğinde  ona  döneceğiz. O na  döndüğümüzde  o  bizi  bilir. Cehennem  azabından  korur  Salih  kullarının  amellerine  ulaştırır  inşallah. Aklıma Sahih-i  Buhari’  de  yazılan  bir  cümle  geldi  birden “ Bir  kimse  evine  gelene  nasıl  ikramda  bulunursa,  Allah’ ın  evine – camiye – gelene de  Allah  özel  ikramlarda  bulunur “ diyor. Kulağa  bile  çok  hoş  geliyor. Camiye gelmek  ve  Allah  Rızası için  namaz  kılmak. Neler  bahşediyor  bizlere  Rabbim.  Ya  bir  Cami  inşa  edene  ne  ihsanlar  nasip  edecek,  düşünmesi  bile çok  hoş. Bir  hadis’  te “ Kim  Allah  için  bir  ev – cami  inşa  ederse, Allah’ ta  cennet’te  onun  için  bir  ev  yapar “. Dünyadaki  geçici   hayatımızda  sırça  köklü  evlerde  sefa  sürmek  sonunda  bitecek  ve  bizde  ebedi  yolculuğumuza  çıkacağız. Bu  yolculuğun  sonunda  bizi nelerin  beklediğini  bilemiyoruz.  Günahlarımız mı  ağır  gelecek  yoksa  sevaplarımız mı?  Allah’ ın  azabına mı  uğrayacağız; yoksa  onun  Salih kulları  arasına mı  katılacağız?  Meçhul. Kim  cennette  bir  evi  olsun  istemez ki? İşte  cennet  burada, Kur’ anda,  Camide , bu  kubbenin  altında,  bu  eserin  altında. 

Bu eserin  bitmesi  için  Dernek  Yönetiminin  üstün  çabası  devam  etmekte  iken  bizler  ne  yapabiliriz? İlimizin  güzide  sanayicileri,  işadamları, meslek  kuruluşları,  esnaflarımız  bir  araya  gelmiş  olsa  bu  eserin  bitmesine destek  vermiş  olurlarsa  2013  yılı  Mübarek  Ramazan  ayını  huşu  içinde  idrak  etme  bahtiyarlığına kavuşuruz.  El  ele  vermeliyiz,  birlik  olmalıyız. Birlikten  kuvvet  doğar.  Bu  kuvveti  göstermenin  zamanı  geldi, haydi  Bilecik’ liler  el  birliği  ile, gönül  birliği  ile  bir  davet  var,  bu  davete  hepimiz katılalım. İki  cihan  serverimiz  Hz. Muhammed   ( S.A.V.)  bile  mescid  çalışmalarında  bedenen  çalışarak  inşaya  yardımcı  olduğunu  biliyoruz.  Allah’ ın  en  sevdiği  Kulu  olan  Peygamberimiz  bile  emeğini  harcarken  bizim  bir  kenarda  seyirci  olmamız  hiç  yakışık  almıyor. El  ele,  gönül  gönüle  birlikte  daha  güzele.

Bu  belde de  yaşayıp ta  buraya  gelmeyen,  bu  eseri  gezmeyen  varsa  gelsin  görsün.  Manevi  huzurun  yeni  adresinde  huzurun  doruğuna  çıkalım.   

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Sakarya Gazetesi Haberleri